Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Ümit Yaşar Oğuzcan, (d. 22 Ağustos 1926, Tarsus – ö. 4 Kasım 1984, İstanbul) – Şair.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan, 22 Ağustos 1926’da Tarsus’ta doğdu. Eskişehir İnkılap İlkokulu (1937), Konya Askeri Ortaokulu (1940), Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946). Çalışma yaşamına atıldı, Osmanlı Bankası’na girdi, sonra Türkiye İş Bankası’na geçerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı (1948-1960).

Kendi adını taşıyan bir yayınevi kurdu (1960), Yergi-Dergi adlı hiciv-mizah dergisi çıkardı (üç sayı, 1965). Kısa bir süre Yapı Kredi’de çalıştıktan sonra, İstanbul’da Akbank Genel Müdürlüğü’nde krediler 2. müdürü oldu. Buradan Türkiye İş Bankası A.Ş. Kültür Yayınları müşavirliğine getirildi. Türkiye İş Bankası Halkla İlişkiler müdür yardımcısıyken, kendi isteğiyle emekli oldu (haziran 1977). 1979’da eşi Ulufer Oğuzcan’la birlikte İstanbul’da Ümit Yaşar Sanat Galerisi’ni kurdu, yönetti.

İlk şiirleri 1940’ta Yedigün dergisinde çıktı. Daha sonraki zaman içinde İstanbul, Büyük Doğu, Varlık, Yücel, Türke Doğru, Toprak, Hisar, Çığır ve başka dergilerde şiirlerini yayımladı. Şiir kitapları ve antolojiler dışında şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle de yaygın bir üne kavuştu. 25. Sanat Yılı Jübilesi yapıldı. 1967’ye kadarki sanat yaşamı bir kitapla da bir araya getirildi.

Yoğun bir biçimde işlediği aşk, özlem, ayrılış konuları, büyük oğlu Vedat’ın ölümü (1973) sonrası ölüm temasına dönüştü.

Ümit Yaşar, kendi şiir serüvenini 5 döneme ayırmıştır:

  1. Uyanış (1941 – 1954),
  2. Arayış (1954 – 1960),
  3. Çalkalanış (1960 – 1964),
  4. Kaynayış (1964 – 1970),
  5. Duruluş (1970 – 1982)

adlarını taşır.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Eserleri

Şiir Kitapları:

  • İnsanoğlu (1947),
  • Deniz Musikisi (1949),
  • Dillere Destan (1954),
  • Dolmuş (1955),
  • Aşkımızın Son Çarşambası (1955),
  • Bir Daha Ölmek (1956),
  • Kör Ayna (1957),
  • İki Kişiye Bir Dünya (1957),
  • Beni Unutma (1959, seçme şiirler),
  • Karanlığın Gözleri (1960),
  • Akıllı Maymunlar (1960),
  • Seninle Ölmek İstiyorum (1960),
  • Üstüme Varma İstanbul (1961),
  • Sahibini Arayan Mektuplar (1961),
  • Yeni Dünya Rekoru (1961),
  • Sevenler Ölmez (1962),
  • Çigan Gözler (1962),
  • Ötesi Yok (1963),
  • Hüzün Şarkıları (1963),
  • Bir Gün Anlarsın (1965),
  • Sadrazamın Sol Kulağı (1965),
  • Mihriban’a Şiirler (1965) ,
  • Taşlar ve Başlar (1966),
  • Seni Sevmek (1966),
  • İnşallahla Maşallah (1966) ,
  • Toprak Olana Kadar (1968),
  • Göbek Davası (1968),
  • Ben Seni Sevdim mi (1968),
  • Halktan Yana (1969),
  • Aşk mıydı O (1969),
  • Önce Sen Sonra Ben (1971),
  • Rubailer (1972),
  • Yalan Bitti (1975),
  • En Eski Yalnızlığımdın Sen Benim (1978),
  • Dikiz Aynası (yergi şiirleri, 1982),
  • Acılar Denizi (1977).
  • Şiirle 40 Yıl (1982) (seçme şiirlerinden oluşan bir antoloji)

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Şiirlerinden Örnekler

Bir Gün Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri,
Bir türlü sabah olmayı bilmez,
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın.
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

Seni sevdiğimi bir gün anlarsın.

Aşk Okudum – Aşk Dokudum

Ben bu gönül tezgâhında
Aşk dokudum, aşk okudum
Erenlerin dergâhında
Aşk okudum, aşk dokudum

Her güçlüğü bile bile
Göznuruyla, sabır ile
Yumak yumak, çile çile
Aşk dokudum, aşk okudum

Bir ömür yana yakıla
Yazdığım sığmaz akla
Acımadım kırk dört yıla
Aşk okudum, aşk dokudum

Sevgi insanlığın özü
Odur aydınlatan bizi
Hak yolunda oldum terzi
Aşk dokudum, aşk okudum.

Günahından, sevabından
İçtim aşkın şarabından
Uluların kitabından
Aşk okudum, aşk dokudum

Aşk için şan da, şeref de
Okudum saplı bu hedefte
Yıllar yılı bir gergefte
Aşk dokudum, aşk okudum

Ümit Yaşar aşkla bende
Kötülük olmaz sevende
Bu can kaldıkça bu tende
Aşk okurum, aşk dokurum.

Beni Unutma

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma

Halâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma

Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı