Kimdir?Türk Dili ve Edebiyatı

Orhan Veli Kanık Yaşamı ve Bütün Şiirleri Video

Orhan Veli Kanık’ın Yaşamı, Şiir Anlayışı ve Bütün Şiirleri Dinle

Ayrıca bakınız ⇒ Orhan Veli Kimdir?

YAZILI METİN (Transkript)

Edebiyatı sevenler ve bu heyecanlı yolculuğa yeni başlayanlar…
Merhaba. Cumhuriyet Dönemi şairlerinden Orhan Veli Kanık’ın şiirleri ile birlikteyiz. Bu programda, Türk şiirine yeni bir soluk getiren ve sanatsal söyleyişin dışına çıkan şairimizi tanıyacak, birbirinden güzel şiirlerinin tadına varacağız. 36 yıl gibi kısa bir ömre pek çok şiiri sığdıran bu şairi birlikte anacağız.

Orhan Veli’nin kendi anlatımı

1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum.
9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım.
13’te Oktay Rıfat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım.
20 yaşından sonra para kazanmasını öğrendim.
25’te bir otomobil kazası geçirdim.
Çok âşık oldum. Hiç evlenmedim.

Şairi daha yakından tanımadan önce onu bana sevdiren ilk şiiri okuyayım: “Güzel Havalar”.

Güzel Havalar (Şiir)

GÜZEL HAVALAR

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Orhan Veli’nin Hayatı

  • 13 Nisan 1914’te İstanbul’da doğdu.
  • 14 Kasım 1950’de İstanbul’da öldü.
  • Babası, Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası şefi Mehmet Veli Kanık’tır.
  • İlk öğrenimine Galatasaray’da başladı; ortaöğrenimini babasının görevi nedeniyle Ankara’da tamamladı.
  • Arkadaşları Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile lise sıralarında tanıştı.
  • İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne girdi; 1935’te okulu bitirmeden ayrıldı.
  • 1936–1942 arasında PTT Genel Müdürlüğü’nde memurluk yaptı.
  • 1945–1947 arasında Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda çalıştı.
  • Çevirmenlik ve yazarlıkla yaşamını sürdürdü.

Edebî Yaşamı

  • 1 Ocak 1949 – 15 Haziran 1950 arasında bir dergi yayımladı (28 sayı).
  • Oktay Rıfat ve Melih Cevdet ile birlikte “Garip” adlı şiir kitabını çıkardı.
  • Bu kitap Türk edebiyatında Garip Akımının doğmasına yol açtı.
  • Alışılmış şiir anlayışının dışına çıkan, yalın dili önceleyen şiirler yazdı.
  • Mizahi ve alaycı söyleyişi vardır.
  • İlk şiirleri Varlık Dergisinde çıktı.

Dalgacı Mahmut (Şiir)

İsim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne halt edeceğimi bilemem.

Orhan Veli Kanık

Dalgacı Mahmut (Şiir)

Garip Akımı Özellikleri

  • Sanatlı, ağır ve ağdalı dili reddeder.
  • Ölçü ve uyak çabası yoktur.
  • Sıradan insanı ve gündelik yaşamı konu edinir.
  • Süleyman Efendi, Kitabe-i Seng-i Mezar gibi şiirlerde sıradan insanların dünyası işlenir.

Anlatamıyorum (Şiir)

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli’nin Şiir Görüşü

Garip kitabının önsözünde der ki:

“Şiir öyle bir bütündür ki, bütünlüğünün farkında bile olunmaz.
Tuğla güzel değildir, sıva güzel değildir; ama bunların birleşmesi bir mimari eser doğurur.”

Şairin Ölümü

  • Ankara’da belediyenin açtığı bir çukura düşerek başından yaralanır.
  • Ertesi gün İstanbul’da fenalaşır.
  • 4 gün sonra, 36 yaşında beyin kanamasından ölür.

Eserleri

  • Şiir kitapları: Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı.
  • Düz yazıları: Denize Doğru.
  • 12 çeviri kitabı vardır.
  • La Fontaine masallarını manzum olarak çevirmiştir.
  • Şiirleri ölümünden sonra “Bütün Şiirleri” adıyla toplanmıştır.

Hürriyete Doğru (Şiir)

HÜRRİYETE DOĞRU

Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı?
Heeeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.

İstanbul Türküsü (Şiir)

İstanbul Türküsü (Şiir)

İstanbul’da, Boğaziçi’nde,
Bir fakir Orhan Veli’yim;
Veli’nin oğluyum,
Târifsiz kederler içinde.

Urumelihisarı’na oturmuşum;
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum:

“İstanbul’un mermer taşları;
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
Edalım,
Senin yüzünden bu hâlim.”

“İstanbul’un orta yeri sinama;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
Sevdalım,
Boynuna vebâlim.”

İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim;
Bir fakir Orhan Veli;
Veli’nin oğlu;
Târifsiz kederler içindeyim.

İstanbul’u Dinliyorum (Şiir)

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık,
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalı Çarşı;
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa;
Güvercin dolu avlular.
Çekiç sesleri geliyor doklardan,
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski âlemlerin sarhoşluğu,
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, lâf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

Yaşamak (Şiir)

Yaşamak – Orhan Veli Kanık

Yaşamak – Orhan Veli Kanık

Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Gönül verip türkü söylemek yâr üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri günışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine…
– Bin türlü mavi akar Boğaz’dan –
Herşeyi unutabilmek maviler içinde.

II

Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hâlâ yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;

Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.

Program süresi bittiği için tüm şiirlerini okuyamıyoruz; önerimiz, kitabı elinize alarak keyifle okumanızdır.
Hoşça kalın.

Başa dön tuşu