Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) Konu Anlatımı Pekiştirme Soruları

Söz Sanatları (Edebi Sanatlar) Konu Anlatımı Pekiştirme Soruları

Şiire güzellik katmak, şiirde etkileyiciliği sağlamak, farklılık meydana getirmek, şiirselliğe değişik boyut kazandırmak için şairlerin başvurduğu yollardan biri de söz sanatı, diğer bir ifadeyle edebi sanat kullanmaktır.

TEŞBİH (BENZETME)

Aralarında benzerlik ilgisi bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana benzetmektir.
Benzetmenin dört ögesi var.

Pamuk gibi yumuşak ve apak ellerin.

BENZEYEN: eller
KENDİSİNE BENZETİLEN: pamuk
BENZETME YÖNÜ: yumuşaklık ve bembeyazlık
BENZETME EDATI: gibi

Benzetmenin dört ögesi de varsa TAM BENZETME olur.

  • Dizeyim inci dişlerin gibi seni mısralarıma.
  • 12’ler, ağustos böceği misali çalıp söylerler.
  • Karınca kadar çalışkan kadınlarımız.

Benzetmenin sadece benzeyeni ve kendisine benzetileni söylenirse TEŞBİHİ BELİĞ (Güzel Benzetme) olur.

  • Gider oldum kömür gözlüm elveda
  • Servi boylum al yazmalım
  • Artarak tufan olan bir yağmurdur uykusuzluk
  • Billur bir avize Bursa’da zaman
  • Sanki zifiri karanlıktı gözleri, siyahtan öte siyah.

Örnek Sorular:

1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde dört öğesi de bulunan bir teşbih vardır?
A) Bir çığ gibi büyür öfkeler zamanla
B) Aşkın bedendeki titrek eliyim
C) Kalbim, dili bağlı yetim bir çocuk
D) Yaralı yüreğinle sürgün yolcularındansın
E) Uçurum kenarında bulunur soğuk yürekler

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “benzetme” yoktur?
A) Mavi patiskayı bıçak gibi yırtar gelir gemiler
B) Gece lacivert kanatlı bir kuşa benzer
C) Kapama gözlerini dereler gibi akarım mutsuzluğa
D) Geçit vermez sarp kayalar, biliyordu düşmanı
E) Yürek mühürlü bir kapı gibi kapalı

İSTİARE (EĞRETİLEME)

Bir sözün benzetme amacıyla bir başka söz yerine kullanılmasıdır. Benzeyen ya da kendisine benzetilenin eksik olmasıdır.

Yani EKSİK BENZETME, İSTİARE olur.

AÇIK İSTİARE: Yalnızca KENDİSİNE BENZETİLEN’in olduğu İSTİARE’dir.

Kurban olam
Beşikte yatan kuzuya

(Bebek kuzuya benzetilmiş. Dizelerde kendisine benzetilen KUZU var, benzeyen BEBEK yok.)

  • Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne, ağlama!
  • Aslanlarımız maçta çok güzel oynadı.
  • Güz geldi ağaçlar soyundu gömleği.
  • Karadutum, çatalkaram, çingenem/ Nar tanem, nur tanem

Örnek Sorular:

Semadan damla damla hediyeler düşüyor
Bağlara bahçelere yine mevsim sonbahar

Yukarıdaki şiirde koyu yazılmış kelime grubunda hangi söz sanatı kullanılmıştır?
A) Kinaye
B) Tevriye
C) Teşbih
D) Açık istiare
E) Kapalı istiare

KAPALI İSTİARE

Sadece BENZEYENin kullanıldığı İSTİARE’dir.

Oyuncularımız sahada adeta kükredi.

(Oyuncular aslana benzetilmiş, BENZEYEN OYUNCULAR var, kendisine benzetilen aslan yok.)

KAPBEN
Yanık bir türkü söyler tarlada rüzgâr.
Sözlerin saplama kalbime
Her taraf kırık dökük
Can kafeste durmaz uçar.

Dikkat!

