Türk Dili ve Edebiyatı

Şiir ezberlemenin, okumanın başlıca yararları

Şiir Ezberlemenin, Okumanın Başlıca Yararları – Çocuk Şiirlerinin Özellikleri – Şiir Nasıl Ezberlenmeli? – Şiir Nasıl Okunmalı?

Şiir ezberleme

Çocuk, konuşmaya başladığı andan itibaren şiir cümlesinin yapısına yakın bir anlatım yolunu doğal olarak benimser. Kafiyeli, ses bakımından birbirine benzeyen kelimeleri tercih eder. Dikkatle incelendiğinde, çocukların kelimelere kendilerine özgü bir hava ve estetik kattıkları görülür. Yetişkinlerin alışkanlık hâline getirdiği kalıp sıfatlara, yerleşik mecazlara ve benzetmelere fazla ilgi göstermezler; bunun yerine iç dünyalarını ve düşünme biçimlerini yansıtan özgün anlatım yollarını seçerler. Bu yönüyle çocuk ile şair, anlatım özgürlüğü, yenilik ve tazelik arayışı noktasında ortak bir çizgide buluşur.

Çocukları şiire yaklaştıran bir başka önemli unsur da ahenktir. Durağı, kafiyesi ve iç uyumuyla — çoğu zaman kısa yapısıyla — şiir, her çocuğun doğasında var olan ritim duygusunu besler ve müzik ihtiyacını karşılar.

Bu özelliklerinden dolayı şiirden sınıf içi etkinliklerde çeşitli şekillerde yararlanmak mümkündür. Örneğin anaokulunda ya da ilkokulun ilk yıllarında şiir okunurken çocuklardan elleriyle tempo tutmaları istenebilir. Bazı durumlarda ise çocuklar, şişe ve tahta parçalarıyla oluşturdukları basit ritim araçlarıyla, arkadaşlarının ya da öğretmenin yüksek sesle okuduğu şiire eşlik eder; adeta şiir için bir beste yaparlar.

Bir başka yöntem de çocukları, dinledikleri şiirin ritmine uygun serbest danslar yapmaya teşvik etmektir. Bu sayede çocuklar şiirin ahengine uyum sağlar, dans eder ve sözle ifade etmekte zorlandıkları duygularını yaratıcı hareketlerle dile getirirler. Şiirin ahengi ile kendi içlerindeki ritim duygusu arasında bağ kurabilen, şiiri küçük yaşlardan itibaren serbest hareketlerle yorumlamaya alışan çocuklar, hayat boyu sürecek içten bir şiir sevgisi geliştirirler. Şiiri, kendilerinden uzak bir sanat dalı olarak değil, kendi yaşamlarının içinde anlamı olan bir estetik değer olarak görürler. (Dr. Ferhan Oğuzkan)

Çocuğa Şiir ezberletip okutmanın başlıca yararları:

1) Anadil Sevgisi ve Eğitimi: Ezberlediği şiirlerle çocuk, önce anadilinin kullanılışını tanıyacak, sonra milli edebiyatın sanat eserleriyle karşı karşıya gelecektir. Ana diliyle yazılmış iyi örnekleri tanıyan çocuğun hafızası da kalan kelimeler, deneyimler, buluşlar… Milli dil bilinç ve geleneğinin gelişmesine yol açar.

2) Zevk ve Sanat Eğitimi: Küçük yaştan itibaren şiirle karşılaşmış olan çocukta, zamanla sanat eserlerine, değerli yazılara karşı ilgi belirecek, şiir okuma isteği uyanacak, okuduğu şiirler arasında beğendiklerini ezberlemek ve bir deftere yazmak alışkanlığı belirecektir. Böylelikle de şairlerimizi tanımak mümkün olacak, çocuğun estetik duyguları ve edebi zevki gelişecek, iyi yazma becerikliliği, okuma isteği artacaktır.

3) Hayal Gücü Eğitimi: Şiirden zevk alan bir çocuğun ve gencin hayal gücü genişleyecek, seziş ve duyuşları artacaktır.

4) Bellek Eğitimi: Belleğinde eğitimle, alıştırmalarla güçlendirdiği bir gerçektir. Belleği geliştirmek için, ölçülü bir sınır içinde kalmak üzere, dikkatli bir ezberlemeye de ihtiyaç vardır. Birçok hallerde dikkatle belleğin birleştiği olur. Kuru kuruya yapılmayan bir ezber, bellek ile beraber dikkati de geliştirir. Ezberleme ve ezberden okuma yalnız nazım (şiir) için düşünülmelidir. Güzel düzyazı (nesir) parçalarının, özlü sözlerin, tasvirlerin.. ezberlenmesi ve ezberletilmesi de gerekir; fakat bunların uzun olmamasına özellikle dikkat edilmelidir.

5) Sosyal Eğitim: Bir topluluk veya bir kişi önünde ezberden bir şey okuyan çocuğun kendine güven duygusu gelişir, utangaçlıktan kurtulmaya başlar. Böylece, rahat konuşmaya alışarak sosyal kişiliği kuvvetlenmiş olur.

6) Millî, Ahlakî ve İnsanî Eğitim: Ezberlenecek konuların/temaların bir bölümü de millî, ahlakî ve insanî olmalıdır. Çocukta bu sosyal duyguların gelişmesinde ezber parçalarının büyük etkileri görülür. Şiir veya düzyazı, bir kişi tarafından söylenebileceği gibi sınıfta, bahçede, bir gezide topluca da tekrarlanabilir. Toplu ve ahenkli telaffuzu sağlayacak olan koro denemelerinden, disiplinsizliğe yol açacağı korkusuyla, çekinmemek gerekir.

Şiir Nasıl Ezberlenmeli?

1) Ezberletilecek şiir, öğrencilerin kitaplarında yoksa, öğretmen tahtaya yazdırıp yanlışsız kopya ettirmelidir.

2) Öğretmen, ezberleteceği şiiri birkaç kez okumalı ve öğrencilerine de okutmalıdır.

3) Ezberlenecek parça, sınıfta işlenmeli, açıklanmalı, anlamı iyice kavratılmalıdır. Böylece öğrenci, parçanın güzelliğini sezmeli, onu ezberlemek için istek duymalı ve ezberlemekten zevk almalıdır.

4) Öğrenciler, şiir ezberlemeye zorlanmamalı, ezberleme ortamı hazırlanmalıdır. Şöyle ki: «Küçük gruplardan, bireylerden kısa şiirleri, beyit veya mısraları yüksek sesle ve birlikte okumalarını isteyen veya bir şiirin bütün sınıf tarafından koro halinde okunmasını isteyen öğretmen, şiir ezberlemeye eğilimli olan öğrenciler için uygun bir ortam yaratmış olur.

5) Öğretmen, öğrencilerine kendi okuma biçimini taklit ettirmemeli, çocuğu serbest bırakmalı, sadece çok belirli yanlışları düzeltmekle yetinmelidir.

6) Küçük sınıflarda ezberleme işi kulak yoluyla sınıfta yapılmalıdır.

7) Şiiri sesli olarak ezberlemek daha yararlı olduğundan, öğrenciler, bu yolda çalıştırılmak veya çalışmaları salık verilmelidir.

8) Şiir, bütün olarak ezberlenmeli; ancak uzun olanlar, bölümlere ayrılarak ezberletilebilir.

Şiir Nasıl Okunmalıdır?

Şiirin nasıl okunacağına geçmeden önce, şiiri kurallarına göre okuma yalnızca ezberden okuma anlamına gelmediğini belirtmek gerekir. Ezberleme konusunda zorlanan çocukların, metne bakarak şiiri okumalarında bir sakınca yoktur. Önemli olan şiirin güzel, doğru ve etkili biçimde okunmasıdır.

Şiir okurken dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde özetlenebilir:

  1. Şiir, konuşma diliyle değil; şiirin yapısına uygun bir seslendirmeyle okunmalıdır.
    Şiirin vezni, kafiyesi ve ahengi dikkate alınmalı; anlamı destekleyen vurgu ve duraklara özen gösterilmelidir. Şiirin etkisi, yalnızca sesle değil, dizeler arasındaki gizli anlamın kavranmasıyla artar.
  2. Topluluk önünde şiir okunmadan önce prova yapılmalıdır.
    Özellikle çocukların, sesli okuma sırasında çekingenlik yaşamamaları için önceden örnek okuma yapmaları faydalıdır.
  3. Şiir abartılı hareketler ve yapay mimiklerle okunmamalıdır.
    Aşırı vurgular ve gereksiz jestler şiirin doğal etkisini azaltır. Duygu, ses tonuyla verilmelidir; yapay teatral hareketlerden kaçınılmalıdır.
  4. Şiirin ezberden okunması etkiyi artırır.
    Ezber okuma sırasında okuyucu metne bağımlı kalmaz, dinleyicilerle daha kolay göz teması kurar. Bu da şiirin dinleyici üzerindeki etkisini güçlendirir.
  5. Çocuk, şiiri söylerken ciddiye alındığını hissetmelidir.
    Aşırı eleştiri ya da alaycı tutumlar çocuğun şiir okuma isteğini kırar. Olumlu yaklaşım, çocuğun özgüvenini artırır.
  6. Okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında ezber öğretimi baskı unsuru hâline getirilmemelidir.
    Öğretmen, çocukların yanlışlarını hemen düzeltmeye çalışmamalı; şiiri sevdirmeyi öncelik olarak görmelidir. Çünkü çocuk, sevdiği şiiri zaten zamanla ezberler.
  7. Kelimelerin doğru ve doğal söylenişine dikkat edilmelidir.
    Ancak küçük çocukların peltek ya da yarım telaffuzları hoşgörüyle karşılanmalı, bu durum alışkanlık hâline gelmeden yavaş yavaş düzeltilmelidir.

