Cümle Yorumu Soruları ve Çözümleri

Cümle Yorumu Soruları ve Çözümleri

“Cümle yorumu” konusu ile ilgili sorular; bir ya da birkaç cümlede verilen mesajı, konuyu, temayı/ana fikri veya o temaya, konuya en yakın/en uzak anlamdaki cümleyi buldurmaya çalışan sorulardır.

Örnek-1:

Bir dizenin özelliği ancak kendisinden önceki ve sonraki dizelerle belli olabilir.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır?

A) Tek dizelik şiir olmaz.
B) Şiir, tek dizesiyle değerlendirilmez.
C) Şiirin her dizesi aynı özelikleri taşımaz.
O) Şiirin bütünü okunmadan tadına varılmaz.
E) Şiirin kendine özgü bir yapısı vardır.

Çözüm: Cümleye göre, tek dizeye dayanan bir değerlendirme doğru değildir; akışı içinde, nasıl bir yere sahip olduğu anlaşılabilir. Tek dize bir fikir vermez.

Doğru yanıt (B) seçeneğidir.

Örnek-2:

Bir sanat ürününün başarısızlığı bir noktaya kadar hoş görülebilir; ama sanatta bayağılık hiç bağışlanamaz.

Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

A) Bir sanal yapıtının başarısızlığı, onun bayağılığı anlamına gelmez.
B) Niteliksiz sanat ürünleri giderek nitelikli duruma dönüşür.
C) Sanat ürünlerindeki başarısızlığın nedenleri üzerinde durmak gerekir.
D) Niteliksiz yapıtlar, sanat ürünü sayılmaz.
E) Sanat ürünlerini geliştirmek için ölçülü eleştiri yapılmalıdır.

Çözüm: Cümleye göre başarısızlık, bayağılık anlamına gelmiyor; başarısız ürünler hoş görüldüğüne göre bunlar, sanat arayışı içindedir.

Doğru yanıt (A) seçeneğidir.

Örnek-3 (ÖYS – 1990):

Gerçeğin yalnız bir parçasını söylemek, gerçek üstüne hiçbir şey söylememektir.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye yakın anlamdadır?

A) Gerçek, değiştirilerek anlatılırsa inandırıcılığından çok şey yitirir.
B) Gerçek, ancak bütünüyle ortaya konulduğu zaman, eksiksiz anlatılmış olur.
C) Gerçeği bütün yönleriyle anlatmak sakıncalıysa, onun bir bölümü anlatılmalıdır.
D) Gerçeği anlatabilmenin koşulu, onu bütün yönleriyle bilmektir.
E) Gerçekler gizlenmek isteniyorsa, değişik anlatım yolları aranmalıdır.

Çözüm: Cümle, gerçeğin ifade edilmesine değinmektedir; bu nedenle D’yi eleriz. Gerçeğin gizlenmesi söz konusu olmadığına göre C ve E’yi de eleriz. Cümlede gerçeğin değiştirilmesi değil, eksik anlatılması yanlış bulunduğundan A’yı da eleriz.

Doğru yanıt (B) seçeneğidir.

Örnek-4:

Şiirin hiçbir anlamı olmaması değil, bu anlamı bağırmaması gerekir.

Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

A) Şiirde gereksiz tekrarlardan kaçınılmalıdır.
B) Şiirin anlamıyla biçimi uyumlu olmalıdır.
C) Şiirin anlamı, belli ölçülerde sezdirilmelidir.
D) Şiirde abartmaya yer verilmemelidir.
E) Şiirin dili açık ve yalın olmalıdır.

Çözüm:

Cümlede anlamın çok açık, hemen anlaşılacak biçimde verilmesine karşı çıkılıyor, anlama karşı çıkılmadığına göre bunun sezdirilmesi isteniyor. Doğru yanıt (C) seçeneğidir.

Örnek-5 :

Ben, yazıları açık seçik olmayan yazarın, anlattığı şeyin kendisinin anlamış olacağından da kuşkulanırım.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene yakın anlamdadır?

A) Yoğun anlamlı yazıların anlaşılması zordur.
B) Bir yazı üzerinde okurun ve yazarın yorumları farklı farklıdır.
C) Her yazardan anlaşılır bir dil beklemek gereksizdir.
D) Yazının anlaşılır olması, hem okuru hem de yazarı için gereklidir.
E) Yazarın yoruma sunduğu yazısının her okurdaki etkisi değişiktir.

Çözüm:

Yazı, okuyucu için vardır; açık seçik olmayan bir (kapalı) dil okura bir şey vermeyeceği gibi, cümleye göre, yazarına da bir şey vermez, anlaşılmaz.

Doğru yanıt (D) seçeneğidir.

Örnek-6 (ÖYS – 1987):

Bir çocuğa, kendisini ne kadar sevdiğinizi anlatacağınıza; sıkıca sarılın, onunla çok daha iyi iletişim kurmuş olursunuz.

Bu cümlede anlatılmak istenene en yakın yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çocuklarımıza davranışlarımızla örnek olmalıyız.
B) Çocuklar büyüklerden gerçek sevgi beklerler.
C) Davranışlar çocukları sözden daha çok etkiler.
D) Çocuklar bir şeyi dinlemekten sıkılırlar.
E) Çocuklarla iletişim kurmak zor bir iştir.

