Kemal Ümmî Kimdir Hayatı Eserleri Edebi Kişiliği

Kemal Ümmî Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri 

Kemal Ümmî’nin asıl adı İsmail’dir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi sahibi değiliz, Doğum tarihi bilinmemektedir. XVI. yüzyıl şairlerinden Hâkî’nin Niğde hakkında yazmış olduğu bir şiirdeki;

“Kemal-i Ümmî ol sâhip kemâl
Burada eylemiş arz-ı cemâl”

beytine ve bazı araştırıcıların türbesinin Niğde’de bulunmasına dayanarak ileri sürdükleri görüşe bakılacak olursa Niğde’de doğmuş olduğunu veya en azından uzun bir süre Niğde’de yaşamış olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Ümmî’nin Şeyh Cemâl-i Halvetî pirdaşlarından ve Muhammed Bahaeddin-i Erzincanî’nin halifelerinden olduğu konusunda kaynaklar birleşmektedir. Kaynaklara göre Karaman’da ölmüştür, Ancak türbesi Niğde’nin Yenice mahallesindedir. Kemal Ümmî’nin adına Karaman, Manisa, Mudurnu ve Niğde’de birer makam bulunması, onun Anadolu halkı tarafından çok sevildiğinin bir göstergesidir.

Kemal Ümmî; şiirde muhteva yönünden Yûnus takipçilerinden olmuş, XV. yüzyılda aruz vezniyle; kaside, gazel, mesnevi gibi klâsik nazım şekilleri ile tasavvufî şiirler söylemiş, tekke şiirlerinde kendinden sonrakilere örnek teşkil etmiş şöhretli bir şahsiyettir. Onun hayatı da tıpkı Yûnus Emre’de olduğu gibi menkıbelerle süslüdür.

Kemal Ümmî, şiirlerinde sade bir Türkçe kullanmış, aruz vezniyle yazmış olmasına rağmen halkın dilinden uzaklaşmamış usta bir şairdir. Özellikle ilâhî tarzında oldukça başarılı olmuş ve şöhreti Anadolu sınırlarını aşmış Kırım, Kazan, Taşkent ve Özbek Türkleri arasında da tanınmıştır. Divânı’nın, dil açısından Türk dili tarihine çok önemli belgeler kazandıracağı söylenebilir. Mehmet Fuat Köprülü’nün 15. yüzyıl şairleri arasında ona özel bir önem vermesinin bir sebebi de budur. Di-vân’ında dünyanın fâniliğine, Allah sevgisine, nimetlerine, iyi ahlak ve ibadete dair yazdığı nasihat şiirlerinin sayısı bir hayli fazladır. Ayrıca Divân’da münacat, naat, kaside, gazel, mesnevî ve ilâhîlerden müteşekkil nazım tür’leri ve 2371 beyit bulunmaktadır. Divân’ın pek çok yazma nüshası, Kırk Armağan adlı didaktik bir eseri de vardır.

“Her kim cihâna geldi peşîmân olur gider
Kim derd ile gelür ise dermân alur gider

Evvel kâdem bu menzile çün basdı ağlayu
Ahir dahi o zâr ile giryân olur gider

Has ü haset niçün bizi bu milke getüren
Üryân getürdi yine hem üryân alur gider

Bayramıdur ölüm güni gerçek âşıklarun
K’anlar cânını ma’şuka kurban alur gider

Hak sen inayet it bu Kemal Ümmî âsîye
Kim hazretüne el dolu isyân alur gider.” (Güzel 2009: 649).

Kaynak: Prof.Dr. Abdurrahman GÜZEL, Türk Halk Şiiri