HER KİŞİLEŞTİRMEDE KAPALI İSTİARE VARDIR.
HER KİŞİ KAP
AMA
HER KAPALI İSTİAREDE KİŞİLEŞTİRME OLMAZ!

Örnek: Gözlerinden uyku akıyordu.

Örnek Sorular:

Gönül, kondu bir çiçeğe gece yarısı
Göz görmez oldu, yürek yaralı

1. Yukarıda birinci dizedeki “gönül” sözcüğüyle hangi edebi sanat yapılmıştır?
A) Kinaye B) Mübalağa C) Tevriye D) Kapalı istiare E) Tariz

Vermez selâm o servi hırâmân gelir geçer
Yollarda ömr-i âşık-ı nâlân gelir geçer
2. Bu beyitte altı çizili sözle yapılan edebî sanat aşağıdakilerden hangisidir? (AYT 2020)
A) İstiare B) Tevriye C) Mecazımürsel D) Teşhis E) İntak

İNTAK (KONUŞTURMA)

İnsan dışındaki canlı, cansız varlıkları konuşturma sanatıdır. Özellikle fabllarda sık kullanılan sanattır.

Kurnaz tilki sesini yumuşatarak, ona
Dedi ki: ”Kardeşçiğim artık dostuz;
Müjde getirdim sana in de öpüşelim;
Barış oldu hayvanlar arasında.”

Deniz ve mehtap sordular seni: Neredesin?

Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: İçimde kanayan yara gibisin.
Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim, / Minicik gövdeme yüklü Kafdağı.

Ben bir ayrık otuyum,
Ne buğday amcam, ne pirinç dayım.
Mısırla akraba bile değilim.
Bir yeşermeye göreyim:
Kızmasınlar halim duman.

Örnek Sorular:

Güğüm bir gün testiye,
“Yola çıkalım” dedi.
Testi “Korkarım” dedi.
Evde kalmak istedi.
Bu dörtlükteki en belirgin söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tevriye B) Cinas C) İntak D) Tariz E) Kinaye

MECAZI MÜRSEL (AD AKTARMASI)

Bir sözün benzetme amacı güdülmeden başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
Genellikle SÖZÜ FAZLA UZATMAMAK için bu sanata başvurulur.

İç – Dış İlgisi

Anne, çamaşır kazanı kaynadı, gel!
Ne zamandır evde tencere kaynamıyor.
Bu depoyla Düzce’ye kadar gideriz.

Parça – Bütün İlgisi

O zamanlar bu gazetede usta kalemler vardı.
Üniversitedeki kürsüsünde yıllarca çalıştı.
Motor gece karanlığında yükünü Bartın’a boşalttı.
Bu sahalarda nice altın ayaklar top koşturdu.

Neden – Sonuç İlgisi

Hay mübarek! Bereket yağıyor bereket!

Sanatçı – Eser İlgisi

Davetlilere piyanosuyla Mozart çaldı.
Şimdi de biraz Yunus Emre okuyalım mı?
CD çalarda Müslüm Gürses çalıyordu.

Yer, yön, bölge, çağ – İnsan İlgisi

Eve haber verip geleyim.
Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır.
Ankara bu notaya cevap vermekte gecikmedi.
Adresi bir de şu büfeye sorsak mı?
Sizin işinizi şu masa halleder beyefendi.

1. “Ön sokakta yer yok, arabayı arkaya bırakınız.”
2. “Çocuk kitapları birinci hamura basılmalı.”
3. “Sen bu otobüsle git, ben Bartın’a bineceğim.”
4. “Koştu yokuş aşağı, rengi atmış bir şapka.”
5. “Depremden sonra Düzce, geceyi sokakta geçirdi.”
6. “Marmara’da her yelken / Uçar gibi neşeli.”
7. “Tiyatroda konusunda mahalle beni destekledi.”
8. “Türkiye, Tanzimat’la yüzünü Batı’ya çevirmişti.”

