Mizahi Anlatım

Mizahi Anlatım Nedir? Mizahi Anlatımın Özellikleri ve Örnekleri

Mizahi Anlatım

Mizahi Anlatımın Özellikleri:

  • Mizahi anlatıma dayalı metinler okuyucuda uyandırılmak istenen etkiye göre düzenlenir.
  • Ses, taklit, hareket ve konuşma önemlidir.
  • Mizahi unsurlarda gerçekten sapma ve abartı vardır.
  • Mizahi unsurları oluşturmada karşılaştırmalar, durumlar, hareketler, kelime ve kelime gruplarından yararlanılabilir.
  • Amaç okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir.
  • Romanhikâyetiyatroşiirdeneme gibi türlerde kullanılır.
  • Mizahi anlatımlarda dil bir olayı anlatmak için kullanılır. (sanatsal, edebi işlevlerde kullanılır.)

Mizahi Anlatım Örnekleri

Örnek-1

AL HAKKINI GİT

Nasrettin Hoca’nın, Akşehir’de kadılık yaptığı günler…
Yoksul bir adam, eline geçirdiği bir parçacık ekmeği ile birlikte bir aşçı dükkânının önüne gitmiş, orada fıkır fıkır kaynamakta olan bir et çömleğinin başına geçmiş. Ve sonra ekmeği, çömlekten çıkan buhara tutarak yemeye başlamış. Bunu gören aşçı dükkânının sahibi:
“Ver bakalım tirit parasını.” demiş. Adamın yakasına sarılmış.
Yoksul adam:
“Yahu!” demiş dükkân sahibine. “Ben senin ne etinden aldım ne de etin suyundan, insaf et!”
Dükkân sahibi, yoksul adamı yakaladığı gibi Nasrettin Hoca’nın önüne getirmiş.
Olayı anlattıktan sonra:
“Bu adamdan şikâyetçiyim, paramı isterim Kadı Efendi.” demiş.
Nasrettin Hoca, bir de yoksul adamı dinlemiş. Sonra cebinden birkaç akçe çıkarıp avucunda sallamaya başlamış. Sonra da dükkân sahibine:
“Bu sesi duydun mu?” diye sormuş.
Dükkân sahibi:
“Duydum, Kadı Efendi.” demiş.
Nasrettin Hoca:
Bu ses, senin hakkın olan sestir. Al hakkını ve durma git!.

Örnek-2

TAM AÇLIĞA ALIŞIRKEN

Zorlu bir kış olmuş… Nasrettin Hoca’nın parası tükendikçe tükenmiş. Ne yapacağını şaşırmış. Sonunda çareyi masrafı kısmakta, aza katlanmakta bulmuş. Bu arada, eşeğinin yemini kıstıkça kısmış Nasrettin Hoca.
Azaltmış… Azaltmış… Her gün biraz daha azaltmış…
Hayvancağız, yavaş yavaş gücünü yitirmeye başlamış. Yemini azaltmasına karşın, eşeğin yaşadığını gördükçe seviniyormuş Nasrettin Hoca. Ve günbegün, yemi azaltmayı sürdürmüş.
Ama bir sabah ahıra gittiğinde ne görsün, hayvan ölmüş.
Nasrettin Hoca:
Ahh çekmiş derinden, tam açlığa alışırken öldü zavallıcık!…

Örnek-3

TAŞLAMA

Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda insan beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selâm vermek için kesen beğenmez

Âlemi ta’n eder yanına varsam
Seni yanıltır bir mesele sorsan
Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan
Câmiye gelir de erkân beğenmez

Elin kapısında kul kardaş olan
Burnu sümüklü hem gözü yaş olan
Bayramdan bayrama bir tıraş olan
Berbere gelir de dükkân beğenmez

Dağlarda bayırda gezen bir yörük
Kimi tımar sipah kimi ser-bölük
Bir elife dili dönmeyen hödük
Şehristâna gelir ezân beğenmez

Bir çubuğu vardır gayet küçücek
Zu’m-ı fâsidince keyif sürecek
Kırık çanağı yok ayran içecek
Kahvede fağfuri fincân beğenmez

Yaz olunca yayla yayla göçenler
Topuz korkusundan şardan kaçanlar
Meşe yaprağını kıyıp içenler
Rumeli bohçasını duhân beğenmez

Aslında neslinde giymemiş hâre
İş gelmez elinden gitmez bir kâre
Sandığı gömleksiz duran mekkâre
Bedestene gelir kaftan beğenmez

Kazak Abdal söyler bu türlü sözü
Yoğurt ayran ile hallolmuş özü
Köyden şehre gelen bir köylü kızı
İnci yakut ister mercân beğenmez

Kazak Abdal

Anlatım Türleri: