Polemik

Polemik Nedir? Polemik Sözcüğünün Anlamları

Polemik terimi Yunanca “savaş , kavga” anlamını taşıyan “polemikos” kelimesinden türemiştir.

Platon “Cumhuriyet” adlı eserinde “Polemarchus” isimli bir karakter yaratmış, polemiği etik tartışmalara götüren bir araç olarak tanımlamıştır.

Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde polemik, ağız dalaşı ve kalem kavgası olarak tanımlanır.

Polemiğe girmek ise yine aynı kaynaklarda siyasi bilimsel ve edebi konularda sert tartışmalara girmek olarak anlatılmaktadır.

Bunun yanında polemiğe kaçmak deyimi vardır ki konudan uzaklaşıp dalaşmak anlamına gelmektedir.

Polemik türleri:

  • Hiciv (Pamphlet)
  • Yergi (Libelle)
  • Propaganda
  • Taşlama (Satire)
  • Manifesto
  • Savaş – Kavga İlanı
  • Kınama (Blame)
Edebiyatta Polemik

Polemik: kalem kavgası, (Os.) mücadele-i kalemiye.

Belli bir konuda iki ya da daha çok kişi arasında dergi ve gazetelerde yürütülen tartışma. Birbirine
karşıt düşünceleri karşılıklı savunma anlamındaki tartışma’dan farkı, saldırgan bir tutumun benimsenmiş olmasıdır. Tartışma bir anlatım biçimidir. Karşıt düşünceyi kanıtlama amacına yöneliktir. Bu nedenle nesnel bir tutumu gerektirir. Polemikte ise öznellik ağır basar.

Servet-i Fünun Döneminde Polemik

Türk edebiyatında polemik ve tartışma Tanzimat’tan sonra görülür. Gazetelerin çoğalması ve yeni bir edebiyat oluşturulmak istenmesi polemik için gerekli ortamı yaratmıştır çünkü. Eski-yeni çatışması, yeniliği savunanların Divan edebiyatına yönelttikleri eleştiriler çevresinde polemiklerin
yoğunlaşmasına yol açar.

Sonraki dönemlerde de edebiyatta hemen her yeni arayış polemiklere konu olmuştur. Ahmet Mithat‘ın Servet-i Fünunculara karşı başlattığı “Dekadanlar” tartışması, Genç Kalemler‘in açtığı “Yeni
Lisan” konusu bu yolda bilinen ünlü örneklerdir.

Cumhuriyet Döneminde Polemik

Cumhuriyet döneminde ise Nazım Hikmet‘in “Putları Yıkıyoruz” başlığı altında Abdülhak Hamit ve Mehmet Emin Yurdakul için yazdığı yazılar (Resimli Ay, Haziran-Temmuz 1929) geniş, çok yanlı bir polemiğe yol açmıştır. Yine Nazım Hikmet’le Peyami Safa arasındaki polemik, zaman zaman yenilenen uzun süreli bir çatışma niteliğine bürünmüştür.

Kökeni Tanzimat dönemine dek uzanan ve değişik boyutlarda, değişik kişilerce günümüzde de sürdürülen polemik konularından biri de dilde yalınlaşma/sadeleşme sorunudur.