Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Alan Bilgisi Soruları

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENLİĞİ ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ (14 TEMMUZ 2013 PAZAR)

1. Aşağıdaki eşleştirilmiş dillerden hangileri yapı bakımından benzer değildir?
A) Çince – Tibetçe
B) Arapça – Farsça
C) Bulgarca – Lehçe
D) Portekizce – Rumence
E) İngilizce – Flemenkçe

2. Aşağıdakilerden hangisi Kıpçak grubu yazı dillerinden biri değildir?
A) Nogayca    B) Kumukça    C) Karaçay-Balkarca    D) Başkurtça   E) Hakasça

3. Aşağıdaki eserlerden hangisi runik alfabeyle yazılmamıştır?
A) Altun Yaruk
B) Bilge Kağan Yazıtı
C) Köl Tigin Yazıtı
D) Irk Bitig
E) Tunyukuk Yazıtı

4. Bir Türk dili olmasına rağmen r/z ve l/ş ses denklikleri bakımından Moğolcayla paralellik göstermesi ve çok erken dönemlerde Genel Türkçeden ayrılması ile de Altayistik ve Türkoloji çalışmalarında önemli biryere sahip olan Türk dili aşağıdakilerden hangisidir?
A) Halaçça     B) Altayca        C) Hakasça       D) Çuvaşça       E) Yakutça

5.
I. Kara eşek başına uyan ursaŋ katır olmaz.
II. Kız anadan görmeyince ögüt almaz.
III. Yapagulu gökçe çimen güze kalmaz.
IV. Güyegü ogul olmaz.
V. Kül depecük olmaz.
Bu cümleler aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?
A) Garib-name
B) Dede Korkut
C) Kutadgu Bilig
D) Divanü Lügâti’t-Türk
E) Atebetü’l-Hakayık

6. Kazan tig kaynap uş sevdâ bişürdüm
I
Nizâmî balıdın halvâ bişürdüm
II                   III
Bu beyitteki altı çizili ekler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) vasıta – bulunma – isimden fiil
B) zarf-fiil – ayrılma – fiilden fiil
C) fiilden fiil – ilgi – geniş zaman
D) vasıta – ayrılma – geniş zaman
E) zarf-fiil – ilgi – fiilden fiil

7. Ol ödün ayıg ögli tigin, inisi, inçe tip sakıntı: Ögüm kaŋım içim tiginke sever, mini aklayur erti. Amtı içim taluyka barıp erdini kelürser, takı agırlıg bolgay men takı uçuz bolgaymen tip sakıntı: amtı birle barayın! Ötrü kaŋı hanka inçe tip ötünti: içim tigin ölüm yirke barır. Negülüg kalır men teŋrim?
Bu parçaya göre Uygur Türkçesiyle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) Belirli geçmiş zaman eki, tonlu sesle sonlanan sözcüklere de tonsuz biçimde eklenmektedir.
B) Yönelme durumu ekinin ünsüzü uyum dışındadır.
C) Eklerin sonundaki -g sesi korunmuştur.
D) Gelecek zaman için kullanılan ek “-sar/-ser”dir.
E) Geniş zaman ekine eklenen kişi eki zamir kökenlidir.

8. Bilig bilmez kişi ol sabıg alıp yagru barıp üküş kişi öltüg
I                                              II
ol yergerü barsar Türük bodun ölteçisen Ötüken yer
olurup arkış türkiş ısar neŋ buŋug yok. Ötüken yiş
olursar bengü il tuta olurtaçı sen Türük bodun tok arkuk
III
sen açsar tosık ömez sen bir todsar açsık ömez sen
antagıŋın üçün igidmiş kaganıŋın sabin almatin yir
IV                                         V
sayu bardıŋ.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisi fiilimsi değildir?
A) I      B) II            C) III            D) IV                  E) V

9.
Türk nazmıda çü min tartıp alem
Eyledim ol memleketni yek-kalem
Klasik Çağatayca ile yazılmış bu beyitte geçen hangi sözcükler, biçim bilgisi bakımından klasik Osmanlıcada farklı kullanılmıştır?
A) nazmıda – memleketni
B) min – alem
C) min – memleketni
D) nazmıda – eyledim
E) alem – eyledim

10. Ebû Nâsır bin Zâhir bin Muhammed es-Serahsî rahmetu’llâhi ‘aleyhi bir kitâb cem eylemiş kim her bir sözi biŋ cân değer; ammâ gördüm ki terkîb muhallel ve muhabbat olga bolga ‘ibâretince yazmışlar. Diledim ki bu latîf ve şerîf nüshanuŋ lutfi ve şerefi dahı artuk ola; ol sakîm ‘ibâretten sarîh ve fasîh ve rûşen Türkçeye döndürdüm.
Bu parçada geçen “sarîh ve fasîh ve rûşen Türkçe” ile aşağıdakilerden hangisi kastedilmektedir?
A) Karahanlı Türkçesi
B) Harezm Türkçesi
C) Çağatay Türkçesi
D) Eski Uygur Türkçesi
E) Eski Anadolu Türkçesi

11.
Türk diline kimsene bakmaz-ıdı
Türklere hergiz gönül akmaz-ıdı
Türk dahı bilmezidi ol dilleri
İnce yolı, ol ulu menzilleri

Bu şiir aşağıdakilerden hangisine aittir?
A) Gülşehrî
B) Ali Şir Nevai
C) Âşık Paşa
D) Kadı Burhanettin
E) Kâşgarlı Mahmut

12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler birlikte kullanılmamıştır?
A) Bâkî çemende hayli perîşan imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan
B) Zevki kederde mihneti râhatta görmüşüz
Âyînedir biribirne subh u şâmımız
C) Minnet Hudâya devlet-i dünyâ fenâ bulur
Bâkî kalır sahîfe-i ‘âlemde adımız
D) Kapında sâil olmak gayre mihmân olmadan yeğdir
Gedâ-yı kûyun olmak Mısr’a sultân olmadan yeğdir
E) Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz

13. Aşağıdakilerden hangisi Türkçe kökenli değildir?
A) taş     B) baş      C) diz         D) can          E) kan

14. Halk biliminin ilk kuram ve yöntemlerindendir. Masalları incelenmesi amacıyla geliştirilmiş, daha sonra diğer hal edebiyatı türlerinin incelenmesinde de kullanılmıştır. Temel amacı; metinlerdeki motifleri esas kabul ederek herhangi bir metnin ne aman, nerede ortaya çıktığını ve ilk şeklinin nasıl olduğunu belirlemeye çalışmaktır. Motif Index of Folk Literature bu kuramın en önemli eserlerindendir.
Bu parçada sözü edilen kuram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Psikoanalitik
B) Sözlü Kompozisyon
C) İşlevsel Halk Bilimi
D) Tarihî-Coğrafi Fin
E) Bağlamsal

15. Zülkarneyn (İskender) Semerkant’ı geçerek Türk ülkelerine yönelince, Türk hakanı —-, Hucend Irmağı kıyısına kırk gözcü yerleştirerek ona karşı tedbir almıştı.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Oğuz Kağan       B) Alp Er Tunga        C) Şu          D) Siyenpi         E) Deli Dumrul

16. Aşağıdakilerden hangisi, Nasrettin Hoca’nın fıkralarından bazılarını nazma dönüştürmüştür?
A) Faruk Nafiz Çamlıbel
B) Orhan Seyfi Orhon
C) Orhan Veli Kanık
D) Yahya Kemal Beyatlı
E) Rıza Tevfik Bölükbaşı

17.
Nice civânları eyledin türâb
Bülbülün yerinde çağırır gurâb
Çarşın pazarların hep olmuş harâb
Solmuş gazel dökmüş bostânın bâğın
On altı dörtlükten oluşan bir şiirden alınan bu şiir parçasının nazım türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Destan       B) Koşma          C) Semai            D) Türkü            E) Varsağı

