Türkiye Türkçesinde Düz Tümleç (Nesne)

4.Yüklem Düz Tümleç İlişkisi

Yüklem tümleç ilişkisi birçok bilimsel yazıya konu olmuş ve bu konuda çok farklı görüşler ortaya atılmıştır. Ancak bu konuda çoğu dilcinin hemfikir olduğu bir konu vardır. Başta geçişli fiiller olmak üzere bazı fiiller öznenin dışında durum ekli tamlayıcı ister.

Yüklem tümleç ilişkisini; kısaca, fiillerin yönetici olarak atandıkları cümlede hangi tümleçleri kullanacaklarının belirlenmesi diye tarif eden Erdoğan Boz, “değerlilik dilbilgisi”nin yöntemini esas alarak, cümlenin yöneticisi ve birincil öğesinin yüklem olduğunu, yüklemlerin kurdukları cümleler dolayısıyla değerlilikler kazandıklarını ve tümleyenlere sahip olduklarını; işte bu değerlilik ve tümleyenlerin de zorunlu ve seçimlik tümleçleri oluşturduğunu söyler. (Boz, 2007:59-61).
Kononov, yüklem tümleç ilişkisinde yüklemin anlamının ve yüklem tümleç ilişkisini anlayıştaki ayrılığın tümlecin niteliğini nasıl değiştirdiğini şu örneklerle verir: “Hendeği atlamak./Hendekten atlamak.”, “Merdivenleri inmek./ Merdivenlerden inmek.”, “Onu konuşmak./Onunla konuşmak./Ondan konuşmak.” (Kononov, 1956:274-276).

Korkmaz, yüklem tümleç ilişkisinin fiillerin rejimi ile ilgili olabileceğini söyler. (Korkmaz, 1995:224). Karahan ise, tümleçlerin almak zorunda oldukları durum eklerini o dili kullananların belirleyeceğini söyleyerek bazı fiillerin tümleçlerindeki durum eklerinin lehçe ve ağızlara göre farklılık göstermesini, “atı bin-” ve “ata bin-” örneklerini vererek bunların ilişkiyi algılayıştaki tasavvur farklılığından kaynaklandığını belirtir (Karahan, 1997:212).

Karahan‟ın bu görüşüne katılan Boz, ayrıca fiilin değişik anlamlarda kullanılmasına bağlı olarak da tümleçteki eklerin değişebildiğini ve yüklem-tümleç ilişkisinde, hangi durum ekinin kullanılacağının, o dili (lehçe/ağız) kullananların bilinçlerinde oluşan tercihe bağlı olduğunu belirtir (Boz, 2007:59-61).

Sonuç olarak yukarıdaki görüşler değerlendirildiğinde şu kanıya varılır: Yüklem-tümleç ilişkisinde, hangi durum ekinin kullanılacağı, o dili (lehçe/ağız) kullananların bilinçlerinde oluşan tercihe bağlıdır. Yüklem tümleç ilişkisi durum ekleriyle kurulmaktadır. Bu eklerin hangi ekler olacağına ise dili kullananlar karar verir. Fiilin değişik anlamlarda kullanılmasına bağlı olarak da tümleçteki ekler değişebilir.

Yüklem düz tümleç ilişkisi geçişlilik üzerine kurulmuştur. Yüklemi geçişli fiil olan bir cümlede geçişli fiil, geçişli fiilin bir parçası ve özneden sonraki zorunlu tamlayıcısı olarak öznenin gerçekleştirdiği eylemle zorunlu ilişkisi olan, eksiz (+0) veya belirtme (yükleme) durum (+I/+U) ekli, kelime veya kelime grubu şeklindeki ögeye ihtiyaç duyar. Bu öge de düz tümleçtir. Düz tümleç geçişliliği sağlayan unsur olup geçişli bir fiilin oluşturduğu yüklemin bir parçasıdır. Onun için sadece yüklemi geçişli fiillerden oluşan cümlelerde bulunur. Geçişsiz fiillerin yüklem olduğu cümleler ile yapma veya olmanın söz konusu olmadığı isim cümlelerinde düz tümleç bulunmaz.