İltifat Söz Sanatı Nedir?

İltifat Söz Sanatı Nedir? Özellikleri, Örnekleri

İLTİFAT: Kelimeye sözlüklerde, “dönüp bakma, dikkat, hatır sorma, sözü başka bir şahsa çevirme, hitab…” gibi manalar verilmektedir.

Edebî sanat olarak : “Bir konuyu anlatırken, o anda doğan yeni duygularla hitabın yönünün değişmesidir.” İtiiâtta değişen yalnız hitabın yönüdür.

Konuda değişme olursa iltifat sayılmaz. Hitâb da yön değiştirirken konu ile ilgili olmalıdır. Konu dahilinde, hâricî bir zarûret ve lüzum dolayısiyle dış etkilerle hitabın değişmesi iltifat olmaz.

Örnek-1

Aradan yıllar geçti, işte o günden beri
Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim
Çünki sizde gizlenen dertleri ben bilirim
Ey köylen hududa bağlayan yaslı yollar,
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar.
Ey gârib çizgilerle dolu han duvarları,
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!

Faruk Nafiz Çamlıbel’in Anadolu gerçeğini yansıttığı “Han Duvarları” adlı şiirinden alınan bu mısralarda yollara hitap edilirken, sonraki mısra’larda han duvarlarına hitap edilmektedir. Yani hitabın yönü değişmiştir Ancak kendilerine hitap edilen “yollar” ve “han duvarlar” konu ile ilgilidir. Şâirin, şiirin bütününde anlatmaya çalıştığı Anadolu gerçeğinin parçalardır. Şâir yollara hitap ederken, o andaki duygular hitabı, han duvarları üzerine çeviriyor.

İltifat sanatında yukardaki misalde de görüldüğü gibi, şâir hitap ettiği şeye şahsiyet verir. Yani gaipte iken muhâtab’ yapar.

Örnek-2

Pâyma yüz sürdüğün buldu bu kadri güneş
Ey güneş hoş südde-i ulyâya etdin ittikâ (Şem’î)

Beytin ilk mısra’ında şâir: “güneş, memdûhun ayağına yüz sürdüğü için kadri yükseldi” diye gaibâne söylenirken, ikinci mısra’da “Ey güneş” hitâbiyle, gâibden muhâtaba dönüş ile iltifat yapmıştır.

Örnek-3

Aşağıdaki örnekte de şâir Tevfik Fikret, bir millete hitap ederken “Ey vatan” hitâbiyle vatan, gaibden muhâtab mevkiine getiriliyor.

Vatan Şarkısı

Biz fedâî milletiz, merd oğlu merd Osmanlıyız,
Burc-ı istibdadı yıkdık, kahramanız, şanlıyız
Bir vatan, bir hak tanır, ahrârız, arslan canlıyız.
Cânla, şânla, ey vatan, te’yîdine peymânlıyız…
Cân da sen, şân da sen, hepsi sensin, yaşa
Ey vatan, ey mübarek vatan, bin yaşa!
Toprağın cevher, suyun kevser, baharın bî-hazân
İşte dünyâ: Bir eşin, bir benzerin yokdur, inan.
Müşfik evlâdın bulur koynunda, her gün her zamân
Başka şefkat, başka ni’met, başka kuvvet, başka cân..
Cân da sen, şân da sen, hepsi sensin, yaşa
Ey vatan, ey mübârek vatan, bin yaşa!

Tevfik Fikret

Örnek-4

İltifat her zaman sözü gâibden muhâtaba yöneltmek şeklinde olmaz. Kimi zaman da sözü muhâtabdan gâibe yöneltmek suretiyle yapılır Nefi’ye ait bir şiirin şu beyitlerine bakalım.

Merhaba ey Hazret-i sâhib-kırân-ı manevî
Nâzım-ı manzume-i silk-i leâl-i Mesnevi
Mesnevi amma ki her beyti cihân-ı ma’rifet
Zerresiyle âfitâbının berâber pertevi

Birinci beyitte önce Hz.Mevlânâ’ya “sâhib-kırân-ı mânevi” ve “nâzım-ı Mesnevi” diye hitap edilmişken, ikinci beyitte Mesnevi’nin medhine geçilerek muhâtabdan gâibe iltifat yapılıyor.

Örnek-5

İstiklâl marşımızın ilk iki kıt’asına baktığımızda, birinci kıt’ada Türk Milleti’ne seslenen şâirin, ikinci kıt’ada Türk Bayrağı’na seslenmesi de bunun örneğidir

Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak,
O benimdir o benim milletimindir ancak !

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl:
Kahraman ırkıma bir gül.. .ne bu şiddet, bu celâl ?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl.
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl.

Örnek-6

İltifat her zaman hitap suretiyle olmayabilir Birşeyden, aralarında münâsebet olan diğer bir şeye birdenbire intikal etmek de iltifat olur.

Gösterdi ruhun câm-ı letâfetde sanâyi
Öğretdi lebün bâdeye meclisde letâ’if

Yukardaki beytin ilk mısra’ında yanaktan bahsedilirken ikinci mısra’da dudağa intikal olunması gibi.

Örnek-7

Gittiniz gittiniz siz ey murgân,
Şimdi boş kaldı ser-te-ser yuvalar,
Yuvalarda yetim-i bî-efgân
Son kalan mâi tüyleri kovalar Karlar
Ki havada uçar uçar ağlar
Destinde ey semâ-yı şitâ tûde tûdedir,
Berk-i semen, cenâh-ı kebûter, sehâb-ı ter…
Dök ey semâ revân-ı tabiat günüdedir

Cenâb Şehabeddin

Örnek-8

Süleyman Nazif‘e ait aşağıdaki manzumede bir şarkıcının elemi anlatılırken birdenbire ona hitap ederek, her taraftan dökülen alkışlan elemine ta’ziyet saymasını, onunla ıztırabını uyutmasını söylüyor.

Şantöz

Münkesîr, müşteki sadâsında
Çırpınır bin cerihası ömrün
Nagamât-ı tarab-fezâsında
Muhtefidir enîn-i ye’si bütün
Ağlıyor kalbi gülmek isterken ,
Sararan çehresi sefaletle
Sen fakat ey hatıbe-i şîven

Bu sükût-ı tehessüsi dinle
Şimdi herkes sesinle müstağrak
Bir dakika sen eyleyince sükût
Birçok alkış sadâsı çağlıyarak
Dökülür sahne-i maharetine
Ta’ziyet say bunu felâketine
Bu gece derdini bununla uyut

Örnek-9

Recai-zâde Mahmûd Ekrem‘in, kızı Pîrâye’nin kabrini araması münâsebetiyle yazdığı aşağıdaki manzume de Edebiyat Bilgi ve Teorileri‘nde iltifat sanatına örnek olarak veriliyor.

Ah kim Pîrâye’nin işte bu yerdir meskeni
Şu siyah topraklar olmuştu o nurun mahzeni
Gelmedim onbeş sene bilmem ne yanda medfeni,
Ey mezâristân bana etdırme âh u şiveni!
Rahmedip agâh edin ey servler taşlar beni!
Bî-nişân terkeyledim eyvah evlâdım seni;
Söyle yavrum eyleyim şâd-âb-ı giryem hâkini
Hangi topraktır senin örten vücûd-ı pâkini!

Örnek-10

“Ben vahdaniyetti ilâhîyeye şehâdet ederim ve sizde şâhid olunuz ki Cenâb-ı Hakk’a isnâd-ı şirk edenlerden değilim.” (Mebaniü’l İnşâ’dan)

Örnek-11

“Hayât ne garib hâl imiş! Bir kaç gün evvel yanımda biri ağlasa gözünün yaşı sadasından dökülüyor zannederdim. Bugün kulağıma kahkahalar mâtem sadâsı geliyor. Bir kaç gün evvel mağmûm, mağmûm bulutlarda şimşek çakdıkça biri geliyor gibi görünürdü. Bugün yeni açılmış güllerde çiy görsem birinin göz yaşı dökülmüş zannediyorum ! Bir kaç gün evvel yüzüm gülüyordu, sanki her şey de benimle beraber gülüyordu. Bugün gönlüm ağlıyor, sanki her şey de gönlümle beraber ağlıyor! Yine sabah oldu, yine gözüme bir dakika uyku girmedi.

Zavallı mum! Acaba ben de senin gibi yana yana tükenip gidecek miyim

Namık Kemâl (Vatan yahut Silistre’den)

Kaynakça: Yrd. Doç. Dr. Numan Külekçi, Edebî Sanatlar

Ayrıca bakınız⇒ Edebi Sanatlar – Söz Sanatları

Bir Yorum Ekle