18. Halk hikâyecileri, anlattıkları hikâyelere zenginlik katmak amacıyla aralarda asıl hikâyeden farklı olarak kısa, mensur, ibret verici veya komik hikâyeler anlatmaktadır.
Bu hikâyelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
A) Fasıl  B) Karavelli  C) Döşeme  D) Muhavere  E) Kara hikâye

19. Türk süsleme sanatının önde gelen minyatürcülerindendir. Asıl adı Abdülcelil Çelebi’dir. Aslen Edirneli olup daha sonra İstanbul’a gelmiş ve burada ölmüştür. Atalar Sözü Destanı’yla ünlenmiştir.
Bu parçada anlatılan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Güvahi         B) Âşık Ömer          C) Bayburtlu Zihnî          D) Levnî          E) Gevherî

20. XIV. yüzyılda özellikle Yunus Emre tarzını devam ettirmesiyle öne çıkmıştır. Asıl adı Alâaddin’dir. Kaynaklar onun, Abdal Musa’nın müridi olduğunu ve mahlasını ondan aldığını belirtir. Sade Türkçe ile samimi şiirler yazan şairin Divan’ından başka Gülistan, Gevher-name, Minber-name, Budala-name, Saray-name, Dil-güşa gibi eserleri de bulunmaktadır.
Bu parçada sözü edilen şair aşağıdakilerden hangisidir?
A) Abdal Zelilî
B) Güvenç Abdal
C) Kazak Abdal
D) Pir Sultan Abdal
E) Kaygusuz Abdal

21. Âşıklığın esasını, karmaşık bir yapıya sahip olan rüya oluşturmaktadır. Gerek âşıklık geleneğinde gerekse halk arasında kabul gören rüya motifi, dört safhada gerçekleşir.
Bu parçada belirtilen dört safha sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) Hazırlık – Rüya görme – Uyanış – İlk deyiş
B) İlk deyiş – Hazırlık – Bade içme – Uyanış
C) Bade içme – Uyanış – Rüyaya yatma – Hazırlık
D) Rüyaya yatma – Bade içme – Hazırlık – Rüya görme
E) Uyanış – İlk deyiş – Rüya görme – Hazırlık

22.
Fitil-veş giy külâhı şem‘a-yı sûzâneden çıkma
Dolaş şem‘in civârın merkez-i pervâneden çıkma

Eğer maksat seyâhatse gönül deryâ-yı vahdette
Habâb-ı bâde-veş devret leb-i peymâneden çıkma
Aruz ölçüsü ile yazılan bu beyitler aşağıdaki nazım türlerinden hangisine örnektir?
A) Divan        B) Semai        C) Selis         D) Satranç          E) Kalenderî

23.
Dost bî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sükûn
Derd çok hemderd yok düşman kavî tâli’ zebûn

Bu beyitte kullanılan aruz vezni; “dost”, “rahm” ve “derd” sözcüklerini bir kapalı, bir açık (- .) hece değerinde okumayı gerektirir.
Aşağıdaki beyitlerin hangisinde benzer bir durum söz konusudur?
A) Bezm-i ‘aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyem
Ne temettu‘ bulunur neyde sadâdan gayrı
B) Beni cândan usandurdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhumdan murâdum şem‘i yanmaz mı
C) Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlare su
Kim bu denlü dutuşan odlare kılmaz çâre su
D) Gitdün ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensüz olan sohbet-i yârânı bile
E) Âkıbet gönlüm esîr itdün o gîsûlarla sen
Hey ne câdûsın ki âteş bağladun mûlarla sen

24. Aşağıdaki beyitlerin hangisinde teşhis sanatı vardır?
A) Bûydan hoş rengden pâkîzedür nâzük tenün
Beslemiş koynında gûyâ kim gül-i ra‘nâ seni
B) Ser-nâme-i muhabbeti cânâna yazmışam
Hasret risâlesin varak-ı câna yazmışam
C) Geldümse ne var ben şu‘arâ bezmine âhir
Âdet budur âhirde gelir bezme ekâbir
D) Ey Necâtî yüri sabr eyle elünden ne gelür
Hûblar cevr ü cefâyı kime öğretmediler
E) Tahammül mülkini yıkdun Hülâgû Han mısın kâfir
Aman dünyâyı yakdun âteş-i sûzân mısın kâfir

25.
Gûyiyâ Nûşînrevân-ı subhdur kim ‘adl içün
Lâceverdî kubbeye zencîr-i zer asar güneş
Bu beyitte geçen “Nûşînrevân”ın divan şiirinde anılan özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Güneş gibi parlak olması
B) Mavi gökyüzünü temsil etmesi
C) Sabah ülkesinin hükümdarı olması
D) Boynuna altından bir zincir asması
E) Adaletli bir hükümdar olması

26. XVII. yüzyıl şairlerinden Sabit, Zafer-name adlı mesnevisinin başında
Urup nazm-ı Leylâ vü Mecnûn’a el
Deliye söz atma sakın vâz gel
diyerek aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiş olabilir?
A) Leylâ ve Mecnun’un dilinin ağır terkiplerden oluştuğunu
B) Leylâ ve Mecnun’un yazılmış en iyi aşk mesnevisi olduğunu
C) Leylâ ve Mecnûn’un gerçeklikten uzak olduğunu
D) Nazım yerine nesri tercih ettiğini
E) Yeni ve farklı konular bulmak istediğini

27.
Hasret-i hançer ile cism-i felâket-zâ hayf
Oldı sad pâre meger gitdi o bî-pervâ hayf
Haşre dek vird-i zebân ola Nedîmâ vâ-hayf
Hâr-ı fürkatle Neşâtî-i hazînün vâ-hayf
Dâmen-i ülfeti çâk oldı girîbânı bile

Son bendi verilen bu musammatla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Neşati, Nedim’in şiirini tahmis etmiştir.
B) 1, 2 ve 3. mısralar Nedim’e; 4 ve 5. mısralar Neşati’ye aittir.
C) Şiirin nazım şekli müsebbadır.
D) Nedim, Neşati’nin şiirini tazmin etmiştir.
E) Methiye türünde yazılmış bir şiirdir.

28.
Nevâyî ger işitseydi nevâ-yı bülbül-i tab‘um
Diyeydi yahşırak tuymuşdur ol üslûb-ı Selmânı
XVI. yüzyıl şairlerinden Hayalî’nin bu beytinden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Hayalî, Selman’ın üslubunu beğenir.
B) Nevai, etkili olmuş bir şairdir.
C) Hayalî, Nevai’yi “yahşırak” sözcüğüyle Çağatayca konuşturmuştur.
D) Hayalî, yetenekli bir şair olduğu kanısındadır.
E) Hayalî, şiirlerine Nevai’nin ilgisiz kaldığını iddia etmektedir.

29. Şekil ve içerik özellikleri bakımından kasidede farklı bir tarz ortaya koyan şair; “nesib” ve “methiye” bölümlerini kısaltmış, özellikle “fahriye” bölümünü genişletmiştir. Hatta “nesib” bölümünü tamamen kaldırarak doğrudan “fahriye” ile başladığı kasideleri de vardır.
Bu parçada şiirinin özelliklerinden söz edilen şair aşağıdakilerden hangisidir?
A) Nedim         B) Nev’î        C) Nef’î          D) Nabi              E) Nailî

30. Tezkiresini yazarken Cami’nin Baharistan’ını, Ali Şir Nevai’nin Mecalisü’n-Nefais’ini ve Sehi Bey’in Heşt Behişt’ini model almakla beraber, onların kronolojik tasnifine karşılık, alfabetik sıralamayı tercih etmiştir. Türk edebiyatında bu uygulama ilk kez onun tarafından kullanılmıştır.
Bu parçada sözü edilen tezkire yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Âşık Çelebi      B) Beyani         C) Ahdî        D) Latifî         E) Âlî

31. Seyahat-namenin özel bir türüdür. XVII. yüzyıldan sonra yaygınlık kazanmıştır. Anlatılan yerlerin siyasi, kültürel ve ekonomik özelliklerinin de yer aldığı gezi notlarıdır.
Bu parçada özellikleri verilen tür aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sefaret-name     B) Pend-name      C) Kıyafet-name
D) Sur-name            E) Gazavat-name

32. Dış dünyayı olduğu gibi değil, o andaki ruh hâllerine göre nesnelerin kendilerinde bıraktıkları izlenimleriyle yansıtırlar. Bu nedenle, bu şairlerin varlıklara yaklaşım biçimi sezgici ve idealisttir.
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen anlayışla yazılmış olabilir?
A) Gelecek zamanlarda
Ölüleri balkonlara gömecekler
İnsan rahat etmeyecek
Öldükten sonra da

B) Sivas’ta Ulu Cami avlusunda çocuklar
Yalvaran gözlerle etrafa baka baka
Açıyorlar küçük esmer avuçlarını
Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka!

C) Sen ve ben
Ve deniz
Ve bu akşam ki lerzesiz, sessiz
Topluyor bû-yı rûhunu gûyâ

D) Yalnız ikimiz bir de o: Ma’bûde-i şi’rim;
Yalnız ikimiz, bir de onun zıll-ı cenâhı
Hâkîlere bahş eyleyerek hâk-ı siyâhı
Dûşunda beyaz bir bulutun göklere âzim.

E) Hasret beni cayır cayır yakarken
Bedenimde buzdan bir el yürüyor
Hayâline çılgın çılgın bakarken
Kapanası gözümü kan bürüyor

33. Redif, dize sonlarında kafiyeden sonra gelen ve aynı görevdeki seslerin tekrarlanmasıdır.
Aşağıdakilerin hangisi buna örnek oluşturmaz?
A) Savrulmada gül şimdi havâda Gün doğmada bir başka ziyâda
B) Şu batan günün akşamlarında Nice gül soldu bostanlarında
C) Kandilli yüzerken uykularda Mehtâbı sürükledik sularda
D) Garîbim nâmıma Kerem diyorlar Aslı’mı el almış, harem diyorlar
E) Kefensiz bir cenâze, çırılçıplak, ortada… Garanti yok sen gibi bir fâniye sigortada!

34. Millî destan niteliği taşıyan eserler, mesneviler, halk hikâyeleri; romanın doğuşundan önceki anlatıların başlıcalarını oluşturur.
Aşağıdakilerden hangisi bu anlatılar arasında değildir?
A) Leylâ ile Mecnun
B) Dede Korkut
C) Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi
D) Kerem ile Aslı
E) Şehrengiz

35. Tanzimat edebiyatının edebiyat eleştirisi alanında en etkili isimlerinden olan —-, bu dönemde edebî ölçütlerin oluşmasında belirleyici bir rol oynamıştır. Şairlikten çok, teorisyen olarak başarı gösteren sanatçı, eski edebiyatı savunanlara karşı yeni edebiyatı savunmuş, edebî görüşleri ile Servetifünun akımının önderi ve hocası olmuştur. Galatasaray Lisesi ve Mülkiye Mektebi’nde hoca iken verdiği ders notlarını bir araya getirerek oluşturduğu —- adlı eserinde, bir edebî eserin taşıması gereken özellikler üzerinde durmaktadır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
A) Namık Kemal -Takip
B) Muallim Naci – Demdeme
C) Sami Paşazade Sezai – Rumuzu’l-Edeb
D) Recaizade Mahmut Ekrem – Talim-i Edebiyat
E) Ziya Paşa – Harabat

36. Servetifünun topluluğu içinde yalnızca eleştiri alanında eser veren kiş—

Bu cümlenin sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Ahmet Şuayp’tır B) Süleyman Nazif tir
C) Hüseyin Suat’tır D) Hüseyin Cahit Yalçın’dır
E) Safveti Ziya’dır

37. Aşağıdakilerden hangisi, halk şiiri geleneğinden ağırlıklı olarak yararlanan şairlerden biri değildir?
A) Zeki Ömer Defne
B) Ahmet Kutsi Tecer
C) Faruk Nafiz Çamlıbel
D) Bedri Rahmi Eyuboğlu
E) Cahit Sıtkı Tarancı

38. Yahya Kemal’den “Dilin kapısını bize o açtı.” diye söz ederken onun kendisi üzerindeki etkisini, şiirdeki mükemmeliyet fikri ve dil güzelliğine bağlar. Gerek roman, hikâye ve şiirleri gerekse makaleleri, denemeleri ve edebiyat tarihi ufuk açıcı eserler olarak kalacaktır.
Bu parçada anlatılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mehmet Akif Ersoy
B) Peyami Safa
C) Ahmet Muhip Dranas
D)Ahmet Hamdi Tanpınar
E) Necip Fazıl Kısakürek

39. Fabrika fen müdürü, gülmemek için kendini zor tutuyordu. “İşte böyle Murtaza Efendi!” dedi. “Senin vazifen, fabrika işlerini kontrolden ibaret. Atölyeleri gezer dolaşırsın. Gördün ki iplik, masura, üstüpü, şu bu atılmış; toplatırsın işçilere. Bir de şuna dikkat etmen lazım: İplikhanedeki işçilerden birçoğu kantar kâtibine teslim ettikleri masuraları çalar, kâtibe yeniden yuttururlar. Buna da göz kulak ol.”
Aşağıdakilerden hangisinin romancılık anlayışı, bu parçadaki anlatım özelliklerine daha uzaktır?
A)Sadri Ertem
B) Yusuf Atılgan
C) Yaşar Kemal
D) Fakir Baykurt
E) Orhan Kemal

40. Sezai Karakoç’un, onun Hastalar ve Işıklar adlı kitabındaki öykülerin bütünü için yaptığı roman benzetmesini genelleştirip Gül Yetiştiren Adam, Çarpılmışlar, Kuyu, Hışırtı,Toz gibi diğer öyküleri için de düşünebiliriz. Bütün öykülerini bir arada okuyunca âdeta bir roman okumuş gibi oluruz.
Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mustafa Kutlu                B) Necip Tosun      C) Rasim Özdenören
D)Sadık Yalsızuçanlar       E) Hüseyin Su

41. Şiirin başarılı bir şekilde okunmasının, ön hazırlığa bağlı olduğunu anlatan Ayşe Öğretmen; şiirin özelliklerinin, anlamının hatta şairinin bilinmesinin bile şiiri seslendirmeye etkisinin olabileceğini anlatmıştır ve öğrencilerine bir şiir örneği vermiştir:
ne olur kim olduğunu bilmesem pia’nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese
Buna göre, öğrencilerin bu şiiri seslendirirken aşağıdakilerden hangisine dikkat etmesine gerek yoktur?
A) Şiir veznine uygun okunmalıdır.
B) Şairin özellikleri bilinmelidir.
C) Şiirin yazıldığı dönem incelenmelidir.
D) Mısralardaki vurgu ve duraklara uyulmalıdır.
E) Telaffuza önem verilmelidir.

42. Türk edebiyatı 9. sınıf dersi “divan edebiyatı” konusuna girişte öğretmen, beyin fırtınası yöntem veya tekniğini uygulamış ve öğrencilerin bu konudaki görüşlerini tahtaya yazmıştır:
-Divan edebiyatında, işlenmiş bir dil kullanılmıştır./ -Divan edebiyatının dili anlaşılmazdır.
-Divan edebiyatı musiki ile iç içedir./ -Divan edebiyatında gereksiz tekrarlar vardır.
-Konular sanatlı ve ince bir üslupla işlenmiştir./-Konular sade bir şekilde işlenmiştir.

Görüşlerin farklı gruplarda toplandığını gören öğretmen, iki farklı görüşe de sahip öğrencilerden ve bir başkandan oluşan toplam 5 kişilik bir grupla etkinlik planlamaktadır.
Buna göre, öğretmenin aşağıdaki tartışma türlerinden hangisini planlaması en uygundur?
A) Panel
B) Kollekyum
C) Açık oturum
D) Zıt panel
E) Konferans

44.
. Küçük Ağa durakladı. Gerçekten de evine gitmek istiyordu. Çolak’ı akşam Akşehir’e gönderecekti. Çocuklarından bir haber alamamak artık ona dayanılmaz bir dert gibi gelmeye başlamıştı.
. Cesareti yoktu. Besim, küçük ve yuvarlak bir francala diliminin üstüne saat camı takar gibi dikkatle yerleştirdiği jambona tereyağı sürerken hiçbir meseleyi ciddi konuşmazdı fakat Mümtaz söylemeliydi.
. İşte o günden sonra adım unutuldu. Bilmem nasıl, sonradan bu isim aile arasında da aldı yürüdü ve Feride adı özellikle Boğaziçi yalısında bayram elbiseleri gibi sayılı günlerde kullanılan bir ad olup kaldı.
Farklı romanlardan alınan bu parçalar için aşağıdaki
I. bakış açısı,
II. Dil ve anlatım,
III. Yazıldıkları dönem
özelliklerinden hangileri ortaktır?
A) Yalnız I        B) Yalnız II         C) I ve III        D) II ve III        E) I, II ve III

45.
I.
Dilberün işi ‘itâb u nâz olur
Çeşmi câdû gamzesi gammâz olur
Ey gönül sabr it tahammül kıl ona
Yâre irişmek işi az az olur
Kadı Burhanettin

II.
Seni bahçelerimde uyuttum
Seni duvarlarımda sakladım
havuzlarıma güneşler durduğu zaman
gözlerini açıp bana gülerdin bahtiyaaar
Asaf Hâlet Çelebi

III.
Bûy-ı gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu
Biri olmuş hoy birisi destmâl olmuş sana (Nedim)

Numaralandırılmış bu şiir parçalarını okuyan bir öğrenci aşağıda kilerden hangisine ulaşamaz?
A) Nazım türleri farklı olan eserler bulunmaktadır.
B) Şiirlerde kullanılan ölçü, değişiklik göstermektedir.
C) Şiirlerde, farklı dil ve anlatım özellikleri kullanılmaktadır.
D) Şiirlerde farklı konular işlenmektedir.
E) Kafiye düzenleri, şiirlerde farklılık göstermektedir.

46. 11. sınıf Türk edebiyatı dersinde edebî akımları öğretmek isteyen bir öğretmenin seçtiği metin şu şekildedir: Charles’in konuşması, bir sokak kaldırımı gibi Wdmdüzdü. Beylik fikirler, oradan her-zamanki kıyafetleriyle geçer durur. Ne bir heyecan veya bir gülüşe neden olur ne de bir hülya uyandırırdı. Charles, söylediğine göre, Rouen’de iken merak edip tiyatroya, Parisli aktörleri görmeye gitmemiştir. Yüzme, kılıç kullanmak, nişan atmak gibi şeyleri bilmezdi.
Bu parça, aşağıdaki edebî akımlardan hangisinin özelliklerini öğretmek için en uygundur?
A) Realizm    B) Romantizm    C) Naturalizm     D) Dadaizm    E) Klasisizm

47. Hikâyeler, olay hikâyesi ve durum hikâyesi olmak üzere iki türde ele alınmaktadır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, diğerlerine göre farklı bir hikâye türünün öğretimi için kullanılabilir?
A) Hatice Hanım, pek genç dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. On üç yaşında iken altmış altı yaşında bir kocaya vardığı için izdivaç denen şeyden nefret etmişti. İşte hemen hemen on sene vardı ki kocası ölmesine rağmen evlenmeyi hiç düşünmemişti.

B) Kamyon; Zincirli Han’ın dar ve basık kapısından, yan duvarlara sürtünüp sıvaları dökerek ve üzerine bağlanmış sepetlerle çuvalları dört tarafa fırlatarak çıktı. Şoför bir eliyle direksiyona yapışmış, diğer eliyle de peynirli pide yiyordu.

C) Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet isimlerinden hemen mavi sahile kayar… Belki de okuduğum romanlar beni etkiledi, haritada adaları görünce heyecanlanıyorum.

