Eklerle İlgili Yanlışlıklar

Eklerle İlgili Yanlışlıklar – Anlatım Bozuklukları

Sözcüklere getirilen yanlış ve gereksiz ekler veya cümlede eklerin eksik olması anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnek-1

Cümlede eklerin eksik kullanılması cümlenin anlatımını bozar.

  • Her ülke, dünya devletleri arasında önemli bir yer edinmek için, ekonomik açıdan gelişmesi gerekir. (Yanlış)
  • Her ülkenin, dünya devletleri arasında önemli bir yer edinmek için, ekonomik açıdan gelişmesi gerekir. (Doğru)

cümlesinde “gelişmesi” sözcüğündeki iyelik ekinin, sözcüğü nereye bağladığı belli değil; “kimin gelişmesi gerekir?” diye sorarsak “ülkenin” cevabı gelir. Öyleyse “ülke” sözcüğüne ilgi eki/tamlayan eki (-in) getirilmelidir.

Örnek-2

Cümlede eklerin gereksiz kullanılması da cümlenin anlatımını bozar.

  • Sanatçının, topluma yararlı bir kişi olmak için, eserinde mutlaka toplum sorunlarına yer vermelidir.
  • Sanatçı, topluma yararlı bir kişi olmak için, eserinde mutlaka toplum sorunlarına yer vermesi gerekir. (Doğrusu)

cümlesinde “yer veren kim?” sorusuna “sanatçı” cevap verir. Oysa cümlede “sanatçının” denmiş. Ya bu sözcükteki ilgi eki kaldırılmalı ya da yüklem “vermesi gerekir” şeklinde değiştirilmelidir.

  • “Bütün gün televizyon izlemesinin nedeni hayatın gerçekliğinden biraz olsun uzaklaşmak istemesindendir.”
  • “Bütün gün televizyon izlemesinin nedeni hayatın gerçekliğinden biraz olsun uzaklaşmak istemesidir.” (Doğrusu)

Yüklemdeki “-den” hal ekinin gereksiz kullanılması anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.

Örnek-3

Cümlede öğeleri ortak olarak kullanan etken ve edilgen fiiller bir arada bulunmaz.

Birleşik cümlelerde veya sıralı cümlelerde aynı özneyi alan yüklemlerin her ikisi de etken veya her ikisi de edilgen olmalıdır.

  • Senin en beğendiğim yanın, derslerine düzenli çalıştığındır.
  • Senin en beğendiğim yanın, derslerine düzenli çalışmandır. (Doğrusu)

Yukarıdaki cümlede sözcükleri birbirine bağlayan ekler yanlış kullanılmıştır; “beğendiğim… çalıştığındır” olmaz.

  • Bütün yemekleri hazırlayıp bir kenara koyulmalıdır.
  • Bütün yemekler hazırlanarak, bir kenara koyulmalıdır. (Doğrusu)
  • Bütün yemekler hazırlanıp, bir kenara koyulmalıdır. (Doğrusu)

cümlesinde “hazırlamak” etken, “koyulmalıdır” edilgen fiillerdir. Bunların aynı öğelerle kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur. Cümle; “Bütün yemekler hazırlanarak/hazırlanıp, bir kenara koyulmalıdır.” şeklinde düzenlenirse bozukluk giderilir.

  • Hafta sonları, sinemaya gittik, film izlendi.
  • Hafta sonları, sinemaya gittik, film izlendik. (Doğrusu)
  • Hafta sonları, sinemaya gidildi, film izlendi. (Doğrusu)

Bu sıralı cümlede ilk yüklem etken, ikinci yüklem edilgen olduğundan çatı uyuşmazlığı söz konusudur. Bu cümle ya tamamen etken ya da tamamen edilgen olmalıdır: “… gittik, izledik” veya “ … gidildi, izlendi.”

  • Bilgisayar onarıp geri gönderildi.
  • Bilgisayar onarılıp geri gönderildi. (Doğrusu)
  • Bilgisayar onarılarak geri gönderildi. (Doğrusu)

Fiilimsilere gelen çatı eklerinin cümledeki diğer fiilimsi ve fiillerle (yüklemle) uyum içinde olması gerekir. Bu cümlede yüklem (gönderildi) edilgendir, dolayısıyla fiilimsinin de (onarıp), edilgen (onarılıp veya onarılarak) olması gerekir.

Ayrıca bakınız Çatı Uyumu/Uyuşmazlığı Nedir?

Örnek-4

  • Çocukların oyun oynadıkları alanlar geliştirilmeli.
  • Çocukların oyun oynadığı alanlar geliştirilmeli. (Doğrusu)

Çokluk ekinin gereksiz kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar. Bu cümlede tamlanan işlevi gören “oynadıkları” sözcüğündeki çokluk ekine gerek yoktur. Bunun yerine “oynadığı” denmelidir.

Örnek-5

  •  Bu yollar pek çok kimseler için aşılması mümkün olmayan engellerdi.
  •  Bu yollar pek çok kimse için aşılması mümkün olmayan engellerdi. (Doğrusu)

Bu cümledeki  “pek çok” sözünde zaten çokluk anlamı vardır, “-ler” çokluk eki gereksizdir. “-ler” çokluk eki kaldırıldığında anlatım bozukluğu giderilmiş olur.

Örnek-6

Sıralı isim cümlelerinde ek-fiilin kullanılmaması da bazen anlatım bozukluğuna neden olur.

  • O yaşlı şair geleneklere bağlı, ama yeniliklere kapalı değildi.
  • O yaşlı şair geleneklere bağlıydı, ama yeniliklere kapalı değildi. (Doğrusu)

cümlesinde iki yargı vardır: Şairin geleneklere bağlı olduğu, aynı zamanda yeniliklere de kapalı olmadığı, oysa cümlede “bağlı” sözü yüklem gibi kullanılmadığından “değildi” edatına bağlanıyor ve böylece şairin geleneklere bağlı olmadığı anlamı çıkıyor. Bunu engellemek için “bağlı” sözü “bağlıydı” şekline getirilmelidir.

  • Çok zor durumda; ama çaresiz değildi.
  • Çok zor durumdaydı; ama çaresiz değildi. (Doğrusu)

Bu cümlede ek fiilin olumsuzu olan “değil” ekinin, birinci cümleyle ortak kullanıldığı görünümü vardır. Bu durumda cümle “Çok zor durumda değildi; ama çaresiz değildi.” şeklinde anlamsızlaşmaktadır. Bu cümle, “Çok zor durumdaydı; ama çaresiz değildi.” şeklinde ek fiil eklenerek düzeltilebilir.

  • Bakışları güzel; ama dostça değildi. (Bakışları güzeldi; ama dostça değildi.)
  • Hava açık; ama sıcak değildi. (Hava açıktı; ama sıcak değildi.)

Örnek-7

  • Her insan, çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir. (insanın)

cümlesinde “göstermesi” kelimesindeki iyelik ekinin sözcüğü nereye bağladığı belli değildir; çünkü, “Kimin gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir?” diye sorarsak “Her insanın…”cevabını alırız. Demek ki “insan” kelimesine ilgi eki “-in” getirilmelidir. Cümlenin doğrusu şöyle olur: Her insanın, çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir.

Örnek-8

Bir cümlede aynı görevi üstlenen fiilimsiler aynı eklerle türetilmelidir.

  • Tahtaya yazılıp ve sonra da kısmen silinmiş yazıları okumaya çalıştı. (Yanlış)
  • Tahtaya yazılan ve sonra da kısmen silinen yazıları okumaya çalıştı. (Doğru)

Fiilimsiler, “yazılan ve silinen” şeklinde aynı sıfat-fiil eklerini almalıdır.

  • Koşmak ve yürüyüş sağlığımız için önemli sporlardandır. (Yanlış)
  • Koşmak ve yürümek sağlığımız için önemli sporlardandır. (Doğru)

Cümledeki fiilimsiler “koşmak ve yürümek” şeklinde aynı fiilimsi ekleriyle kullanılmalıdır.

Diğer Örnekler:

  • Bu semtteki oturan herkes Bakkal Şakir’i tanır. (-ki eki gereksiz)
  • Beni mutlu eden dostlarımın geldiğidir. (gelmesidir şeklinde olmalı)
  • Bizim terasta manzara çok güzel görünür. (terastan şeklinde olmalı)
  • Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir. (başarılarıyla)
  • Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır. (kazanmasıdır)
  • Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı. (yapılmaya)
  • Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir. (kazanabilmek – girebilmektir)
  • Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır. (çocuklarıdır)
  • Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır. (yaşantısıyla)
  • Fuzuli’nin bu şiiri, vefasız sevgililerin elinden çeken aşıkların sesini buluruz. (şiirinde)
  • Türkçede ilk tiyatro yapıtları, Batı’dan gelen çeşitli tiyatro kumpanyaları sonucunda gelişti. (-de hal eki gereksiz; Türkçe yeterli)
  • Bu yazarın sözleri, ülkemizde en çok okunan bir dergide okuduk. (hâl eki eksik; “sözlerini” şeklinde olmalı.)
  • Ünlü sanatçının bize son bestesindeki duyduğumuz heyecanı aratmayacak bir beste yapmasını bekliyoruz. (-ki eki gereksiz; “bestesinde” şeklinde olmalı)
  • Konser alanı kalabalık ve havasızdı. (Bir cümlede aynı kişi ve zaman eklerinin tekrarlanması anlatım bozukluğuna sebep olur. Cümle, “Konser alanı kalabalık ve havasızdı.” şeklinde olmalı.
  • Uzanmışım ve uyuyakalmışım. (Bu cümlede kişi/şahıs ekinin tekrarı anlatımı bozmuştur. Cümle, “Uzanmış ve uyuyakalmışım.” şeklinde olmalı.
  • Yiyecekleri dondurmadan alacaksın buzluktan. (donmadan)
  • İsteğimiz, sınavları kazanmamızdır. (kazanmaktır)
  • Sınavı kazanmasının nedeni çok çalışmış olmasındandır. (olmasıdır)
  • Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olduğundan kaynaklanıyor. (olmasından)