Çözüm:

“anlatacağınıza” sözü “anlatmayın”, “sözlü iletişim kurmayın” anlamına gelir.

“sıkıca sarılın” sözü “davranış yoluyla iletişim kurun” anlamına gelir.

Doğru yanıt (C) seçeneğidir.

Örnek-7:

Bizde düzyazının hiçbir kurala bağlanamayacağı ve onu meydana getiren sözcüklerin yerlerini değiştirmekle ya da kimilerini ortadan kaldırmakla bir şey yitirilmeyeceği, yanlış bir sanı olarak, çok yaygındır.

Bu cümlede asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Düzyazıda yer verilecek sözcükler, konuya göre değişir.
B) Kimi yazarlar, düzyazıya gereken önemi vermezler.
C) Düzyazıda uyulması gereken kurallar, yazarına göre değişir.
D) Düzyazıda yapılacak değişiklerin neler olacağı, yazının konusuna bağlıdır.
E) Düzyazıda belli bir düzene uyulmalıdır.

Çözüm:

Cümleye göre, düzyazıda önceden düşünülerek konmuş sözcüklerin yerlerini değiştirmek ya da onları kaldırmak yanlıştır; çünkü bunlar bir kurala, düzene göre yerleştirilmiştir.

Doğru yanıt (E) seçeneğidir.

Örnek-8:

Bu kitaptaki karşıt kavramları başka bir anlayışla ele almak, onların birbirlerini yalanladığı değil bütünlediği sonucuna varmak daha yarinde olur.

Bu cümlede yazar, okurdan neyi istemektedir?

A) Bir kavram üzerinde iyice düşünmeyi
B) Kavramlar arasında ilişki kurmayı
C) ön yargılı olmamayı
D) Okuduklarına kendinden bir şey katmayı
E) Bir kitabı bitirdikten sonra değerlendirmeyi

Çözüm:

Yazar, okurdan kavramları tek tek değil karşılıklı ele almasını istiyor. Tek tek ele alınırsa birinin öbürüyle çeliştiği sanılır.

Doğru yanıt (B) seçeneğidir.

Örnek-9 (ÖYS – 1990):

Aşağıdakilerden hangisi, üslûpla ilgili bir yargıdır?

A) Romancının işi, insanların hangi koşullar altında, nasıl düşündüğünü göstermektir.
B) Bir romancı roman kişilerini yargılamamalı, onların yansız bir tanığı olmalıdır.
C) Bir romanın başarısı, yaşanmış olayları anlatmış olmasına bağlıdır.
D) Bir romanın kalıcılığı, okuyucusunun ilgisini çekmesiyle ölçülür.
E) Romancı, roman kişilerinin karakterlerini çizerken onların diliyle konuşmak zorundadır.

Çözüm:

Üslûp, anlatılan şey değil anlatım yoludur; anlatımda kullanılan dili de kapsar.

A, B, C ve D romanın anlattığı şeylerle, konusuyla, içeriğiyle ilgilidir.

E, anlatım yolu ve dille ilgilidir.

Doğru yanıt (E) seçeneğidir.

Örnek-10 :

Tiyatro, izleyicisini önceden seçer; herkese yönelik oyunlar sergilemez.

Buna göre, tiyatro için, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) İzleyici sayısı sınırlıdır.
B) Herkesin anlayabileceği bir dil kullanmaz.
C) Değişik yaş ve kültür grupları için oyunlar düzenler.
D) İzleyicisi olmak, belli bir kültürü gerektirir.
E) Sanat kaygısını ön planda tutar.

Çözüm:

Tiyatro, bir oyunu herkese yönelik olarak düzenlemediğine, belli izleyiciler için belli oyunlar sergilediğine göre C doğrudur.

Doğru yanıt (C) seçeneğidir.

Örnek-11:

Çoğu yazar, kitabının ön sözünde niyetini belirtir, fakat yapıtında bu niyetin gerçekleşmediğini görürsünüz.

Bu cümlede anlatılmak isteneni aşağıdaki yargıların hangisi bütünüyle içerir?

A) Yapıtın tasarlanmışıyla gerçekleşmişi arasında fark vardır.
B) Ancak büyük yazarlar, düşündüklerini gerçekleştirebilirler.
C) Bir yapıtın ne amaçla yazıldığı okurca bilinmelidir.
D) Yazarın kitabı yazma nedeni, ön sözünden anlaşılabilir.
E) Yazar, çoğu kez kendi duygularını yapıtına yansıtamaz.

Çözüm:

B ve E yanlıştır, C ve D bütünlük taşıyan yargılar değildir.

Doğru yanıt (A) seçeneğidir.

Örnek-12 (ÖYS – 1990):

Aşağıdakilerden hangisi, sanatçının resim tekniği ile ilgili tutumunu yansıtmaktadır?

A) Resimlerimde şehir insanıyla, onun kültürel yapısını yansıtmaya çalışıyorum.
B) Benim dilim, resim olduğu için, onlarla kimi zaman hüznümü, kimi zaman da sevincimi yansıttım.
C) Işığın etki gücünden de yararlanarak sıcak renkleri ön plana çıkarıyorum.
D) Sevgisiz bir dünya düşünemediğim için, “sevgi” yi resimlerimden hiç eksik etmedim.
E) Son resimlerimde kadın – erkek yaşamına yeni bir boyut kazandırmayı amaçladım.

