Eleştiri Türünün Gelişimi ve Türk Edebiyatında Eleştiri

Eleştiri Türünün Gelişimi ve Türk Edebiyatında Eleştiri

Eleştiri veya tenkit kelimesi Fransızca “critique” kavramının karşılığıdır. Pierre Bayle’nin 1695’te yayımlanan eserinin adı “Dictionnaire historique et critique”dir (Ercilasun, 2004: 11). Eleştirinin karşılığı olarak kullanılan Yunancada “hüküm vermek” manasında kullanılan kelime “krites”tir. Fransızca “critique” de buradan türemiştir. Eski dönemlerde eleştirmen, gramerci, ilolog neredeyse birbirini yerine kullanılan kelimeler iken, sonraları hümanistler “critic” terimini, eski metinlerin baskıya hazırlanması ve düzeltilmesi olarak sınırlandırırlar. Kavramın bugünkü manası ile kullanımı, Avrupa dillerine nüfuz etmesi 17. yüzyılda olur.

Batı edebiyatında Nicolas Boileau, Saint-Beuve, Hippolyte Taine gibi isimler eleştiri türünün gelişiminde katkıları olmuştur.

Türk edebiyatında eleştirinin gelişmesi Tanzimat döneminde gazeteler sayesinde olmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar: ” Tanzimat bizatihi tenkit fikrinden doğmuş bir hareketi” (Tanpınar, 2003: 289) der.

Bizim ilk eleştiri örneklerimiz Namık Kemal neslinin dönemin gazetelerinde kaleme aldıkları yazılardır. Namık Kemal’in 1866’da Tasvir-i Efkar’da yayımlanan “Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhâzâtı Şâmildir” yazısı, Ziya Paşa‘yı tenkit etiği “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” yazıları bizdeki ilk örneklerdendir. Recaizade Mahmut Ekrem’in “Zemzeme Mukaddimesi“, “Takdir-i Elhan”ı, Muallim Naci’nin “Demdeme“si Tanzimat dönemindeki diğer örneklerdir.

Eleştirinin edebi bir tür olarak algılanması ve türün esas gelişmesi Servet-i Fünun dönemidir. Batı’dan özellikle 19. yüzyıl Fransız olguculuğunun önde gelen düşünürlerinden Hippolyte Taine’den yapılan çeviriler Servet-i Fünun dergisinde yayımlanır. Tevik Fikret, Hüseyin Cahit, Mehmet Rauf özellikle de Fransızcası çok iyi olan ve eleştiri türünde adını duyuran Ahmet Şuayp önde gelen eleştirmenlerimizdir.

Cumhuriyet döneminde ise;

Eleştirinin Genel Özellikleri

  • Eleştiri yalnızca eserin olumsuz yönlerinin söylenmesi değildir. Bir eleştiri metni olumlu, olumsuz veya olumlu ve olumsuz yönlerin bir arada verilmesi ile oluşabilir.
  • Eleştiri okurun metin hakkında sağlıklı bilgi almasını sağlamak amacını taşıdığında, olabildiğince tarafsız olmalıdır.
  • Eleştiri yapan kişiye “eleştirmen” denilir. Eleştirmenin eleştiri yapacağı kişi, olay veya durum ile alakalı bilgi birikimine sahip olması gerekir.
  • Sağlıklı bir eleştiri sadece okuyucuya değil, aynı zamanda metin yazarına da tecrübeler kazandırır.
  • Eleştirinin tarihi Eski Yunan’a kadar uzanırken bizdeki ilk tenkit örnekleri Tanzimat döneminde Namık Kemal nesli ile başlar.
  • Eleştiri tarihsel, toplumbilimsel, yaşamöyküsel (biyografik), ruhbilimsel, izlenimsel, eklektik (çok yönlü) olmak üzere altı maddede değerlendirilebilir.

Ayrıca bakınız->

Kaynakça: İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları