Fehim-i Kadim

Fehim-i Kadim Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Fehîm-i Kadîm (D: 1627, İstanbul – Ö: 1648, Ilgın, Konya, 21 yaşında) 17. yüzyıl Divan Şairi.

Fehim-i Kadim

Gerçek adı Mustafa’dır. Aslen Halep kökenli Arap bir ailedendir. 1627’de İstanbul’da doğdu, 1648 de Konya Ilgın’da öldü. Yaşamı konusunda yeterli bilgi olmadığından, nerede, ne gibi bir öğrenim gördüğü bilinmiyor. Başta Mısır olmak üzere, birçok yer gezdiğini kimi kaynaklar bildirmektedir. 18 yaşında “divan” düzenlediği de söylenir.

Tanzimat döneminde yaşamış başka bir Fehim’den ayırdetmek için kendisine “Fehim-i Kadim” denmiştir.

Şiirlerinde duygu derinliği, simge türlülüğü bakımından birçok şairi etkilemiştir. Şiirler ufak bir “divan”da toplanmıştır. Bu yapıt “Fehim Divanı” adıyla 1934’te basılmıştır.

Şiirlerinden Örnekler

Örnek-1

1-
Gonca-yi âteş-nesimiz âh düşmendir bize
Bülbül-i pervane ta’lyüz şule gülşendir bize

2-
Andelib-i bâğ-ı tecridiz bu fâni gülşenin
Gülleri horşîd olursa hârı dâmendir bize

3-
Âşık-ı nadide ayşız meclis-ârâ-yı gamız
Nağme-i matem telâki savt-i şivendir bize

4-
Biz helâk-i gamze-i çeşm-i bütanız tâ ezel
Zahm-ı şemşir-i belâ ârâyiş-i tendir bize

5-
Sâf gevher ruh-i pâk-i âlem-i aşkız
Fehim Kalib-i horşid-i âlem-tâb meskendir bize

Ölçü:
Gülleri hor/şid olursa/hân dâmen/dir bize
fâ’ilâtün fâ’ilatün fâ’ilâtün fâ’ilün

Günümüz Türkçesiyle:

1- Biz ateş soluklu goncayız ah düşmanıınızdır
Işıkla yanan kelebek yazgılı bülbülüz alev gül bahçemizdir
2- Biz yalnızlık bağının bülbülüyüz bu geçici gül bahçesinin
Gülleri güneş olsa dikeni eleğiınizdir.
3- Seyrek içen aşıkız meclisi süsleyen üzüntüyüz
Matem ezgisi yakınma sesiyle birleşmiştir bizde
4- Biz güzellerin gözlerinin süzgün bakışlarıyla daha yaratılış günü
yokolduk Belâ kılıcının açlığı yara gövdemizin süsüdür
5- Aşk evreninin arınmış ruhuyuz som inciyiz
Fehim Evreni aydınlatan güneşin gövdesi evimizdir.

Örnek-2

1-
Garîk-i lücce-i aşkım fenâ nedür bilmem
Ümid-i sahil içün âşinâ ncdür bilmem

2-
Ne câme giysem ider âleş-i dilim sûhân
Cihanda şuleden özge kaba nedir bilmem

3-
Hemîşe saykal-ı âyinem oldı jeng-i belâ
Henüz pertev-i ruy-i safa nedür bilmem

4-
Ne bim-i mihnet-i duzah ne ârzu-yi behişt
Şarâb-ı aşkile havf-ü recâ nedür bilmem

5-
Belâ-yi hükm-i kazaya tereddüd itsem olur
Veli o gamzeye çün-ü çerâ nedür bilmem

6-
Nigâh-ı hışmı nedür lütfile tebessümi ne
Bu şiveden o şehin müddeâ nedür bilmem

7-
Hemân vücûdumi mahv eylesem yeterdi
Fehim Ümid-i hesti-i mülk-i beka nedür bilmem

Ölçü:
Su şiveden/o şehin müd/deâ nedür/bilmem
mefâ’ilün fe’ilâtün mefâ’ilün fe’lün

Günümüz Türkçesiyle:

1- Aşk denizinde batmışını yokluk nedir bilmem
Kıyıya çıkmak umuduyla tanıdık nedir bilmem
2- Ne türlü giysi giysem gönlümün ateşi yakar onu
Evrende yalımdan başına giysi nedir bilmem
3- Yıkımın pası her zaman aynamın cilâsı oldu
Mutluluk yüzünün parlaklığı nedir bilmem
4- Ne cehennem acısı korkusu, ne cennet isteği
Aşkın şarabı nedeniyle korku ve yakarış nedir bilmem
5- Yazgı yargısından gelen yıkımdan kuşkulansam yeridir
Ancak o süzgün bakış için neden-niçin bilmem
6- Öfkeli bakışı nedir bağışlayıp gülümseyişi ne
Bu davranışından dolayı o sultan için ileri sürülecek karşı sav nedir bilmem
7- Ey Fehim gövdemi hemen ortadan kaldırsam yeter
Ölümsüzlük ülkesinin varlık umudu nedir bilmem.

Ayrıca bakınız ⇒

Divan Edebiyatı

Benzer İçerikler:

Başa dön tuşu