Makalat ve Özellikleri – Hacı Bektaş-ı Veli

Makalat ve Özellikleri – Hacı Bektaş-ı Veli

Makalat, Hacı Bektaş-ı Veli’nin İslam dininin genel hükümlerini Türklerin anlayabileceği bir yorumla işlediği kitabı. Alevi-Bektaşi inancındaki dört kapı ve kırk makam Makalat’ın ana konusudur.

Hacı Bektaş Veli’nin en önemli ve en hacimli eseri “Makalat”tır. Makalat; Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat gibi dört kapıdan her kapının da on makamından bahseder. Makalat’ta tasavvuftan kalp ahvalinden zahit arif ve muhiplerden bahsedilerek insan övülmekte kendisine verilen nimetler dile getirilmektedir. Makalatın ilgi çeken en önemli hususu düşüncelerin Kur’an ayetlerine ve Hz. Peygamber’in hadis-i şeriflerine dayandırılmış olmasıdır. Bazı bölümlerde konular sadece ayetler zikredilerek anlatılmaya çalışılmıştır.

Makalat - Bektaş-ı Veli

Makalat – Bektaş-ı Veli

Eserde Hacı Bektaş Veli insanları abidler şahitler arifler ve muhipler olmak üzere dört gruba ayırarak müteala etmektedir. Hacı Bektaş Veli’nin en önemli ve en hacimli eseri olan Makalat Sefer Aytekin ve Mehmet Yaman tarafından günümüz Türkçe’sine çevrilerek yayımlanmıştır. Makalat’ın XIV. Asır Türkçe’si ile yapılan tercümeleri Arapça aslı ile de karşılaştırmalı olarak Ankara Üniversitesi eski öğretim üyelerinden Prof. Dr. Esad COŞAN tarafından Doçentlik tezi olarak hazırlanmış ve yayımlanmıştır.

• Tasavvuf konularını işleyen makalelerden oluşmaktadır.
• Din, ahlak kuralları, davranışlar ve hoşgörü işlenmiştir.
• Türü, didaktiktir.
• Nazım Birimi, beyittir.
• Manzume’dir.
• Tasavvufi eserdir.
• Sade, anlaşılır bir dil ve kısa cümleler kullanılmıştır.
—————————————
Prof. Dr. Esad Coşan tarafından neş­redilen Makâlât’ın aslı, Arapça’dır. Velâyetnâme’de “Said Emre’nin Makâ­lât’ı Türkçe’ye çevirdiği söylenir. Oldukça zengin bir nüsha özelliğine sahip olan eserin aynı zamanda manzum ve mensur türleri de bulunmaktadır.

Makâlât’ın ona ait olduğu konusunda hiç şüphe bulunmamaktadır. Çeşitli dini ve tasavvufi meselelerin çok açık bir şekilde ele alındığı bu eserin asıl önemli özelliği, Hacı Bektaş Veli’nin şimdiye kadar tanıtıldığı gibi Şiî-Batınî bir kişilikte olmayıp, aksine şeriate bağlı bir mutasavvıf olduğunu açıkça göstermesidir.

Makalât bilindiği gibi, dört kapı-kırk makam tertibi üzre kaleme alınmıştır. Bu tertip, Ahmed Yesevi’nin “Fakr­nâme”siyle hemen hemen aynıdır. Dört kapı (şeriat-tarikat-ma’rifet-­hakikat) kırk makam anlayışı Türk mutasavvıflarının kabul ve takip ettikleri bir sülük anlayışıdır. Makâlât, bu özelli­ğiyle, Fakr-nâme’nin bir şerhi gibidir. Bir Hacı Bektaş muakkibi olan Yunus Emre de, şiirlerinde bu sülûk usulünü oldukça geniş olarak ele almıştır.

Bu da bize göstermektedir ki Türkistan’da Ahmed Yesevi ile başlayan tasavvuf hareketi, Anadolu’da Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre ile hayat bulmuştur. Bu üç gönül adamı fikirleri itibariyle birbirini takip eden ve bütünleyen bir zincirin halkalarıdır.