Gereksiz Sözcük Kullanılması (Anlatım Bozukluğu)

Gereksiz Sözcük Kullanılmasından Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları

Cümlenin anlam varlığına bir şey katmayan her sözcük gereksizdir. Bu sözcükler cümleden çıkarıldığında anlamda değişim, daralma görülmez.

Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.

1. Eş anlamlı (anlamdaş) kelimelerin bir arada kullanılması

Eş anlamlı (anlamdaş) sözcüklerin aynı cümle içerisinde kullanılması anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnekler:

  • Sene 2010 yılıydı ve ben İzmir’deydim.
  • Ana, temel konumuzu, sorunumuzu, meselemizi münakaşa edip tartışarak bir çözüm yolu bulabiliriz.
  • Tüm insanların ve insanlık aleminin sulh ve barış içinde yaşamasını dileriz, temenni ederiz.
  • Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.
  • Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.
  • Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.
  • Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.
  • Ben çok varlıklı, zengin biri değilim.
  • Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.

2. Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması:

Bu tür anlatım bozukluğunda anlamdaş sözcük bulunmasa da sözcüğün taşıdığı anlamı, başka sözcüklerin veya eklerin karşılaması söz konusudur.

Örnek-1

  • “Satıcı burnu havadakendini beğenmiş biri.”

cümlesinde “burnu havada” sözünün verdiği anlamla “kendini beğenmiş” sözünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede bu iki sözden biri gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.

Örnek-2

  • Yaklaşık beş yıl kadar Ankara’da oturduk.”

cümlesindeki “yaklaşık” sözcüğü ile “kadar” sözcüğü cümleye aynı anlamı katmıştır. Bu nedenle bu iki sözcükte biri cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.

Örnek-3

Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.

  • Dışarı çıkmak istediğini kulağıma alçak sesle fısıldadı.”

cümlesindeki “fısıldadı” sözcüğü zaten “alçak sesle” yapılan bir eylemdir. Bu nedenle ayrıca bir “alçak sesle” sözüne gerek yoktur. Bu nedenle bu söz cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.

Örnek-4

  • “Eve arkadaşı ile birlikte geldi.”

cümlesindeki ile edatı cümleye birliktelik anlamı kattığı için ayrıca “birlikte” sözcüğüne gerek yoktur. Bu nedenle bu sözcük cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.

Örnek-5

  • “Herkesi eleştirip tenkit etmek bize hiçbir yarar sağlamaz.”

cümlesinde “eleştirip” sözcüğünün verdiği anlamla “tenkit etmek” sözcüğünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede “eleştirip” sözü gereksizdir.

Örnek-6

  • “Böyle yüksek sesle bağırmana gerek yok, sağır değilim.”

cümlesinde “bağırmak” zaten yüksek sesle konuşmak anlamındadır. Öyleyse bu sözün anlamı içinde bulunan “yüksek sesle” sözüne gerek yoktur.

Örnek-7

  • Kısa ve bodur ağaçlar Torosların sevimli cüceleridir.
  • Doğrusu ⇒ Bodur ağaçlar Torosların sevimli cüceleridir.

“bodur” zaten “kısa”lığı da içerir, dolayısıyla “kısa”ya gerek yoktur.

Örnek-8

  • Yaklaşık bir haftaya yakın, hiç ara vermeden aynı şarkıyı defalarca dinledi.
  • Doğrusu ⇒ Yaklaşık bir hafta, ara vermeden aynı şarkıyı dinledi.

“Yaklaşık” sözcüğü kullanıldığı için “yakın” sözcüğü; “ara vermeden” fiilimsisi kullanıldığı için “hiç” sözcüğü ve “aynı şarkı” söz konusu olduğu için “defalarca” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.

Örnek-9

  • Geceler boyu uyuyamamamın nedeni senin sevgindendir.
  • Doğrusu ⇒ Geceler boyu uyuyamamamın nedeni senin sevgin(dir).

“den” eki bu cümlede sebep bildirmektedir. Bu durumda ya “neden” sözcüğünü ya da “den” ekini kullanmamak gerekir.

Örnek-10

  •  Otobüslerin durak yerlerinin değiştirilmesi gündemimizdedir.
  • Doğrusu ⇒ Otobüslerin duraklarının değiştirilmesi gündemimizdedir.

“durak” zaten yer bildirir, o halde “yer” sözcüğüne gerek yoktur.”

Örnek-11

  •  Birazdan güneş, sarı saçlarını toplayarak battı batacak.

Ya “birazdan” sözcüğü kaldırılmalı ya da “battı batacak” ikilemesi “batacak” şeklinde söylenmelidir.

Örnek-12

  • Dışarıda yağmur yağıyor diye kimse evinden ayrılmıyordu.

“yağmur” zaten “dışarıda” olur, “dışarı” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.

Örnek-13

  • Ona neredeyse kızarcasına baktı.

“kızarcasına” sözcüğü zaten “neredeyse, gibi” anlamlarını katmıştır, o nedenle de “neredeyse” sözcüğüne gerek yoktur.

Örnek-14

  • Güneşin tepeye çıkmasıyla sular geriye çekildi.

“geriye” sözcüğünü kaldırdığımızda anlam bozulmadığı için bu sözcük gereksizdir.

Örnek-15

» Bir cümlede fiilimsinin gereksiz kullanılması anlatımı bozar.

  • Yaklaşık olarak on yıldır bu işi yapıyordu. (Yanlış)
    Yaklaşık on yıldır bu işi yapıyordu. (Doğru)

Fiilimsi olan “olarak” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır, cümleden çıkarıldığında anlam bozulmamaktadır.

  • Bu odanın bir düzene girmesi için ya bu koltuğun kaldırılması ya da şu dolabın kaldırılması gerekli. (Yanlış)
    Bu odanın bir düzene girmesi için ya bu koltuğun ya da şu dolabın kaldırılması gerekli. (Doğru)

Aynı fiilimsinin kullanılması gereksizdir. İlk fiilimsinin kaldırılması gerekir.

  • Sabırlı olan insanların ömrü daha uzundur. (Yanlış)
    Sabırlı insanların ömrü daha uzundur. (Doğru)

“olan” fiilimsisi gereksizdir.

  • İhtiyar adam, kimsesi olmayan ve hasta biriydi. (Yanlış)
    İhtiyar adam, kimsesiz ve hasta biriydi. (Doğru)

Fiilimsinin yerine ek kullanılabiliyorsa o fiilimsi gereksizdir. “kimsesi olmayan” yerine “kimsesiz” diyebiliriz.

» (Dikkat!) Bir cümlede fiilimsinin eksik olması da anlatımı bozar.

Örnekler:

Yaralı ve yaralı olmayanların sayımı için görevlendirildim. (Yanlış)
– Yaralı olan ve yaralı olmayanların sayımı için görevlendirildim. (Doğru)

Dürüst ve dürüst olmayanları bildiğini kimseye fark ettirmiyordu. (Yanlış)
– Dürüst olan ve dürüst olmayanları bildiğini kimseye fark ettirmiyordu. (Doğru)

Oralarda havanın çok soğuk ama temiz olmadığını söylüyordu. (Yanlış)
– Oralarda havanın çok soğuk olduğunu ama temiz olmadığını söylüyordu.

Çocuğun durmadan içeri dışarı çıkması hastalanmasına yol açtı. (Yanlış)
– Çocuğun durmadan içeri girip dışarı çıkması hastalanmasına yol açtı. (Doğru)

3) Edat ve Bağlaçların Gereksiz Kullanılması

Bir cümlede aynı anlama gelen edat veya bağlaçların birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

  • Ama geldiğimiz karmakarışık yolları ise kimse hatırlamıyordu.
  • Ancak, ne var ki işler yolunda gitmedi.
  • Öyleyken, biz gene de vazgeçmedik mücadeleden.
  • Sanki apartmanda kimse yok gibiydi.
  •  Gözlerini ve sözlerini ve de ellerini hatırlıyorum yavaş yavaş.

4) Yardımcı Fiilin Gereksiz Kullanılması

Türkçede doğrudan fiil olarak çekimlenebilecek bir kelimenin yardımcı fiil alarak çekimlenmesi yanlıştır. “Etmek, olmak, eylemek, kılmak … ” yardımcı fiillerinin yerine bir ek getirilebiliyorsa o yardımcı fiil gereksizdir. Yardımcı fiilden önce gelen isim soylu sözcük, fiil olarak çekimlenebiliyorsa, sözcük grubundaki yardımcı fiil gereksiz kullanılmıştır.

Örnekler:

• Boşuna umut etme oraya gelmeyeceğim.
— Boşuna umutlanma oraya gelmeyeceğim. (Doğrusu)

• Benden kuşku etmemelisin.
— Benden kuşkulanmamalısın. (Doğrusu)

• Senin düşüncelerin hiçbir zaman bana etki etmez.
— Senin düşüncelerin hiçbir zaman beni etkilemez. (Doğrusu)

• Bu işi onun yapabileceğinden şüphe etmiyorum.
— Bu işi onun yapabileceğinden şüphelenmiyorum. (Doğrusu)

• İnsanı çileden çıkaran bu durumu kabul edemiyor, isyan ediyordu.
— İnsanı çileden çıkaran bu durumu kabullenemiyor, isyan ediyordu. (Doğrusu)

Umut ediyorum ki her şey yoluna girecek.
Umuyorum ki her şey yoluna girecek. (Doğrusu)

! Yardımcı fiilin yanlış kullanılması anlatımı bozar.

• Bu gece hastanede üç kişi doğum etti.
— Bu gece hastanede üç kişi doğum yaptı. (Doğrusu)

Diğer Örnekler:

! Gereksiz olan (cümleden çıkarılması geren) sözcükler kırmızı renkle gösterilmiştir.

  • Geleceğe dair öngörülerimizi raporumuzda maddeledik.
  • Yönetimden iki üye aday olarak gösterildi.
  • Aşağı yukarı dört beş yıldır görüşemiyorduk.
  • İnsanlar birbirleriyle karşılıklı dayanışma içinde olmalıdır.
  • Sular 24 saat süresince verilemeyecek.
  • Vergiyi, sürenin en sonuncu gününde yatırdık.
  • Şirketteki mevcut ikilik günden güne büyüyor.
  • Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.
  • Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.
  • Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.
  • Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.
  • Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar.
  • Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı.
  • Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü.
  • Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim.
  • “İki kardeşten en küçüğü arkadaşımdı.”
  • “Bilgili insanlardan yararlanmayı, istifade etmeyi bilmeliyiz.”
  • Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
  • Bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.
  • Onlar da beş yıldır karşılıklı mektuplaşıyorlar.
  • Geçmişteki hatıralardan bir şikayetim yok.
  • Ülkemizin sorunları bitmiyor, tükenmiyor.
  • O günleri daha henüz dün gibi hatırlıyorum.
  • Bu gece ısı sıfırın altında eksi beş derece olacak.
  • Gülmesinin nedeni bugün iyi bir haber almasındandır.
  • Onunla ilk tanışmamızı unutamam.
  • Dün gece uyurken gördüğü rüyayı anlattı.
  • Sanki dalgasız bir deniz gibiydi yüzü.
  • Sana söyleyeceğim bu gizli sırlarımı kimseye söyleme.
  • Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
  • Havada beyaz kar taneleri uçuşuyor.
  • Bu iş yerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
  • Sınav yaklaştıkça öğrencilerin heyecanı gittikçe artıyor.
  • Galiba başka çaresi de yok gibi görünüyor.
  • Sınıfın boyu en kısa öğrencisini arkaya oturtmuşsun.
  • Yaşlı adam söz almak için oturduğu yerden ayağa kalktı.
  • Dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılıyor ki bu iş uzun sürecek.
  • Artık bundan sonra oraya gitmene gerek kalmadı.
  • İki kardeşten en küçüğü okula gitmiyordu.
  • Bu saatte oraya yalnız gidemem; seninle birlikte gitmek istiyorum.
  • İşte seninle bu yüzden dolayı konuşmak istemiyorum.
  • Niçin böyle yüksek sesle bağırıyorsun ki?
  • Biz onlara iki günde bir, gün aşırı giderdik.
  • Yorulmamıza rağmen basamaklardan yukarı hızlı hızlı çıkıyorduk.
  • Türkçede Arapça ve Farsça dillerinden gelmiş sözcükler vardır. (Arapça ve Farsça’dan…)
  • Böyle havalarda eve bir tane bile ekmek götürmeyi unutur.
  • Kadın, küçük çocuğa yaklaşarak senden büyük ağabeyin var mı diye sordu.
  • Yarınki toplantıda ülkenin ekonomik ve iktisadi problemleri tartışılacak.

Örnek Soru:

Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?

A) Kitaplarını raflara düzgün bir biçimde yerleştir.
B) Dolabın içine yaş pastadan geriye kalanı da koydu.
C) İki genç birbirleriyle gizli gizli işaretleşiyordu.
D) Sevinçten, etekleri zil çalıyordu haberi duyanların.
E) Ömrünün önemli bir kısmını bilimsel çalışmalara ayırmıştı.

CEVAP: A seçeneğinde “biçimde”; B’de “geriye”; C’de “birbirleriyle”; D’de ise “sevinçten” sözcüklerinin gereksiz kullanılması anlatım bozukluklarına yol açmıştır. Doğru seçenek E’dir.