Tiyatro Terimleri Sözlüğü-B Harfi

Tiyatro Terimleri Sözlüğü-B Harfi

BALET OPERA: Tanınmış melodilerle söylenen şiirli opera. İngiltere’de XVIII. yüzyılda İtalyan operasına bir tepki olarak çıkmıştır. Bunun en iyi örneği, ilk temsili 1728’de Londra’daki Lincoln’s Fields tiyatrosunda verilen ve müzik düzenlemesini Pepusch’un yaptığı John Gay’in Dilenci Operası (The Beggar’s Opera) dır. Bertolt Brecht bu yapıttan esinlenerek müziğini Kurt Weillin bestelediği Üç Kuruşluk Opera’yı yazmıştır.

BAROK TİYATRO: Aşağı yukarı 1590 ile 1750 yıları arasındaki süreçte egemen olan bir sanat ve kültür anlayışı. En önemli anlatımını mimarlık müzik alanında bulmuştur. Ancak resim, heykel ve tiyatroyu da etkilemiştir.

BAŞLANGIÇ MÜZİĞİ: Bir opera gösterisinde perde açılmadan ya da açılırken çalınan giriş müziği.

BAŞOYUNCU: Bir oyunun belkemiğini kuran oyun kişisi.

BAŞROL: Bir oyunun gelişmesine asal katkısı olan rol.

BELEDİYE TİYATROSU: Belediyeden ödenek alarak çalışan ve belediye hizmetlerinden birini gören tiyatro.

BELGESEL TİYATRO: Yaşanmış önemli bir olayın belgelere dayanarak tiyatro sahnesi için uyarlanmasıyla ortaya çıkan gösteri.

BENZETMECİ TİYATRO: Seyirci daha çok duygusal açıdan sahnede olan bitenlere kaptıran, seyirciyi oyununun kahramanıyla özdeşleştiren yanılsamacı tiyatro. İki asal tiyatro anlayışlarından biri. Öteki için. bkz. Gösterimci Tiyatro

BESTECİ: Bir müzik yapıtını yaratan kişi.

BİÇİMCİ TİYATRO: İçeriği ikinci plana atarak biçimi önemseyen tiyatro anlayışı. Biçimin özerkliğini ve önceliğini öne sürerek bir biçimi ve biçimi var ederek belirli bir sahne, oyun düzeni uygulayımını benimseyen anlayış. Öncü tiyatrolar, Dadacı tiyatro, gerçeküstücüsü tiyatro, anti tiyatro vb. biçimci tiyatro kapsamına girer.

BİLDİRGE TİYATROSU: Güncel konuları belli bir tutumda yansıtan ve seyirciyi etki altına almayı amaçlayan güdümlü tiyatro.

BİLGİSAYARLI KARARTICI: Bilgisayar yoluyla sahne ışıklarının saptandığı, gerçekleştirildiği ve denetlendiği elektronik karartıcı. Butür karatıcıların ilk evrelerinde kuşaklı ve delikli kartla çalışanları vardı. Şimdi doğrudan otomatik yada elle bilgisayar denetimli ışıklama yapılabilmektedir.

BİLİNÇ: Stanislavski”nin oyunculuk dizgesinde, insanın kendi tarafından denetleme bilir yanı.

BİLİNÇALTI: Stanislavskki dizgesinde insanın denetimi dışındaki duygusal tepkileri kapsayan iç mekanizma için kullanılan sözcük.

BİLMEZCİLİK: Oyun kişilerinden birinin, bilmez gibi davranıp başkasının ağzından söz almak için bildiği bir şeyi bilmiyormuş gibi göstermesi.

BİREŞİM TİYATROSU: Tüm sanatların bir uyum içinde kaynaştırıldığı ve bundan bireşimsel bir bütün ortaya çıkarıldığı tiyatro.

BİYOMEKANİK OYUNCULUK: Sovyet yönetmen Meyelhold’un oyunculuk estetiği. Bu oyunculukta hareket sözden daha önemlidir. Anlam, hareket ve tavırlarla verilir. Bu anlayışta oyuncunun şarkı söyleyecek güzel bir sesi, her türlü akrobatik hareketi yapabilecek esnek bir bedeni olması gerekir. Asal olan, canlandırarak değil, belirterek oynamasıdır.

BİOMEKANİK YÖNTEM: Meyerhold’un kurgusal tutumuna uygun olarak groteski, kara gülmeceyi ve simgeleri kullanarak ortaya çıkardığı sahneleme yöntemine verilen ad.

BOĞUMLANMA: Konuşma organlarımızın (dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, alt çene) boğazımdan çıkan sese biçim vermek için topluca çalışması. Sessiz harflerin bir tümcenin başında ve sonunda kesin, belirgin bir biçimde ve sesli harflerin yüksekliğine, vurgularına, renklerine dikkat edilerek söylenmesi.

BÖLGE TİYATROSU: Büyük kentler dışında, çeşitli yörelerde kurulmuş, aynı zamanda gezici olan ödenekli tiyatrolara verilen ad.

BÖLÜM: Bir tiyatro metninde olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm.

BUDAMA: Bir oyun sahnelenirken kesilmesi gerekli dizelerin ya da kesimlerin çıkartılması. Budama, oyunun bütünlüğünü bozmayacak ve oyuncuya rahat gelecek bir biçimde yapılır. Yoruma uygun budama da başlı başına bir sanattır. Kötü budamalar oyunu bozar.

BULVAR KOMEDYASI: XIX.yüzyılda, Fransa’da kentsoylu melodramlarından çıkmış, sıradan seyircinin duygularına yönelik gişe başarısını önde tutan güldürü.

BULVAR TİYATROSU: XIX. Yüzyılda, kentsoylu seyircinin sevdiği, içerik açısından hafif, insanların küçük mutluluklarını acılarını gösteren oyunlar oynayan tiyatro. Örn: Bizde Dormen Tiyatrosu.

BURLESK: Kalın çizgili, kişileri ve olayları karikatürleştirerek veren ve genellikle yerici, taşlayıcı, abartılı güldürü türü ” şakacı” sözcüğünden gelir. A.B.D’ inde bu tür, kaba saba ve açık saçık gösteri durumunu almıştır.

BÜYÜLEYİCİ ‘EĞER’: Stanislavs’ kinin oyunculuk dizgesinin yaratıcılığa ilişkin çalışmasında, bir oyuncunun kendi yaşantısı olmayan bir rolü ‘eğer’ sözcüğü ile değerlendirip o rolün gerekli havasına daha iyi girebilmesi için adeta kendini büyülemesi.

TİYATRO TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

Ayrıca bakınız:

Benzer İçerikler:

Başa dön tuşu