Akıcılık

AKICILIK: Her türlü yazılı ve sözlü anlatımda (şiir, hikâye, roman vs.) hecelerin, hecelerden oluşan kelimelerin, kelimelerden meydana gelen cümlelerin, ibarelerin söylenişte ya da okunuşta dil ve düşünce yönünden hiçbir engele rastlamadan sürdürülmesi; eş, Selaset, Selis. Bu özelliğe sahip söz ve yazılara da “akıcı” denir.

Akıcılık, sözcüklerin fonetik özelliklerine ve cümle kuruluşlarına bağlıdır. Telaffuzu (söylenişi) zor sözcükler, uzun ve birleşik cümleler herkesçe bilinmeyen kavram ve terimlerin kullanılması, anlamı bulandıran girift (karışık) hayaller akıcılığı bozar.

Yazı ve sözde akıcılık tek başına yeterli değildir. Aşağıdaki örnek “selis” olduğu halde, şiirsel vasıflardan uzaktır.

Gazel-seralık için kalbime emel geldi
Beş on dakikada meydana bir gazel geldi

Beğenmedim bunu gözden geçirdiğim ande
O sözlerin bana mânası müptezel geldi

Evet şu üç sene evvel yazılmış âsarım
Hakikaten bana bundan daha güzel geldi

Binaberin ne kadar varsa bende şiire heves
Tükendi hepsi hemen tabıma kesel geldi

Kaynak: Açıklamalı Edebiyat Terimleri Sözlüğü/ Murat Akıncı