Akis Nedir?

Akis Söz Edebi Sanatı Nedir? Örnekleri, Özellikleri

Akis Nedir?

Akis (Çaprazlama): Bir cümle ya da dize içindeki sözleri ters çevirerek söylemeye akis denir.

Örnekler:

* “Her inişin bir yokuşu, her yokuşun bir inişi vardır.”

* “Yemek için yaşamamalı, yaşamak için yemelidir.

* “Didem rûhunu gözler,gözler rûhunu didem
Kıblem olalı kaşın, kaşın olalı kıblem.”

* “Gamzen ciğerim deldi / deldi ciğerim gamzen
Bilmem nic’olur halım / Halim nic’olur bilmem ”

* “Cennet gibidir rûyin / rûyin cennet gibidir
Âdem doymaz sana / sana doymaz âdem”

rû : yüz
âdem: insan

Akis Söz Sanatı Detaylı Açıklama:

Akis (aks), bir mısra veya cümlenin yahut cümle içinde bir ibarenin sonunu başa, başını sona alarak yeni bir ibare ve tamlama meydana getirmektir.

Bazen bu yolla yeni bir mısra ya da cümle meydana getirilir. Bu sanatta yer değiştiren bölümler anlamlı parçalar olmalıdır. “Kelâmın kibarı kibarın kelâmıdır.”, “Her kemalin bir zevali her zevalin bir kemali vardır.” cümlelerinde olduğu gibi. Günlük dilde de bunun örneklerine rastlanır.

Yer değiştirerek tekrarlanan ibarelerde hiçbir değişikliğin, eksiltme ve çıkarmanın olmaması her ne kadar asıl ya da tam aksi verirse de bazı eklerin eklenmesi ve çıkarılması veya kelimelerin takdim ve tehir(=önceye ve sonraya almak)i gibi küçük değişikliklere müsamaha ile bakılmaktadır.

Akis, reddü’l-acüz ale’s-sadr ve i’âde birbirine yakın sanatlardır. Her birinde tekrarlanan kelimeler vardır. Aralarındaki fark şudur: Akiste tekrarlanan bir kelime değil bir ibare ya da kelime grubudur. Ayrıca akiste tekrarlanan ibaredeki kelimeler aksine, yani ters yönde yer değiştirirler. Reddü’l-acüz ale’s-sadr’da ise tekrarlanan ibare değil bir kelime veya birleşik kelimedir.

Dolayısıyla kelimelerin kendi içinde tersine sıralanması, yer değiştirmesi söz konusu değildir. İ’âdede ise beytin son kelimesi bir sonraki beytin ilk kelimesi olur.

Bu sanat mantık ilminin belâgat üzerindeki etkisini doğrudan yansıtan sanatlardandır. Mantıkta “akis”, önermenin niteliğini bozmadan öznesini yüklem, yüklemini özne yaparak yeni bir önerme elde etmeye denir.

Örnekler

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana derinden
derinden bir gün bana: “Gel” desin. (Ahmet K. Tecer)

Üçüncü dizedeki “bir gün bana derinden” ibaresi tersine çevrilerek alt dizede “derinden bir gün bana” biçiminde tekrarlanmaktadır. Bu hâliyle de klâsik edebiyatımızda akis sanatından umulan faydaya denk bir fayda sağlanmaktadır.

Islâhum eylemem te’emmül
Kim gül tiken olmaz u tiken gül (Fuzulî)

Şair, benim hâlimi düzeltmeye, ıslah etmeye boşuna çalışmayın, diyor ve bu uğraşın boşuna olduğuna dair bir de misal getiriyor: “Gül diken olmaz, diken de gül”, yani her birinin özü farklıdır, bunlar birbirinin mahiyetine dönüşemez. “Gül” ile “diken” kelimelerinin yer değiştirmelerinde anlam söze değil, söz anlama tabidir. Dolayısıyla başarılı bir söyleyiştir.

Veh ne sâhirsin ki oddan su çıkardun sudan od
Derledüp ruhsârını gül gül kılanda tâb-ı mül (Fuzulî)

İçkinin hararetiyle sevgilinin yanağının al al olmasını ve terlemesini ateşten su, sudan ateş çıkmasına benzeten şair, “oddan su” ibaresindeki kelimelerin yerlerini değiştirerek yeni bir ibare meydana getirmiştir.

Kabz u bastı bu yolun der-pey olur birbirine
Her düzün bir yokuşu her yokuşun bir düzü var (Pertev Paşa)

“Bu yolun sıkıntısı ile ferahlığı birbirini izler.” anlamındaki ilk mısradan sonra şair, beytin ikinci mısraındaki isim tamlamasının tamlayan ile tamamlanan kısımlarının yerlerini değiştirmiş ve bu şekilde akis sanatı yapmıştır.

Şems-i asr idi asırda şemsin
Zıllı memdûd olur zamânı kasîr (İbni Kemal)

Şair Sultan Selim için ikindi güneşi benzetmesi yapmaktadır. İkindi güneşinin gölgesi nasıl uzun, fakat müddeti kısa olur ise Sultan Selim’in de saltanat müddeti kısa olmuş fakat bu kısa müddete pek çok fetihler sığdırmıştır. İlk mısradaki “şemsi asr” tamlamasının unsurlarının yerleri ve ekleri değişerek “asırda şemsin” ibaresi hâlini almıştır. Şair kısa bir mısraa bunu sıkıştırmayı başarılı bir şekilde gerçekleştirmiş, ayrıca buradaki “akis” anlam ile de tam bir uygunluk göstermiştir.

Fikrim tebeddül eylemez âlem tebeddül eylese
Alem tebeddül eylese fikrim tebeddül eylemez (Muallim Naci)

Burada ilk mısraın ilk yarısı ikinci mısraın ikinci, ikinci yarısı da ikinci mısraın ilk yarısını meydana getirmiştir.

Hem ârızm öp hem lebin em vech degüldür
Gül sohbeti mülsüz ola mül sohbeti gülsüz (Emrî)

Şair âşığa sevgilinin hem dudağını hem de yanağını öpmesini söylüyor. Zira sevgilinin yanağı ile ilişkilendirilen gül sohbeti şarapsız, yine sevgilinin dudakları ile ilişkilendirilen şarap sohbeti meclisi de gülsüz olmaz. İkinci mısrada akis sanatı yapılmıştır.