Dilimize Özgürlük Gerek Efendiler

Dilimize Özgürlük Gerek Efendiler

Dilimize Özgürlük Gerek Efendiler

Türkçe sorunlarının başında Batı’da gelişen felsefi ve teknik terimleri karşılayacak uygun terimler bulmakta zorlanması, bu konuda yetersiz olması gelir; ancak dikkat edilirse bu dilin kendi yapısındaki bir yetersizliği ifade etmez. Bilgisayar teknolojisi ile ilgili kelimeleri alalım. Bunlar İngilizce için de yenidir çoğu zaman. Kelime eski bile olsa, ona yeni bir anlam yüklenmiştir. Demek ki elli sene önce İngilizce ile Türkçe arasındaki bu alandaki kelimelerin varlığına yahut yokluğuna dayanan bir yeterlilik-yetersizlik karşılaştırması yapılamazdı. Bugün yapılabiliyor. Ne oldu da İngilizce orta hacimli bir sözlük tutarındaki sözler sayısında Türkçenin (veya başka dillerin) önüne geçti? Türkçenin söz yapma yolları çalışmaz mı oldu?

(…)

Oysa bir dilin varlığını emniyet altına almanın yegâne şartı, o dili felsefe ve bilimde kullanmak; o dil ile düşünce ve bilgi üretmektir. Eğer düşünce ve bilgi üretiminde kullanılmıyorsa bir dil, zamanla mutfak dili olmaktan başka bir geleceği olabilir mi?

Elbette hem felsefenin, hem bilimin, hem sanatın, yani entelektüel olan her faaliyetin birinci şartı özgürlüktür. Eğer düşünce ve üretimin türlü safhalarında karşınıza engeller, yasaklar, tabular çıkıyorsa düşünceyi, bilimi, teknolojiyi ve sanatı üretmeniz mümkün olamaz.

(-)

Düşünce dil üzerinden gerçekleştirilir. Dil olmazsa düşünce olmaz. Diliniz ne kadar zengin ve imkânları genişse o kadar zengin bir entelektüel varlık alanına sahip olursunuz. Doğru. Ama düşünce de aynı zamanda kendi varlığını mümkün kılan dili yeniden üreten bir fenomendir. Dil sayesinde düşünmeniz mümkün olur, düşünceler yeni algılara ve kavramlara ulaşır, bunları dilin imkânları içinde isimlendirirsiniz, böylece dili düşünce ile üretmiş olursunuz.

(…)

Hayati Develi, Dil Doktoru