Didaktik (Öğretici) Şiir

Türk Edebiyatında Didaktik (Öğretici) Şiir

Bilgilendirmek, öğretmek, eğitmek amacıyla yazılmış şiire öğretici (didaktik) şiir denir.

Türk Edebiyatında pek çok örneği vardır. Bunlar önceleri dinî ve ahlâkî eserlerdir. Sonraları efsane, fıkra, masal ve yergi şiirleri de yazılmıştır.

  • Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig‘i (11. yüzyıl),
  • Ahmet Yesevî’nin Atabet’ül Hakayık‘ı (11. yüz yıl),
  • Âşık Paşa‘nın Garipnâme’si,
  • Nâbî‘nin oğlu Ebülhayr’e öğütler verdiği Hayriyye’si (17. yüzyıl),
  • Sümbülzade Vehbî’nin ona nazire olarak oğlu Lûtfullah için yazdığı Lütfiyye’si (18. yüzyıl) dönemlerinin didaktik eserleridirler.

Daha 13. yüzyılda didaktik şiir çevirileri vardır. Hoca Mesut Gülşehrî Kelile ve Dimne‘yi çevirir.

1908’den sonra vatan, aile, ödev, ahlâk konularında Ziya Paşa yazar; Ziya Gökalp onu izler; toplumsal içerikli şiirlerini Kızılelma, Yeni Hayat ve Altın Işık kitaplarında toplar.

Mehmet Akif daha çok ahlâk ve din gibi sosyal konuları Safahat’ta işler.

Şinasi, Recaizade; La Fontain’den fabl çevirileri yaparlar.

Yine Yunus Emre, Tevfik Fikret, Faruk Nafiz, Âşık Veysel didaktik Türk şiirinde anılması gereken adlardır.

Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Balıla yağ ede bir söz
. . . . .
Kişi bile söz demini
Demeye sözün kemini
Şu cihan cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz
Yunus Emre