Zihaf Nedir? Zihaf Örnekleri

Zihaf Nedir? Zihaf Örnekleri

Zihaf (Kısma): İmalenin tersidir.  Bir aruz  ölçüsü kusuru sayılır. Ölçü gereği Arapça ve Farsçadaki uzun hecenin kısaltılmasıdır. Bir başka ifadeyle; Ölçü gereği Arapça ve Farsça hecelerdeki uzun ünlüleri kısa ünlü; medli heceleri de bir kapalı hece değerine düşürmektir.

Örnekler:

Kıl tefâhur kim senün hem var men tek âşıkun
Leyli‘nün Mecnûn’ı Şîrîn’ün eger Ferhâd’ı var (Fuzulî)

Beytin düz yazıyla dil içi çevirisi “Leylâ’nın Mecnun’u, fiirin’in Ferhad’ı varsa, sen de benim gibi bir âşığın olduğu için övün.”

Açıklama: “Leylâ ile Mecnun” ve “Ferhâd ile Şirin” Doğu edebiyatlarında iki aşk hikâyesinin kahramanlarıdır. Beytin ikinci mısraındaki “Leylî” Arapça bir sözcüktür ve aruza göre değeri iki kapalı hece (- -)dir. Kelimenin beytin vezniyle uyumlu hâle gelebilmesi için ikinci hecenin açık olması gerekir. Bu nedenle Leylî’nin ikinci hecesindeki “î” sesi vezin gereği kısaltılarak “i”değerine düşürülmüş; bu işlem sonucunda kelimenin aruza göre ses değeri bir kapalı bir açık hece (- .) olmuştur.

Aşağıdaki beyitte de “sâkî” ve “Nâ’ilî” sözcüklerinin sonundaki “î” ünlüsünün zihafla kısa ünlü değerine düşürüldüğü görülmektedir:

Bir câm sun ey sâki-i meclis bize yoksa
Hûn-ı ciger-i Nâ’ili-i zâra ne minnet (Nâ’ilî)

Beytin düz yazıyla dil içi çevirisi: “Ey meclisin içki sunan güzeli, bize bir kadeh sun. İnleyen, eziyet çeken Nailî’nin ciğer kanına ne minnet!”

“Bakî”, “Emrî”, “Fuzulî” gibi sonu uzun ünlü ile biten mahlasların, ayrıca sonunda nisbet “î”si bulunan sözcüklerdeki “î”lerin şiirde çoğu zaman açık hece değerinde kullanılmış olması şairlerin bunu bir kusur olarak kabul etmediklerini gösterir:

Örnek:

Bâkiye âb-ı vaslun irmez ise
Âteş-i hecr ile yanar kül olur (Bakî)

Zihâfın bir başka türü de vezin gereği bir kapalı bir açık hece değerindeki medli heceleri tek kapalı hece değerinde kullanmaktır.

Örnek:

Didi gördüm ol habîbin anesi
Bir aceb nur kim güneş pervânesi (Süleyman Çelebi)

Beytin düz yazıyla dil içi çevirisi: “O sevgili peygamberin annesi, ‘güneşin pervanesi olduğu bir nur gördüm’, dedi.”

Beyitteki Arapça “nûr” kelimesi aruza göre bir kapalı bir açık (- .) hece değerinde medli bir hecedir. Beyitte vezin gereği zihaflı; yani, tek kapalı hece değerinde kullanılmıştır.