Örnek Sorular:

1. “Nihat’ın golüyle tüm stat ayağa kalktı.“ cümlesindeki altı çizili sözcükteki sanatlı söyleyiş aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
A) Yazar, daha çok hece ölçüsünü kullanmıştır.
B) Siz niçin okula gidiyorsunuz, amacınız ne?
C) Bildiklerini arkadaşınla paylaşman güzel bir şey.
D) Gelecek çağ, sevgi çağı olacaktır.
E) O evine çok bağlı bir insandır.

Canlı bir yüz bana yaklaştı, muhabbetle dolu
2. Altı çizili sözcükteki edebi sanat aşağıdaki dizelerin hangisinde vardır?
A) Bu gelen bir yuvasız kuş gibi pervasızdı
B) Bu engin ovanın perisisin sen
C) Dünya da bizimle ağlasın gayrı
D) Kederli durma, güzel rengin uçmasın
E) Bostan korkulukları sanki bir kahramandı

TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME)

İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara verilmesi sanatıdır.

“Ben öpmeden önce yanaklarını
Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün.”

“Besbelli her saat artar kederi
Belki de yüreği yara dağların.”

Bir yağmur başlar ya inceden ince
Bak o zaman topraktaki sevince.”

“Renkler başkalaştı gün ortasında
Koyu bir karanlık öptü denizi.”

“Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu’yu
Bir baştan başa selâm götürür.”

“Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik
İşte yakalandık, kelepçelendik.”

“Akdeniz’in dalgaları cilveli
Akdeniz’dir denizlerin güzeli.”

Örnek Sorular:

Ya arala bütün mutlu perdelerini
Bir rüya çizgisinde neşelensin aynalarım
Ya da ranzam kilitlesin bu sevdayı hücresine
Karışayım yeniden tereddütlü sellere
Yukarıdaki dizelerde aşağıdakilerden hangisi kişileştirilmemiştir?
A) perdeler
B) aynalar
C) ranza
D) hücre
E) seller

TENASÜP (UYGUNLUK)

MÜNASİP

Belirli bir konuyla ilgili aralarında anlam bakımından uyum olan sözlerin bir arada kullanılması sanatıdır.

Arım, balım, peteğim,
Gülüm, dalım, çiçeğim,
Bilsem ki öleceğim,
Yine seni seveceğim.

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Bu akşam ışık olduk, renk olduk, ses olduk,
Yeniden kışla olduk, asker olduk, tüfek olduk.

Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken
Bir uzak yıldıza benzerdi güneş sen varken

Lâleyi, sümbülü gülü hâr almış,
Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış.

Örnek Sorular:

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi ot verdi
Kazma ile değmeyince kıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır.
1. Bu dörtlükte özellikle altı çizili sözler arasında hangi söz sanatı vardır?
A) Tenasüp B) Tezat C) Teşbih D) Tekrir E) Tevriye

Gönül bahçesinin güllerine hasret
Al kana boyanmış ak bülbüller
Ve dikenler hazır olda beklemekte
Güle baykuşlar her dem üşüşmekte
2. Bu dörtlükteki altı çizili sözcüklerle hangi söz sanatı yapılmıştır?
A) Tekrir B) Seci C) Tenasüp D) Tevriye E) Mecazımürsel

SORULARLA PEKİŞTİRME

Sevda ateşten bir gömlek
Giymeyen onu yalan bilir
1.Bu dizelerde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yapılmıştır?
A) Kinaye
B) Tezat
C) Telmih
D) Teşbih
E) Tevriye

Hatıraların bu uyanma vaktinde
Sensin hep sen, esen dallar arasından
2.Bu dizelerde aşağıda sıralananlardan hangileri vardır?
I. Teşbih
II. Kapalı istiare
III. Tezat
IV. Aliterasyon
V. Kinaye

3.Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir “açık istiare” örneği vardır?
A) Yürek dağlanırdı siyah oklardan süzülen yaşlarla
B) Dertler urgan olur bağlanır ıssızlığa
C) Nice acılar vardı o kara gözlerde
D) Kırılmamalıydı o dalları gönlümün
E) Ruhum iliklerime kadar yalnızdı o an

(AÇKEN KAPBEN)

