Milli Edebiyat Dönemi ve Özellikleri Video Ders
Milli Edebiyat Dönemi ve Özellikleri Video Ders Konu Anlatımı
Video İçeriği:

Millî Edebiyat Dönemi (1911-1923) ve Özellikleri
20.yüzyıl edebiyatının oluşum nedenleri özellikle Millî Edebiyat için geçerlidir. 20.yüzyıla doğru Osmanlı Devleti oldukça kötü bir durumdaydı. Fransız İhtilali’nin etkisiyle bağımsızlığını ilan eden milletler ortaya çıkmış, bu süreç Osmanlı topraklarında da milliyet ve milliyetçilik düşüncelerini doğurmaya başlamıştı.
Tanzimatçılar, Servet-i Fünuncular ve Fecr-i Ati topluluğu, Batılı ve Millî bir toplum anlayışı yaratmaya çalışmış; ancak bu tam anlamıyla gerçekleştirilememiştir. Bu nedenle özellikle Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati çok kısa ömürlü olmuştur. Bu dönemde ülke içinde büyük bir sıkıntı atmosferi vardı. II. Meşrutiyet’in ilanı bile bu iç sıkıntıyı giderememiş, aksine zamanla daha da artırmıştır.
Böyle bir ortamda Osmanlıcılık ve İslamcılık gibi düşünceler ortaya çıkmış, fakat bu fikirlerin birer ütopya olduğu anlaşılınca yeni bir amaç olarak Türkçülük ve onunla birlikte milliyetçilik düşüncesi gelişmiştir. Bu noktada Fransız İhtilali’nin etkisi çok büyüktür. Osmanlı topraklarında yaşayan Türkler arasında Türk bilinci giderek uyanmaya başlamıştır.
Azınlıklara verilen haklar, Balkan Savaşları, daha sonra ortaya çıkacak olan Kurtuluş Savaşı ve çeşitli isyanlar Millî Edebiyata bir hazırlık dönemi oluşturmuştur. Bu süreçte yayımlanan dergiler, Türkçülük hareketleri, savunulan siyasi görüşler, Mehmet Emin Yurdakul’un şiirleri ve Balkan Savaşları, insanları birlik ve beraberlik duygusu etrafında toplamaya yöneltmiştir.
Millî Edebiyatın Hazırlık Dönemi
Bu konuda ilk adım, “millî edebiyat” sözü henüz kullanılmıyorken Mehmet Emin Yurdakul tarafından atılmıştır. Şair, hece ölçüsüyle dörtlükler hâlinde yazdığı, halka halk diliyle seslenen didaktik (öğretici) şiirleriyle Millî Edebiyatın öncüsü sayılır. Bu yüzden hazırlık döneminde önemli bir sanatçı olarak ele alınır.
Ancak millî edebiyat bilincinin oluşması belli bir süreç içinde gerçekleşmiştir. Özellikle kozmopolit bir yapıya sahip olan Osmanlı toplumu için insanları birlik ve beraberlik düşüncesi etrafında toplamak oldukça zordu.
Bu ortamda, Genç Kalemler dergisi çevresinde toplanan sanatçılar önemli bir rol oynar. Ömer Seyfettin’in 1911’de yayımladığı “Yeni Lisan” başlıklı yazısı, bu hareketin temel metni kabul edilir. Genç Kalemler topluluğunun amacı, halk ile edebiyat arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmak, halka ulaşmak için edebiyatta millîleşmeyi savunmaktı.
Genç Kalemler Topluluğu
Genç Kalemler topluluğu, 1911’den 1923’e kadar faaliyetlerini sürdürmüş bir topluluktur. 1911’de Selanik’te Genç Kalemler dergisi etrafında toplanan genç yazarlar, görüşlerini bu dergide ortaya koymuştur. Onlara göre, halka ulaşabilmenin yolu, anlaşılır bir dil kullanmaktan ve millî konulara yönelmekten geçiyordu.
Ömer Seyfettin’in başını çektiği bu topluluk, edebiyat alanında yeni bir çığır açmıştır. Genç Kalemler önce dilden başlamış, anlaşılır ve sade bir dilin gerekliliğini savunmuş, ardından yurt sorunlarını ve yurt konularını işlemeye yönelmiştir. Halkın kendini doğru ifade edebilmesi için edebiyatın da halkın anlayacağı bir dilde olması gerektiğini savunmuşlardır.
Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati sanatçılarının (Mehmet Rauf, Halit Ziya Uşaklıgil, Cenap Şehabettin, Süleyman Nazif vb.) karşı çıkmalarına rağmen bu sadeleşme ve millîleştirme hareketi durmamış, konuşma dili ile yazı dili birbirine yaklaştırılmaya başlanmıştır.
