Serveti Fünun Edebiyatını Hazırlayan Koşullar

Serveti Fünun Edebiyatını Hazırlayan Koşullar

Servetifünun Edebiyatı, “Servetifünun” adlı derginin etrafında toplanan yazarların oluşturduğu bir edebiyattır. Tanzimat’tan beri süregelen “eski-yeni” tartışmaları son aşamaya Servetifünun’la kavuşur ve edebiyatımız tamamen Batı’ya yönelir. Bu açıdan, Servetifünun edebiyatı bir başlangıçtır ve “Edebiyat-ı Cedide (Yeni Edebiyat)” olarak da adlandırılmıştır.

Servetifünun Edebiyatı, Padişah II. Abdülhamit’in iktidar olduğu yıllarda ürünler vermiştir. Bu edebiyat, büyük oranda döneminin siyasal – toplumsal koşullarından etkilenmiştir.

Padişah II. Abdülhamit, 1876’da tahta çıkmış, Osmanlı İmparatorluğunun çok zor yıllarında görev üstlenmiştir. İmparatorluk siyasal – sosyal bir çalkantının içindedir. İmparatorluğu yıkmak için dışta çok yönlü politikalar üretilmektedir. II. Abdülhamit, iktidardan uzaklaştırmasına kadar (1909) Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmaması için önlemler alır. Bu arada iktidarına yöneltilen eleştirileri yasaklar, basın -yayın dünyasına sansür uygular. Bu yıllar, Tanzimat edebiyatının ikinci dönemiyle çakışmaktadır. Recaizade Ekrem, Samipaşazade Sezai, Abdülhak Hamit Tarhan, Nabizade Nazım bu koşullarda yazmaktadırlar. İleride Servetifünun topluluğunu oluşturacak sanatçılar, daha çocuk denecek yaştadırlar ve yönetime karşı her türlü eleştirinin yasaklandığı, toplumsal sorunların söz konusu edilmediği bir ortamın havasını teneffüs etmektedirler.

1896’ya gelindiğinde Tanzimat’ın birinci ve ikinci dönem sanatçılarının bir kısmı ölmüş, bir kısmı da edebiyat yaşamını tamamlamış; bu yüzden edebiyat dünyasında bir boşluk doğmuştur.

Recaizade Ekrem, edebiyat dünyasındaki boşluğun farkındadır. Bu arada “Malumat” dergisinde Hasan Asaf adlı genç bir şairin bir şiiri çıkar. Bu şiirde geçen “abes-muktebes” sözcüklerinin kafiye oluşturup oluşturmayacağı tartışmalara yol açar. Recaizade Ekrem “kulak için”, eski edebiyat yanlısı Muallim Naci “göz için” kafiye görüşünü savunur. Edebiyatçılar iki gruba ayrılırlar. Tartışmadan Recaizade Ekrem galip çıkar; daha çok taraftar bulur. 1891’den beri Recaizade Ekrem’in bir öğrencisi tarafından çıkarılan ve popüler bir bilim dergisi olan Servetifünun dergisinin yazı işleri müdürlüğüne Tevfik Fikret getirilir (1896). Birçok genç sanatçı Tevfik Fikret’in çevresinde toplanır; Servetifünun tam bir edebiyat – sanat dergisine dönüştürülür. Böylece Batı kültürü etkisindeki Türk edebiyatının ikinci toplu hareketi 1896’da başlamış olur.

Servetifünun Edebiyatı 1901’e kadar türlü eserler verir. 1901’de, Hüseyin Cahit Yalçın, Fransızcadan çevirdiği “Edebiyat ve Hukuk” makalesini Servetifünun dergisinde yayımlar. Bunun üzerine dergi kapatılır; topluluk dağılır. Topluluğun dağılmasıyla edebiyat dünyasında yeniden bir boşluk doğacaktır.

Servetifünun Edebiyatının Temsilcileri:

Bağımsız Sanatçılar

Servetifünun Edebiyatı Döneminde eser verdikleri halde bu topluluğa katılmayan ve bağımsız kalan sanatçılar şunlardır:

Servetifünun Sanatçılarının Ortak Özellikleri

1. Servetifünun yazarlarının hemen hepsi Tanzimat döneminde açılan yabancı okullarda öğrenim görmüş, Batı kültürüyle yetişmişlerdir; birkaç dil bilirler.

2. Servetifünuncular, Batı edebiyatını – özellikle de Fransız edebiyatını – yakından izlemiş, anlamışlardır.

3. Hepsinin eserlerinde Fransız edebiyatının ve Batılı akımların etkileri görülür.

4. Divan Edebiyatını – aruz ölçüsü dışında – tamamen reddetmişlerdir. Doğu kültürünü iyi bilmezler ve Divan şiirinden hoşlanmazlar.

5. “Sanat için sanat” görüşüyle yazmışlar; bireysel sorunlarını dile getirmişlerdir.

6. II. Abdülhamit’ten ve dönemin siyasal koşullarından nefret ederler.