Ana Düşünce ile Konu İlişkisi

Ana Düşünce Nedir?

Bir yazıda açıklanmak veya benimsetilmek istenen görüşe ana düşünce (ana fikir) denir.

Bir düşünce yazısı, bir görüşün doğru olduğunu savunmak veya o görüşün açıklığa kavuşmasını sağlamak amacıyla yazılır. Amaçsız bir konuşma olmayacağı gibi, amaçsız yazılmış bir yazı da olamaz. Şu halde ana düşünce, bir yazının yazılış sebebidir, yazarı yazmaya iten amaçtır.

Nasıl, konuşan bir insanın ne söylemek istediğini anlamaya çalışıyorsak, paragrafı da aynı yaklaşımla okumalıyız. Çünkü konuşan adamla, yazan adam arasında amaç bakımından hiçbir fark yoktur. Her ikisi de bizi kendisi gibi düşündürmek ister. İşte ana düşünce, yazarın doğrudan veya dolaylı yoldan bize ulaştırmak istediği düşüncedir.

Ana Düşünce ile Konu İlişkisi

Ana düşünceyi buldurmaya yönelik paragraf sorularını okurken zihnimiz, metni sürekli tarayarak paragraf bitinceye kadar bir değil birkaç düşünce belirler. Bunların hangisinin ana düşünce olduğunu anlamak için birkaç kez okumamız gerekebilir. Bu, doğru bir yol değildir. Doğrusu, önce konuyu belirlemektir. Eğer önce konu belirlenirse ana düşünce de kolaylıkla tahmin edilecektir. Geriye bu düşüncenin seçeneklerden hangisinde ifade edildiğini bulmak kalır.

Şu halde yazının hangi konuda yazıldığını bilmeden bu konuda ne söylendiğini (ana düşünceyi) belirlemeye kalkmamalıyız.

Bu çalışmayı bir örnek üzerinde gösterelim:

Özetle, şu iki sorunun cevabı bize ana düşünceyi bulduracaktır:

1. Yazar, hangi konuyu işliyor?
2. Yazar, bu konuda hangi düşünceyi savunuyor veya hangi düşünceyi açıklıyor? (Seçeneklerden yalnızca birinin o konuyla ilgili olduğunu ve bunun da ana düşünce olduğunu göreceksiniz.)

Örnek: 2000 / ÖSS
Ozanları, yaşadıklarını, duyduklarını yazan kişiler diye tanımlamak da yanlıştır. Sözgelimi Cahit Sıtkı, yaşadıklarını, duyduklarını yazan bir ozan olarak bilinir. Oysa ölüm acısını tatmamış, yaşamamıştır. Bununla birlikte, sık sık ölümden duyulan acıyı işlemiştir. Onunla yıllarca arkadaşlık yaptım. Bir gün bile ölüm sözcüğünü işitmedim ondan, ölmüş bir sevdiği de yoktu yanılmıyorsam. Ölüm yalnızca bir temaydı onun için.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her ozanın şiiri, belirli konular içerir.
B) Ozanların, şiirleriyle yaşantıları arasında ilişki olmayabilir.
C) Her ozanın, şiir evreni aynı zenginlikte değildir.
D) Şiirin etki gücü, okuyucuyu duygulandırmasına ölçülür.
E) Hiçbir ozan, duygulanmadan şiirini oluşturamaz.

Çözüm:

Bu paragrafta konu ve ana düşünce birinci cümlede belirtilmiştir. “Ozanlar” ve “yaşadıklarını”, “duyduklarını” sözcüklerinin altını çizerek konuyu belirleyelim: Ozanların yaşadıklarını ve duyduklarını işleyip işlemedikleri.

Bu ifadeyi, birinci cümlede (ve paragrafın tümünde) anlatılmak isteneni ortaya koyan bir yargı haline koyarsak “vurgulanmak”, “asıl anlatılmak istenen” yani “ana düşünce” ortaya çıkar: Ozanlar, şiirlerinde, yaşadıklarını ve hissettiklerini anlatan kişiler değildir.

Şimdi yapılacak iş, seçeneklerde, kurduğumuz bu cümleye anlamca paralel olanı aramaktır. Bu da B’ deki cümledir. Doğru Seçenek B