Millî Edebiyatın Genel Özellikleri
Millî Edebiyat sanatçılarının savunduğu başlıca ilkeler şunlardır:
- Arapça ve Farsça tamlamalar mümkün olduğunca dilden çıkarılmak istenmiş, dil sade ve kullanılabilir bir hâle getirilmiştir. Halkın anlayabileceği bir dil amaçlanmıştır.
- Konuşma diline girmiş, halk tarafından benimsenmiş terimler kullanılmaya devam edilmiştir.
- Türkçeleşmiş sayılan kelimeler korunmuş, ancak eş anlamlı kelimeler arasında yabancı olanlar atılmaya çalışılmıştır.
- Şiirde ulusal ölçümüz olan hece ölçüsü esas alınmıştır.
- Nazım birimi olarak, İslamiyet öncesi Türk edebiyatının temel nazım birimi olan dörtlük tercih edilmiştir.
- Konular yerli yaşamdan ve ulusal kaynaklardan seçilmiştir.
- Türk kültürünü yansıtan eserler ortaya konmuş, Türk tarihiyle ilgili çalışmalar ve araştırmalar yapılmıştır.
- Yazı dili ile konuşma dilini birbirine yaklaştırmak için İstanbul Türkçesi yazı dili olarak benimsenmiştir.
- Yeni kavramlar için halk ağzından derlemeler yapılması gerektiği savunulmuştur.
- Batı edebiyatının körü körüne taklit edilmemesi, bunun yerine millî kaynaklara ve ulusal değerlere yer verilmesi gerektiği düşüncesi benimsenmiştir.
- Toplumsal konularda son derece duyarlı ve gerçekçi bir edebiyat anlayışı benimsenmiş; bu yolla millî birlik ve beraberliğin sağlanabileceği düşünülmüştür.
- Bazı sanatçılar, ulusal bir edebiyat yaratmanın ancak halka yönelmekle mümkün olacağını savunmuş, bu hareketi “Halka Doğru” sözüyle özdeşleştirmişlerdir. Böylece aynı zamanda “memleket edebiyatı” denilen yeni bir anlayış doğmuştur.
Önemli Sanatçılar
Ömer Seyfettin
Millî Edebiyat dönemi sanatçılarından olan Ömer Seyfettin, Balkan Savaşları’na tanık olduğu için öykülerinde bu gerçekliği yoğun biçimde işlemiştir. Daha çok öykü ve hikâye türündeki eserleriyle tanınır.
Çocukluk anıları, Türk’ün geçmişi, askerlik hayatı ve güncel olaylar öykülerinin başlıca konularıdır. Ahmet Mithat’ın başlattığı “kıssadan hisse” anlayışını doruk noktasına çıkaran Ömer Seyfettin, olay öykücülüğünde Maupassant tarzına yakındır. “Yüksek Ökçeler”, “Pembe İncili Kaftan”, “Bomba”, “Beyaz Lale”, “Efruz Bey” öne çıkan eserlerindendir.
Ziya Gökalp
Türkçülük akımının düşünürü kabul edilen Ziya Gökalp, Millî Edebiyatın temel fikir adamıdır. Türkçülüğü esas almış, hayali Turan ülkesini kurma ülküsünü savunmuştur. Bu düşünce her ne kadar ütopya olarak kalsa da, Türkçülüğün teorik temellerini atmıştır.
“Türkçülüğün Esasları”, “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak”, “Kızıl Elma”, “Yeni Hayat”, “Altın Işık” başlıca eserleridir.
Beş Hececiler
Millî Edebiyatın ilkelerini şiirde sürdüren ikinci önemli topluluk Beş Hececiler‘dir. Topluluk, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte (1923) etkisini artırmış ve şu şairlerden oluşmuştur:
- Orhan Seyfi Orhon
- Faruk Nafiz Çamlıbel
- Halit Fahri Ozansoy
- Enis Behiç Koryürek
- Yusuf Ziya Ortaç
Beş Hececiler, sanat anlayışı bakımından Genç Kalemlerin devamı sayılır. Hece ölçüsünün yeni kalıplarını Türk şiirine kazandırmışlardır. Şiire aruzla başlayıp daha sonra heceye yönelmişlerdir. Faruk Nafiz, “Şarkın Sultanları”nda aruz, “Çoban Çeşmesi” ve “Han Duvarları”nda hece ölçüsünü kullanmıştır.
Topluluğun en önemli şairi Faruk Nafiz Çamlıbel’dir. Şiir, tiyatro ve roman alanında eserler vermiş; özellikle “Han Duvarları” ve “Çoban Çeşmesi”yle Anadolu insanına yönelişi yansıtmıştır. Şiirlerinde Anadolu insanının portresi, yaşayışı, toplumsal sorunları, töreler, kız alıp verme gibi konular işlenir.
Mehmet Emin Yurdakul
Millî Edebiyat döneminin başlangıcını oluşturan sanatçılardan biri de Mehmet Emin Yurdakul’dur. Çağdaş şiirimizde Anadolu’nun acı gerçeklerini dile getiren ilk ulusçu şair olarak kabul edilir. Millî Edebiyat akımından önce sade bir dille hece ölçüsünü kullanmasıyla dikkat çeker ve “millî şair” olarak anılır.
Şiiri, “manzum nesir” özelliği taşıyan, aşırı toplumcu bir anlayışla yazmıştır; bu yüzden didaktik (öğretici) unsurlar ağır basar. Başlıca eserleri: “Türkçe Şiirler”, “Türk Sazı”, “Ey Türk Uyan”, “Tan Sesleri”, “Ordunun Destanı”, “Dicle Önünde”, “Turan’a Doğru”.
Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin yazı hayatına küçük hikâyeler, piyesler ve eleştirilerle başlamıştır. Asıl ününü “Çalıkuşu” romanıyla kazanır. Bu romanda döneminin toplumsal yapısını ve Anadolu insanının yaşayışını gerçekçi bir biçimde yansıtır.
Romanlarında Anadolu insanının sorunlarına, yanlış Batılılaşmaya, batıl inançlara karşı çıkar. Önemli eserleri arasında “Çalıkuşu”nun yanında “Damga”, “Dudaktan Kalbe”, “Bir Kadın Düşmanı”, “Acımak” sayılabilir.
Halide Edip Adıvar
Halide Edip Adıvar, Millî Edebiyatın en ünlü kadın romancılarından biridir. Hem edebî hem de siyasi anlamda aktiftir. Cumhuriyet’in ilanının Türk toplumu için önemini savunur. Eserlerinde romantizmden realizme doğru uzanan etkiler görülür.
Halide Edip, Türkçülük, milliyetçilik ve memleketçilik düşüncelerini işler. Kişilerini çevreleriyle, gelenek ve görenekleriyle birlikte anlatır; canlı ve güçlü karakterler yaratır. Kadın kahramanlarının zaman zaman abartılı ve sembolik oluşu sebebiyle eleştirilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nı işleyen “Ateşten Gömlek” bu yönüyle önemli bir romandır. Ayrıca “Sinekli Bakkal”, “Vurun Kahpeye” gibi eserleri de vardır.
Fuad Köprülü
Millî Edebiyat dönemine bilimsel çalışmalarıyla katkıda bulunan Fuad Köprülü, halk edebiyatı ve İslâmiyet öncesi Türk edebiyatı üzerine yaptığı araştırmalarla tanınır. Tarihçi, edebiyat tarihçisi ve bilim insanı kimliğiyle sadeleşme hareketlerine teorik zemin hazırlamıştır.
Önemli eserleri: “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar”, “Türk Edebiyat Tarihi”, “Saz Şairleri”, “Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar”.
Yahya Kemal Beyatlı
Yahya Kemal Beyatlı, Millî Edebiyat döneminde yaşamakla birlikte hareketten bağımsız kabul edilen sanatçılardandır. Çağdaş şiir dilimizin olgunlaşması Yahya Kemal’le birlikte gerçekleşmiştir. Özellikle İstanbul üzerine yazdığı şiirleriyle tanınır.
Genellikle aruz ölçüsünü kullanır; yalnızca “Ok” şiiri heceyle yazılmıştır. Şiirde iç ahengi öne çıkarmış, şiiri “müzikten başka bir musiki” saymıştır. Ne Batı edebiyatını körü körüne taklit eden ne de tam anlamıyla Millî Edebiyat çizgisinde olan bir şairdir; kendi düşünce ve felsefesini yansıtan özgün bir çizgisi vardır. “Kendi Gök Kubbemiz”, “Eski Şiirin Rüzgârıyla”, “Aziz İstanbul” önemli eserlerindendir.
Peyami Safa
Millî Edebiyat döneminde bağımsız bir sanatçı olan Peyami Safa, felsefe, tıp, tarih, hukuk, resim, müzik, sosyoloji ve psikolojiyle yakından ilgilenmiş; bu birikimini romanlarında ustalıkla kullanmıştır. Türk edebiyatında psikolojik roman türünün en önemli yazarlarındandır.
Romanlarında olaydan çok psikolojik tahlillere önem verir; kahramanlarının iç dünyasını derinlemesine inceler. Hasta bir gencin psikolojik ve sosyal durumunu anlattığı “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” ile tanınır. Bir dönem savunduğu nasyonal sosyalizmi daha sonra reddetmiştir.
