Empresyonizm (İzlenimcilik) Akımı

Empresyonizm (İzlenimcilik) Akımı Özellikleri, Temsilcileri

Empresyonizm (İzlenimcilik) Akımı

Empresyonizm (İzlenimcilik):

• 19. yüzyılın sonunda Fransa’da ortaya çıkmıştır.

• Edebiyatta ve resimde gelişerek bütün güzel sanatları etkilemiştir.

• Dış dünyada görülen varlığın gerçek yönü değil, kişide bıraktığı izlenimler önemlidir; bu nedenle anlatılan dış dünya değil, dış dünyadaki varlıkların hayale bürünmüş izlenimleridir. Aslında dış âleme, oradaki varlıklara ve nesnelere karşı ilgisizdirler.

• Varlığın sanatçıda içinde bulunulan bağlamda uyandırdığı izlenimler, sanatın öğesi olarak kabul edilmiştir.

• Anlam belirginliğinden çok kapalılık yeğlenmiştir, anlamın yoruma uygun olması beklenmiştir.

• Sanatın amacı birtakım gerçekleri yansıtmak değildir.

• “Sanat için sanat” ilkesi benimsenmiştir.

• Gerçekler kişilere göre değişir ve kişisel değer kazanır.

• Işık ve renk kaynaklı görsel izlenimler, şiirde önemli bir yer tutar.

Empresyonizm Önemli Temsilcileri

Türk Edebiyatında Empresyonizm

Empresyonizm Şiir Örnekleri

Örnek-1

GÖL SAATLERİ

Mukaddeme

Seyr eyledim eşkâl-i hayâtı
Ben havz-ı hayâlin sularında.
Bir aks-i mülevvendir onunçün
Arzın bana ahcâr ü nebâtı.

I
Öğle

Yeşil sularda büyük inciden çiçekler açar.
Gümüş böcekler okur âba bir neşîde-yi hâb,
Durur sevâhilin üstünde, bî-heves, bî-tâb,
Güneş zîyâsını içmiş benât-ı hâb ü serâb..

II
Öğleden Sonra

İçer gümüş kıyılardan remîde âhûlar
Ve onların sesi eyler bütün sükûtu harâb;
Eder bu da’veti, durgun sulardan, istiğrâb
Gürültüsüz ve uzak mâi diğer âhûlar

III
Akşam

Susar meşâcir-i pür-şâm içinde bülbül-i âb,
Sular semâ-yı hayâlâtı eyler istîâb:
Döner bu sâhil-i nîlîye gölgeden kuşlar
Ağızlarında güneşten birer kızıl dür-i nâb.

IV
Gece

Nücûm ü mâhı dökülmüş semânın eşcâra,
Melûl manzaralar şimdi bir gümüşlü sehâb;
Derin sulardaki ecrâmı avlayan kuşlar
Eder havâli-yi pür-nûr-ı mâh-tâba şitâb…

V
Gece Yarısı

Ve ansızın suya etmekle mâh-ı dür sukut
Miyâh-ı ruhumu andırdı safha-yi tâlâb:
O rûh içinde muzî bir garîb nilüfer
Bütün elemlerin üstünde müncelî ter-ü-tâb…

VI
Seher

Ağaçların seheri zirvesinde titreşiyor
Tuyûr-ı fâniye-i âlem-i tahayyül ü hâb.
Semâyı kaplayacak, şimdi, gâzeler gibi nûr
Zavallılar kalacaklar esîr-i ufk u türâb.
Ve onların gözü eyler nücûm-ı fecre itâb,
Ve onların sesi eyler “nihâyet”i işrâb…

Ahmet Hâşim (Göl Saatleri)

Örnek-2:

DESEM Kİ

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lâzım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
(…)

Cahit Sıtkı Tarancı (Otuz Beş Yaş)

Ayrıca bakınız:

EDEBİYAT/KÜLTÜR/SANAT/FİKİR AKIMLARI

Benzer İçerikler:

Başa dön tuşu