Çözüm:

Bu cümlede bir kavramın bilinmesi gerekmektedir; bu da “teknik” sözcüğüdür. Teknik, bir şeyin içeriği değil onun nasıl uygulandığıyla ilgilidir.

Yani, aradığımız cümle; resminde nelerin anlatıldığını bildiren değil, resminin nasıl, hangi yolla yapıldığını bildiren cümle olacaktır.

Doğru yanıt (C) seçeneğidir.

Örnek-13:

Düşler dünyası üzerine oturtulmuş gibi görünen yapıtlar bile, temelini araştırın, gerçeğin küçük pırıltılarını yansıtır.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede anlatmak istenene en yakındır?

A) Yapıt, gerçeğe yaklaştığı oranda değer kazanır.
B) Bir yapıtın niteliği, araştırılınca ortaya çıkar.
C) Yapıtın hacmi, yazarının hayal gücünün genişliğine bağlıdır.
D) Bazı yapıtlarda gerçek, çok az önemlidir.
E) Her yapıtta, çok az da olsa, gerçeğin yeri vardır.

Çözüm:

“Küçük pırıltılar” sözüyle az da olsa gerçeklere yer verildiğini anlıyoruz.

Doğru yanıt (E) seçeneğidir.

Örnek-14:

Kendi çağını yaşamak; zamanının beğenisine, düşünüşüne sıkı sıkıya bağlamamakla ve eski çağların beğenisine, düşünüşüne aldırmamakla olur.

Bu cümledeki görüşü benimsemiş bir sanatçıdan, aşağıdakilerden hangisi beklenir?

A) Çağıyla geçmişini uyumlu duruma getirmesi
B) Eskiyen değerleri sürekli eleştirmesi
C) Gelecek üzerine hayallerini genişletmesi
D) Çağındaki gelişmelerden uzak durması
E) Çağdaşlarını taklit etmeyip özgün bir çizgiye ulaşması

Çözüm:

Cümlede önce eski değerlere aldırış etmemek vurgulanıyor; ondan sonra da çağın değerlerine tümüyle bağlı kalmamak; yani mevcut birikimleri olduğu gibi taklit etmemek, onlardan da yararlanarak kendi çizgisini oluşturmak gerektiği sezdiriliyor.

Doğru yanıt (E) seçeneğidir.

Örnek-15 (ÖYS – 1990):

İnsanların en kötüsü, en fazla kabuğuna çekilen, yüreğini yalnızca kendine çevirendir; en iyisi de sevgilerini eşitçe, herkesle paylaşandır.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleye yakın anlamdadır?

A) Çevresindekilerle ilişki kuramayanlar kötü, onları ayrım gözetmeden aynı ölçüde sevenler ise iyi insanlardır.
B) İyi insanlar; bütün sıkıntılarını, sevdiklerine hiç çekinmeden anlatırlar.
C) Başkalarından kaçan, kendi yalnızlıkları içinde yaşayan insanlar, kötülük düşünürler.
D) Çevresinden uzaklaşma, insanı sevgisizliğe iter.
E) insanın sevgi görmesi, başkalarına sevgi göstermesine bağlıdır.

Çözüm:

A’daki anlatım, örnek cümlede anlatılanların değişik sözcüklerle ifadesidir.

B,C,D ve E*de insanın sadece bir yönü verilmiştir.

Doğru yanıt (A) seçeneğidir.

UYARI:

Bazı cümlelerin tam anlamlarının değil yakın anlamlarının sorulma nedeni, tek cümleden kesin bir yargıya varmanın zorluğu ve bu cümlenin ancak açıldığı zaman kesin bir yargıyla değerlendirilebileceğidir.

Sadece paragraf sorularında kesin yargı ya da düşünce sorulmaktadır. Kuşkusuz kimi cümle yorumu soruları da “doğrudan” anlatılmak isteneni sormaya uygundur.

ATASÖZÜ YORUMU

Bu konu da cümle yorumu içinde ele alınmalıdır. Ancak atasözleri çoğunlukla mecazlı söyleyişler oldukları için değişik bir bakış açısıyla incelenmelidir.

Mecazlı söyleyişler, cümlede geçen sözcüklerin değişik anlamda, daha doğrusu insan için kullanılmış biçimleridir. Hayvan’ve doğa kavramlarını insan için düşünmek gerekir. Örneğin, “Taşıma suyla değirmen dönmez.” atasözü “değirmen” için söylenmemiştir. Buradaki mecazlı söyleyişi çözersek:

  • taşıma su: Dışarıdan gayret
  • değirmen: İnsan
  • dönmek: Çalışmak için istekli olmak

Örnek-16:

Aşağıdakilerden hangisi “Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.” atasözünün düşüncesine en yakındır?

A) Bir işe karar verirken doğabilecek olumsuzlukları göze almak gerekir.
B) İnsanın neşeli ya da üzüntülü olması çevrenin o anki durumuna bağlıdır.
C) Bir kişinin acısına yakınları da aynı oranda katılırlar.
D) İnsanın kararsızlık göstermesi de tutarlı olması da kendi elindedir.
E) İnsanın işini bitirebilmesi çevresinin yardımına bağlıdır.

Çözüm:

‘Bir göz”, “öbür göz” sözleri yas içinde olanı ve yakınlarını ifade etmektedir.

Doğru yanıt (C) seçeneğidir.

Örnek-17:

Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde “insanı anlamanın zorluğu” vurgulanmaktadır?

A) İnsanın yere bakanından, suyun durgun akanından kork.
B) İnsanın alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır.
C) İnsan söyleşe söyleşe, hayvan koklaşa koklaşa anlaşır.
D) İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.
E) İnsana dayanma ölür, ağaca dayanma kurur.

Çözüm:

A,C,D ve E’de insan az çok tasvir edilmiş, tanımlanmıştır; böylece anlaşılır hale getirilmiştir.

B’de “Hayvanın özelliği dışından belli olur, ama insanın karakteri dışından belli olmaz, içi dünyası anlaşılmaz.” deniyor.

Doğru yanıt (B) seçeneğidir.

Örnek-18:

İnsan, başkalarının yardımıyla değil de kendi çaba ve deneyimleriyle başarılı olur.

Aşağıdaki atasözlerinden hangisi bu cümlenin anlamına en yakındır?

A) Değirmen, taşsız öğütmez.
B) Suyun akıntısından gitmeyen yorulur.
C) Dağ ne kadar yüce olsa üstünden yol aşar.
D) Su aka aka yolunu bulur.
E) Ağaç, yaş iken eğilir.

Çözüm:

Su, nasıl aka aka yolunu buluyorsa, İnsan da kendi gücüyle, deneyimiyle amacına ulaşır.(D) A.C ve E’de bir müdahale, yardım, muhtaç olma durumu vardır. B’den toplumun koyduğu kurallara uyma söz konusudur.

Doğru yanıt (D) seçeneğidir.

Örnek-19 (ÖSS – 1992):

I. Çevirmen, bir cümledeki sözcüklerin tek tek anlamını değil, cümlenin bütünündeki anlamı yansıtmaya çalışmalıdır.

II. Çevirmenin, bir sanatçı titizliğiyle yazarın üslubuna yaklaşması gerekir.

III. Çevirmen, yazarın kullandığı sözcüklerin yalnızca sözcüklerdeki ilk anlamını değil, onların duygusal ve çağrışımsal anlamlarını da yansıtmaya çalışmalıdır.

IV. Çevirmen, sadece sözcüklerin karşılığını koymakla yetinmemeli, onları cümle içine yerleştirirken de titiz davranmalıdır.

V. Çevirmen, çevirdiği yazarın dil ve anlatım özelliğine elinden geldiğince bağlı kalmalıdır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri, anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve III. B) I ve III.  C)ll.veV.    D) III. ve IV. E) IV. ve V.

Çözüm:

II…. yazarın üslubu; V…. dil ve anlatım özelliği (Cümleleri iyice anlayıncaya kadar okuyunuz.) Doğru yanıt (C) seçeneğidir.

Örnek-20 (ÖYS – 1992):

Yazdıklarımda hep gerçeğe bağlı kalırım; çünkü, ancak bu nitelikteki bir yapıt yüzyıllar boyunca değerini koruyabilir.

Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır?

A) Bir yazarın güzel yapıtlar ortaya koyması, anlattığı olayların ilginçliğine bağlıdır.
B) Bir yapıtın güzelliği, uzun süre okuyucu bulmasıyla ölçülür.
C) Olayların gizli kalmış yanlarını açıklayan yapıtlar başarılı olur.
D) Eski çağlardan günümüze kalmış yapıtlar, usta yazarların ürünüdür.
E) Beğenilen kalıcı yapıtlar her şeyi olduğu gibi yansıtanlardır.

Çözüm:

… gerçeğe bağlı kalmak: E)…. her şeyi olduğu gibi yansıtmak… yüzyıllar boyunca değerini korumak; E)…. beğenilen, kalıcı (Seçenekleri iyice, dikkatli okuyunuz.)

Doğru yanıt (E) seçeneğidir.

Ayrıca bakınız ⇒ Cümlede Anlam Konu Testleri

CÜMLE YORUMU TEST

1) Şair, bir tek dize yazmak için bile birçok şehir, insan, eşya ve hayvan tanımalıdır.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır?

A) Şiirde ne kadar çok varlık geçiyorsa şiir o kadar değerlidir.
B) Şairin varlıkları değerlendirmesi, başkalarınınkinden değişiktir.
C) Şiirde insan öğesinin yeri sınırlıdır.
D) Şiirin kısa anlatımı, bir birikimin ürünüdür.
E) Şiir, somut örneklerle süslendiği zaman daha etkili olur.

2) Sağduyusuyla hareket ettiğini sandığımız o okuyucu denen güç, yargılarına hep elindeki ölçülere göre ulaşır ki, bu sese kapılan her sanatçı yeni adına hiçbir şey getirememek zorunda kalır.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır?

A) Okuyucunun yargılarına göre yolunu çizen sanatçı, sanatının gelişimini engeller.
B) Okuyucunun değerlendirmesi, sanat yapıtının niteliğine göre değişir.,
C) Okuyucu, okudukları hakkında bir hüküm vermemeli, onları sadece izlemelidir.
D) Okuyucunun değerlendirmesinde ona yeni ölçüler sunacak olan, yine sanatçıdır.
E) Bir sanatçının yenilik getirip getirmediği, sanat yapıtının kalıcılığıyla ölçülür.

3) Konuşma dili zaman zaman yüz, el ve beden hareketleriyle bütünleştiği için daha hareketli, daha anlamlı biçimlere girerse de bunu, onun yazı dili kurallarına baş eğmeyeceği anlamında düşünmemek gerekir.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır?