“Sakin ve rüzgârsız havalarda, bacalar üzerinden bir türlü savrulup dağılmayan dumanlar birbiri üzerine nasıl birikirse, bu sesler de öylece göğün boşluğunda toplanıyor, kolay kolay dağılmıyordu.”
4.Bu cümlede birbirine benzetilen iki şey aşağıdakilerden hangisidir?(ÖSYM)
A)Hava – Rüzgâr
B)Rüzgâr – duman
C)Hava – Ses
D)Duman – Gök
E) Duman – Ses

Dur desek de durmaz ki akıp gidiyor zaman.
5.Yukarıdaki dizenin altı çizili bölümünde kullanılan söz sanatı hangisidir?
A. Benzetme
B. Kişileştirme
C. Tezat
D. Kapalı istiare
E. Açık istiare
Çeşme bir gün yanındaki serviye:
“Buz gibi suyum akar, içip kanarsın; bir kere olsun kıymet bilmezsin.” dedi.

6.Bu parçada görülen en belirgin söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kinaye
B) Ad aktarması
C) Tevriye
D) İntak
E) Benzetme

7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “mecazımürsel” (ad aktarması) yoktur?
A) Bu yılki olimpiyatlara İzmir’in ev sahipliği yapacağı açıklandı.
B) Otobüs yarım saat mola verip yola devam etti.
C) Ev sahibi ona evi taşıması için sadece iki gün vermişti.
D) Hiçbirimiz onu saplandığı bu bataktan kurtaramadık.
E) Şair, Yahya Kemal’i okuyarak kalemine yön verdiğini açıklamıştı.

Sözünde durmadı mavi gökler
Gün kararıyor ufukta gitgide
8.Bu dizelerdeki edebi sanat, aşağıdakilerin hangisinde yoktur?
A) Bir kuş ağlar bu bahçelerde
Altın tüyü sonbahara uygun
B) Susarken ağaçlarda yapraklar hayal içinde
Bakışlarında sessizliğin zehri, bekleyeceksin
C) Bir vurulmuş kadını andırıyor
Suda dans eden yıldızlar
D) Su değil, mevsimin havası akan
Duyduğun ıstıraplı dağların sesidir
E) Kar yağsın, elbette seyrine doyulmaz

İpek işlemeli perdeler arasından
Toprağımın gözlerinden çöllerin yanağına
Süzülen bir damlayım, yâr kabul buyur beni
9.Yukarıdaki birinci dizede bulunan edebi sanat aşağıdaki dizelerin hangisinde yoktur?
A)Göğe baktım gözü yaşlı
Yere baktım yer yaslı
B) Yıldızlar takınarak tüm ziynetlerini
Yârin önünde sıra sıra dizildiler
C) Güneşin gözleri kararacak yoksun diye
Her gece sabırla seni aramaya çıkacak
D) Küçük bir ağaç bir köşede boynu bükük
Öyle ağladı ki denizler, okyanuslar oluştu
E) Ağlayışın yaman, gülüşün yaman

Pençende yüreğim, başımda duman
Bir elim kalem tutmuş yazı yazar
Bir elimde kazma toprağı kazar
10.Yukarıdaki dizelerde görülen söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tevriye
B) Teşbih
C) Tenasüp
D) Leffüneşr
E) Telmih

11.Aşağıdaki dizelerin hangisinde yay ayraç içinde verilen edebi sanat o dizelerde yoktur?
A. Ağlama karanfil beni de ağlatma
Sil o gözyaşlarını (Teşhis)
B. Koparıp öpmek için basacağı toprağı
Bütün şehir bekliyor onu dizler üstünde (Mecazımürsel)
C. Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan (Tenasüp)
D. Akşam rüzgârları der ki Ali’ye
Gözler ileriye, gönül geriye (İntak)
E. Ömrümün hasretle geçen her günü
Günlerce görmeden o güzel yüzü (Teşbih)

“Her akşam güneşin battığı yerden / Gözlerin doğuyor gecelerime” dizelerinde “gözler” ay gibi düşünülmüş fakat “ay” söylenmeden onu çağrıştıran “doğmak” sözcüğü kullanılmıştır. Dolayısıyla bu dizelerde —- sanatı yapılmıştır.
12.Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2017-AYT)
A)Tezat B)Mecazımürsel C)Tevriye D)Teşbih E) İstiare