D) Benim saçlarım yumuşak, Fatma’nın saçları keçe gibi. Annem ustura ile iki defa kazıttı saçlarını uzasın diye ama uzamadı, kısa kaldı. Burnu da öyle biçimsiz ki yamyassı. Bu yüzden benim arkadaşlarımın hiçbiri Fatma ile oynamak istemiyor.

E) Satıcı, iskemlesine oturdu. Hasan da merakla karşısına geçti. Bu dört yanı duvarlı, tek kat, basık ve toprak evde öyle canı sıkılıyordu ki… Şaşarak, eğlenerek izliyordu. Satıcı ne yaparsa o susuyor ve seyrediyordu.

48. Öğretim programında metinler; coşku ve heyecana dayalı, olay çevresinde gelişen edebî metinler ve öğretici metinler olarak sınıflandırılmaktadır.
Bu cümleye göre aşağıdaki edebî metinlerden hangisi, diğerlerinden farklı bir metin türü içerisinde yer alır?
A) Kerem ile Aslı
B) Çoban Çeşmesi
C) Vatan yahut Silistre
D) Karagözle Hacivat
E) Semaver

49. Sinekli Bakkal romanını işleyen Elif Öğretmen, öğrencilerine iki parça vermiş ve bu parçalardan hareketle “Sinekli Bakkal romanının okuru kimdir?” sorusunu öğrencilerine yöneltmiştir:
I.
Halide Edip Adıvar tarafından kaleme alınan Sinekli Bakkal’ın, okuru en çok çeken yönü herhâlde II. Abdülhamit Dönemi’nin İstanbul’unu her kesimden insana yer vererek anlatmasıdır. Bu sayede roman herkes tarafından okunmaktadır.

II.
Halide Edip Adıvar tarafından kaleme alınan Sinekli Bakkal’da okuyucu gibi; II. Abdülhamit Dönemi’nin İstanbul’unda fakir kenar mahallesi, zengin konaklar ve saray çevresinde yaşayan insanlara da yer verilmiştir.
Bu parçalara göre soruya cevap veren öğrenciler, Bloom’un aşağıdaki bilişsel alan basamaklarının hangisini kullanmaktadır?.
A) Bilgi / Kavrama
B) Bilgi / Uygulama
C) Kavrama / Kavrama
D) Uygulama / Analiz
E) Değerlendirme / Analiz

50. Bir öğretmen, hikâye metin türünün özelliklerinin öğrenilmesi amacıyla inceleme yöntemine uygun bir hikâye metnini, sınıfta öncelikle tüm öğrencilerin okumasını sağlamıştır. Daha sonra sınıfı rastgele gruplara ayırarak her bir gruba aşağıdaki görevleri vermiştir:
1. Grup, hikâyenin ana fikrini bulacaktır.
2. Grup, hikâye kahramanlarının özelliklerini açıklayacaktır.
3. Grup, hikâyeyi olay, mekân, zaman ve dil açısından inceleyecektir.
4. Grup, hikâyedeki olaydan hareketle yeni bir hikâye yazacaktır.
Öğretmen bu uygulamasında, aşağıdakilerden hangisini göz ardı etmemiştir?
A) Öğrencilerin göreve olan istek düzeylerini
B) Öğrencilerin metin türüne ilişkin ön bilgilerini
C) Görevlerin eş değerliklerini
D) Görevlerin yaratıcı olmasını
E) Hikâyenin amaca uygunluğunu

Ayrıca bakınız-> Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği KPSS Alan Bilgisi Konu Anlatımları

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI (KPSS)
ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENLİĞİ
(14 TEMMUZ 2013)
1. B 2. E 3. A 4. D 5. B 6. B 7. D 8. C 9. A 10. E
11. C 12. A 13. D 14. D 15. C 16. C 17 A 18. B 19. D 20. E
21. A 22. B 23. C 24. A 25. E 26. E 27. B 28. E 29. C 30. D
31. A 32. C 33. B 34. E 35. D 36. A 37. E 38. D 39. B 40. C
41. A 42. C 43. E 44. B 45. D 46. A 47. C 48. B 49. A 50. E

Benzer İçerikler:

Başa dön tuşu