Edebiyatta Sosyolojik Eleştiri

Edebiyatta Sosyolojik Eleştiri

Sosyolojik Eleştiri Nedir? Sanat sosyolojisi ve edebiyat sosyolojisinin ortaya çıkmasına imkân veren sosyolojik eleştiri, edebiyat ile toplumsal alan arasındaki ilişkileri inceleyerek, edebiyat-toplum ilişkisinin değişik yönlerini, yansımalarını ortaya koymaya çalışır.

• 19. yüzyılda Batı’da gelişen bu yeni çalışma alanı 20. yüzyılda belli bir yöntem ve sistem haline gelmiştir. Georg Lukacs’ın düşüncelerinden doğan edebiyat sosyolojisinin ilk tutarlı sistemini, Lucien Goldmann II. Dünya Savaşı’ndan sonra sistemleştirmiştir. Türkiye’de ise edebiyat sosyolojisi akademik bir disiplin çerçevesinde ancak 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra yaygınlık kazanmıştır.

edebiyatta_soslolojik_elestiri• Edebiyata sosyolojik açıdan yaklaşan XIX. yüzyılın önemli düşünürleri, bütün toplumsal kurumlan iklim, coğrafya, ulusal özellikler, gelenekler ve siyasi yapıyla bağlantılı bir biçimde açıklamaya çalışırlar. Bu yaklaşımların odağında daha çok Fransız düşünürleri bulunmaktadır. Onlara göre edebiyat yaşanan çağa tutulan bir aynadır. Herhangi bir ülkenin ulusal edebiyatının dikkatlice okunması, o ülke insanlarının daha önceden nasıl olduklarının bilinmesini kolaylaştıracaktır.

• “Edebiyat toplumun ifadesidir” diyen ve sosyolojik eleştirinin temellerini atan Madam de Steal’e göre de edebiyat; toplumla dolayısıyla toplumun oluşumunu, yaşayışını, sosyo-kültürel ve sosyo-politik konumunu inceleyen sosyoloji ile ortak bir paydada buluşmaktadır.

• Edebiyat ve sosyolojinin bir arada bulunmasına meydan veren en önemli husus bu iki disiplini oluşturan materyallerin bir olmasıdır. Bunlar dil, yazar, okuyucu, yayıncı ve toplumdur.

• Edebiyat-toplum ilişkisinde temel unsur dildir. Sosyo-kültürel ortam içinde oluşan, toplumun temel eksenini belirleyen dil, edebiyatın da ana malzemesidir.

• Edebiyat ve sosyolojinin bir araya gelmesinde diğer önemli bir ortak malzeme de yazar’dır. Yazar, sosyal bir varlık olarak toplumdan ve sosyal ortamdan ayrılamamaktadır.

Edebi eserlerin toplumu yansıttığını söyleyenlerin başında Rene Wellek ve Austin Warren gelmektedir. Onlara göre edebiyatla toplum arasındaki ilişkileri incelemede en çok kullanılan metot edebî eserlerin, sosyal olayların ifadesi ve vesikaları olarak incelenmesidir. Hatta edebiyat sosyal bir belge olarak kullanıldığı zaman sosyal tarihin ana hatlarını ortaya koyabilecek kadar gerçekçidir.

Edebiyat sosyolojisi yalnız eseri değil eserin üreticisini, yayıncısını, okuyucusunu ve içinde oluştuğu toplumu, yani eserin arka planını da ele alarak esere farklı açılımlar kazandırır.

• Diğer bir sosyolojik yaklaşım ise “iç okuma ve dış okuma” metodudur. İç okuma, çoğunlukla edebî metinlerin içeriklerinin sosyolojik veriler gözetilerek çözümlenmesidir. Dış okuma ise edebiyat eserleri ile bunları üretenlerin arasındaki ilişkiyi merkeze alarak yapılan okuma biçimidir.

Ayrıca bakınız -> Toplumbilimsel Eleştiri ve “Edebiyat Sosyolojisine Giriş” (pdf)