Öğrenilen (Duyulan, Anlatılan, miş’li) Geçmiş Zaman
Öğrenilen (Duyulan, Anlatılan, miş’li) Geçmiş Zaman

Öğrenilen geçmiş zaman; geçmişte gerçekleşmiş bir işin, oluşun veya hareketin konuşan kişi tarafından doğrudan görülmediğini; olayın daha sonra duyulduğunu, öğrenildiğini, fark edildiğini ya da sonucundan hareketle anlaşıldığını bildiren haber kipidir.
Bu kip; duyulan geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman, anlatılan geçmiş zaman ve -miş’li geçmiş zaman adlarıyla da bilinir.
Örnek:
- Ahmet dün Ankara’ya gitmiş.
- Gece çok kar yağmış.
- Sen de buraya gelmişsin.
Bu cümlelerde konuşan kişi, bildirilen olayları doğrudan görmüş olmak zorunda değildir. Olayı başkasından öğrenmiş, sonradan fark etmiş veya ortaya çıkan bir sonuçtan hareketle anlamış olabilir.
Öğrenilen Geçmiş Zaman Kipinin Ekleri
Öğrenilen geçmiş zamanın ekleri şunlardır:
- -mış, -miş, -muş, -müş
Fiilin kök veya gövdesine, büyük ünlü uyumuna uygun olan ek getirilir.
| Fiilin Son Ünlüsü | Kullanılan Ek | Örnek |
|---|---|---|
| a, ı | -mış | bakmış, yazmış |
| e, i | -miş | gelmiş, bilmiş |
| o, u | -muş | bulmuş, unutmuş |
| ö, ü | -müş | görmüş, düşünmüş |
Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki Büyük Ünlü Uyumuna Uyar
-mış / -miş / -muş / -müş eki, fiilin son ünlüsüne göre biçim değiştirir.
- anla + mış → anlamış
- gel + miş → gelmiş
- bul + muş → bulmuş
- gör + müş → görmüş
Bu ekte görülen geçmiş zamandaki gibi d → t değişmesi söz konusu değildir. Ek her durumda m sesiyle başlar.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Yapısı
Öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenen bir fiilin temel kuruluşu şöyledir:
Fiil kökü veya gövdesi + öğrenilen geçmiş zaman eki + kişi eki
Örnek:
gel + miş + sin → gelmişsin
- gel- → fiil kökü
- -miş → öğrenilen geçmiş zaman eki
- -sin → ikinci tekil kişi eki
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Kişilere Göre Çekimi
Gelmek fiilinin öğrenilen geçmiş zamandaki olumlu çekimi şöyledir:
| Kişi | Çekim |
|---|---|
| Ben | gelmişim |
| Sen | gelmişsin |
| O | gelmiş |
| Biz | gelmişiz |
| Siz | gelmişsiniz |
| Onlar | gelmişler |
Cümle İçinde Örnekler
- Ben buraya daha önce de gelmişim.
- Sen bütün soruları doğru cevaplamışsın.
- O sabah erkenden evden çıkmış.
- Biz bu filmi daha önce izlemişiz.
- Siz bu konuyu geçen yıl öğrenmişsiniz.
- Onlar başka bir şehre taşınmışlar.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Olumlu Çekimi
Olumlu çekimde fiilin kök veya gövdesine doğrudan -mış, -miş, -muş, -müş eklerinden uygun olanı ve ardından kişi eki getirilir.
Fiil + -mış/-miş/-muş/-müş + kişi eki
Yazmak Fiilinin Olumlu Çekimi
- Ben yazmışım.
- Sen yazmışsın.
- O yazmış.
- Biz yazmışız.
- Siz yazmışsınız.
- Onlar yazmışlar.
Olumlu Cümle Örnekleri
- Ayşe sınavdan yüksek not almış.
- Çocuklar bütün pastayı bitirmişler.
- Babam sabah erkenden işe gitmiş.
- Meğer bu kitabı daha önce okumuşum.
- Siz yarışmayı kazanmışsınız.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Olumsuzu
Öğrenilen geçmiş zamanın olumsuzu yapılırken fiile önce -ma / -me olumsuzluk eki, ardından öğrenilen geçmiş zaman eki ve kişi eki getirilir.
- Fiil + -ma/-me + -mış/-miş/-muş/-müş + kişi eki
Gelmek Fiilinin Olumsuz Çekimi
| Kişi | Çekim |
|---|---|
| Ben | gelmemişim |
| Sen | gelmemişsin |
| O | gelmemiş |
| Biz | gelmemişiz |
| Siz | gelmemişsiniz |
| Onlar | gelmemişler |
Olumsuz Cümle Örnekleri
- Ahmet bugün okula gelmemiş.
- Çocuk ödevini yapmamış.
- Onlar haberi henüz duymamışlar.
- Meğer ben bu filmi hiç izlememişim.
- Siz buraya daha önce gelmemişsiniz.
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Soru Biçimi
Öğrenilen geçmiş zamanın soru biçimi mı, mi, mu, mü soru edatıyla yapılır.
Soru edatı kendisinden önceki kelimeden ayrı yazılır. Kişi ekleri ise soru edatına eklenebilir.
| Kişi | Soru Biçimi |
|---|---|
| Ben | gelmiş miyim? |
| Sen | gelmiş misin? |
| O | gelmiş mi? |
| Biz | gelmiş miyiz? |
| Siz | gelmiş misiniz? |
| Onlar | gelmişler mi? |
Soru Cümlesi Örnekleri
- Ahmet okula gelmiş mi?
- Sen bu kitabı daha önce okumuş musun?
- Çocuklar eve dönmüşler mi?
- Ben bunu gerçekten söylemiş miyim?
- Siz daha önce İstanbul’a gitmiş misiniz?
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Olumsuz Soru Biçimi
Fiilde hem olumsuzluk hem de soru anlamı bulunabilir.
Gelmek Fiilinin Olumsuz Soru Çekimi
- Ben gelmemiş miyim?
- Sen gelmemiş misin?
- O gelmemiş mi?
- Biz gelmemiş miyiz?
- Siz gelmemiş misiniz?
- Onlar gelmemişler mi?
Olumsuz Soru Cümlesi Örnekleri
- Ali bugün derse gelmemiş mi?
- Sen henüz ödevini bitirmemiş misin?
- Onlar toplantıya katılmamışlar mı?
- Biz bu konuyu daha önce işlememiş miyiz?
Öğrenilen Geçmiş Zaman Hangi Durumlarda Kullanılır?
Öğrenilen geçmiş zaman yalnızca başkasından duyulan olayları anlatmak için kullanılmaz. Türkçede farklı anlam ve anlatım özellikleri de taşır.
1. Başkasından Duyulan veya Öğrenilen Olayları Anlatır
Konuşan kişinin doğrudan tanık olmadığı, daha sonra başka birinden öğrendiği geçmiş olaylarda kullanılır.
Örnek:
- Ali geçen ay yeni bir işe başlamış.
- Komşularımız başka bir şehre taşınmışlar.
- Gece burada büyük bir kaza olmuş.
Konuşan kişi bu olaylara doğrudan tanık olmamış; onları sonradan öğrenmiştir.
2. Sonradan Fark Edilen Durumları Anlatır
Kişi, yaptığı veya başına gelen bir şeyi daha sonra fark ettiğinde öğrenilen geçmiş zaman kullanılabilir.
Örnek:
- Anahtarımı evde unutmuşum.
- Yanlış numarayı aramışım.
- Fark etmeden gömleğimi ters giymişim.
Bu örneklerde konuşan kişi yaptığı eylemi sonradan fark etmektedir.
3. Bir Belirti veya Sonuçtan Hareketle Geçmişteki Olayı Anlatır
Konuşan kişi olayı görmemiş olsa bile ortaya çıkan belirtilerden veya sonuçlardan hareketle olayın gerçekleştiğini çıkarabilir.
Örnek:
- Yerler ıslak; gece yağmur yağmış.
- Mutfaktan güzel kokular geliyor; annem yemek yapmış.
- Her yer bembeyaz; gece kar yağmış.
Bu cümlelerde geçmişte gerçekleşen eylem, mevcut belirtilerden hareketle anlaşılmaktadır.
4. Şaşırma ve Hayret Anlamı Bildirebilir
Öğrenilen geçmiş zaman, kişinin yeni fark ettiği bir durum karşısındaki şaşkınlığını veya hayretini anlatabilir.
Örnek:
- Sen ne kadar büyümüşsün!
- Bu oda ne kadar güzelleşmiş!
- Saçların çok uzamış!
- Meğer ne kadar hızlı koşuyormuşsun!
5. Masal ve Hikâye Anlatımında Kullanılır
Öğrenilen geçmiş zaman, özellikle masal ve halk anlatılarında geçmişte yaşandığı kabul edilen olayları aktarmak için sıkça kullanılır.
Örnek:
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak ülkelerin birinde yaşlı bir hükümdar yaşarmış. Bu hükümdarın üç oğlu varmış.
Masallarda öğrenilen geçmiş zamanın yanı sıra birleşik zamanlı fiiller de yaygın olarak kullanılabilir.
6. İnanmama, Küçümseme veya Alay Anlamı Katabilir
Cümlenin söyleniş biçimine ve bağlama göre öğrenilen geçmiş zaman bazen inanmazlık, küçümseme veya alay anlamı da taşıyabilir.
Örnek:
- O da bize yardım edecekmiş!
- Güya bütün soruları kendi başına çözmüş!
- Sen çok çalışkan olmuşsun!
Bu tür kullanımlarda asıl anlamı belirleyen unsur cümlenin bağlamı ve söyleyiş biçimidir.
Görülen Geçmiş Zaman ile Öğrenilen Geçmiş Zaman Arasındaki Fark
-di’li geçmiş zaman ile -miş’li geçmiş zaman öğrencilerin en sık karıştırdığı kipler arasındadır.
| Görülen Geçmiş Zaman | Öğrenilen Geçmiş Zaman |
|---|---|
| -dı, -di, -du, -dü / -tı, -ti, -tu, -tü | -mış, -miş, -muş, -müş |
| Olay kesin bir bilgi olarak aktarılır. | Olay duyulmuş, öğrenilmiş veya sonradan fark edilmiş olabilir. |
| Ali Ankara’ya gitti. | Ali Ankara’ya gitmiş. |
| Yağmur yağdı. | Yağmur yağmış. |
Örneklerle Karşılaştırma
- Ayşe sınavı kazandı.
Bu cümlede konuşan kişi olayı gerçekleşmiş ve kesin olarak bilinen bir olay şeklinde aktarmaktadır.
- Ayşe sınavı kazanmış.
Bu cümlede ise konuşan kişinin olayı sonradan öğrendiği anlamı ortaya çıkabilir.
Bir başka örnek:
- Gece kar yağdı.
Konuşan kişi olayı kesin bir geçmiş olay olarak bildirmektedir.
- Gece kar yağmış.
Konuşan kişi sabah uyandığında karı görmüş ve gece kar yağdığı sonucuna ulaşmış olabilir.
Cümlede Öğrenilen Geçmiş Zaman Nasıl Bulunur?
Bir fiilin öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenip çekimlenmediğini anlamak için şu adımlar izlenebilir:
- Cümledeki çekimli fiil bulunur.
- Fiilin kök veya gövdesi belirlenir.
- Fiilde -mış, -miş, -muş, -müş eklerinden biri aranır.
- Bu ekin geçmişte gerçekleşmiş bir işi, oluşu veya hareketi bildiren kip eki olup olmadığı kontrol edilir.
- Varsa kişi eki ayrıca belirlenir.
Örnek Çözümleme
Çocuklar eve dönmüşler.
dön + müş + ler
- dön- → fiil kökü
- -müş → öğrenilen geçmiş zaman eki
- -ler → üçüncü çoğul kişi eki
Dolayısıyla “dönmüşler” fiili öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenmiştir.
Bir Başka Örnek
Sen bu kitabı okumuşsun.
oku + muş + sun
- oku- → fiil kökü
- -muş → öğrenilen geçmiş zaman eki
- -sun → ikinci tekil kişi eki
Öğrenilen Geçmiş Zaman Örnekleri
- Ahmet dün akşam bize uğramış.
- Çocuk bütün sütü içmiş.
- Gece boyunca çok yağmur yağmış.
- Sen bu konuda oldukça çok çalışmışsın.
- Onlar yeni bir ev almışlar.
- Meğer anahtarımı sınıfta unutmuşum.
- Babam sabah erkenden evden çıkmış.
- Çocuklar bahçede uzun süre oynamışlar.
- Bu ağaç geçen yıldan beri çok büyümüş.
- Siz daha önce burada çalışmışsınız.
- Gece hava çok soğumuş.
- Kardeşim bütün ödevlerini bitirmiş.
- Misafirler biz gelmeden önce ayrılmışlar.
- Ben yanlış otobüse binmişim.
- Sen saçlarını kestirmişsin.
Öğrenilen Geçmiş Zamanla İlgili Sık Yapılan Hatalar
Her -miş Ekini Öğrenilen Geçmiş Zaman Sanmak
Bir kelimede -mış, -miş, -muş, -müş biçiminin görülmesi, onun mutlaka basit zamanlı öğrenilen geçmiş zaman olduğu anlamına gelmez.
Örneğin:
- Gel-miş-ti. (gel-miş i-di)
Bu fiil yalnızca öğrenilen geçmiş zaman değildir. Öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi biçiminde kurulmuş birleşik zamanlı bir fiildir:
- gel + miş + ti
Bu nedenle fiilin aldığı bütün ekler birlikte değerlendirilmelidir.
Öğrenilen Geçmiş Zamanı Yalnızca “Duyma” Anlamıyla Sınırlandırmak
Bu kipin “duyulan geçmiş zaman” olarak adlandırılması, her zaman olayın bir başkasından duyulduğu anlamına gelmez.
- Anahtarımı evde unutmuşum.
Bu cümlede konuşan kişi olayı başkasından duymamıştır; anahtarını evde bıraktığını sonradan fark etmiştir.
- Gece yağmur yağmış.
Konuşan kişi yağmuru görmemiş; fakat sabah ıslak yerlerden hareketle yağmur yağdığı sonucuna ulaşmış olabilir.
Bu nedenle “öğrenilen geçmiş zaman” adlandırması, kipin farklı kullanım alanlarını daha geniş biçimde karşılar.
Soru Edatını Bitişik Yazmak
mı, mi, mu, mü soru edatı ayrı yazılır.
Doğru: Gelmiş mi?
Yanlış: Gelmişmi?
Kişi eki ise soru edatına bitişir:
Doğru: Gelmiş misin?
Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki (-mış) ile Sıfat-Fiil Eki (-mış) Nasıl Ayırt Edilir?
Türkçede -mış, -miş, -muş, -müş ekleri iki farklı görevde kullanılabilir. Bu ekler bir fiili öğrenilen geçmiş zamanla çekimleyebileceği gibi fiilimsi türlerinden biri olan sıfat-fiil de oluşturabilir.
Bu nedenle bir kelimede -mış/-miş/-muş/-müş ekinin bulunması, o kelimenin mutlaka öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenmiş bir fiil olduğu anlamına gelmez.
Önemli olan ekin biçimi değil, cümlede üstlendiği görevdir.
-mış Eki Sıfat-Fiil Eki Olduğunda
-mış/-miş/-muş/-müş eki fiile gelerek o fiili bir ismi niteleyen sözcük hâline getiriyorsa sıfat-fiil eki olarak kullanılmıştır.
Örnek:
- Pişmiş yemek masanın üzerindeydi.
Bu cümlede pişmiş sözcüğü bir yargı bildirmemekte, kendisinden sonra gelen yemek ismini nitelemektedir.
Nasıl yemek? → pişmiş yemek
piş + miş → pişmiş
- piş- → fiil kökü
- -miş → sıfat-fiil eki
Bu nedenle buradaki -miş bir kip eki değil, sıfat-fiil ekidir.
Başka örnekler:
- Gün görmüş insanla sohbet bir başka güzeldir.
- Kırılmış bardakları çöpe attık.
- Solmuş çiçekleri vazodan çıkardı.
- Yazılmış mektupları masaya bıraktı.
- Olgunlaşmış meyveleri topladılar.
- Yıkılmış binanın yerine park yapıldı.
Bu örneklerde:
- Nasıl insan? → gün görmüş insan
- Nasıl bardak? → kırılmış bardak
- Nasıl çiçek? → solmuş çiçek
- Nasıl mektup? → yazılmış mektup
- Nasıl meyve? → olgunlaşmış meyve
- Nasıl bina? → yıkılmış bina
Koyu yazılan sözcüklerin tamamı isimleri nitelediği için sıfat-fiildir.
Aynı Kelime Hem Kip Hem Sıfat-Fiil Olabilir mi?
Evet. Aynı biçimdeki bir kelime, farklı cümlelerde farklı görevlerde kullanılabilir.
1. Mektup yazılmış.
Bu cümlede yazılmış cümlenin yüklemidir ve geçmişte gerçekleşen bir eylemi bildirmektedir.
Bu nedenle:
yazılmış → öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenmiş fiil
2. Özenle yazılmış mektubu masaya bıraktım.
Bu cümlede ise yazılmış sözcüğü mektup ismini nitelemektedir.
Nasıl mektup? → özenle yazılmış mektup
Bu nedenle:
yazılmış → sıfat-fiil
Görüldüğü gibi ek aynıdır ancak sözcüğün cümledeki görevi değişmiştir.
Karşılaştırmalı Örnekler
| Cümle | -mış/-miş Ekinin Görevi | Açıklama |
|---|---|---|
| Yemek pişmiş. | Öğrenilen geçmiş zaman | “Pişmiş” yüklemdir. |
| Pişmiş yemekleri servis etti. | Sıfat-fiil | “Yemek” ismini niteler. |
| Bardak kırılmış. | Öğrenilen geçmiş zaman | “Kırılmış” yüklemdir. |
| Kırılmış bardağı çöpe attı. | Sıfat-fiil | “Bardak” ismini niteler. |
| Çiçekler solmuş. | Öğrenilen geçmiş zaman | “Solmuş” yüklemdir. |
| Solmuş çiçekleri topladı. | Sıfat-fiil | “Çiçekler” ismini niteler. |
| Mektup yazılmış. | Öğrenilen geçmiş zaman | “Yazılmış” yüklemdir. |
| Yazılmış mektubu okudu. | Sıfat-fiil | “Mektup” ismini niteler. |
-mış Ekinin Kip mi Sıfat-Fiil mi Olduğunu Nasıl Anlarız?
Bir sözcükteki -mış/-miş/-muş/-müş ekinin görevini belirlerken şu sorular sorulabilir:
- Sözcük cümlede yargı bildiriyor ve yüklem görevinde mi kullanılıyor?
- Geçmişte gerçekleşmiş bir işi, oluşu veya hareketi mi bildiriyor?
- Yoksa kendisinden sonra gelen veya anlamca bağlı olduğu bir ismi mi niteliyor?
Sözcük yargı bildiriyor ve çekimli fiil durumundaysa öğrenilen geçmiş zaman eki; bir ismi niteliyorsa sıfat-fiil eki olarak değerlendirilir.
Kısaca:
- Çocuk gelmiş. → “gelmiş” yüklem → öğrenilen geçmiş zaman
- Gelmiş çocuk bizi bekliyordu. → “gelmiş”, “çocuk” ismini niteliyor → sıfat-fiil
Kişi Ekleri Ayırt Etmede Yardımcı Olabilir
Öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenen fiiller kişi ekleri de alabilir:
- gelmişim
- gelmişsin
- gelmiş
- gelmişiz
- gelmişsiniz
- gelmişler
Örneğin:
Sen buraya daha önce gelmişsin.
Buradaki -sin kişi eki, “gelmişsin” sözcüğünün çekimli fiil olduğunu açıkça göstermektedir.
Ancak üçüncü tekil kişide ayrıca görünen bir kişi eki bulunmayabileceği için yalnızca kişi ekine bakmak yeterli değildir:
Ahmet gelmiş.
Bu örnekte kişi eki açıkça görülmese de gelmiş yüklem olduğu için öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenmiş bir fiildir.
Sınavlarda Dikkat Edilmesi Gereken Nokta
Sorularda -mış/-miş/-muş/-müş ekini gördüğünüz anda “öğrenilen geçmiş zaman” demek doğru değildir. Öncelikle sözcüğün cümledeki görevine bakılmalıdır.
Örnek:
- Bahçedeki kurumuş yaprakları topladık.
Burada “kurumuş” sözcüğü geçmişte gerçekleşen bir yargının yüklemi değildir. Yaprak ismini nitelemektedir:
Nasıl yaprak? → kurumuş yaprak
Bu nedenle -muş eki burada sıfat-fiil ekidir.
Buna karşılık:
- Bahçedeki yapraklar kurumuş.
cümlesinde “kurumuş” yüklem görevindedir. Dolayısıyla -muş eki burada öğrenilen geçmiş zaman kip ekidir.
Özet
| Özellik | Öğrenilen Geçmiş Zaman | Sıfat-Fiil |
|---|---|---|
| Ek | -mış, -miş, -muş, -müş | -mış, -miş, -muş, -müş |
| Görevi | Fiili çekimler, yargı bildirir. | Fiilden sıfat görevli sözcük oluşturur. |
| Cümledeki temel işlevi | Genellikle yüklem olur. | Bir ismi niteler. |
| Örnek | Yemek pişmiş. | Pişmiş yemek |
| Sonuç | Kip eki | Fiilimsi (sıfat-fiil) eki |
Öğrenilen Geçmiş Zamanın Özellikleri
- Bir haber kipidir.
- Geçmişte gerçekleşmiş iş, oluş ve hareketleri bildirir.
- Ekleri -mış, -miş, -muş, -müştür.
- Ekler büyük ünlü uyumuna göre değişir.
- Başkasından duyulan veya öğrenilen olayları anlatabilir.
- Sonradan fark edilen durumları bildirebilir.
- Belirti ve sonuçlardan çıkarılan geçmiş olayları anlatabilir.
- Şaşırma ve hayret anlamı taşıyabilir.
- Masal ve hikâye anlatımlarında kullanılabilir.
- Bağlama göre alay, küçümseme veya inanmazlık anlamı kazanabilir.
Kısaca Öğrenilen Geçmiş Zaman
| Kipin Adı | Öğrenilen / Duyulan / Anlatılan / -miş’li Geçmiş Zaman |
|---|---|
| Türü | Haber kipi |
| Ekleri | -mış, -miş, -muş, -müş |
| Temel Anlamı | Geçmişte gerçekleşen ancak sonradan öğrenilen, duyulan, fark edilen veya sonucundan çıkarılan olay |
| Olumsuzluk Eki | -ma / -me |
| Soru Edatı | mı / mi / mu / mü |
Örnek:
gel + miş + sin → gelmişsin
- gel- → fiil kökü
- -miş → öğrenilen geçmiş zaman eki
- -sin → ikinci tekil kişi eki
Öğrenilen Geçmiş Zaman ile İlgili Örnek Cümleler
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış fiiller öğrenilen geçmiş zamanla çekimlenmiştir:
- Mehmet dün İstanbul’a gitmiş.
- Çocuk odasında uyumuş.
- Sen bu kitabı daha önce okumuşsun.
- Gece çok kar yağmış.
- Onlar yeni bir eve taşınmışlar.
- Meğer cüzdanımı evde bırakmışım.
- Siz bütün soruları doğru cevaplamışsınız.
- Ahmet bugün okula gelmemiş.
- Bahçedeki çiçekler iyice büyümüş.
- Sen ne kadar değişmişsin!





