Divan Edebiyatında İlkler ve Enler

Divan Edebiyatında İlkler ve Enler

Divan Edebiyatında İLK’LER

  • Bir edebiyat terimi olarak mesnevi ilk defa İran edebiyatında kullanılmıştır. Mesnevi terimi ve nazım şekli Türk edebiyatına İran edebiyatından geçmiştir.Divan_Edebiyati
  • Edebiyatımızda ilk şarkı örnekleri Nailî divanında görülmüştür.
  • Esmâ-i Hüsnâ şerh geleneği ilk önce Araplarda başlamıştır. Daha sonra İranlılarda ve Türklerde bu gelenek devam etmiştir.
  • Türkçede ilk kırk hadis tercümesi Mahmûd b. Ali’nin Nehcü’l-ferâdis isimli eseridir.
  • 15. yüzyılda kaleme alınan Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i Vesîletü’n-necât bilinen ilk Türkçe mevlid metnidir (Ancak bu konunun tartışmalı olduğu unutulmamalıdır).
  • Türkler’in İslâmiyet’i kabul ettikten sonraki ilk na’t örneği, Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig adlı eserinde bulunan on beş beyitlik şiirdir.
  • Tespit edilen ilk sûr-nâme, Gelibolulu Âlî’nin Câmî’u’l-Buhûr Der-Mecâlis-i Sûr adlı mesnevisidir.
  • İlk sûriye kasidesi, Hayâlî’nin Kaside Der-Sûr-ı İbrahim Paşa adlı kasidesidir.
  • Bilinen ilk Türkçe kıyâfet-nâme Hamdullah Hamdî’nin Kıyâfet-nâmesidir.
  • Melhame türünün ilk örneği Yazıcı Salih’in 15. yy.’da kaleme aldığı Kitâbü’ş-Şemsiyye, Melhame-i Şemsiyye, Şemsiyye adlarıyla bilinen eseridir.
  •  Hiciv türünde ilk eseri 15. yüzyılda Şeyhî, Har-nâme adlı eseri ile vermiştir.
  •  Eski Türk Edebiyatı’nda ilk fahriye örnekleri 14. yüzyılda görülmeye başlanmış ve gelenek hâlinde devam etmiştir.
  • Anadolu sahasında mersiye türünün ilk örneklerini, Germiyan Beylerinden Süleyman Şâh’ın ölümü için Ahmedî ve II. Yakub’un ölümü için de Şeyhî kaleme almışlardır.
  • Dilimizde ilk biyografi çalışması, Molla Câmî’ye ait olan Nefehâtü’l-üns çevirisidir.
  •  Ali Şîr Nevâî’nin Mecâlisü’n-Nefâis isimli tezkiresi Türk edebiyatında yazılan ilk şairler tezkiresidir.
  • Sehî Tezkiresi, Anadolu sahasında yazılan ilk tezkiredir.
  • Latifî, tezkiresinde alfabetik usûlü ilk kez kullanmıştır. Bunun yanı sıra her harf için de ayrıca üç harfe kadar bir sıralama yapmıştır.
  • Kafzade Faizî’nin Zübdetü’l-eş’âr adlı eseri antoloji niteliğindeki ilk tezkiredir.
  • Güftî’nin Teşrifatü’ş-Şu’arâ’sı Türk edebiyatında nazımla kaleme alınmış ilk tezkiredir.
  • Ahmed Paşa, manzum tarih düşürme konusunda Eski Türk edebiyatının ilk toplu örneklerini vermiştir.
  • Türk edebiyatının ilk manzum yüz hadisi olan Ferah-nâme’yi 15. yüzyılda Hatipoğlu yazmıştır.
  • Türk edebiyatında ilk hamse şairi Ali Şir Nevâî’dir.
  • 15. yüzyıl şairlerinden olan Akşemseddîn-zâde Hamdullah Hamdî, Türk edebiyatının Anadolu sahasındaki ilk hamsesini kaleme almıştır.
  • Kâtip Çelebi’nin Cihan-nümâsı, Osmanlı’nın ilk sistematik coğrafya kitabıdır.
  • 17. yüzyılda, süslü nesrin büyük ismi olan Nergîsî, manzum hamselerden sonra ilk defa mensur hamse oluşturmuştur.
  • İlk şehrengîzi (Edirne) 16. yüzyıl şairi Mesîhî yazmıştır.
  • İlk nazire mecmuası 1436 yılında Ömer Bin Mezîd tarafından oluşturulmuştur.
  • Türkçe ilk divan dibacesi yazarı, üç divan dibacesi yazmış bulunan Ali Şir Nevâî’dir.
  • İlk divan dibacesi yazan Rûşenî’dir (ö. 1486). Divanlarının her ikisinde de Farsça birer dibace bulunmaktadır.
  • Osmanlı sahasında ilk dibace yazan ve Türk edebiyatının ilk manzum divan dibacesi yazarı da Ahmed Paşa’dır (ö. 1497).
  • Manzum-mensur karışık olarak divan dibacesi yazan ilk şair ise Necati Bey’dir (ö. 1509).
  • Edebiyatımızda Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig adlı eseri, siyaset-name türünün ilk örneği olarak görülür.

Divan Edebiyatında EN’LER

  • Kasidenin en güzel beytine şâh beyit veya bey-tü’l-kasîd denir.
  • Medhiye, klâsik bir kasidenin asıl bölümü olup kasidede en uzun kısmı oluşturur.
  • Gazelin en güzel beytine beytü’l-gazel=beyt-i gazel ya da şâh/şeh beyit denir.
  • Edebiyatımızda en çok şarkı söyleyen şair, 19. yüzyıl şairi Enderunlu Vâsıftır.
  • Gazeller divanda Arap alfabesi esas alınarak kafiyelerinin son harflerine göre dizilir. Şiir sayısı bakımından divanın en geniş bölümünü teşkil eder.
  • Klâsik bir divan, nazım şekillerinin en küçüğü olan mısralar ile son bulur.
  • Bir divanın en önemli nüshası, müellif (sahibinin kaleme aldığı) nüshasıdır.
  • Hz. Muhammed için yazılan hilyelerin en meşhuru, Nahîfî ve Hakanî Mehmed Bey’in hilyeleridir.
  • Sinan Paşa’nın Maârif-nâme ve Tazarru-nâmesi’nde mensur olarak kaleme alınan na’t türüne en güzel örnekler vardır.
  • Eski Türk edebiyatında daha çok tercüme yoluyla siyer türünde eser verilmiştir. Bunlardan en eskisi ibni Hişam’ın eserinin tercümesi olduğu belirtilen, Kadı Darîr’in Siyer-i Nebî adlı eseridir.
  • Edebiyatımızda hac seyahat-nâmeleri kaleme alınmıştır. Hac konakları, hac vazifesini yaparken uyulması gereken kurallar, rehberlik etme ve pratik bilgiler verme gayesiyle yazılan bu eserlerin en eskisi Ahmed Fakîh’in Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe adlı eseridir.
  • Nazım şekli olarak en çok terkîb-bend nazım şekliyle mersiye yazılmış, ondan sonra kasîde ve terciibend nazım şekilleri tercih edilmiştir.
  • Kendisine benzetilenin söylenip, benzeyenin söylenmediği örneklere açık istiâre denir ve en yaygın istiare türüdür.
  • Antoloji niteliğindeki tezkireler içinde en az bilgi veren ve en çok örnek gösteren Âsim Tezkiresidir.
  • Şeyhî’nin hiciv alanında yazdığı 126 beyitlik Har-nâme’si türünün en meşhur eseridir.
  • Mevlid türünün en olgun örneği Süleyman Çelebinin Mevlid’idir.
  • 15. yüzyılda Çağatay Edebiyatı, Ali Şîr Nevâî ve Hüseyin Baykara’yla en olgun dönemini yaşamıştır.
  • Arapça ve Farsçanın edebiyat özellikle şiir dili üstündeki etkisine, en açık tepkiyi basit Türkçe ile (Türkî-i Basît) yazan XV. yüzyılda Aydınlı Visâlî, XVI. yüzyılda Tatavlalı Mahremî ve Edirneli Nazmî koymuştur.
  • Hem dönemindeki hem de diğer dönemlerdeki padişahlar içinde en çok şiir yazan Muhibbî mahlaslı Kanûnî Sultan Süleyman’dır.
  • II. Murad, Muradî mahlasıyla şiirler yazmış ve bir divan teşkil etmiştir. Kanûnî’den sonra en fazla şiir söyleyen padişahtır.
  • Klâsik üslûbun, Bâkî tarzının, 17. yüzyıldaki en önemli temsilcisi Şeyhülislam Yahyâ Efendi’dir.
  • Seyahat-nâme türünün 17. yüzyıldaki örneklerinden birini Nâbî vermiştir. Nâbî’nin Tuhfetü’l-Haremeyn ismini verdiği eser, bir hac seyahat-nâmesi olup türünün en edebîsidir.
  • Şair kadrosu bakımından klâsik edebiyatın en zengin olduğu devre 18. yüzyıldır.
  • Şeyh Gâlib’in Hüsn ü Aşk mesnevîsi Türk edebiyatının en büyük mesnevilerinden biri olarak kabul edilir.
  • 200’e yakın na’tıyla edebiyatımızın en çok na’t yazan şair unvanını taşıyan şair Nazîm’dir.
  • Nevâyî’den önce Çağatay edebiyatının en büyük şairi Lutfî’dir.
  • Hüseyin Baykara, Alî Şîr Nevâî’den sonra kendi devrinin en değerli ve lirik şairidir.
  • Alî Şîr Nevâyî, Çağatay edebiyatının en büyük şairidir. Manzum ve mensur eserleriyle sadece Çağatay edebiyatının değil, bütün Türk edebiyatının önde gelen simalarındandır.
  • Klâsik üslûbun en belirgin özelliği şiirselliğe yani âhenge muhtevadan daha fazla önem verilmesidir.
  • Türkî-i basît’in en çok örneğinin görüldüğü Edirneli Nazmî Divanı, Türk edebiyatının en büyük divanıdır.
  • Mevlânâ’nın, içinde Türkçe kelimeler bulunan bazı mısraları bir yana bırakılırsa bugün için Anadolu’da aruzun en eski şairi Ahmed Fakih’tir.
  • Mevcut bilgiye göre varlığından haberdar olunabilen Türkçe en eski divan, 13. asrın sonu ile 14. asrın başlarında yaşamış olan Âzerî şairi Hasanoğlu’nun divanıdır. Divan elimizde yoktur.
  • Osmanlı edebiyatı sahasının elde mevcut en eski divanı Ahmedî’nin eseridir. Ahmedî’ninkinden sonra Ahmedî-i Dâî ve Şeyhî’nin divanları Anadolu Türkçesinin en eski divanları arasında yerlerini alırlar.