Sınıfta okunan şiirlerin çocukların yaşantılarına, ilgilerine ve kelime hazinelerine uygun olması gerekir. Öğretmen, şiir okuma öncesinde şiirin konusu, teması, vezni ve kelimeleri hakkında kısa açıklamalar yapmalıdır.

Şiirden zevk alma kişisel bir süreçtir; bu nedenle öğretmen, çocukları beğenip beğenmemeleri konusunda yönlendirmemeli, şiir üzerine gereksiz tartışmalara girmemelidir. Asıl amaç, çocuğun şiiri kendi dünyası içinde anlamlandırmasını sağlamak ve şiiri hayatının doğal bir parçası hâline getirmektir.

Çocuk Şiirlerinin Özellikleri

Çocuk şiirleri; neşeli, hareketli ve çocuğun yaşadığı çevre ile zamanla bağlantılı olmalıdır. Köy ve şehir yaşamı, deniz, dağ, mevsimler, doğa olayları, aile hayatı, toplumsal yaşantı, bayramlar ve millî günler gibi temalar çocuk şiirlerinde önemli bir yer tutar. Bu tür şiirlerde ölçü ve kafiye unsurlarının önemi göz ardı edilemez. Özellikle küçük yaş gruplarına yönelik yazılan çocuk şiirlerinin ölçülü ve uyaklı olması, çocukların ritim duygusunu geliştirmesi bakımından daha yararlıdır.

Türk edebiyatında çocuk şiirleri üzerine yapılan ilk değerlendirmelerden biri, İbrahim Alâaddin Gövsa’nın Tedrisat-ı iptidaiye Mecmuası’nın 9. sayısında yayınlanan “Çocuk Edebiyatı” adlı makalesinde yer almaktadır. Gövsa, bu çalışmasında çocuk şiirlerinin sahip olması gereken temel nitelikleri ayrıntılı biçimde sıralamıştır:

a) Duraklar az hece sayısından meydana gelmelidir. Yani, 6+5’li yerine 4 + 4 + 3 vezinli şiirler kullanılmalıdır. Özellikle 4+4 ve 4 + 3 ölçüleri tercih edilmelidir.

b) Mısralar pek uzun olmamalıdır.

c) Duraklar belirli olmalıdır.

d) Her mısra veya beyit ayrı bir cümle olmalı, yani beyit ile anlam da bitmiş bulunmalıdır. Böylece şiir, çabuk anlaşılmalıdır.

e) Kafiyeler sık ve belirli olmalı. Kafiyeli mısralar birbirlerinden uzaklaşır veya kafiyeler hafif, yarım olursa çocuğun ilgisi azalmış olur.

f) Hayaller çok belirli olmalı. Tasvirler tamam ve kesin yapılmalıdır; anlatım mecazlı ve kapalı olmamalıdır.

g) Duyguların çözümünden çok, olaylara yer verilmeli ve bunlar da sınırlı bilgiye ve basit denemelere dayanmalıdır. La Fontaine’in çocuklar için başarılı oluşu, her zaman onlarca bilinen hayvanlara bağlı olaylara dayanmış olmasındandır.

h) Konuları vatan ve millet olan şiirler tavsiyeye değer. Siyasî, karamsar şiirleri belletmek hem haksızlık, hem de yanlış olur.

İbrahim Alâaddin’in sıraladığı niteliklere bir de, manzumedeki bazı kelime ve mısra tekrarlarının (ezberleme kolaylığı ve çocuğu etkilendirme bakımlarından) isabetli olacağını eklemek gerekir.

Dr. A. Ferhan Oğuzkan da, çocukların sevebilecekleri şiirler için şunları söylemektedir:

«Yaşına ve kavrayışına uygun olan ve iyi bir atmosfer içinde sunulan her şiir çocuğun hoşuna gider. Bununla birlikte anaokulunda ve ilkokulun ilk devresinde okuyan çocuklar daha çok mizahî ve tasvirî şiirlerden zevk alırlar. İlkokulun ikinci devresinden itibaren çocuklar, başarılı olmak şartıyla, çeşitli türlerde yazılmış şiirlerden ayrı ayrı hoşlanırlar.

Mizahî şiirler, kelime oyunlarına dayanan, tekerlemeleri andıran, konusu bakımından da komik unsurları ve kahramanları meydana getiren şiirlerdir. Genel olarak birinci ve ikinci sınıf öğrencileri, içinde güldürücü unsurlar, nükteler bulunan bu tip şiirleri çok severler. Daha büyük çocuklar ise bu şiirleri bazen «çocuksu», bazen de «saçma» bulurlar. Bununla birlikte dördüncü ve beşinci sınıf öğrencileri, bu türde kendileri de kısa denemeler yapmaya çalışırlar.

Ahenk, anlatım ve dil seviyesi bakımından başarılı olan mizahî şiirler, çocuklardaki şiir sevgisini uyandırmaya ve geliştirmeye yarar. Önceleri sadece bu çeşit şiirlerden zevk alan bir çocuk yavaş yavaş daha ciddî ve daha öz şiire yakın manzumeler okumaktan zevk almaya başlar.

Çocukları etkileyen şiirlerin büyük bir kısmı da tasvirî şiirlerdir. Çocukların yakından tanıdıkları hayvanları, kuşları, balıkları, ağaçları, bitkileri ve eşyayı anlatan şiirler daima ilgiyle dinlenilir veya okunur. Çocuklar bu türlü şiirlerde kendi hayat tecrübeleriyle yakından ilgili fakat kendilerinin dile getiremedikleri olayların tasvirini bulurlar. Sınırlı da olsa, kendi bilgi, görgü ve duyuşları ile şiirlere konu olan varlıklar arasında kolaylıkla bir ilişki kurabilirler.

Tasvirî şiirlerin seçiminde öğretmen için büyük bir güçlük yoktur. Çoğu kez yedi yaşındaki bir çocukla on yaşındaki bir çocuk bir şiirden aynı derecede hoşlanabilirler. Yeter ki seçilen şiir kelime ve anlatım tarzı bakımından çocuğun anlayış seviyesinin üstünde olmasın.»

Çocuk ve Şair

“Çocuk daha konuşmaya başlarken şiir cümlesinin yapısına uygun bir yol tutar, kafiyeli olan ve ses özelliği bakımından birbirine çok benzeyen kelimeleri kullanır. Esasında, dikkat edilirse, çocukların kelimelere başka bir hava, başka bir güzellik kattıkları görülür. Onlar yetişkinlerin klişe halinde kullandıkları sıfat takımlarına, mecazlara ve benzetmelere pek itibar etmezler. Kendi iç dünyalarını ve düşünme tarzlarını yansıtan şekilleri tercih ederler. Böylece, şairle çocuk anlatım serbestliğinde, yenilik ve tazelik ardında gitmekte birleşmiş olurlar.

Çocukları şiire yaklaştıran başka bir husus da ahenk unsurudur. Durağı, kafiyesi, iç ahengi ile çok kısa şekliyle şiir, her normal çocukta var olan ritim duygusunu besler, müzik ihtiyacını karşılar.”

A. Ferhan Oğuzkan

Şimdi bu özellikleri, aşağıdaki şiir üzerinde görelim:

KÖREBE

Şarkı söyler döneriz,
Bil bakalım biz kimiz?
Değneğin var körebe,
Göster bizi körebe.

Buldun, buldun beni sen,
Ebe benim gerçekten,
Değneğini bana ver,
Haydi dönün beraber.

Hayır, hayır, ebesin,
Eğlencesi herkesin,
Elindeki değnekle,
Ortamızda dur, bekle.

Ali Ulvi ELÖVE

a) Duraklar az hecelidir: Şarkı söyler + döneriz. (4 + 3)

b) Mısralar uzun değildir: Her mısra 3-4 kelimeden meydana gelmiştir.

c) Duraklar belirlidir:

Değneğini + bana ver,
Haydi, dönün + beraber.

Başa dön tuşu