Şiirin en önemli unsurlarından biri de söz sanatlarıdır.
Edebî sanatlar, dizelere çağrışım zenginliği ve çok boyutluluk katar.
13.Buna göre aşağıdakilerden hangisinin, çağrışım yönünden zengin olduğu söylenemez? (2013)
A) Kanı çekiliyor evlerin
Eriyip dökülüyor damlar
B) Sonsuzlaşan yollara dalmış
Tasalı gözler olur camlar
C) Bir bahar sabahının karanlığında ıssız
Gökte diz çökmüş iki titrek ışıklı yıldız
D) Güneşle beraber söndüğüm akşam
Ağlayacak hangi rüzgâr kim bilir
E) Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi
Her bahar gününde dertliyi, ümitsizi

(I) Onun şiirlerinde, masal, şiir, deyiş gibi halk edebiyatı ürünlerinin etkisi görülür. (II) Halk diline yaklaşmaya da özen gösteren bu sanatçının dizeleri toprak kokan yağmur damlaları gibidir. (III) Satırların arasından dökülür okuyucunun duygu dünyasına. (IV) Davetkârdır, sizi kendi dünyasına yavaşça çekip alır. (V) O sesi ne zaman duydunuz, eşiği ne zaman geçtiniz, anlayamazsınız bile. (VI) Bu anlamda, resimleri de şiirleriyle büyük benzerlik gösterir sanatçının.
14.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangilerinde sanatlıca bir söyleyiş yoktur? (2010)
A) I. ve IV B) I. ve VI. C) II. ve V D) III. ve IV E) V ve VI.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “Papatyalar, badem ve eriklerden akıllı davrandı
ve ‘üçüncü cemreye’ aldanmayıp sabırla bekledi.” cümlesindekine benzer sanatlı bir söyleyiş vardır? (2009)
A) Eskiden Beyoğlu, iyi kötü her şeyiyle Batı uygarlığının simgesiydi.
B) Beyoğlu bir zamanlar yalnız Türkiye’de değil, yakın doğuda da çok ünlüydü.
C) Beyoğlu, Türkiye’nin kültür başşehrinin önemli yerlerinden biri olma özelliğini bugün de korumaktadır.
D) İstenirse Beyoğlu yine eski saygınlığına, eski güler yüzlülüğüne ve çekiciliğine kavuşturulabilir.
E) Eskiden İstanbullular, Beyoğlu’na çıkarken derlenir toplanırlar, giyimlerine özen gösterirlerdi.

TECAHÜLÜ ÂRİF

Arif’in salağa yatması!..

Kişinin bir durumu bilmesine rağmen bilmiyormuş gibi davranmasıdır.

 “Şakaklarıma kar mı yağdı ne var
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz? ”

“Su insanı boğar, ateş yakarmış
Her doğan günün bir dert olduğunu
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.”

Bilmiyorum dönen kubbe mi su rengindedir
Yoksa göz yaşlarım mı gökyüzünü kaplamıştır

Neden böyle düşman görünürsünüz?
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar

İçimde kar donar, buzlar tutuşur,
Yağan ateş midir, kar mıdır bilmem.

TELMİH (HATIRLATMA)

Herkesçe bilinen özellikle tarihteki bir olaya veya bir esere değinmek, onu hatırlatmaktır.

“İnsanız, en şerefli mahlûkuz;
Deyip de pek fazla övünmemiz haksız!
Atamız elma çaldı cennetten;
Biz o hırsızların çocuklarıyız.”

“Ekmek Leylâ oldu dostlarım
Mecnun oldum peşi sıra giderim.”

“Sultan Süleyman’a kalmayan dünya
Bu dağlar yerinden ayrılır bir gün.”

“Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i
Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.”

TARİZ (İĞNELEME-DOKUNDURMA)

Dokundurma, eleştirme amacıyla vermek istediğinin tersini söylemesidir.

