Boğumlanma Nedir? Boğumlama Alıştırmaları

Boğumlanma ve Tekerlemelerle Boğumlama Alıştırmaları

Boğumlanma

Boğumlanma (Artikülasyon) Nedir?

Konuşmayı sağlayan hareketlerin tümü. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun belirli bölgelerinde açılma, kapanma daralma, hışırdama vb. hareketlerle sese dönüştürülmesi olayı. (Zeynep Topaloğlu)

Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon (TDK Sözlük)

Boğumlanma Bölgesi Nedir?

“Bir sesin çıkışında dilin ağızda toplandığı bölgeye boğumlanma bölgesi deriz. En çoğu ağız boşluğunda olmak üzere boğumlanma noktaları dudaklardan gıtlağa kadar uzanır. Birbirine yakın noktalar bir boğumlanma çevresi sayılır. Sesleri bunlara göre bölümler ve en çok bununla adlandırırız. 1- Dudak sesleri 2- Damak sesleri 3- Diş sesleri 4- Gırtlak sesleri” (Prof. Dr. Tansin Banguoğlu)

Boğumlanma Noktası Nedir?

“Seslerin oluşması sırasında ses organlarının birbirine yaklaşması veya değmesi sonucu ses yolunun daraldığı ve kapandığı yere boğumlanma noktası denir.” (Ahmet Topaloğlu)

“Sesler, ağız boşluğunun neresinde istenilen biçimi alıyorsa o yere boğumlanma noktası veya çıkak denir.” (Prof.Dr. Haydar Ediskun)

“Ağız boşluğunda seslerin oluştuğu noktaların her biri çıkak, mahreç.” (Türkçe Sözlük)

“Seslerin boğumlandığı yere çıkak adı verilir. K’nin çıkağı damaktır, M’ninki dudak, S’ninki diş arasıdır.” (Prof.Dr. Tahir Nejat Gencan)

“Dildeki sesler; boğumlama tarzlarına göre ünlüler ve ünsüzler olmak üzere ikiye ayrılır. Ünlüler, boğumlanma şekli bakımından ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkarılmakta. Ünsüzler ise ses yolunun açılış, kapanma veya daralma ses tellerinin titreşip titreşmemesi özelliklerini taşırlar.” (Prof.Dr. Zeynep Korkmaz)

Ünlü ve ünsüz sesleri tam bir belirginlikte seslendirebilenler sağlam boğumlanma yaparlar. Boğumlanma yeteneğimizin gelişmesi için ses organlarımızın zorlandığı tekerlemeleri bol bol seslendirmemiz sorumuzu çözmemize yeterli olacaktır.

Aşağıda önce ünller ve ardından ünsüzlerin esas alındığı tekerleme örnekleri verilmiştir. Bu tekerlemeleri hatasız ve çok rahat okuyabilecek şekilde tekrar etmelisiniz.

Boğumlanma yeteneğinin gelişimi için her türlü metnin bol bol okunmasını tavsiye ediyoruz.

ALIŞTIRMA: BOĞUMLANMA

ÜNLÜLER:

Ayrıca bakınız ⇒ Ünlü Harfler ve Özellikleri

(a) : Abana’dan Adana’ya abarta abarta apar topar ahlatla ağdalı avuntucu ahmak Ahmet’in avandanlıklarını aparanlardan Acar Abdullah ile akıllı Abdi akşam akşam bize geldi.

Al bu takatukaları, takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al getir.

(ı) : Iğdır’ın ığıl ığıl akan ılıman ırmağının kıyıları ıklım tıklım ılgın kaplıdır.

(o) : Okmeydanı’ndan Oğuzeli’ne otostop yap; Oltu’da volta at, olta al; Orhangazi’de Orhanelili Orhan’a otostopluk öğret; sonra da Osmancıklı Osman’a otoydu, totoydu, fotoydu, dök!

(u): Uluborlulu utangaç Ulviye ile Urlalı uğursuz Ulvi uğraşa uğraşa Urfa’daki urgancılara uzun uzun, ulam ulam urgan sattılar.

(i) : İbibiklerin ibiklerini iyice iyileştirmek için Istinyeli istifçi Ibiş’in istif istiridyeleri mi, yoksa, Iskilipli Ispinoz işportacı Ishak’ın işliğindeki ibrişimleri mi daha iyi, bilemiyorum.İbişle Memiş, mahkemeye gitmiş,mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?

(e): Eğer Eleşkirtli eleştirmen Eşref ile Edremitli Bedri’yi Eğe’nin en iyi eğercisi biliyorlarsa, ben de Ermenekli Erdem Ergene’nin en iyi elektrikcisidir derim.

(ö) : Özbezön’ün özbeöz Ödemişli öngörülü öğretmeni Özgüraslan ile Özgüluslan özellikle özerk ön öğretimde öylesine özverili, övünç verici ve övgüye değer kişiler ki, hani tüm öğretim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır diyebilirim.

(ü): Ürdünlü ûnlü üfürûkçü Üryani, Ünye, Üsküdar, Ürgüp üzerinden ûlküdeşlerine üstüpü, üstübeç, üvez, üzûm, üzengitaşı ve üzünç götürürken, Üveyik’ten ürûyerek, ûvendirelerini sürüyerek yürüyen ûçkağıtçı ütücülerin ürkûntü ûreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi.

ÜNSÜZLER:

Ayrıca bakınız ⇒ Ünsüz Harfler ve Özellikleri

(f):

Farfaracı Fikriye ile favorili fasa fiso Fahri Fatsalı Fatma’yı görünce, fesleğenci feylesoy Feyyaz’ı, fındıkçı Ferhunde’yi anımsayarak feveran ettiler.

Felemenkte Felemenklerin Felemenkçe mi konuştuklarını düşûne düşüne fertliği çektiler.

(p): Pohpohçu pinti Profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pûlverizatör prospektüsünû papazbalığı biblosunun berisindeki papatpa buketinin bu yanına bıraktıktan sonra pâlas pandıras Pülümürle Pötürgeden getirdiği pörsük pötikare pöstekiyi Paluluların Pıtırcık pazarında partenogenes pasaparolası ile pertavsız pervasız pervaz peysajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedegoga Pınarbaşında beş etti.

(m) : Marmara’daki Karmarisli mermerciler mermerciliği meslek edinmişler, ama Mamak’taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelâtçılığı meslek edinememişler.

(v): Vırvırcı Vedia ile vıdı vıdıcı Veli velinimeti vatman Vahit e vilâyette veda edip Vefâ ya doğru vaveylâsız, velevasız velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran virtüöz Vicdanî ve Viranşehirli vatansever viyolonselist Vecibe ile karşılaştılar.

(b): Babaeskili babacan Bahri Beberuhi Bedri ile bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bahir’in Bigadiç’teki bonbon bonmarşesine varmışlar, o adadakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlığı buğulu buğulu boşaltıp bomboş bırakmışlar, sonra da Bodrumda gözden kaybolmuşlar.

(s): Sazende Şazi ile zifoz Zihni zaman zaman sizin sokağın sağ köşesinde sinsi sinsi fiskoslaşarak sizî zibidi Suzi’ye sonsuz ve sorumsuz sorgun ederler.

Sason’un susuz sazlıklarında badece soğanla sarmısak yetişebileceğini söyleyen Samsunlu sebzecilerin sözüne sizler de sessizce ve sezgilerinize sığınarak inanabilirsiniz.

(ş): Şavşatlı Şaban, Şarkışlalı şipşakçı Şekip, Şişhaneş’den şeytankuşunu, şiş şiyeyi şişlemiş, şiye keşişe şiş demiş.

(ç): Çatalağzı’nda çatalsız Çatalcalı çatalcının çarpık çurpuk çalçene Çoruhluya çarptırmasına ne dersin? Çatalca’da topal çoban çatal yapıp çatal satar, nesi için Çatalca’da topal çoban çatal yapıp çatal satar? Karı için Çatalca’da topal çoban çatal yapıp çatal satar. Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mıdedim.

(l): Leyla ile Lalelili Lale’ye leblebi ile likör ikram etmiş. Lüpçüler,lütfen lüzumlu lüzumsuz lakırdıları bırakın da lüzferle rızk, rot, rop, rint, ring, ray, radyoaktivite nedir diye konuşun.

(z) :Zonguldaklı Zaloğlu Zöhre’nin kızı Zühal zibidi Zeki’ye ziyafet zerketti.

(s, t, z): Sedat Tınaz’ın tasası suratsız teyzesine rastlama sezen sıska sülük tazısını tuz tortusu tütsüsüııe tutmasıydı.

(ş, s): Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortadaki soğuk su şişesi.

(c): Cemil, Cemile, Cemal cumaları cilacı cüce Canip’in cicili bicili cumbalı ciltevinde cümbür cemaat cacıklı civcivle cücüklü cacık yerler sonra da Cebecili cingöz coğrafyacının cinci ciciannesinin cırcırböceğini dinlerler.

Ocak kıvılcımlandırıcılarından mısın, kapı gıcırdatıcılarından mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılarındanım, ne kapı gıcırdatıcılarındanım.

(d) : Dadaylı dadımın Dodurgalı düdük delisi dedesi diline doladığı dedbebeli dedim dedisiyle dırdırını dilinden düşürüp de bir kez olsun doya doya düden diyemeden, düdenin dallara doldurduğu doyumlu yemişlerden doyasıya yiyemeden darıdünyadan göçüp gitti.

(k -i-u): Kilisli kikirik kilimci Kilizmanda’ki kilitli kilisede kimliğini kimseye sezdirmeden kucak kucak kuskuslu kuşkonmazı kukumav kuşuna, kişiliksiz kulağakaçan kirliğ kirloz kirpiye de Kuşadası’nın kuşhanesindeki kuşbaşlı kuşbazla birlikte önce kişnişli kuşüzümünû, sonra da Kumla’nın kumlu kumlu kuşkirazını yutturmuş.

(k-ı-i): Kınıklı kılıbık kırpıntı Kıyasettin, Kırımlı kılkuyruk kıtmiri kıkır kıkır kıkırdatarak küskütük küçümen küfeci külhaniyle külüstür Kürşat’ı külünklü küngür üstüne küttedek devirdi.

Kırıkhandaki kırıkçı kırçıl kargın kırgın kırıkçısı kırmızı kırda kıkır kıkır kıkırdayarak Kırımlı kıkırdakçının kızıl kırlangıçlarını kışın kırlarda Kırgızlı kırpıntıcı kırışık Kırımtov’un kırıkkıraklarıyla besliyormuş.

(k-o-ö):Koca kokoz kokainman kokorozlana kokorozlana Kazablankalı kozmonota kök, kok, köken, kokot, kök sökmek, kokoreç, kökmantar, köknar, köçekçe, körkandil, krematoryum, kösnüklük ne demek diye sormuş.

(y): Yalancıoğlu yalıncık yayladığının yahnisini yağsız yiyebilirse de yayladığının yağlı yoğurdundan, Yüksekova’nın yusyumru yumurta yumurtlayan tavuklarından, bir de yörük ayranıyla yufkasından asla vazgeçemez.

(g): Güneyli girgin gammaz Galip Gavurdağı’nda güpegündüz galeyana gelmiş de Gülgiloğlu Gaziantepli gazup gazinocuyu Gölköylü gitaristle birlikte Gümüşhane’ye göndermiş. Geçen gece Gemerek’ten Gediz’e gelen Gebzeli gezginci gizemcilerden gitarist general Genzel, gençlere, gerçekdışılıkla gerçeklik dışı ilişkiler arasında ne gibi bir geçerlilik gerçekliği olduğunu sordu.

(k, g): Galata kulesi kapısı karşısındaki kuru kahvecinin gıgısı çıkık, dişi kırık, kurbağa kafalı, karakoncolos kalfası Hakkı karışıklığa getirip kahveye kavruk kakule kırığı kattı.

(h): Hahamhanede hahambaşı hahamı homur homur homurdanır görûnce, hemencecik heyecanlandı, hızlandı, hoşnutsuz hırçın halhallarla halkaları, halatları hallaçlara verdi.

(b- p- d-y): Batı tepede tahta depo dibinde beytutet eden pullu dede tekkesinden matrut bitli Vedat, dar derede tatlı duttan dürülü pide yutup pösteki dide dide dört ayda dört türlü derde tutuldu.

(b-p): Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirlerine bağlayıp Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Bursa bağrına parasız giden bu paytak budala, basası topal Badi’den biberli bir papara yedi.

(b-d) :Baldıran dalları ballandırmalı mı, ballandırılmamalı mı? Sonra o bala daldırılan baldıran dalları dallandırılmalı mı, ballı dalla dallandırılmamalımı?

(t-d):Titiz, temiz, tendürüst dadım; tadını tattığı tere demetini dide dide dağıttı da hiddetinden hem dut dalında takılı duran dırıltı düdüğünü öttürdü, hem de didine didine dedim dedi, dedim dedi dedi durdu.

(t-ç-s) :Ûstü üç taşlı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır, yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır? Üç tunç tas has kayısı hoşafı.

(t-k): AI bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse, takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al gel.

(l-d-n): Elalem bir aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp aladanalanamadık.

(k-r) : Kırk kırık küp, kırkının da kulpu kırık kara küp.

(k-r-d): A be kuru dayı, ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı?

(b-m-ş) : İbiş’le memiş mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?

(d-l-t-r-k): Şu karşıda bir dal, dalda bir kartal; dal sarkar, kartal kalkar; kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, kantar tartar. Şu karşıdaki kara kuru kavak, karardın mı ey kara kuru kavak, sarardın mı ey kara kuru kavak!

(s-k): Bu yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasak, sarmısaklamasak da mı saklasak.

(m-y-l):Bu yoğurdu mayalamalı da mı saklamalı, mayalamamalı da mı saklamalı?

(b-ş-z): Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek, bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe : siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz demiş.

(d-p-k): Değirmene girdi köpek, değirmenci çaldı kötek; hem kepek yedi köpek, hem kötek yedi köpek.

Benzer İçerikler:

Başa dön tuşu