Serveti Fünun Edebiyatında Tiyatro

Serveti Fünun Edebiyatında Tiyatro

Servetifünuncular

Tiyatro, doğrudan toplum yaşamını dile getiren ve topluma seslenen bir türdür. Servetifünuncular kendi düşüncelerini yansıtan oyunların bu dönemde oynanmasına izin verilmeyeceğini bildikleri için tiyatro eseri yazmamışlardır.

• Bu dönemde tiyatro sahnelerinde tuluat kumpanyaları temsiller vermiş, bu temsiller 1908’e kadar sürmüştür.

• Servetifünuncular 1908’den sonra bazı tiyatro eserleri ortaya koymuşlardır. Ancak Servetifünuncuların bu piyesleri diğer türlere göre oldukça zayıftır. Bu denemelerde konuşma diline yaklaşmak için çaba gösterilmiş; eserlerde evlenme, boşanma ve kadınların medeni hakları gibi konular işlenmiştir.

Hüseyin Suat, Servetifünuncular içinde tiyatroyla en çok ilgilenen sanatçıdır. Başarılı bir tiyatro dili olan sanatçının “Şehbal Yahut İstibdadın Son Perdesi” (1908), “Deva-yı Aşk” (1910) gibi eserleri vardır.

• Tiyatro alanında bir iki eser veren Halit Ziya, bu türde başarılı değildir. Kâbus (1918) adlı dramı ve Fransızcadan adapte ettiği iki tiyatro (Füruzan, Fare) teknik olarak zayıftır.

Mehmet Rauf, roman dışında tiyatro eserleri de yazmıştır; Pençe (1909), Cidal (1911), Diken (1917) eserlerinden bazılarıdır.

Cenap Şahabettin de bir iki eseriyle bu türe katkıda bulunur: Yalan (1911), Körebe (1917).