“Adamınız, Allah için, gerçekten ustaymış; onun eli değeli bizim makine kararsızlığı bıraktı; artık hiç çalışmıyor!”

“Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.”

“Çayın nefis olmuş, kabak suyu gibi.”

“Bu ne kudret ki elifbayı okur ezberden.”

Bir yetim görünce döktür dişini,
Bozmaya çabala halkın işini,
Günde yüz adamın vur kır dişini,
Bir yaralı sarmak için yeltenme.

TERSİNDEN MERSİN’İ

Yahya Kemal bir lokantaya gider. Bir kuzu kapama ister. Masasına gelen tabakta çok az et olduğunu görür. Hemen garsonu çağırır: ”Oğlum bana bak! Buraya bir lokma et karışmış, bu işte yanlışlık var!” der.
Bu hikâyecikte, Yahya Kemal hangi söz sanatına başvurmuştur?
A. Telmih
B. Tezat
C. Teşhis
D. Tariz
E. Teşbih

Üç parmak noksan ölç ölçersen kile
Tatlı söz konuşma bir kimse ile
Dört kuruşa sekiz kuruş et hile
Hilekârlık hoş sanattır usanma
Yukarıdaki dizelerde öne çıkan edebi sanat aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tariz
B) Tevriye
C) İstiare
D) Terdit (Şaşırtma)
E) Mübalağa (Abartma)

TEDRİC ( DERECELENDİRME)

Söylenecekleri belli bir sıraya koyma sanatıdır.

İki asker;
Mızrak mızrağa,
Kılıç kılıca,
Hançer hançereydiler.

————

Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar
Zaman sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın

Meşhur olduk sayende ey sevgili
Gezer olduk şehir ülke kıtalar
Okyanustan denizden ırmaklara
Hayalinle düştüm ben bu yollara

Ormandım ağaçtım bir dala döndüm
Vefasız afetle bir muma döndüm

Tohumlar fidana
Fidanlar ağaca
Ağaçlar ormana
Döndü yurdunda

HÜSNÜ TALİL (GÜZEL SEBEBE BAĞLAMA)

(GÜZELHÜSNÜ)

Bir durumu bir olayı gerçek sebebinin dışında şairin kendince bulduğu bir sebebe bağlamasıdır.
Hüsnü talil, genellikle doğada olan durumlarla ilgili olur.

Gök masmavi bu sabah
Güzel şeyler düşünelim diye

Şair, gökyüzünün mavi olmasını insanların güzel düşünmesine bağlamış.

Bu gece misafirim olsan yeter
Soğur sevincinden sürahide su

Şair, sürahideki suyun soğumasını sevgilisinin misafir olarak gelmesine bağlıyor.

“Sen yoksun hiçbir şey yok
Güneşin rengi
Ağustos yıldızlarının sıcaklığı
Karanfil kokusu”

Örnek Sorular:

1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “hüsnütalil” sanatına başvurulmuştur?
A) Uykudan uyanmış şahin bakışlım.
B) Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni!
C) Karşımızda canım İstanbul canım deniz
D) Kimse alamaz elimizden bu ümidi!
E) Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.

“Sabah kalktığımızda yağmurlu bir havayla karşılaşıyoruz. Zaten bizim de içimiz hüzünlü; çünkü Samsun’da son saatlerimiz, biz gidiyoruz diye Samsun da ağlıyor.”
2. Bu parçada yazar bir tabiat olayını, yağmurun yağmasını, kendilerinin Samsun’dan ayılmalarına bağlayarak aşağıdaki söz sanatlarından hangisini yapmıştır?
A) Tecahülü arif B) Hüsnü talil C) İrsali mesel D) Mecazı mürsel E) Kişileştirme

TEVRİYE (İKİ GERÇEK ANLAMLILIK)

(TevGer)

Birden fazla gerçek anlamı olan bir sözcüğü iki anlamını da çağrıştıracak biçimde kullanma sanatıdır. Esasında sözün uzak anlamı kastedilir.

“Bu kadar letafet çünkü sende var
Beyaz gerdanında bir de ben gerek”

“Ben” kelimesi hem vücuttaki siyah noktalar hem de I. tekil kişidir. Şair görünüşte (gerdanında diyerek) siyah noktaları söylüyor; ama kastettiği uzak anlamdaki kendisi (ben)dir.

Bir buse mi bir gül mü verirsin dedi gönlüm
Bir yarım tebessümle o afet gülüverdi.

Hem gülmek hem de çiçek olan gülü vermek anlamında kullanılmış. İkisi de gerçek anlam

Tahir Efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir,
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir. (Nefi)

(Tahir: temiz, kelp: köpek, zahîr: açık, belli, itikat: inanç)
Tahir sözünde tevriye vardır. Şair Nefi, kendisine kelp (köpek) diyen Tahir Efendi’yi yerden yere vurmak için hem tahir sözünün temiz anlama geldiğini hem de Tahir Efendi’nin köpek olduğunu söyler.
Tahir: 1.temiz 2.erkek ismi

Senden bilirim yok bana bir faide ey gül
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül

KİNAYE (DEĞİNMECE)

Sözün hem gerçek hem de mecaz anlamını çağrıştıracak biçimde kullanma sanatıdır. Asıl mecaz kastedilir.

Göz yumma ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedi, her gecenin gündüzü vardır.

Ve ben şimdi aydınlık sabahlar bekliyorum
Ümidi yelken gibi asarak bir gemiye

Yenik düşüyor her şey zamana
Biz büyüdük ve kirlendi dünya.

Bir gülün çevresi dikendir, hardır
Bülbül gül elinden âh ile zârdır
Ne de olsa kışın sonu bahardır.
Bu da gelir bu da geçer, ağlama.

Derdim bana derman imiş bilmedim
Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz.

Örnek Sorular:

İlim öğrenmek istersen hocadan
Diz çök önünde edeple

Bu dizelerde “diz çök” sözüyle hem gerçek anlamda “diz çöküp oturmak”, hem de mecaz anlamda “ders öğrenmek için rahle adı verilen küçük bir masanın önünde oturmak” kastedilmiştir.

1. Bu örnekte olduğu gibi, bir sözcüğü hem mecaz hem gerçek anlamıyla anlaşılacak biçimde kullanma sanatına ne ad verilir?
A) Kinaye
B) Tariz
C) Hüsnü talil
D) Tevriye
E) Cinas

I. Ne sıcak vücutlar gitti
Toprağı ısıtmak için
II. Parlıyor bir damla kan camların sorgucunda
Birer kâğıt fenerdir meyveler dal ucunda
III. Gelecek üşüyor, geçmiş donmakta
Ömrümüzün baharı döndü kara kışa
IV. Dinle yolcu bu ses onun sesidir
Sinsi adımlarla akşam yürüyor
2. Yukarıdaki numaralanmış dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yoktur?
A) Kinaye
B) Kişileştirme
C) Hüsnütalil
D) Teşbih
E) Tezat

İRSALİ MESEL

Anlatıma güç kazandırmak amacıyla sözde, yazıda ya da şiirde atasözü, özdeyiş ya da çok bilinen, yaygın bir sözü kullanma.

(ATASÖZÜ=MESEL)

Çağır Karac’oğlan çağır / Taş düştüğü yerde ağır
Gönül sevdiğinden soğur / Görülmeyi görülmeyi.

Ehl-i dillerde bu mesel anılır
Kim ki çok söyler ise çok yanılır

Bal tutan kimse meseldir ki yalar parmağını
Bu sözün manisini etmede izan iyidir.

Örnek Sorular:

1. Aşağıdaki beyitlerin hangisinde irsali mesel sanatına yer verilmemiştir? (ÖSYM 2019)
A) Ziyaretten murat olan duadır
Bugün bana ise yarın sanadır
B) Kardaşına kuyu kazarsa kişi
Kuyuya düşmek olur anın işi
C) Ne siyah eylemiş bu nâsiyeyi
Saçımı bembeyaz eden bahtım
D) Balık baştan kokar bunu bilmemek
Seyrânî gafilin ahmaklığından
E) Ahde vefayı vaad-i tehi sanmasın ki dost
Gözden ırağ olunca gönülden ırağ olur

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içinde verilen edebî sanat yoktur? (ÖSYM 2018)
A) Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken
Bir uzak yıldıza benzerdi güneş, sen varken (Tenasüp)

B) Gül gülse daim ağlasa bülbül acep değil
Zira kimine ağla demişler kimine gül (Tezat)

C) Yusuf’u gerçi görenler ellerin kestiler
Gün yüzün gördü senin şak oldu bedrin ayası (Telmih)

D) Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak
Rüyalarım kadar sade güzeldin (Teşbih)

E) Senin yanındayken, avuçlarımda
Suda sabun gibi eriyor zaman (Teşhis)

TERDİT (ŞAŞIRTMA)

Sözü beklenmedik bir şekilde bitirme sanatına terdit denir.

En ağır işçi benim,
Gün yirmi dört saat seni düşünüyorum.

&&&

En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz
Ümitler içindeyim,
Çok şükür öleceğiz.

&&&

Vaktiyle yazdığım gibi:
Uzayacağa benzer
Tutuştuğumuz lades.
Bak, kaç sene geçti:
Aldatamadın beni
Ölüm kardeş!

&&&

Ey Sevgili!
Kuşkusuz…
Dünyanın en gizemli,
En güzel diyarlarında,
Bir ömür geçirmeni,
Hep arzulamışımdır.
O zaman en mutlu kişi ben olurum ki…
Senden kurtulup güzelce kafamı dinlendirmiş olurum.

İSTİFHAM (SORU?)

Cevap beklemeksizin anlamı güçlendirmek için şiirde soru sorma sanatıdır.

Bana kara diyen dilber
Gözlerin kara değil mi? (Karacaoğlan)

&&&

Olur mu dünyaya indirsem kepenk
Gözyaşı döksem Nuh Tufanı’na denk? (Necip Fazıl Kısakürek)

&&&

Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı?
Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı? (Fuzulî, Divan Şairi)

&&&

Kim söylemiş beni
Süheyla’ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş ama kim,
Eleni’yi öptüğümü,
Yüksek kaldırımda güpegündüz?
Melahat’i almışım da sonra
Alemdar’a gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? (Orhan Veli)

&&&

Nedir bu handeler bu işveler?
Bu nazı istiğna.
Nedir bu cilveler bu şiveler?
Bu kamet-i bâlâ (Bâki, Divan Şairi)

TEKRİR (YİNELEME)

Anlatımı güçlendirmek için bir sözü veya söz grubunu dörtlükte veya beyitte tekrar etmek sanatıdır.

Ben güzele güzel demem
Güzel benim olmayınca. (Anonim)

&&&

Kimsesizim kimsem yoktur herkesin var kimsesi,
Kimsesiz kaldım medet kıl kimsesizler kimsesi.

&&&

Aliterasyon: ünsüz ALİ
Asonans: ünlü Asiye

&&&

Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola ağulu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz. (Yunus Emre)

&&&

Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse
Her kapıda ağlayıp bu kapıda gülümse (Necip Fazıl Kısakürek)

&&&

Bu yağmurBu yağmur… Bu kıldan ince
Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur
Bu yağmurBu yağmur… Bir gün dinince
Aynalar yüzümüzü tanımaz olur. (Necip Fazıl Kısakürek)

LEFFÜ NEŞİR

Bir dizede iki ya da daha fazla kavramdan bahsettikten sonra diğer dizede onlarla ilgili açıklama yapmaktır.

Ben bir sedefim, sen nisan bulutu,
Ver damlaları, al yuvarlak inciyi.

&&&

Biz denizde kaptan, ovada çiftçi, şehirde esnaf olan
Biz gemi yürüten, tarla süren, alışveriş yapan

&&&

Bakışların kor ateş
Duruşun durgun su
Biri yakar, biri boğar

&&&

Sakın bir söz söyleme… Yüzüme bakma sakın
Sesini duyan olur, sana göz koyan olur

Hazırlayan: Yaşar Kartboğa/ Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni