İsim-Fiiller (Ad-Eylemler)

İsim-Fiiller (Ad-Eylemler), İsim Fiil Grubu Özellikleri, Örnekleri

İsim-Fiiller (Ad-Eylemler):

Fiillerden;

  • -ma (-me),
  • -mak (-mek),
  • -iş (-ış, -uş, -üş) ekleriyle türetilip isim görevinde kullanılan sözcüklerdir.

Örnek:

  • İnsanların sıkıntılarını dinlemekten hiç bıkmazdı.

Bu cümlede eylem (dinle-), “-mek” ekini alarak isim-fiil olmuştur. Çünkü bu sözcüğe, eylem olumsuzluk ekini getirebildiğimiz gibi, sözcüğün, ad çekim eki olan “-den hal eki”ni aldığını görüyoruz.

» Aşağıdaki örneklerde, koyu yazılan sözcükler isim-fiildir:

  • Babamın ömrü hep bu tarlada çalışmakla geçti.
  • Bugün okula gitmemek için babasının işyerinde çalışıyor.
  • Her sabah parkta biraz yürümeye karar verdim.
  • Ünlü sanatçının, ödül törenine gelmemesine çok kırıldık.
  • Küçük çocuk, buradan trenlerin geçişini seyrederdi.
  • Yoldaki çukurların kapatılmayışı trafiği felç etti.

İsim-Fiillerin Özellikleri ve Dikkat Edilecek Hususlar

1. İsim-fiiller, kalıplaşarak sıfat görevinde kullanılabilir:

Bu tür kullanımda bu sözcükler artık fiilimsi (eylemsi) olmaktan çıkar, sıfat görevinde kullanılmış olur.

Örnekler:

  • Balkonun korkulukları yapma çiçeklerle süslenmişti.
  • Kahvaltıda mutlaka sıkma portakal içerdi.
  • Bazı yazarlar yazılarını takma adla yayımlıyor.
  • Bu evin her odasında bir gömme dolap vardı.
  • Belediye başkanı, karma resim sergisinin açılışını yaptı.

Bu cümlelerde, isim-fiil ekini alan “yapma, sıkma, takma, gömme, karma” sözcükleri, fiilimsi özelliklerini kaybederek “çiçek, portakal, ad, dolap, resim sergisi” adlarını nitelemiş ve sıfat görevinde kullanılmıştır.

2. Bazı fiiller, isim-fiil eklerini alıp kalıplaşarak kalıcı bir biçimde bir varlığa ad olur. Bu sözcükler artık fiilimsi değildir.

Örnekler: dolma, ekmek, çakmak, kavurma, gözleme, dokuma, buluş, yarışma, tartışma, uçurtma…

  • Annemin biber dolması çok beğenilirdi.
  • Çocuk, kovanın dolması için bekliyordu.

Birinci cümlede “dol-” filine gelen “ma” isim-fiil eki, onu kalıcı bir ad haline getirmiş, sözcük, fiil (eylem) anlamını tamamen yitirmiştir. İkinci cümlede ise “dol-” fiili “-ma” isim-fiil ekini almış; ama fiil (eylem) anlamını yitirmemiştir. Böylece ikinci cümledeki “dolması” sözcüğünü “Kovanın çabuk dolmaması çocuğu kızdırdı.” biçiminde, fiil olumsuzluk ekiyle birlikte kullanabilir ve onun fiilimsi olduğunu açıkça görebiliriz.

» Aşağıdaki cümlelerde, isim-fiil ekini aldığı halde bir varlığa ad olarak fiilimsi (eylemsi) özelliğini kaybeden sözcükler koyu olarak yazılmıştır.

  • Geçen yılla yarışmanın galibi bizdik.
  • Bu tartışmadan sonuç çıkmayacağı ortada.
  • Gökyüzü rengârenk uçurtmalarla doluydu.
  • Bu şiir, yepyeni söyleyişle yazılmış.
  • Lokantamızda ev yemekleri yapıyoruz.
  • Kahvaltı için ekmek alman gerekiyor.
  • Misafirlere pilavla kavurma İkram ettiler.
  • Apartmanın çıkışına bekçi kulübesi yapıldı.

3. Fiil olumsuzluk eki “-ma, -me” ile isim-fiil olan “-ma, -me” şekilce benzerlik gösterir, birbirine karıştırılmamalıdır. Bunu cümlenin anlamından fark edebiliriz.

Örnekler:

  • Anıları yazma işini kolay sanırdım. (isim-fiil = fiilimsi)
  • Annem, evin duvarlarına yazı yazma, dedi. (olumsuzluk)

Birinci cümlede “yazma” sözcüğü, isim-fiil ekini alarak fiilimsi olmuştur. İkinci cümlede, “yazma” sözcüğü, emir kipinin 2. tekil kişisi ile çekimlenip olumsuzluk ekim’ (-ma) almış bir eylemdir.

  • Artık konuşmayacağım. (olumsuzluk)
  • Etkili ve güzel konuşma aslında bir zekâ ürünüdür. (isim-fiil = fiilimsi)

4. İsim-fiiller, tamlayan ve tamlanan eklerini alabilirler; fakat bu kullanım her zaman isim tamlaması oluşturmaz.

Örnekler:

  • Odasının temiz olmasına her zaman dikkat ederdi.

Bu cümlede isim tamlaması yoktur. Bir isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da isim soylu olur. Bu cümlede tamlanan olan “olmasına” sözcüğü isim değil fiildir.

  • Teyzemin dolması çok lezzetli olur. (isim tamlaması)

İsim-Fiil Grubu:

Bir isim-fiil (mastar) ile ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimelerin veya kelime gruplarının oluşturduğu yeni gruba isim-fiil grubu denir.

Grubun ana unsuru isim-fiildir ve sonda bulunur. Vurgu isim-fiilden önceki unsurdadır.

Mastar, grupta yüklem görevi yapar. Ondan önce gelen kelimeler de cümlede olduğu gibi özne, nesnetümleç olurlar.

Onu  /   biraz sonra çekeceği acıya  /   hazırlamak
Nesne           dolaylı tümleç                    Yüklem

Seni    /   beyaz çiçekli dallar içinde / sanmak
Nesne              dolaylı tümleç                 Yüklem

Halk sanatına, halk ağzına, halk hayatına / daima / açık olma
Dolaylı tümleçler                                                 zarf       yüklem

Uzun bir ayrılıktan sonra / sılaya / dönüş
Zarf tümleci                            DT.    Yüklem

Etrafına / bir keklik gibi ürke ürke / bakış (ından anladım.)
DT.                             ZT.                       Yüklem

♦ Bu grup, cümle ve kelime grubu içinde isim olarak kullanılır.

  • Etrafına bir keklik gibi ürke ürke bakışından anladım.
  • Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
  • Bir faciadır, böyle bir âlemde uyanmak.

Ayrıca bakınız:

Fiilimsiler
a) İsim-fiiller (Ad-Eylem)
b) Sıfat-Fiiller (Ortaç)
c) Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil, Ulaç)

SÖZCÜK TÜRLERİ: