Tiyatro Terimleri Sözlüğü (K-L-M) Harfleri

Tiyatro Terimleri Sözlüğü (K-L-M) Harfleri

(K) Harfiyle Başlayan Tiyatro Terimleri

Kabare : Bu tür tiyatro her çeşit güncel sorunu ve özellikle siyasal ve toplumsal konuları ince bir alayla, iğneleyici, yerici, taşlayıcı bir tutumla ele alıp toplum eleştirisine yönelir. Dışta güldürücü ve eğlendirici olmasına karşın, temelde ciddi olan bu biçim gösteride ezgiler, danslar, skeçler, monologlar, diyaloglar, diyalar, kısa filmler, kısacası tasarlanan eleştiri için ne gerekiyorsa onu sahneye getiren renkli bir karışım vardır.

Kadınlar Korosu : Kadınlardan kurulu koro.

Kahramanlık Komedyası : Kralların, prenslerin ve soyluların beş oyun kişisi olduğu, serüvenleri kapsayan komedya

Kahya : Anadolu köy seyirlik oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri.

Kanbur : Orta Oyunu ve Gölge Oyunu tiplerinden biri. Genellikle geveze, saldırgan ve sevimsiz bir kişi olarak görülür.

Kara Gülmece : Acı alay, içinde kişiyi düşündürecek ve hüzünlendirecek gülmece. Saçma ve abes mantık içinde, groteski de kullanarak gerçekleri alaylı bir biçimde gösteren gülmece; toplumsal karmaşaya bir tepki olduğu kadar, eleştirilen konuyu abes ve saçma anlamıyla belirtir.

Karakter : Kişileştirme işleminde derinlemesine ele alınan oyun kişisi; kendine özgü nitelikler içinde ruhsal gelişimi olan oyun kişisi. Karakterlerin, dış görünüşleri ötesinde anlamış ağlayan iç yaşamı vardır. Örn: Hamlet, Lear, Tartuffe, Treplev, Galile vb.

Karakter Komedyası : Bu komedya biçiminde gülünç kahramanın yanlış ve zayıf yanları öne çıkar. Toplum içindeki yanlışların eleştirisi bas oyun kişisi yoluyla sağlanır.

Karakter Oyuncusu : Kendine özgü ruhsal gelişimi ve davranışı olan, özellikle yaşlı kişilikleri canlandırmada usta olan yalancı.

Kavuk Devirme: (O.O:) Orta oyununda Kavuklu’nun kavuğunu yere düşürmeden bir baş hareketiyle devirmesi. Bu tıpkı Kara güz’ün ışkırlağını arkaya atması gibidir. Kavuklu bunu kavuğunun arka kenarını ensesiyle sıkıştırarak yapardı. Kavuk devirmenin, siyasal-toplumsal göndermesi son padişahlar döneminde çok sayıda vezir kafası uçurulmasına bağlanabilir. Vezir azledildiğinde “kavuk devrildi” deyimi halk arasında yerleşmişti.

Kavuklu : (O.O.) Orta Oyunun iki eksen tipinden biri. Türk gölge oyunundaki Karagöz’ün canlı özdeşi. Dışa dönük, özü sözü bir, dobra sağduyusu olan okumamış bir halk tipidir. Halkın düşüncelerini ve duygularını yansıtır. Haksızlığa, ikiyüzlülüğe karşıdır. Ekmek parası için beceremediği işlere bile girer, hakkı olmayan parayı kazanmayı sevmez. Öğrenim görmediği için bilgisizdir, ama sezgileri güçlüdür. Özellikle Pişekar tarafından sömürülür. Düş kurmayı sevmez, gerçekçidir. Her şeyi olduğu gibi kabul eder ve yanlışları dosdoğru yüze vurur. Öz eleştirisi de olduğundan sevimlidir. Gülmecenin baş mimarı olduğu için ona Nekre de denir.

Keranos : Antik Yunan tiyatrosunda, sahne üzerinde rol gereği ölenleri kaldırmakta kullanılan vince benzeyen araç.

Kilise Oyunu : Kilise tarafından yönetilen ve denetlenen, çoğu kez rahiplerin oynadığı, Hıristiyan öğretisini yaymaya yönelik oyun.

Kerkides : Antik Yunan tiyatro yapısında seyir yerini dikine kesen basamaklı yol.

Kilise Tiyatrosu : Dinsel günlerde rahiplerin ya da kiliseye gelenlerin oynadıkları dinsel oyunları sunan topluluk. Orta Çağ’ın ilk yarısından bu yana sürüp gelen bir tiyatro geleneğidir.

Kişileştirme : Oyunun özüne uygun olarak eylemin gelişini sağlayan kişilerin yapımı. Oyun kişisinin yapımı ,yönelişleri, davranışları, görünüşleri, harekeleri, çevreleriyle ilişkileri vb. ile gerçekleştirilir. Kişileştirme, tip ve karakter olmak üzere iki çeşittir. (Tip ve Karakter)

Klasik Tiyatro : Rönesans’ta İtalya’da başlamış ve XVII. yüzyılda Fransa’da Cornellie ve Racine’nin yapıtlarında doruğunu bulmuş olan tiyatro akımı. 17. yüzyılda İtalya’da Alfieri’nin oyunlarına dek etkisini sürdürmüştür. Klasik tiyatronun temel temel nitelikleri düzenlilik, usçuluk, duruluk ve belirginlik, idealleştirme ve ağırbaşlılık olarak özetlenebilir.