A) Konuşma dili, tümüyle yazı diline bağımlı olmalıdır.
B) Konuşma dilinin yazı dilinden farkı, onun özel işaretlere sahip olmasıdır.
C) Konuşma dili, yazı dilinden üstün özellikler taşısa da ondan uzak kalmamalıdır.
D) Yazı dili, konuşma dili özellikleriyle bütünleşirse, anlatımını zenginleştirir.
E) En etkili ve canlı dile ulaşılması, sözcüklerin titizlikle seçilmesi sonunda olur.

4) Nedim’in sade, açık, temiz bir söyleyişi vardır, fakat bu söyleyişi kurcalarsanız, altında başka anlamların, derinliklerin gizli olduğunu görürsünüz.

Bu cümleden çıkarılabilecek en kapsamlı vargı, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Nedim’in kendine özgü bir söyleyişi vardır.
B) Nedim’in anlaşılır anlatımı, onun sanatının başlıca özelliğidir.
C) Nedim’in divan şairleri içinde ayrı bir yeri vardır.
D) Nedim’in anlatma isteğini kavramak çok kolaydır.
E) Nedim’in mecazsız, fakat yoğun anlam içeren bir anlatımı vardır.

5) Çoğu okuyucu Don Kişot’un değirmenlere saldırması karşısında gülmeye hazırlanırken, azınlık, o olayda insanlığı kemiren dertlerin depreştiğini görmesini bilir.

Bu cümlede hangi görüşü güçlendirilmek için Don Kişot romanı örnek olarak verilmiş olabilir?

A) Bir edebiyat yapıtı, geçen zaman içinde, farklı açılardan değerlendirilir.
B) Bir edebiyat yapıtının bütünü incelenmeden, bir yönüyle, değeri anlaşılmaz.
C) Sanat yapıtının başlıca özelliği, ilgi çekici olaylara dayanmasıdır.
D) Okuyucuların aynı edebiyat yapıtına bakışları farklılık taşır.
E) Edebiyat yapıtlarının değerlendirilmesinde yazarının çizdiği sınır aşılmamalıdır.

6) Ben, şiirlerimde, kendi adımı kullandığım vakit, bana kızanların sayısının bir hayli kabarık oluşu, şiiri salt konusuyla ölçenlerin çoğunlukta olmasındandır.

Bu cümlede kendisinden söz eden şairin hangi yönü belirginleşmiştir?

A) Görüşlerini savunmada kararlı olmaması
B) Şiirin konusuna fazla önem vermemesi
C) Çoğunluğun görüşlerine başvurmaması
D) Konuyla biçimi dengede tutamaması
E) Çevresinin beğenisine ters düşen konulardan söz açması

7) Aşağıdakilerin hangisinde “doğayla içiçe olma özlemi” dile getirilmiştir?

A) Bir sırma kemerdir suya baksam/ Göllerde bu dem bir kamış olsam
B) Yaz kış yeşil bir saksı ıtır pencerede/ Bahçede akasyalar açardı baharla
C) Gidiyordum gurbeti gönlümde duya duya/ Ulukışla yolunda Orta Anadolu’ya
D) Gelincik tadası gibiydi/ Kırmızıydı yaprakları
E) Gül buruşsa yaprak düşse uzak bahçede/ Aklıma çıkagelir hüznüm

8) Düşünmek, her şeyi ille de sorunlaştırmaksa, olmasın daha iyi.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır?

A) Düşünmek, kimi durumlarda gereksizdir.
B) Bazı sorunlar, düşünmeyle çözülmez.
C) Düşünmek, yaşamayı kolaylaştırmalıdır.
D) Düşünmenin, karar vermede payı sınırlıdır.
E) İçinden çıkılamayacak şeyler, düşünmeyi engeller.

9) Nesneleri, olayları, ilişkileri tek bir açıklama kalıbına sığdırmaya yeltenmek, dünyayı darlaştırmak anlamına gelir.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede anlatılmak istenenle aynı doğrultuda değildir?

A) Karşılaştığımız her şeyi, türlü açılardan değerlendirmeliyiz..
B) Bir olayı açıklamak, zamanına ve ortamına göre değişir.
C) Herkes, izlenimleriyle çevresindeki nesnelere, yeni boyutlar katar.
D) Aynı çevrenin insanları, aynı yazgıyı paylaşır.
E) Çocuğun gelişiminde, doğuştan getirdiği özellikler yeterli değildir.

10) “Bu soruyu ilk ben düşünmek isterdim.” demedikçe bir soruya eğilmenin ne önemi var?

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede vurgulanmak istenmektedir?

A) Her soru, sınırsız anlamlar taşır.
B) Düşünerek yeni gerçeklere ulaşılır.
C) Bir soru, hazır kalıplarla çözülmemelidir.
D) Soruların düşündürücü olanları üzerinde durulmalıdır.
E) Düşünce, soru yoluyla gelişir.

11) Yaşama defterini doldururken geri dönüp bir sayfasını koparamazsınız, bir yerini silemezsiniz; olsa olsa sona varmadan sayfayı çevirebilirsiniz.

Bu cümlede geçen “sona varmadan sayfayı çevirmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaşamanın bir dönemini bitirmek
B) Olup bitenleri doğru kavramamak
C) Bazı şeyleri görmezlikten gelmek
D) Zamanını verimsiz geçirmek
E) Geleceğe yönelik düşünüp çalışmak

12) Yaşam öyle bir şey ki, yaşamanın abc’sini, okuyup yazmayı tam söküyorsun, artık özlenen kitaplara geldim diyorsun, bir de bakıyorsun ki okuyacak zaman kalmamış.

Bu cümlede anlatılmak istenene, aşağıdakilerden hangisi en yakındır?

A) İnsan, yaşamadan düşündükleriyle de yaşamı tanır.
B) Yaşam süresi, yaşamı tanımaya yetmez.
C) İnsan, aşama aşama belli gerçeklere ulaşır.
D) Çevre koşulları, insanın yaşamını etkiler.
E) Yaşamı öğrenmek, ona özlem duymakla olur.

13) Başkalarının yaktığı ışık yeter de artar diye düşünsek bile, aydınlanan önümüzü kendi gözümüzle görmek zorundayız.

Bu cümlede, aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

A) Gerçekleri görmede başkalarının yaptığı yardımın sınırlı olduğu
B) Başkalarına güvensizlik duyulması gerektiği
C) Bilgilenmenin tümüyle kendi gücümüzle gerçekleşeceği
D) Toplumsal birikimlerin kişiye yol gösterdiği
E) Değerlendirmelerde kullanılan ölçülerin kişiye göre değiştiği

14) Yüzeysel gözlemciler, aşırı genelleyiciler, aceleciler doğayı gereğince kavrayamazlar.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak isteneni desteklemez?

A) İnsanın, doğayı içine iyice sindirmesi gerekir.
B) Doğa, en ince ayrıntılarına kadar incelenmelidir.
C) Doğada olup bitenler, birbirinin aynıdır.
D) Doğadaki benzer renkler arasında bile ton farkları vardır.
E) Aynı mevsimler bile, yıl yıl şaşırtıcı özellikler gösterir.

15) Toprağa tarla, ağaca odun, kuşa besin, ırmağa baraj, çiçeğe ilâç gözüyle bakanlar doğayı anlayamazlar.

Bu cümlede doğaya hangi açıdan bakanlar eleştirilmektedir?
A) hareketlilik B) güzellik C) somutluk D) ayrıntı E) yararlılık

16) Asıl gerçekçilik, kişinin kendi dünyasının ötekilerinkiyle özdeş olmadığını bilmesi, ona göre davranmasıdır.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede anlatılmak istenene ters düşer?

A) Kişinin, kendi beğenilerini ön plana çıkarmaması
B) Kişinin, başkalarının da doğru düşünebileceğini kabul etmesi
C) Kişinin, kendi kafasında çizdiği ideal bir kimseyi araması
D) Kişinin, değişik kişiliklerle uyum içinde yaşaması
E) Kişinin, davranışını karşısındakilere göre ayarlaması

17) Toplumsal yaşantıyı konu edinen aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecazlı bir söyleyiş vardır?

A) İnsanlar arası ilişkilerde hayal gücünün çok önemli bir yeri vardır.
B) Değersizliğini gizlemek isteyenler, çok kez, önde görünmek için yapmadık rol bırakmazlar.
C) Çoğumuz, derdimizi birine açmak yerine yalnızlık ve belirsizim içinde yaşarız.
D) Yaşamanın alışılagelmiş çizgisinden dışarı çıkmaya yeltenenleri olumsuz sözcüklerle niteleriz.
E) Kendi penceresinde dışarı bakan, kendi bacasından çıkan dumanı değil de, başka bacaların dumanını görür.

18) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir yazının diliyle konusu arasındaki ilişki ele alınmamıştır?

A) Yapıttaki en küçük ayrıntı dil sayesinde soluk alıp verir.
B) Anlatılan şeyler ne kadar değerli olursa olsun dile önem verilmezse ortaya sanat yapıtı çıkmaz.
C) Yazar, dil yönünden ne kadar etkinse o kadar çok yandaş kazanır.
D) Bir şiirdeki çiçeğe, kuşa renk verecek olan dildir.
E) Nice romanlar, içinde geçen olayların görkemine rağmen, üslûbunun zayıflığı yüzünden çağını aşamamıştır.

19) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yaşama isteğini yitiren bir kişi anlatılmaktadır?

A) Keşke bu işe girişmeden önce iyice düşünseydim diye konuşuyordu.
B) Elinde kalan son malları da yok pahasına satmıştı.
C) İçine düştüğü çelişkilerden çıkış yolu arıyor, fakat bulamıyordu.
D) Artık, olanları bir daha başkalarına açmamakta kararlıydı.
E) Tüm dünya başına yıkılmış, geçmişiyle geleceğiyle çökmüştü.

20) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “hayal kurmanın yanlışlığı”ndan söz edilmektedir?

A) Sessizliği dinleyerek olgunlaşan gece, yıldızlı düşlerle dökülür insanın kucağına.
B) Gerçeğin ucu pırıl pırıl ortaya çıkınca bunlardan vazgeçmenin yerinde olduğunu anladım.
C) Düşlerinin gerçeğe dönüşmesi için olanca gücüyle çalışıyordu.
D) Düşler, gerçeğe bağlı olarak kurulursa gereklidir.
E) Hayal gücü sınırlı olan kimseler, sanatsal etkinliklere yönelmezler.

21) “Yolu ile giden yorulmaz.” atasözünün anlamına en yakın olanı, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kişi, yanıla yanıta doğruyu bulur.
B) Bir sorunun çözümünde izlenecek yollar çok çeşitlidir.
C) Kestirme görünse de, toplumun benimsediği yöntemlerin dışına çıkmak yarar sağlamaz.
D) Kişilere yol göstermede, önder kişilerin önemli bir yeri vardır.
E) Bir işe girişmeden tedbirleri önceden almak gerekir.

22) Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde, mecazlı bir söyleyiş yoktur?

A) Ağaç yaş iken eğilir.
B) Görünen köy kılavuz istemez.
C) Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
D) Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
E) Isıracak köpek, dişini göstermez.

23) Deyimler, atasözleri gibi derin anlamlar içermez; sadece uygun bir ortamda söylenip geçilir, üzerinde uzun uzun düşünülmez.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi deyimdir?

A) Dost ile ye iç, alışveriş etme.
B) Dost acı söyler.
C) Dost, kara günde belli olur.
D) Dosttan zarar gelmez.
E) Dostlar alışverişte görsün.

24) Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde, “danışmanın gereği” vurgulanmaktadır?

A) Akıl için yol birdir.
B) Akıl akıldan üstündür.
C) Akıllı bir kere aldanır.
D) Akıl yaşta değil, baştadır.
E) Akıl para ile satılmaz.

25) “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” atasözündeki düşünme yolu aşağıdakilerden hagisidir?

A) İki benzer durum arasında ilişki kurma
B) Kişinin davranışlarından, yaptıklarını anlama
C) İddia edilenle gerçek arasında yakınlık bulma
D) Kaynağından yola çıkarak olayın sonucunu tahmin etme
E) Yapılanla söylenen arasında çelişki bulma

26) Aşağıdaki cümlelerden hangisi “Kendi düşen ağlamaz.” atasözüyle anlamca aynı doğrultuda değildir?

A) Sızlanman yersiz, zaten dersine yeterince çalışmayan sendin.
B) Onun bu kadar yakınmasını anlamıyorum, bu iş için en ufak çaba harcamamıştı.
C) Bu kadar zor bir işi madem ki yapacağım diyor, sonuç olumsuz olursa bizi sorumlu tutmasın.
D) Bu kez de başarılı olursa artık bizim yardımımız olmadan işini ilerletebilir.
E) Sanki onu bu işe biz yöneltmişiz gibi bize durmadan sitem ediyor.

27) “Büyük kurumlarda önemsiz bir yer edinmek ve küçük kurumlarda önemli bir yer edinmek” kavramları, aşağıdaki atasözlerinin hangisinde karşılaştırılmıştır?

A) Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.
B) Aç tavuk kendini buğday ambarında görür.
C) Öküz ayağı olmaktan buzağı başı olmak yeğdir.
D) Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
E) Kurbağaya “Evin yıkıldı.” demişler, “Gölün öbür başına giderim.” demiş.

28) Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde “mala düşkünlük” ötekilere göre daha ağır basmaktadır?

A) Malın iyisi boğazdan geçer.
B) Malı mala, canı cana ölçmeli.
C) Mal, canı kazanmaz.
D) Mal, canın yongasıdır.
E) Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?

29) Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde “bilgili insanın davranışı” ifade edilmektedir?

A) Ağaç meyve verdikçe, başını aşağı eğer.
B) Ağaç, dalı ile gürler.
C) Ağaç yaş iken eğilir.
D) Ağaç ne kadar uzasa, göğe ermez.
E) Meyveli ağacı taşlarlar.

30) Aşağıdaki atasözlerinden hangisi anlamca ötekilere ters düşmektedir?

A) Aç ayı oynamaz.
B) Aç köpek fırın deler.
C) Aç tavuk uykusunda darı görür.
D) Aç kılıca sarılır.
E) Açın gözü ekmek teknesindedir.

31) Diller, uzun süre birbirleriyle savaşlar, göçler nedeniyle karşı karşıya gelmişlerdir.

Bu cümlede dillerin hangi özelliğine değinilmiştir?

A) Değişim B) Zenginleşme C) Bozulma D) Etkileşim E) Yönlendiricilik

32) Günümüzde bir kişinin ne düşündüğünü öğrenmek için; onun, yalnızca yazdığı şeylere bakmak gerekmektedir.

Buna göre bir kimsenin yazdıklarında, aşağıdakilerden hangisi önem taşımaz?

A) Başvurduğu kaynaklar
B) Tanık gösterdiği kişiler
C) Fikirlerini kanıtlama yöntemi
D) Anlattıklarında inandırıcılık
E) Üslûp özellikleri

33)

I. Yazı yazma eylemine geçmek belli bir birikimi gerektirir.
II. Yazı yazarken öncelikle belli dil kurallarına uymak gerekir.
III. Deneyim zenginliği, yazı yazmayı kolaylaştırır.
IV. Yazıda anlatılanları, o konuda deneyimi olanlar daha çabuk anlar.

Bu cümlede hangileri, anlamca birbirine daha yakındır?

A) I. II. B) II. III. C)l.lll. D) II. IV E) III. IV.

34) Gençlerimize kimi yazarları ya da yapıtları örnek göstererek “Böyle bir dille, bunlar gibi yazın.” demek onları geliştirmeye yardım etmez.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleye anlamca daha yakındır?

A) Gençler, yazılarında, kendi özgün çizgilerinden yürümelidir.
B) Yapıtların dil ve anlatım özelliği birbirini tutmaz.
C) Gençlerin bir eser yazmaları, zaman alır.
D) Gençlerin yazmaya yetenekli olanlarını ayırmak güç bir iştir.
E) Gençlerin kullandığı dil, kitap dilinden farklıdır.

35) Bugün öyle eski şairler görüyoruz ki, yazdıklarına dergiler kucak açmış olsa bile, onlar, şiirden anlayanlar için artık tükenmişlerdir.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene en yakındır?

A) Dergiler, genç şairlerin şiirlerine yer vermemektedir.
B) Şiirden anlayanlar, eski şairlerin hatalarını tamamlamaktadır.
C) Dergilerde şiirlerinin basılması, eski şairlerin büyüklüğünü göstermez.
D) Okurun sesine kulak vermeyen şairler kalıcı olamaz.
E) Dergiler, sanat değeri olan şiirleri yayımlamalıdır.

36) İktisatçılığını, tarihçiliğini, sosyal, siyasal, sosyolojik kültürünün yoğunluğunu ancak renkli üslûbuyla yansıtabilmiştir; bu, yazılarına her zaman başka hava vermiştir.

Burada sözü edilen yazarın başarısı, aşağıdakilerden hangisiyle ilgili değildir?

A) Dili kullanmadaki ustalığıyla
B) Kültürel birikimiyle
C) Anlatım tekniğiyle
D) Yazılarındaki akıcılıkla
E) Bilgisini aktarma yoluyla

37) Orhan Veli, gününün klasik sanat akımlarına kulaklarını tıkamıştır; ama “Birinci Yeni” diye bilinen sanat akımını da o yaratmıştır.

Buna göre Orhan Veli için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Değişik yönelimi, bir yenilikle sonuçlanmıştır.
B) Gününün sorunlarını dile getirmekten kaçınmıştır.
C) Yazdıklarında sanata ve gösterişe önem vermemiştir.
D) Çağdaşlarının ele aldığı konulara yer vermemiştir.
E) Gerçeğe değil, düş gücüne önem vermiştir.

38) Balta girmemiş ormanlarda bile
Tedirgin olmaz bu kadar, insanoğlu

Aşağıdakilerden hangisi bu dizeleri anlamca güçlendirip tamamlamaktadır?

A) Bir dünyam olsa
Güneşim parlasa parıl parıl

B) Gül buruşsa yaprak düşse uzak bahçede
Aklıma çıkagelirsin

C) Caddeler sokaklar bomboş
Kapılar pencereler uykuda

D) Bugün pazar
Bugün bütün günlerin ölüsü

E) İnsanın yaptığı caddelerden
Yürürüz korka korka

39) Onun şiirlerini okuyun, hep uçurum kıyısında bir çiçeğe tutunmuş olduğunu göreceksiniz.

Burada sözü edilen şair için aşağıdakilerden hangisi en uygun düşer?

A) Hayali seven
B) Umudunu yitirmeyen
C) Toplumdan kaçan
D) Gerçekleri abartan
E) Güçlüklere katlanan

40) Romanlarda “gerçek yaşam”ı aramak gibi bir yanlıştan kaçınmak için elimizden geleni yapmalıyız.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenenle ayrı doğrultuda değildir?

A) Gerçek yaşam, romandan öğrenilmez.
B) Romanı, yazarın düş gücü oluşturur.
C) Okur, romanda çevresinden izler bulamaz.
D) Romanların ana düşüncesi öğrenilemez.
E) Roman, kendine özgü bir kurmaca dünyadır.

41) Aşağıdaki roman tanıtımlarının hangisinde kuşaklar arası ilişkiden söz edilmemiştir?

A) Kiralık Konak‘la dedeyle torunu arasındaki düşünce farkları çok belirgindir.
B) Bu romanda öğrenciler, öğretmen olarak aynı okula geliyor, eski öğretmenleriyle birlikte çalışıyorlar.
C) Çalıkuşu‘nda yer yer Feride, yer yer Milli Eğitim Müdürü, yer yer de köylüler ön plana çıkıyor.
D) Romanın sonlarına doğru köyüne dönüyor; çocukların büyümüş, yaşlıların ölmüş olduğunu görüyor.
E) Romanda, gençken büyüklerden istenen şeylerin, yaşlanınca gençlerden de istendiğini görüyoruz.

42) Sanatçı, sanatını meslek haline getirmelidir; çağımızın yoksulluğu işte buradan geliyor.

Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi eleştirilmektedir?

A) Sanatçının parasal sıkıntı çekmesi
B) Sanatçının, kendi sanat dalıyla sürekli ilgilenmemesi
C) Sanatçının, çağına damgasını vuramaması
D) Sanatçının, ilgilendiği dala ilişkin bilgisinin olmaması
E) Çağımızda sanatçıya yeterli ilginin gösterilmemesi

Cevap Anahtarı:

1D 2A 3C 4E 5D 6B 7A 8C 9D 10C
11D 12B 13A 14C 15E 16C 17E 18C 19E 20B
21C 22C 23E 24B 25C 26D 27C 28D 29A 30C
31D 32E 33C 34A 35C 36B 37A 38E 39B 40D 41C 42B