Destan Nazım Şekli

Destan Nazım (Şiir) Şekli Nedir? Özellikleri, Örnekleri

Destan Nazım Şekli

Destan Nazım Şekli ve Özellikleri

Destan, Âşık şiirinde kullanılan nazım şekillerinden biridir. Destan aslında bir nazım türünün de adıdır, ancak şekil özellikleri açısından ayrı bir nazım şeklini temsil etmektedir.

Destanın nazım birimi, kafiye örgüsü ve ölçüsü koşmadan farklı değildir, ancak destan, koşmadan hacmiyle ayrılır. Destanlar, koşmalardan çok daha fazla dörtlüğe sahiptirler. En az 5 veya 7 dörtlükten oluşan destanlar, 150 dörtlüğe varabilen bir hacme sahiptir.

Aktarılması uzun süren olayları veya durumları aktarmak için kullanılan destan nazım şekli, âşıklar arasında oldukça fazla rağbet görmüştür.

Âşık şiirinin güzelleme, varsağı ve semai gibi nazım türlerinden birisi olan destanlar, özel ezgilerle söylenen oldukça hacimli şiirlerdir. Adı geçen türlerde daha çok duygular anlatılırken destanlarda belli bir olay anlatılır. Savaşlar, depremler, seller, salgın hastalıklar, eşkıyalık hareketleri veya toplumun sıkıntı çektiği bir konu destanlarda ele alınır. Âşık edebiyatındaki destanlarla ilgili olarak çalışmalar yapan Özkul Çobanoğlu destanı şöyle tanımlar:

“Büyük bir çoğunluğu 11 ve 8 heceli koşma, çok az bir kısmı mani ve pek nadir olarak da divani şeklindeki örneklerine rastlanan 5 veya 7 dörtlükten aşağı olmamak şartıyla 130 hatta 150 kıta hacmindeki örnekleri mevcut olan, konu sınırlaması olmaksızın âşık tarafından destan yapmaya değer bulunan bir vak’ayı, bir cismi veya kavramı hikâye ederek anlatan ve sözlü kültür ortamında, âşığın ele aldığı konuyu anlatım tutumuna bağlı olarak geleneksel âşık havaları eşliğinde icra ettiği nazım türüne destan denilmektedir.” (Çobanoğlu 2000: 3).

Tanımda da ifade edildiği gibi destanların büyük bir kısmı hece ölçüsüyle söylenmiştir, ancak aruzlu destanlar da bulunmaktadır. Destan türünün öne çıkan iki özelliği ise hacmi ve muhtevasında gizlidir. Destanlar, koşma nazım şeklini kullanan türlerden farklı olarak hacimli şiirlerdir. Destanın uzun bir şiir olmasında, muhtevasında mutlaka bir olayın ele alınmasının etkisi vardır. Duyguyu dile getiren türler, daha kısa iken toplumu yakından ilgilendiren bir olayı anlatan bir şiir doğal olarak daha hacimli olacaktır. Bu yönüyle destanın hacmini, muhtevanın karakteri belirlemiştir.

Destanlar, sosyal olaylar hakkında bilgilendirici şiirler olmanın yanında eleştirel ve kimi zaman da mizahi metinlerdir. Destanlarda âşığın yaşadığı dönemde gerçekleşmiş bir olay, şiir formuna sokulmaktadır. Bu şiirler sayesinde insanlar, birtakım olayların içeriği konusunda daha ayrıntılı bilgiler edindikleri gibi, toplumun bu olay karşısındaki tavrını da öğrenmişlerdir. Toplumsal bozukluklar veya aksaklıklar da destanlarda dile getirilerek eleştirilmiş, çaresiz kalınan bazı durumlar karşısında ise mizahi bir üslup tercih edilmiştir.

Destanlar, şekil olarak koşmanın düz, zincirleme ve şarkı biçimlerinde söylendiği gibi, mani ve divan nazım şekillerini kullanan destanlar da vardır. Destanlarda konu sınırlaması yoktur. Her türlü konu destan kapsamına girebilir. Çobanoğlu, tematik olarak destanları şu şekilde tasnif etmiştir:

  1. Sosyal Hayatla ilgili Destanlar,
  2. Kültürel Hayatla ilgili Destanlar,
  3. iktisadi (Ekonomik) Hayatla ilgili Destanlar,
  4. Eğitim Hayatıyla ilgili Destanlar,
  5. Siyasi Hayatla ilgili Destanlar,
  6. Dinî ve Ahlakî Hayatla ilgili Destanlar,
  7. Askerî Hayatla ilgili Destanlar,
  8. Sosyo-Kültürel Çevreyle ilgili Destanlar,
  9. Doğal Çevreyle ilgili Destanlar,
  10. İnsanla ilgili Destanlar (Çobanoğlu 2000: 56-89)

Yrd.Doç.Dr. Halil İbrahim ŞAHİN, Türk Halk Şiiri

Destan Nazım Şeklinin Özellikleri:

  1. Nazım şekli bakımından koşmaya benzer.
  2. Nazım birimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı sınırlı değildir.
  3. Hece ölçüsünün 8’li daha çok 11’li kalıbı kullanılır.
  4. Son dörtlükte şairin mahlası geçer.
  5. Destanda konu olarak toplumu ilgilendiren, heyecana getiren savaş, kahramanlık, isyan, yangın gibi konular, ayrıca; dalkavukluk, gülünç olaylar, parasızlık vb. işlenir.
  6. Destan türüne en güzel örneklerden biri; Kayıkçı Kul Mustafa‘nın Genç Osman Destanı’dır.

Destan Nazım Şekli Örnekleri

GENÇ OSMAN DESTANI

[Bu destan IV. Murat döneminde Bağdat seferine (1630) katılan ve şehit olan Genç Osman için söylenmiştir.]

İbtidâ Bağdat’a sefer olanda
Atladı hendeği geçti Genç Osman
Vuruldu sancaktar kaptı sancağı
İletti hendeğe dikti Genç Osman

Eğerleyin kır atımın ikisin
Fethedeyim düşmanların hepisin
Sabah namazında Bağdat kapısın
Allah Allah deyip açtı Genç Osman

Sultan Murat eydür gelsin göreyim
Nice kahramandır ben de bileyim
Vezirlik isterse üç tuğ vereyim
Kılıcından al kan saçtı Genç Osman

Kul Mustafa karakolda gezerken
Gülle kurşun yağmur gibi yağarken
Yıkılası Bağdat seni döğerken
Şehitlere serdar oldu Genç Osman

(Kayıkçı Kul Mustafa)

Destan Örneği-2

KÖYLÜ DESTANI

Nesini söyleyin benim efendim
Gayri düzen tutmaz telimiz bizim
Garip bülbül gibi feryat ederim
Açılmadan soldu gülümüz bizim

Sefil irençberin tebdili şaştı
Borç kemali buldu boynundan aştı
İntikal parası binleri geçti
Dahi doğrulamaz belimiz bizim

Sefil irençberin yüzü soğuktur
Yıl perhizi tutmuş içi kovuktur
İneği koyunu iki tavuktur
Bundan gayrı yoktur malımız bizim

Serdari sen gel de bu işi başla
Çekil bir tekkeye tekbire başla
Vilayetim Sivas yerim Şarkışla
Düşmez İstanbul’a yolumuz bizim

(Serdari)

HALK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri

Tasavvuf Edebiyatı Nazım Biçimleri

Anonim Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri

HALK EDEBİYATI

Başa dön tuşu