Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı (1919-1923)

Milli Mücadele Dönemi Türk Edebiyatı (1919-1923)

Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı (1919-1923)

Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı, 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’i işgaliyle başlayan ve aralıksız üç yıl süren Millî Mücadele’yi bütün boyutlarıyla ele alır. Trablusgarb’da, Balkanlar’da, Birinci Dünya Savaşı’nda art arda gelen yenilgiler Koca Osmanlı imparatorluğu’nu Anadolu’ya sıkıştırmıştı. Çok geçmeden Mütareke dönemi başlayacak, Sevr antlaşmasıyla Anadolu, Yunanlıların ve müttefiklerin işgaline uğrayacaktır.

Anadolu insanı top yekûn bir savaşa girişir ve düşmanları topraklarından atar. Bu kutsal bir mücadeledir; şair ve yazarlar kalemleriyle bu mücadeleye katılırlar. Askeri yüreklendiren, toplumu heyecanlandıran, geçmişi yargılayan ve “nurlu ufuklar” çizen yüzlerce, binlerce şiir, hikâye, makale, deneme, roman yazarlar. Ancak roman diğer dallar kadar bereketli değildir; Halide Edib’in Ateşten Gömlek‘i istiklal Savaşı’nı işleyen tek romandır. Savaşı konu alan romanlar sonradan yazılmıştır.

Millî Mücadele Dönemi Edebiyatı bir var olma mücadelesinin edebiyatıdır. Onun için yaşanılan olayların birer yansıması gibidir. Halkın duygularına hitap edilerek millî heyecan uyandırılmak istenmiştir.

Millî Mücadele döneminde eser verenler, çokluk Serveti Fünun, Fecri Âti topluluklarında, Millî Edebiyat akımında yer almış şair ve yazarlardır. Belli başlılarını şöyle sıralayabiliriz:

Millî Mücadele devrini işleyen yazarlar şu dergi ve gazetelerde yazdılar: İleri, Tasvir-i Efkâr, Tevhid-i Efkâr, Hâkimiyet-i Milliye, Vakit, Akşam, Tanin, Renin, Hâdisât, Açık Söz, Yeni Gün, İzmir’e Doğru, Yeni Adana, Babalık, İstikbal, Dertli, Büyük Mecmua, Genç Yolcular, Sebilürreşd, Servetifünun, Dergah, Sehâ, Yarın, Ayine, Millî Mecmua, Yeni Mecmua, Küçük Mecmua…

Millî Mücadele Dönemi Edebiyatı’nı şiir, deneme, hikâye ve roman olmak üzere dört dala ayırabiliriz:

Millî Mücadele Dönemi Şiir

Bu dönemin şiirlerinde tarih şuuruna çok önem verilmiştir. Felaket günlerinde tarihimizin şanlı sayfalan açılarak millete o günlerin özlemi çektirilir. Şiirlerin temi geçmişteki “büyüklük”, “şan”, “fetihler”, “kurtarıcılar”dır. Bunların yanında milletin içine düştüğü keder de dile getirilir. Süleyman Nazif’in “Nerede Osmanlılar?” ve “Son Nefesimle Hasbihal” şiirleri bu duygularla yazılmıştır.

İzmir’in İşgali bütün yurtta infial uyandırır; şairlerimiz duyulan öfkeyle karışık ıstırabı şiirlerinde dile getirirler. Faruk Nafiz “Ah İzmir!”, “Bu gün”, Avni Şadi “Ey Sevgiliye”, Hüseyin Suad “Vermeyiz İzmir’i”, Yusuf Ziya “Eğil Dağlar”, İzmir’in işgalinin ardından yazılmışlardır.

Devletin çöküşü milletin yok olacağı anlamına gelmez. Şanlı tarihimiz “diriliş” in, “mücadelelerin”, “zaferlerin” şanlı sayfalarıyla doludur. Özellikle Osmanlıların şanlı günleri birer ilham kaynağıdır. Yahya Kemal‘in 1919’da yayınladığı “Akıncılar”ı, Abdülhalim Hadi‘nin “Tuna”sı, Kemalettin Turgut‘un “Zafer Günleri”, Emin Recep‘in “Meriç”i, Necmettin Halil‘in ‘Ninemin Hatıralarından “ı ve “Dedemin Hatıralarından”ı Balkan fetihlerini hasretle dile getirir.

Fütuhatı (fetihleri) gerçekleştiren padişahlar ve devirleri de şiire konu olmuştur. Midhat Cemal “Selim”i Ziyaret’! yazar. Ali Emin, Yavuz Selim’in şiirlerini tesdis ve tahmis ederek, bu hakanı yeni mücadelenin liderlerine örnek gösterir. Faik Ali, Vedat Örfi gibi daha birçok şair Yavuz üzerine şiirler kaleme alırlar.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’la birlikte şiirlerin konusudur. Özellikle İstanbul’un işgali şairlerimizi eski günlere götürmüştür. O günlerin hasretiyle yanıp tutuşurlar. Ali Ekrem, Yusuf Ziya, Halit Fahri, Akil Koyuncu, Arif Dündar fetihli, Fatih’li, İstanbullu şiirler yazan şairlerden bir kaçıdır.

Türk milletinin başına çöken felaket Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu akla getiriyor: Ne idik, ne olduk? Osman Gazi ve Bursa bu devir şiirinin motifleridir. Halit Fahri “Bursa’da Akşam”ı, Mehmet Akif “Bülbül”ü yazar. Yine Akif in yazdığı “İstiklâl Marşı”, Millet Meclisi’nde, 12 Mart 1921’de Millî Marşımız olarak kabul edilir.

Mücadelenin lideri Mustafa Kemal için de çok şiirler kaleme alınmıştır. Millî Mücadele ile ilgili şiirler sadece döneminde yazılmamıştır. Savaştan sonra da mücadelenin heyecanını yansıtan şiirlerin yazıldığını görüyoruz.

Millî Mücadele Dönemi Deneme

Denemeler ferdi duyguları işleyen yazılar olmakla beraber, Millî Mücadele’de milletin ortak duygularını dile getirmiştir. Bu tür yazılarda savaşın bütün safhalarını adım adım takip, ederiz: Bekleyiş… endişe, ümitsizlik… ümit… zafer… Denemeler olayları yaşayanların kalemlerinden çıktığı için bir vesika niteliğindedirler.

Yahya Kemal mücadelenin fikri zeminini hazırlayan bir yazardır. İşgal altındaki İstanbul’da Kuvayı Milliye ruhunu ayakta tutmaya çalışır. Tarihi değerlendirmeleriyle yapılması gerekenlerin işaretlerini verir.

Ruşen Eşref, 1918’de “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat” yazısıyla Millî Mücadele’nin liderini ilk defa kamuoyuna duyurmuştu. Millî Mücadele başlarında, onu Türk halkına yine Ruşen Eşref tanıtır. Yazar Sivas Kongresi sırasında Anadolu’dadır; Mustafa Kemal‘i, arkadaşlarını, Anadolu’yu, sosyal ve kültürel yapıyı, savaşların insanlar üzerinde yaptığı tahribatı anlatır. Yazar İstanbul’u da ele alarak işgal altındaki şehrin geçmişten süzülüp gelen güzelliklerini işler ve bu güzellikte eserler meydana getiren bir milletin yok olamayacağını vurgular. Ruşen Eşref, adeta bir şehit monografisi yazmıştır.

Sultanahmet Mitingi’nin hatibesi Halide Edib, Millî Mücadele’yi cepheden yazar. Kastamonu’da çıkan Açık Söz gazetesinde İsmail Habib Millî Mücadele’nin gerekliliğini ve kutsiyetini halka benimsetmek için çırpınır. Hamdullah Suphi’nin, Mustafa Necati’nin ve daha nicelerinin yazıları Millî Mücadele’de kıvılcımlar yakmıştır.

Millî Mücadele Dönemi Hikâye

Bu sahada aklımıza hemen Halide Edib ve Yakup Kadri gelir. Halide Edib kanlı mücadelenin canlı şahididir; olayları bizzat yerinde görmüş ve o ruh durumu içinde yazmıştır. Dağa Çıkan Kurt, Efenin Hikâyesi, Üzeyr’in Karısı, Kırmızı Tepe, Dua Tepe, Seyit Onbaşı bu dönemin ürünleridir.

Yakup Kadri hikâyelerini daha çok tenkit edici bir gözle yazmıştır. Anadolu insanının var oluş mücadelesinde sosyal hayattan kesitler verir.

Bu dönemde hikâye yazanlar arasında İzzet Ulvi’nin, Müfide Ferit’in, Zeki Alyanak’ın, Aka Gündüz’ün, Mehmet Sıtkı’nın, Enver Behnan’ın adlarını da sayabiliriz.

Millî Mücadele Dönemi Roman

Kurtuluş Savaşı) ilgili yazılmış romanlar:

Millî Mücadele dönemi (1919-1922) içinde tek bir roman yazılmıştır: Halide Edip’in Ateşten Gömlek. Millî Mücadele’yi işleyen romanların sonradan yazıldığını görüyoruz.

Millî Mücadele’yle (Kurtuluş Savaşı) ilgili yazılmış romanlar:

1922: Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar
1926: Vurun Kahpeye – Halide Edib Adıvar
1927: Dikmen Yıldızı – Aka Gündüz
1929: Halas – Mehmet Rauf
1932: Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
1934: Ankara – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
1938: Üç İstanbul – Mithat Cemal Kuntay
1939: Biz İnsanlar – Peyami Safa
1956: Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir
1957: Var Olmak – İlhan Tarus
1961: Esir Şehrin Mahpusu – Kemal Tahir
1962: Kalpaklılar – Samim Kocagöz
1962: Hükümet Meydanı – İlhan Tarus
1963: Doludizgin – Samim Kocagöz
1963: Küçük Ağa – Tarık Buğra
1963: Kurtlar Sofrası – Attilâ İlhan
1965: Yorgun Savaşçı – Kemal Tahir
1966: Küçük Ağa Ankara’da – Tarık Buğra
1966: Kutsal İsyan – Hasan İzzettin Dinamo
1967: Vatan Tutkusu – İlhan Tarus
1973: Sahnenin Dışındakiler – Ahmet Hamdi Tanpınar
1974: Toz Duman İçinde – Talip Apaydın
1975: Sırtlan Payı – Attilâ İlhan
1975: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı – İlhan Selçuk
1976: Vatan Dediler: Talip Apaydın

Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)

Başa dön tuşu