Cümlede Anlam Konu Testi-3

Cümlede Anlam Konu Testi-3

1. (I) “Sokak” adlı oyun geleneksel halk tiyatrosunu anımsatan bir dille yazılmış. (II) Oyun bir dönemin köy ve kent yaşamından kesintileri yansıtıyor. (III) Köyden kente gelen insanların dramı gözler önüne seriliyor. (IV) Onların zaman içinde kent yaşamına uyum sağlamaları ayrıntılı biçimde işlenmiş. (V) Kentsel yaşama uyum sağladıktan sonra yeni gelenlere bakışları sırasında düştükleri gülünç durumlar, ister istemez insana tebessüm ettiriyor.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisinde söz konusu oyunların içeriğiyle ilgili bilgi verilmemiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “şaşırma” anlamı vardır?

A) Bu geç saatte eve dönsem mi ki?
B) Kalabalığın ortasında bir de onu karşımda görmeyeyim mi?
C) Sabahtan beri siz de mi o adamı bekliyorsunuz?
D) Bu kadar kısa zamanda bu işleri bitirmek kolay mı?
E) İnsanı üzecek bundan daha kötü bir haber mi olur?

3. Aşağıda cümlelerin hangisinde birbirine karşı durumlar ifade edilmiştir?

A) Daha iki gün önce iğne atsan yere düşmeyecek ölçüde kalabalık olan bu cadde bugün çok tenha.
B) Sokağın başındaki kitapçı özellikle okulların açıldığı haftalarda öğrencilerin uğrak yeriydi.
C) Kentin ileri gelenleri hafta sonlarında bu piknik yerine akın etmeyi bir gelenek haline getirmişti.
D) Soğuk kış gecelerinde etrafı çitlerle çevrili evlerde geç saatlere kadar sohbet edilirdi.
E) Onunla en son karşılaştığımda zamanın ondan çok şeyler alıp götürdüğünü üzülerek görmüştüm.

4. (I) Sanatçı son romanına öğretmen olarak gezdiği yurt köşelerine ait izlenimlerini yansıtmak istemiş. (II) Olayları anlatırken kendini özellikle arka planda tutmuş. (III) Diğer romanlarında görülen dil yanlışlarını bu yapıtında en aza indirmiş. (IV) Roman kişilerini sosyal çevreleri içindeki etkinlikleriyle yansıtsa daha iyi olurdu. (V) Roman kişilerinin yerel sözcükler kullanması da bunu zorunlu kılıyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde bir “öneri” söz konusudur?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

5. (I) Balık için su ne ise, sanatçı için de özgürlük odur. (II) Ne yazık ki her ülkede sanatçılar ya sığ sularda yüzdürülmüş ya da büsbütün susuz bırakılmıştır. (III) Moliere, Tartuffe’ü oynatabilmek için çevresiyle yıllarca mücadele etmek zorunda kalmıştır. (IV) Buna benzer durumların hemen her ülkenin edebiyatında olduğu bir gerçektir. (V) Özellikle tiyatro yazarlarının, yapıtları yüzünden büyük üzüntüler ve sıkıntılar yaşadığını edebiyat tarihleri gözler önüne serer.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir üzüntü dile getirilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

6. (I) “Akbaba” adlı bir mizah dergisi çıkaran bir dostum derginin yanında bir de edebiyat dergisi çıkarmayı düşünmüş. (II) “Meşale” adında sanat ağırlıklı bir dergi çıkarmayı teklif etti bana. (III) Biliyorum bu dergi de diğer edebiyat ve sanat dergileri gibi ilgi görmeyecek. (IV) Ancak dostumun ısrarlarına dayanamayarak ben de bu dergi için üzerime düşeni yapmaya karar verdim. (V) İlk iş olarak dostlarımdan bu projeye yönelik görüşlerini belirtmeleri için onlara birer mektup gönderdim.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde “ön yargı” söz konusudur?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

7. (I) Sohbeti çok tatlı, çok renkli sevecen bir insandı. (II) Saatlerce konuşur, ele aldığı konuyu çok güzel anlatırdı. (III) Kendisiyle tanışanlara pek nadir yakalanan saatler yaşatırdı. (IV) Konuşurken zaman zaman yaptığı nüktelerle izleyicilere hoş dakikalar yaşatmasını bilen usta bir sanatçıydı. (V) Kendisine yönelik eleştirilere basın yoluyla cevap vermeyi tercih ederdi.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından farklıdır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

8. (I) Ağaçların ve sarmaşıkların arasındaki taşlı yoldan merdivenleri çıkarken bir an durakladım. (II) Merdivenin başında duran uzun boylu adam gülümseyerek bana bakıyordu. (III) Bana doğru ilerlerken ayağı aksayan bu adam yıllardır görmediğim bir ilkokul arkadaşımdı. (IV) Merdivenin başındaki bir banka oturup konuşmaya başladığımızda ağır bir hastalığa yakalandığını söyledi. (V) Dura dura konuşması, ölümün ağına girdiğini belli etmekten çekinmediğini gösteriyordu.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde yazar duygularına yer vermiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

