Türk Dili ve Edebiyatı

Sözcükte (Kelimede) Anlam Özellikleri Video Ders

Sözcükte (=Kelimede) Anlam Özellikleri Video Ders

Sözcükte Anlam Video Ders


Kelimede (Sözcükte) Anlam Konu Anlatımı


Bu eğitim videosunda, sözcüğün anlamı, anlam çeşitleri, sözcük gruplarında anlam, sözcükler arasındaki anlam ilişkileri ve Üniversite Giriş Sınavları’na yönelik örnek soru çözümleri detaylı ve sistematik biçimde ele alınmıştır. Ders, temel kavramların somut örneklerle açıklanması, mecaz anlam oluşturma yollarının çeşitlendirilmesi ve sınavda çıkabilecek soru tiplerine yönelik pratik çözümlerle zenginleştirilmiştir. Bu yapısı ile öğrencilere hem kavramsal hem de uygulamalı bilgi sunarak sınav başarısına önemli katkılar sağlamayı hedeflemiştir.

1. Sözcükte Anlam Nedir?

1.1. Sözcüğün Tanımı

Sözcük, bir dilin anlamlı, tek başına cümle kurmaya yarayan en küçük birimidir. Sözcüğün birden fazla anlamı olabilir ve bu anlamlar, kullanım biçimine göre farklı kategorililere ayrılır.

1.2. Sözcük Anlamların Sınıflandırılması

Sözcükler, anlam özelliklerine göre dört ana gruba ayrılır:

2. Temel Anlam (Gerçek Anlam)

Temel anlam, sözcülüğün akla gelen ilk, gerçek ve doğrudan karşılığıdır.

Örnek:

  • “Boğaz” sözcüğü, insan vücudundaki organ anlamında kullanıldığında temel anlamdadır.
  • “Ateş” sözcüğü, yanıcı cisim ve ısı anlamında kullanıldığında da temel anlam taşır.

Temel anlamda sözcükler, somut ve gerçek varlıkları ifade eder.

3. Yan Anlam

Yan anlam, sözcüğün temel anlamıyla şekil veya işlev benzerliği olan anlamdır.

Örnekler:

  • “Boğaz” sözcüğü, coğrafyada geçit anlamında kullanıldığında yan anlamdadır.
  • “Ateş” sözcüğü, vücut ısısı anlamında kullanıldığında yan anlam kazanır.

Yan anlam, sözcüğün gerçek anlamından sapmadan yeni, farklı ama ilgilendirilebilir anlamlar kazanmasıdır.

4. Mecaz Anlam

Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından farklı ve soyut anlamlarda kullanılmasıdır.

4.1. Benzetme İlgisi Olmayan Mecaz Anlamlar

Bir sözcüğün başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır.

Örnekler:

  • “Göz” sözcüğü, parça-bütün ilgisiyle insan anlamında kullanılır (Ocağımıza göz düştü).
  • “Fırça” sözcüğü, sanatçı anlamındadır (Önemli fırçalardan biriydi).

4.2. Benzetme İlgisiyle Oluşan Mecazlar

Bir sözcüğün görünüş veya özellik benzetmesiyle kullanılmasıdır.

Örnek:

  • “Zeytin gibi kapkara gözleri vardı” ifadesinde zeytin rengi gözlere benzetilmiş.

4.3. Somut Anlamlı Sözcüklerin Soyutlaştırılması

Soyut kavramların somut sözcüklerle anlatılamaz.

Örnekler:

  • “Kırmak” kelimesi, incitmek anlamında kullanılmıştır (Davranışları beni çok kırdı).
  • “Ağır” sözlüğü, sorumluğu somutlaştırmak için kullanılmıştır (Omzunda ağır bir sorumluğ var).

4.4. Kişileştirme

Cansız varlıklara insan özelliklerin verilmesidir.

Örnek:

  • “Hırçın dalgalar kıyıya vurdu” cümlesinde dalgalara insana özgür özellikler atfedilmiştir.

4.5. Duyular Arası Aktarma

Bir duyuyla ilgili sözcüğün başka bir duyuyla bağlantılı olarak kullanılmasıdır.

Örnek:

  • “Tatlı bir bakış” ifadesinde tat alma duyusu görme duyusuna aktarılmıştır.

5. Terim Anlam

Terim anlam, belirli bir uzmanlık alanına ait sözcüklerin taşıdığı anlamdır.

Örnek:

  • “İç açıları” ifadesi, matematikte üçgenin açıları anlamında terimdir.

Terim anlam genellikle bilim, sanat, spor gibi alanlarda kullanılır.

6. Sözcük Gruplarında Anlam

6.1. Deyimler

Deyimler, anlamı kalıplaşmış, içinde sözcük değişikliği yapılamayan söz öbekleridir. Genellikle mecaz anlam taşırlar.

  • Örnek: “Ateş püskürmek” deyimi, öfke anlamındadır.

6.2. Dolaylamalar

Bir varlığın birden çok sözcükle anlatılmasıdır.

  • Örnek: “File bekçisi” aslında “kaleci” demektir.

6.3. Güzel Adlandırma

Söylenmesi hoş olmayan bir kavramın daha güzel bir ifadeyle anlatılmasıdır.

  • Örnek: “İnce hastalık” yerine “verem” kullanılır.

7. Sözcükler Arası Anlam İlişkisi

Sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri vardır. Bunlar, sınavlarda çokça karşılaşılan konulardandır.

7.1. Eş Anlamlılık

Yazılımları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan kelimeler.

  • Örnek: “Yanıt” ve “cevap”, “sonuç” ve “netice”

7.2. Yakın Anlamlılık

Anlamları arasında çok az fark olan, yazılım ve okunuşları farklı kelimeler.

  • Örnek: “Darılmak” ve “küsme”

7.3. Zıt Anlamlılık

Birbiriyle tamamen çelişen anlamlara sahip kelimeler.

  • Örnek: “Siyah” ve “beyaz”, “güzel” ve “çirkin”, “hafif” ve “ağır”

7.4. Sesteşlik (Eşseslilik)

Okunuşları ve yazılımları aynı, anlamları farklı kelimeler.

  • Örnek: “El” sözcüğü, “başkaları” anlamında ve “organ” anlamında kullanılır.

Sorular

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
A) Çekmecenin gözü açık kalmıştı.
B) Gümüş değerli bir madendir.
C) Elbisenin astarı çekmişti.
D) Bütün tabakları yıkarken kırmıştı.
E) Sen de onunla konuşacak yürek yok.

2) İçeriye birden o girince lafı değiştirdi.
Cümlesindeki altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Konuşmak istediklerini konuşamıyor, aynı şeyleri anlatıp duruyordu.
B) Ne konuştuğunu bilmeyen birini dinlemek çok zor.
C) Etrafındakileri kızdırdığını anlayınca konuştuklarını çevirdi.
D) Onu buraya getirmemeliydin, devamlı pot kırıyor.
E) Olayları dayısına kızdırmayacak şekilde anlatıyordu.

3) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim anlamına uygun kullanılmamıştır?

A) Birbirlerine çok yakındılar, içtikleri su ayrı gitmezdi.
B) Sınavı iyi geçtiği için çok sevinçliydi, etekleri zil çalıyordu.
C) Çok çalışkan biriydi, taşı sıksa suyunu çıkarırdı.
D) İçindekileri dışa yansıtan, içten pazarlıklı biriydi.
E) Büyük güçlüklere katlanarak dişini tırnağına takıp bugünlere gelmişti.

4) “Kızgınlık duygular arasında maskesini en çabuk indiren, kendini hemen gösterendir. Onu tanımayan, onu görmeyen, onu dokunmayan yok gibidir.”
Bu cümlede geçen maskesini en çabuk indiren sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kısa zamanda yalın, olduğu gibi görünen.
B) Göründüğünden farklı olan.
C) Duruma göre kendini değiştiren.
D) Değişik yönleri bulunan.
E) Zaman içinde kendiliğinden değişen.

5) Aşağıdaki cümlelerde dokunmak sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır?

  • Hakkında söylenenler ona çok dokundu.
  • Dün akşam yedikleri dokunmuştu.
  • Suya sabuna dokunmadan yaşardı.
  • Sokak çocuğuna şefkatle dokundu.
  • İhtiyarın durumu ona çok dokundu.

A) 1  B) 2  C)3  D)4  E) 5

6) Aşağıdakilerin hangisinde somut bir kavramın soyut bir kavram yerine kullanılmasına örnek vardır?

A) Arkadaşların çok tatlı insanlar dedi.
B) Çok konuşan fakat az düşünen biriydi.
C) Zayıflamak için her akşam spor yapıyordu.
D) Olanları düşündükçe gülüyordu.
E) Senin adına telefon etmeni bekliyordu.

7) Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangi ikisi anlamca birbirine en yakındır?

  • I. Hemen hemen yazıyı bitirdi.
  • II. Bu çocuk taş çatlasa 25 yaşındadır.
  • III. Arada sırada kahveye de uğrardı.
  • IV. Yılda bir onu buralarda görürdük.
  • V. Yapacağı işten en fazla %30 kâr edebilir.

A) I ve III B) II ve IV C) III ve IV D) II ve V E) I ve II

8) “Eserlerinde kahramanlarını ete kemiğe büründüren başarılı bir yazardı.”
Cümlesinde ete kemiğe büründüren sözcüğüyle kullanılmak istenen anlam aşağıdakilerin hangisidir?

A) Kahramanları içimizden biri olarak göstermek.
B) Olayları daha çekici hale getirmek.
C) Romandaki kahramanları ön planda tutmak.
D) Yazarken özgün ve yaratıcı olmak.
E) Roman kahramanına okuyucuya özgün nitelikler kazandırmak.

9) Dolaşmak sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde verilen anlamına uygun kullanılmamıştır?

A) Birçok kişi tarafından söylenmek. — Etrafta seninle ilgili söylentiler dolaşıyor.
B) Belli bir amaçla bir yeri gezmek. — Çırağan Sarayı’nı birlikte dolaştık.
C) Yolu uzatmak. — Adresi bulamayınca dolaşmak zorunda kaldılar.
D) Heyecanlanmak, panik yapmak. — Saçları kullandığı şampuandan dolaşmıştı.
E) Müzikle uğraşmak. — Notaların üzerinde parmakları ustaca dolaşıyordu.

10) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemi oluşturan sözcükler tek başlarına kullanılmaz?

A) Giydiği eski püskü kıyafetlerle etrafta geziniyordu.
B) Sınıfta hiç ses seda çıkmıyordu.
C) Bir sürü ıvır zıvır işle uğraşıyorsun.
D) Annenle az çok konuşmalısın.
E) Annenle doğru dürüst konuşmalısın.

CEVAPLAR

  1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
    Doğru cevap: E şıkkı — “Sen de onunla konuşacak yürek yok.” Buradaki “yürek” mecaz anlamda cesaret ve korkusuzluk anlamındadır.
  2. “İçeriye birden o girince lafı değiştirdi.” cümlesindeki altı çizili sözün anlamı aşağıdakilerden hangisinde vardır?
    Doğru cevap: C şıkkı — “Etrafındakileri kızdırdığını anlayınca konuştuklarını çevirdi.”
  3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim anlamına uygun kullanılmamıştır?
    Doğru cevap: D şıkkı — “İçindekileri dışa yansıtan, içten pazarlıklı biriydi.” Cümlede deyimin anlamına uygun olmayan kullanım vardır.
  4. “Maskesini en çabuk indiren” ifadesiyle anlatılmak istenen nedir?
    Doğru cevap: A şıkkı — “Kısa zamanda yalın, olduğu gibi görünen.”
  5. “Dokunmak” sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır?
    Doğru cevap: D şıkkı — Sözcük 4 farklı anlamda kullanılmıştır.
  6. Somut bir kavramın soyut bir kavram yerine kullanıldığı cümle hangisidir?
    Doğru cevap: A şıkkı — “Arkadaşların çok tatlı insanlar dedi.”
  7. Yukarıdaki cümlede geçen altı çizili sözcükten anlamca birbirine en yakın olan ikisi hangileridir?
    Doğru cevap: B şıkkı — İkinci (“Bu çocuk taş çatlasa 25 yaşındadır.”) ve dördüncü (“Yılda bir onu buralarda görürdük.”) cümleler.
  8. “Ete kemiğe büründüren” sözcüğüyle anlatılmak istenen anlam nedir?
    Doğru cevap: A şıkkı — “Kahramanları içimizden biri olarak göstermek.”
  9. “Dolaşmak” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde anlamına uygun kullanılmamıştır?
    Doğru cevap: D şıkkı — “Heyecanlanmak, panik yapmak.” anlamı yanlış kullanım.
  10. İkilemi oluşturan sözcükler tek başlarına kullanılmadığı cümle hangisidir?
    Doğru cevap: C şıkkı — “Bir sürü ıvır zıvır işle uğraşıyorsun.”
Başa dön tuşu