Seci (İç Kafiye-Nesir Kafiyesi) Nedir?

Seci (İç Kafiye-Nesir Kafiyesi) Nedir? Özellikleri, Örnekleri

Seci (İç Kafiye-Nesir Kafiyesi)

Seci (İç Kafiye): Cümlelerin ya da bir cümle içinde birden çok sözcüğün sonlarındaki ses benzerliğine seci denir. Seci, nesirde kullanılan uyak olarak da tanımlanabilir. Özellikle Divan nesrinde secili anlatım bir amaç sayılmıştır.

Örnekler:

* “Ey gözlerin nuru, gönüllerin sürûru; başımızın tâcı,dil ehlinin mîrâcı ”

* “İlâhi her neyi gülzâr ettinse anı ittim, ilâhi elime her ne sundunsa anı tuttum; ilâhi gönlüm oduna ne yaktınsa o tüter, ilâhi vücudum bahçesine ne diktinse o biter.”

* “İlâhi, kabul senden, red senden; şifa senden, dert senden. İlâhi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.” ÖYS

* “Dost yolunda nistlik gerek, yâr önünde pestlik gerek; ten cübbesi çâk gerek, gönül evi pâk gerek.”

Seci (Geniş Açıklama)

Asıl anlamı kumru, güvercin gibi kuşların aynı sesleri tekrarlayarak ötmeleri demek olan seci (<secc), nesirde fasıla sonlarının aynı sesle bitmesidir.

Fâsıla, cümle sonuna denildiği gibi, birbirine edatla bağlanmış fıkra (=tamlama, ibare ve paragraf) sonlarına da denir. Fâsıla şiirde kafiyenin bulunduğu mısra sonu gibidir. Nitekim seci de nesrin (=düz yazının) kafiyesidir. Hatta kafiyede olduğu gibi secide de revî harfinden sonra gelen ve şiirde “redîf” adı verilmiş olan sesler sec’e dahil edilmez. Meselâ “irfanımız” ile “iz’ânımız”daki seci, sözcüğün son aslî sesi olan ‘n’nin tekrarı ile oluşur.

Seci, sözcüklerdeki ses tekrarı yanı sıra kelimelerin vezinlerinin de dikkate alınması ile başlıca şu üç sınıfa ayrılır:

Dikkat! Burada sözü edilen vezin, aruz vezni değil, bir Arapça gramer terimidir.

1. Mutarraf seci: Vezinleri farklı sözcüklerin revî görevindeki seslerinin aynı olmasıdır. İki fıkra sonundaki “elmâs” ile “iltimas” kelimeleri arasında bu tür bir seci vardır. Her iki kelimenin de “s” sesi ile bitmesi mutarraf secii meydana getirir,

2. Mütevâzî seci: Fâsılalardaki sözcüklerde hem revî seslerinin hem de secii meydana getiren sözcüklerin vezninin aynı olmasıdır. Osmanlı döneminde yazılmış birçok kitap mukaddimesinde geçen “hamd-i nâ-ma’dûd ve senâ-yı nâ-mah-dûd ol Hazret’e sezâdur ki…” ibaresindeki “ma’dûd” ile “mahdûd“un revî sesleri yanında vezinlerinin de aynı olması mütevâzî seci meydana getirir,

3. Murassa’ seci: Fâsılalardaki sözcükler dışında bir önceki sözcüklerin de karşılıkları olan sözcükler ile seçili ve aynı vezinde olmasına denir.

“Ahmed zübde-i emâsil ü akrandır ve birâder-i ser-bülendi umde-i efâdil ü a’yândır.”

cümlesinde “akrân” ile “a’yân” sözcükleri fâsıladır. Bu iki sözcüğün aslî son sesi olan “n”nin her iki fasılanın sonunda tekrarlanması secii doğurur. Ayrıca fâsılalardaki bu iki sözcükten önce gelen “emâsil” ile “efâdil” ve “zübde” ile “umde” kelimeleri arasında da bir seci vardır. Bu secileri oluşturan kelimelerin gramer vezinleri de aynıdır. Dolayısıyla ibarede bir murassa’ seci vardır. Murassa’ secie tarsî’ de denir.