Şiirde Yapı

Şiirde Yapı Nedir? Şiirin Yapı Özellikleri ve Unsurları

Şiirde Yapı

Nazım Birimi:

Şiiri oluşturan mısra gruplarına nazım birimi denir. Nazım birimi şiiri oluşturan yapı taşlarından biridir. Şiirdeki her bir satıra mısra (dize) denir. Tek mısralık dizelere mısra-ı âzâde denir.

“Neler çeker bu gönül söylesem şikayet olur.” (Şeyhülislam Yahya)

Şiir içindeki mısraların kümelenmesinden meydana gelen nazım birimi; kümede bulunan mısraların sayısına göre ad alır;

– İki mısralık öbeklere beyit;
– dört mısradan oluşanlara kıta veya dörtlük;
– üç, beş ve daha fazla mısralı öbeklere bent denir.

Nazım Şekli:

Kafiye örgüsüne ve mısra sayılarına göre manzumelerin aldığı biçime, sundukları görünüme nazım şekli denir.

Nazım Türü:

Nazım şeklinin konusuna göre çeşididir. Örneğin: “Koşma” şekli, koçaklama ise nazım türüdür.

Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri:

Tanzimat sonrası Türk Edebiyatında Nazım Şekilleri:

Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri:

a) Aşık Tarzı Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri: Koşma, semai, varsağı
b) Tekke Edebiyatı Nazım Şekilleri: ilahi, nutuk, şathiye, devriye
c) Anonim Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri: türkü, mani, ninni, Ağıt

Konusuna Göre Şiir Türleri:

  1. Epik Şiir
  2. Lirik Şiir
  3. Pastoral Şiir
  4. Didaktik Şiir
  5. Dramatik Şiir
  6. Satirik Şiir

Bir mimari eser çeşitli yapı taşlarından, birimlerden oluşuyorsa şiir de anlam ve sesin kaynaşmasından oluşan birimlerin birleşmesiyle oluşur. Bu kaynaşmanın sonucunda ortaya çıkan beyit, dörtlük, bent gibi birimler de kendi aralarında çeşitli şekillerde bir araya gelerek nazım şekillerini meydana getirir.

Şiirle ilgili yapı unsurları şunlardır:

Nazım Birimi:

Şiirsel bir yaratıda anlam bütünlüğü taşıyan en küçük parçaya (dize, ikilik, dörtlük, bent) “nazım birimi” denir.

a) Mısra (Dize):

Bir şiirin her bir satırına dize denir. Şiirde anlam genellikle bir dizede tamamlanmaz. Birkaç dize bir araya gelerek tamamlanmış bir cümle oluşturur. Ama divan edebiyatı şairleri dizeye çok önem vermiş ve anlamı tek dizede toplayarak bir tek dizeden oluşan, aruzla oluşturulmuş şiirler yazmışlardır. Bu tür şiirlere de “azade” adı verilmiştir.

Hayali‘nin “O mahiler (balıklar) ki derya içredir deryayı bilmezler” ile Sabit’in “Görmemek yeğdir görüp divane olmaktan seni” mısraları azadeye örnek gösterilebilir.

b) Beyit:

Anlamın iki mısrada tamamlandığı nazım birimidir. Özellikle divan edebiyatı şairleri tarafından sıkça kullanılan beyit, günümüze kadar ulaşmıştır.

Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar

(Necip Fazıl Kısakürek)

Nâbî ile ol âfetin ahvalini naklet
Efsanei Mecnun ile Leyla’dan usandık

(Bize Nâbî ile o afet gibi güzelin durumunu, araların da olup bitenleri anlat; artık Leyla İle Mecnun hikâye sinden usandık.)

Bibaht olanın bağına bir katresi düşmez
Baran yerine dür ü güher yağsa semadan

(Ziya Paşa)

(Gökten yağmur yerine inci, mücevher yağsa, şanssız olanın bağına bir damlası düşmez.)

c) Dörtlük:

Dört mısradan oluşan nazım birimidir.

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

(Ataol Behramoğlu)

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

(Karacaoğlan)

d) Bent:

Beyit ve dörtlüklerle oluşturulan şiirlerde nazım birimlerini oluşturan mısraların sayısı belirlidir. Ama bent için böyle bir durum söz konusu değildir. Bu anlamda bent, şiiri oluşturan bölümlerden her birinin adıdır. Bütün bentleri beş mısradan oluşan şiirler olabileceği gibi mısra sayıları farklı olan bentlerden oluşan şiirler de olabilir.

Hoyrattır bu akşamüstüler daima
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri
Hoyrattır bu akşamüstüler daima

Ahmet Muhip Dıranas‘ın “Olvido” isimli bu şiiri yedişer dizelik bentlerden oluşmuştur.

Şairler, zaman içinde çeşitli nazım birimlerini belli bir düzen içinde bir araya getirilerek türlü nazım şekilleri oluşturmuşlardır. Divan edebiyatında “gazel” halk edebiyatında da “koşma” en çok benimsenen nazım şekilleridir.