Pastoral Şiir ve Özellikleri

Pastoral Şiir  (Doğa Şiiri)

Kırları; çobanların yaşamını, aşklarını, üzüntülerini, sevinçlerini anlatan şiirlere
doğa şiiri (pastoral şiir) denir.

Türk Edebiyatında ilk doğa şiiri örneklerini Divan-ı Lugat’it Türk‘te buluyoruz. Halk ozanları şiirlerinde sık sık doğa betimlemesi yaparlar.

Karacaoğlan‘ın “Çukurova bayramlığın giyerken” dizesiyle başlayan şiirini
hepimiz biliriz. Divan edebiyatında gazellerde doğa betimlemeleri yapılır.

Kasidelerde doğa, mevsim betimlemelerinin yapıldığı teşbîb bölümleri vardır.

Abdülhak Hamit şiirlerinde doğa betimlemelerini başarıyla uygulamıştır. Çağdaş şiirde de doğayı, çoban ve köy yaşamını konu alan örnekler bulunur.

Örnek

ÇOBAN ÇEŞMESİ
Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,
Ne söyler su dağa çoban çeşmesi.
“Goynunu Şirin’in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi…
“O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudaga çoban çesmesi.
Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu,
Kerem’in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu…
Sızmadı toprağa çoban ceşmesi.
Leyla gelin oldu,
Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir gül ararda,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,
Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude çağlar,
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi…  (Faruk Nafiz ÇAMLIBEL)