Kolbaşı : 1- (O.O.) Orta Oyunu’nda kolların başında olan ve kola adını veren sanatçı; bu sanatçı kol oyunlarını düzenler ve yönetirdi.
2- Daha önce kolların başında bulunan kişiye verilen ad.

Konstrüktivist Tiyatro : İşçi sınıfının sanayileşme sürecindeki emeğini ve üretimini, çalışma tartımını ve devinimini anlatmak için Sovyet yönetmen Meyerhold tarafından ilk kez denenmiş, Vakhtangov, Tayrov gibi birçok genç kuşak yönetmen tarafından, belli farklılıklarla sürdürülmüş, tiyatralliği öne alan anlayış. Perdelerin çevre düzenlemesinin ve kulislerin olmadığı çıplak bir tiyatro sahnesinde bina yapımında kullanılan iskeleye benzeyen bir dekorda çeşitli yükseltiler, iskeleler, çarklar, eğik düzeyler, kuleler kullanılır. Bu atmosfere uygun olarak, Meyerhold, insanın dirimselliği ile mekaniğini birleştirme amacını güden konstrukvist anlayışı pekiştirmek amacıyla yeni bir oyunculuk estetiği zerinde durulmuştur.

Köşebaşı Tiyatrosu : Köşe başlarında, yalın, hemen anlaşılabilecek, genellikle siyasal ve toplumsal içerikli, kalın çizgili oyunlar oynayan az kişili topluluk.

Kulisler : 1- Sahnenin iki yanında, dekorun görüngesini tamamlayan ve derinliği sağlayan, yerleri değişebilen çerçeveli büyük panolar.
2- Bu panolar arasındaki oyuncuların girip çıktıkları yerler.
3- Dekorun arkasında kalan sahne oylumu.

Lazzi : Commedia dell’Arte oyuncularının teknik gerektiren güldürücü hareketleri için kullanılan uluslararası terim.

Maskelemek: 1- bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek.

2-yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması örnek: Eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa ve o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa, oyuncu lambayı seyircinin görüşüne gövdesiyle kapatıp lamba düğmesine basıyormuş gibi yapar. Bu anlamlardan ilki olumsuz ikincisi olumludur

Mayıs Oyunları: Dinsel bolluk törenlerin kaynaklanan gösterilerdeki oyun. Bunlara ‘hasat oyunları’, ‘güz dönemi oyunları da denir.

Merak: Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu: gerilim sağlayıcı öğe.

Mercek: İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde bir birine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam cam. Tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır.(bkz. Dışbükey Mercek).

Mevki:( O.O.): Orta Oyunu’nda erkek seyircilere ayrılan yer. Meydan: (O.O.) : Orta Oyunu’nun oynadığı alan (aynı zamanda bkz. Orta, Palanga. Meydancı: ( Kö.O.) :Anadolu köy oyunlarında oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri.Mezzetino:(İt:): Commedia dell’arte ‘de giysisi kırmızı beyaz kurdelelerle süslü uşak tipi.

Mim: Kaynaktaki anlamıyla
1-oynamak;
2-oyuncu;bugünkü anlamıyla
3-yalnızca hareketlere dayanan sözsüz oyun. Mimesis: (Yun) :Taklit,benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla, yani ‘öykünme’ olarak kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi ‘yeniden yaratma’ ve ‘ yansıtma’ anlamıyla yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temeli ilkelerinden biridir.

Muhavere:(O.O.): Orta oyunu’nda söyleşme bölümü. Zurna, Kavuklu havası çaldıktan sonra ortaya Kavuklu ile Kavuklu arkası girerler ve Pişekar ile muhavere başlar. Bu bölüm iki kesimini kapsar : Arzbar ve Tekerleme. İlkinde, oyunun yönlendiricisi Pişekar ile oyununun nekre kişisi Kavuklu arasındaki konuşmada kimlikleri ve ne iş yaptıkları ortaya çıkarmakta bir çeşit serim kesimidir. Tekerleme, de ise Kavuklu, olağan dışı bir olayı başından geçmiş gibi anlatır.Pişekar iki de bir sorular sorarak konuyu aydınlatmak ister; laf ebeliği yapılır ve sonunda Kavuklu’nun anlattıklarının bir düş olduğu anlaşılır.

Müzikli Tiyatro: Büyük bir kesimi ezgiler ve danslarla gelişen, ama dramatik konuşma öğesini de kullanılan tiyatro. Operetle olan tek farkı, müzikli tiyatrodan caz ve popüler müziğin ağır basmasıdır.

TİYATRO TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

Ayrıca bakınız:

Bir Yorum Ekle