Nazm (Nazım) Şiir Şekli ve Özellikleri

Nazm Nedir? Nazım Nedir? Nazm Şiir Biçiminin/Şeklinin Özellikleri, Örnekleri

Nazm Nedir?

Nazm, Kıt’aya benzer bir nazım biçimidir.

Nazm, sözlüklerde “dizmek, düzeltmek, ipliğe inci dizmek” anlamlarındadır. Edebiyat terimi olarak da, kelimenin genel anlamında vezinli, kafiyeli söylenen sözlere “Nazm, Manzum, Manzume” adları verildiği gibi, özel anlamıyla bir nazım şekline de Nazm denmiştir.

Bir edebiyat terimi olarak nazm, musarra (aynı kafiyede olan) bir beyitle başlayan kıt’aya verilen isimdir. Dolayısıyla nazmın kıt’adan ayrıldığı tek yön ilk beytin musarra olmasıdır. Bu nedenle nazım, kıt’anın bir türü olarak da değerlendirilebilir.

Kafiye düzeni şu şekildedir: aa, xa . . .

Nazmı mahlas beyti olmayan bir gazele benzetmek de mümkündür. Uzunlukları 2-15 beyit arasındadır. Ancak uzun nazmlar kıt’a-i kebîre gibi farklı bir adla anılmamıştır. iki beyitli nazmlar beyit sayısı ikiden fazla olan nazımlara oranla daha azdır. İkiden fazla beyitle yazılan nazmların daha çok çeşitli olaylara tarih düşürmede, övgü ve yergide kullanıldığı görülmektedir.

Kıt’a ve nazmı birbirinden ayıran tek özellik, nazmın ilk beytinin kıt’anın aksine musarra (kafiyeli) olmasıdır. Bu nedenle nazm ve kıt’a-i kebîreyi, ayrı birer nazım biçimi olarak değerlendirmek yerine kıt’anın iki ayrı türü olarak kabul etmek daha doğru olur.

Birbirine çok benzemeleri yüzünden nazm, kıt’a ve rubâ’î çok yerde birbirine karıştırılmış; divan tertiblerinde bir ayırım yapılmadan Mukatta’ât hatta Rubaiyât adı altında birarada toplanmışlardır. Nazm adına edebî bilgiler veren kitapların dışında çok az rastlanmıştır.

Nazm Örnekleri

Örnek 1.

Kafiye düzeni: aa xa xa

1. Meh-i burc-ı şeref tutuldı dirler
Gül-i bâğ-ı sa’âdet soldı dirler

2. Bahâr-ı hüsn iken bâğ-ı ruhında
Benefşe bitmedin bozuldı dirler

3. Hazânın işidüp ol nevbahârun
Ciğer kanıyla gonce toldı dirler

4. Çeküp çâk etdi gamdan cübbesin gül
Benefşe saçlarını yoldı dirler

5. Gereklü genc idi ol serv-i sîmîn
Anun çün toprağa defn oldı dirler (Ahmed Paşa)

Örnek 2.

Rûz-ı mihnetde görenler dediler İskenderi
Hey dirîgâ dâr-ı dünyâdan dürüldi defteri
Haşre-dek araşan bulmak anı mümkin degül
Hayf kim toprag arasında yitürdük cevheri (Yahyâ Bey)

Bâdenün te’sîrini meclisde yâr olsun da gör
Gülsitânun revnakın subh-ı bahâr olsun da gör
Bak ne çenberlerden eylermiş güzer cânbâz-ı aşk
Halka halka bend-i zülfi târmâr olsun da gör (Şeyh Gâlib)

Örnek 3.

Kafiye düzeni: aa aa

Bütün mısraları kafiyeli nazm

Tonadup serv-i kabâ-pûşı kızıl güllerle
Cem’ idüp dilleri ayş eyledi bülbüllerle
Gördüğümde sanuram hâlüni kâküllerle
Hind bağı tonanupdur yine fülfüllerle (Ahmed Paşa)

Nice yıllar izz ü ikbâl ile oldun kâmrân
Ser-figende emrüne me’mûr idi halk-ı cihân
Gamm-ı dil tagyîr eylerse eğer devr-i zamân
Her kişi dünyâda geh mahzûn olur geh şâdmân (Bâkî)