9. (I) İçeri giren, o güne kadar hiç görmediğim, yaşlıca bir adam elindeki dergiyi masaya bıraktı. (II) Gözlüklerini çıkarıp gözlerini ovuşturdu biraz. (III) Pencerenin önündeki elma ağacının çiçeklerine bakarak gözlerini dinlendirdi. (IV) Gözleri çok yorulmuştu anlaşılan. (V) Sonra gözlüklerini tekrar takıp masadaki günlük gazeteleri okumaya başladı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde gözleme yer verilmemiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

10. (I) Karatma Geceleri’ni incelediğimizde, sanatçının başkalarına benzemeyen anlatımı hemen göze çarpıyor. (II) Şiir gibi çarpıcı tümcelerle örülü, su gibi akıp giden bir roman bu. (III) Sanatçı bu romanında gözlemlediği ve etkilendiği olayları yansıtmış. (IV) Zaten kim ne derse desin bir sanatçının çevresinden esinlenmemesi düşünülemez. (V) Yeter ki sanatçı salt bir doğa fotoğrafçısı kimliğine bürünmesin.

Numaralanmış cümlelerin hangisinde sözü edilen sanatçının üslubuna yönelik bir beğeni dile getirilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

11. (I) Sanatçı son yapıtında, döneminde aydınlara uygulanan baskıları şiirsel bir dille çok başarılı biçimde gözler önüne seriyor. (II) Dönemin olaylarını aktarırken sanatçı yansız davranmaya özen gösteriyor. (III) Romandaki tiplemeler öylesine sıcak kanlı insanlar ki onları kendimize çok yakın buluyoruz. (IV) Onların davranışlarından etkilendikçe içimizdeki insan sevgisi güç kazanıyor. (V) Bir yapıtın çağdaş bir boyut kazanması bu içtenlikli özün ortaya konmasıyla sağlanabilirdi ki sanatçı da bunu yapıyor.
Numaralanmış cümlelerden hangisinde eserin içeriği ve üslubuyla ilgili özellikler dile getirilmiştir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “pişmanlık” anlamı vardır?

A) Dersi dinlemeyen öğrenci, konuyu anlamaz!
B) Bilmem ki, nasıl anlatsam; size derdimi!
C) Ahi dilim tutulsaydı da söylemeseydim bu sözleri!
D) Biz, burada böyle elimiz kolumuz bağlı oturamayız!
E) Bütün bu olaylara ben sebep oldum!

13. (I) Köylüler heybelerinin başında trenin yolunu gözlüyor. (II) Söğüt ağaçları rüzgarın etkisiyle bir sağa yaslanıyor bir sola. (III) Yüzümüzü yalayan ılık yel, mevsimin yaz olduğunu hissettiriyor bize. (IV) İstasyonun karşısındaki söğüt ağaçlarına yuva yapan kuşlar çevremizde dönüp duruyor. (V) Herkes büyük bir merakla tren yolunun en uzak noktasına bakıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, ötekilerden farklı bir duyu organı aracılığı ile algılanan ayrıntıya yer verilmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

14. (I) Hana geldiğimizin ikinci günüydü. (II) Üstü kapalı bir araba kerpiç duvarların sıvalarını dökerek yanımıza kadar geldi. (III) İki kişi arabadan, yorgana sarılmış hasta bir kadın indirdiler. (IV) Yüzü limon gibi sapsarı kesilmiş bu kadını görünce yüreğim sızladı. (V) Adamlardan biri bana bakarak kadının durumunun çok ağır olduğunu işaret etti.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinde yazar duygularını belirtmiştir?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

15. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde, anlatılan işin ikinci defa tekrarlandığı kesindir?

A) Ben yalancı adamın söylediklerine inanmam.
B) Kum kamyonu kaçıncı seferini yaptı?
C) Gelecek yıl yine bekleriz.
D) Yeryüzünden bir devlet yok oluyordu.
E) Seni geçen hafta da burada bulmuştum.

16. Ben, öyle kendine her şeyi biliyormuş havası veren, bilgece tavırlar takınarak büyük hakikatlerden bahsediyormuş edasına bürüne yazarları sevmiyorum. İstiyorum ki yazar bana ders vermeye kalkmasın. Kendi ruhunu açsın, kendi trajedisini anlatsın bana. Lafı dolandırıp duracağına ne demek istiyorsa deyiversin. Bunu yapan, en azından yapmaya çalışan yazarlar daha inandırıcıdır benim gözümde.
Bu sözleri söyleyen kişinin bir yazardan beklediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) İçtenlik – yalınlık
B) Duygusallık – inandırıcılık
C) Etkileyicilik – özgünlük
D) Şiirsellik – akıcılık
E) Doğruluk – öğreticilik