Cemal Süreya’nın Aşkı Anlattığı ve Kadının Değerini Vurguladığı 20 Sözü

Cemal Süreya’nın Aşkı Anlattığı ve Kadının Değerini Vurguladığı 20 Sözü

Cemal Süreya‘nın şiirlerinde en fazla işlediği temalardan biri aşktır. Şair; aşkı kendi algı dünyasında erotizm, duygusal, melankolik med-cezir’ler, kural ve sınır tanımama şeklinde anlamlandırır.  Cemal Süreya, aşkın tılsımlı evreninde türlü boyutlarda gezinen bir seyyah gibidir.

Cemal Süreya’nın şiirinde kadın ve aşk temi/teması, bedenin ve hassas ruhların şiirleştirilmesi, kadının ve aşkın âdeta âbideleştirilmesi şeklinde kendini gösterir.

Şairimiz, yüreğinin nefeslerinin her katında yücelttiği sevgiliyi kutsal bir âbide/anıt olarak tanımlar gibidir. Kadın, onun şiirlerde tek bir anın gelip-geçici arzusu değil,  gönül dünyasının, nefeslerinin baş tacıdır.

Üvercinka’da Kadın

1.
“Senin bir havan var beni asıl saran o.
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Bir çok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan.”

Cemal Süreya’nın ilk kitabını adını veren “Üvercinka” adlı şiiri, kadını ve aşkı ön plana çıkarması bakımından dikkate değer bir yapıdadır. Cemal Süreya bu şiirde kadının kişiliği ile sosyal kimliğini birleştirir.

Burada kadının üzerinde bıraktığı etkileri sıralar. Aşkı neden-sonuç ilişkisi içinde gösterir. Aşkın argümanlarını sıralarken kadını kendi dünyasından soyutlamaz, Var’lığına dayanak, sebep olarak gösterir.

2. “Aşktın sen, kokundan bildim seni.”

Cemal Süreya’nın uçurumda açan şiirinde kadınla aşk özdeşleşir. Kadın sadece fiziksel yanıyla değil, kokusuyla da aşkın öznesi olmak için yeterlidir.

3. “Git istersen, cüzzam kap bir yerlerden
Görmek istersen nicedir, tutkunluğumu”

Aşkını iddialı biçimde dile getiren şair sevgilinin cüzzam gibi bir hastalığa kapılmış olmasından bile etkilenmeyeceğini söyler.

4.
“Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü ikiye bölünecekti
Çünkü iki kişiydik”

Aşkın bir başka etkisinin de dünyayı güzelleştirmek olduğunu söyler.

5.
“Baktım aşk dizesi ayakta duramıyor
Kadın adına da söylenmemişse.”

Cemal Süreya bu dizelerde kadınların da karşı cinse söyleyebileceği aşk dizeleri yazmak istediğini söylese de şiirlerinde bir erkeğin kadına duyduğu aşk daha çok eğemen bir biçimde işlenmiştir.

6.
“Ama kadınlar, Tanrım
Öyle sevdim ki onları,
Gelecek sefer
Dünyaya
Kadın olarak gelirsem,
Eşcinsel olurum.”

Cemal Süreya’nın kadın temasını sıkça işlemiş olmasında, kadın cinsine genel anlamda duyduğu sevginin rolü büyüktür. Şair kadını Tanrı olarak görür.

7.
“Ben nerde bir çift göz gördümse
Tuttum onu güzelce sana tamamladım.”

Sıradan veya gündelik anlatımdan uzaklaşarak, yeni yaklaşımlar ve çağrışımlarla dili bir üst yapıya aktarmaya çalışan Cemal Süreya, kadını veya ele aldığı görüntüleri nesneyle bütünleştirir.

8. “Sen yüzüne sürgün olduğum kadın.”

Kadın bedeninde şekillenen mekan, duygusal motiflerin imgelemiyle şiir diline aktarılır.

9. “Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda.”

Sevgilinin elleri, yalnızlıkla şair arasındaki bir duvar gibi anlatılır.

“En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye”

Sevgilinin boynunu dayanma ya da umudu kesmemek için bir vasıta olarak kullanmıştır.

10.
“Annem çok küçükken öldü,
Beni öp sonra doğur beni”

Dizelerde çok küçük yaşlarda annsini kaybetmesiyle ilgi kuran şair, sevgiliden kendisine hem annelik hem de sevgililik yapmasını ister.

11.
“Daha nen olayım isterdin
Onursuzunum senin.”

Şair aşk için onursuzluğu bile göze aldığını söyler.

12.
“Sen ne seviyorsun sen zaten sevince
Alnınla ayıklarsın yeryüzünü”

Dizelerindeki sevgilinin alnıyla yeryüzünü ayıklaması, aşkın yaşamdaki kötülükleri, çirkinlikleri temizlediğinin ayıkladığının ifadesidir.

 

13.

“Baktım yeri kopartıyor ayak izleri
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni

Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

 

Yaşamın içinden türlü görüntüleri sevgiliyi sevme gerekçesi olarak sunuyor.

14.
“Çünkü ne zaman ağzından öpecek olsam
Hele bu onun kendi ağzıysa
Kocaman bir gül yer alıyor arkamızda
Zulme karşı”

“Zulüm” sözcüğü toplumsal gidişi öne çıkarmak için özellikle seçilmiştir. Sevgilinin varlığı da bütün bu olumsuz tabloyu bir çırpıda ortadan kaldırabilecek kadar güçlü bir unsurdur.

15.
“Parmak uçlarıma hapsettim seni
Dokunduğum her yerde seni hissediyorum
Canım yanıyor.”

Sevgilinin Cemal Süreya’da bıraktığı tesirin büyüklüğünden söz eder.

16.
” Unutma ki
İnsanlarımız gibi aşkımız da
Kazılarla bulacak kendi aşkını.”

Cemal Süreya, kadınını ve aşkını insanlığın gelişimiyle özdeşleştirir.

17.
“Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar.”

Kadının bir bütün olarak ele alındığı bölümde, Cemal Süreya aşkının gerekçelerini de kadının sosyalitesi üzerine kurar.

18.
“İki çay söylemiştik orda, biri açık,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Cemal Süreya sevmenin türlü halleri olduğunu vurgulamıştır. En basit sevgi de sevgilinin açık çay sevmesidir.

19.
“Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?”

Cemal Süreya’nın şiirlerinde aşkın duygusal boyuttaki etkisi yalnızca mutluluk değildir. Şair bunu bilmektedir ve sevgiliye sormaktadır.

20.
“Tüm günahları paylaşmalıyız seninle
Rakıyı aynı bardaktan içmeli,
Küfrü bir ağızdan etmeliyiz,
Korkuyorum çünkü;…”

Ölüm bile sevgiliden ayrı düşüreceği için korkunçtur. Yaşamı, günahları ve sevaplarıyla birlikte sevgiliyle paylaşmak ister.

Hazırlayan: Zeynep DOKUMACI – Turkedebiyati.org