Fıkra, makale, hikâye ve romanda pek çok eser veren Peyami Safa’nın önemli romanları şunlardır: “Sözde Kızlar”, “Mahşer”, “Şimşek”, “Matmazel Noraliya’nın Koltuğu”, “Fatih-Harbiye”, “Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü”, “Yalnızız”.
Milli Edebiyat – Video Soru Listesi
1. Soru
Aşağıdakilerden hangisi Millî Edebiyat döneminin özelliklerinden biri değildir?
A) Ulusal ölçümüz olan hece ölçüsü kullanılır ve toplum sorunlarına duyarlı, gerçekçi bir edebiyat oluşturulur.
B) Toplum sorunlarına duyarlı ve gerçekçi bir edebiyat oluşturulur
C) Yazı dili ve konuşma dili arasındaki uçurumu kapamak için İstanbul ağzı yazı dili kabul edilir.
D) Nazım birimi olarak beyit kullanılır.
E) Anadolu ve Anadolu insanının düşüncelerine yapıtlarında yer verilir.
________________________________________
2. Soru
Bu parçada tanıtılan edebî topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
A) Beş Hececiler
B) Genç Kalemler
C) Garipçiler
D) Yedi Meşaleciler
E) İkinci Yeniciler
________________________________________
3. Soru
Bu parçada aşağıdaki sanatçılardan hangisine değinilmiştir?
A) Mehmet Emin Yurdakul
B) Ömer Seyfettin
C) Ziya Gökalp
D) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
E) Ali Canip Yöntem
________________________________________
4. Soru
Aşağıdakilerden hangisi Beş Hececiler topluluğu içinde yer almaz?
A) Orhan Seyfi Orhon
B) Faruk Nafiz Çamlıbel
C) Enis Behiç Koryürek
D) Yusuf Ziya Ortaç
E) Yaşar Nabi Nayır
________________________________________
5. Soru
Aşağıdakilerden hangileri Millî Mücadele dönemini yansıtan romanlardır?
A) Vurun Kahpeye – Ateşten Gömlek – Yaban
B) Çalıkuşu – Ankara – Yaban
C) Yaprak Dökümü – Sodom ve Gomore – Ateşten Gömlek
D) Ankara – Sinekli Bakkal – Yaban
E) Bomba – Sinekli Bakkal – Tüm Gecesi
________________________________________
6. Soru
“Edebiyat tarihi alanındaki araştırmalarıyla tanınmış, sanat hayatına Fecr-i Âti topluluğunda şiirle başlamıştır. Türkçü bir tarih bilimi görüşü ile edebiyatımızı destanlar devrinden günümüze kadar bir bütün olarak incelemiştir. En önemli eserleri Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar ve Türk Edebiyat Tarihidir.”
Bu parçada tanıtılan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Reşat Nuri Güntekin
B) Mehmet Emin Yurdakul
C) Ömer Seyfettin
D) Fuad Köprülü
E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
________________________________________
7. Soru
Aşağıda verilen Millî Edebiyat dönemi eserlerinden hangisinin edebî türü ötekilerden farklıdır?
A) Kiralık Konak
B) Sinekli Bakkal
C) Çalıkuşu
D) Sodom ve Gomore
E) Yüksek Ökçeler
________________________________________
8. Soru
“Psikolojik roman türünün edebiyatımızdaki en büyük yazarlarından biridir. Romanlarında olaya değil psikolojik tahlillere önem verir. Millî Edebiyat döneminde bağımsız sanatçılardan biri olan …………, hasta bir gencin psikolojik ve sosyal sorunlarını derin iç gözlemlerle ……… romanında yansıtmıştır.”
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Halide Edip Adıvar – Ateşten Gömlek
B) Peyami Safa – Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
C) Reşat Nuri Güntekin – Çalıkuşu
D) Peyami Safa – Fatih Harbiye
E) Reşat Nuri Güntekin – Ateş Gecesi
________________________________________
9. Soru
“Divan şiirinin nazım biçimlerinden yararlanmıştır. Şiirde iç ahengi üstün tutmuş, şiiri musikiden başka türlü bir musiki saymıştır. Nazmı nesirden uzaklaştırmıştır. Ok şiiri dışındaki tüm şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.”
Yukarıda özellikleri verilen sanatçı kimdir?
A) Mehmet Âkif Ersoy
B) Refik Halit Karay
C) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
D) Yahya Kemal Beyatlı
E) Mehmet Emin Yurdakul
________________________________________
10. Soru
Aşağıda verilen yazar–eser eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
A) Refik Halit Karay – Memleket Hikâyeleri
B) Halide Edip Adıvar – Ankara
C) Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Çalıkuşu
D) Ali Canip Yöntem – Türkçülüğün Esasları
E) Mehmet Emin Yurdakul – Akından Akına
Cevap Anahtarı
- D
- B
- C
- E
- A
- D
- E
- B
- D
- A





