Harimi (Şehzade Korkud) Edebi Kişiliği, Eserleri

Harîmi (Şehzâde Korkud) Edebi Kişiliği, Eserleri, Şiirleri

Şehzâde Korkud (Harîmi) II.Bayezid’in oğludur. 1513’te kardeşi Yavuz Sultan Selim tarafından boğdurulmuştur. Şehzâde Korkud, şiirlerindeki sade dil özelliği ile öne çıkmıştır. Dönem şiirlerinde sıkça rastlanılan Farsça tamlamalar, onun şiir dağarcığında oldukça azdır.

Osmanlı tarihindeki şehzâdeler arasında en bilgili şehzâde olarak anılmaktadır. İslam hukuku, Arapça ve bazı müspet ilimlerde oldukça derin bir bilgiye sahip olduğu bilinmektedir.

Korkud’un İranlı şair Hâfız’a ve Şeyhî’ye yazdığı nazireler, onun en meşhur eserleri arasındadır.

Gazâlî, Şehzade Korkud’un boğdurulmasının ardından duyduğu üzüntüyü lirik hir kıt’a ile dile getirmiştir.

Eserleri:

  1. Türkçe Divan: Çeşitli araştırma ve bitirme tezlerine konu olan Divanında 52 gazel, 1 Arapça manzume, Türkçe’ de 2 beyit bulunmaktadır. Eser, Millet Kütüphanesi’ndedir.
  2. Kitabü’l Harîmî: Ayasofya Kütüphanesinde bulunan eser “Kitap fi’t-Tasavvuf” adıyla kayıtlıdır.
  3. Hâfızu’l-İnsan an Lafzı’l-İman veya Şerh-i Elfaz-ı Küfr: Bu eser de Ayasofya Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Bir sureti de Millet Kütüphanesi’ndedir.
  4. Fetevâ-yı Korkûdiyye: Bu eser henüz gün ışığına çıkmamıştır. Kâtip Çelebi ve Sehi Bey bu eserden bahsetmişlerse de eser, bulunamamıştır.
  5. Vesîletü’l-Ahbâb: Ayasofya Kütüphanesi’nde bulunan bu eser, yedi bölümden meydana gelmiş ve Arapça’dır. Mısır’da kaleme alınmıştır, ahlâki konuları içermektedir.
  6. Hallü Eşkâli’l-Efkâr fi Halli Emvâli’l-Küffar: Arapça yazılmış, ganimet paylaşımına dair bir fıkıh eseridir ve Ayasofya Kütüphanesi’ndedir.

Şiirlerinden Örnekler

GAZEL

Akının deryâsının çün düşmüşem girdâbınaharimi-sehzade-korkud
Vaktidir bu teşne-dil ire visâlin âbına

Komadı nâlem rübâbı râhat-ı cân bir nefes
Her yana devrân ider dönüp yaşım seylâbına

Saltanat deyrine âlemde revân ola mı şol
Dil ki bir rek’at namâz ide kaşın mihrâbına

Göz ki ol nûr-ı tecelline nazar kılup senün
İltifât ide cihâna gark ola ko hâbına

Bu Harîmî cânına cevrîn bıçağı kâr ide
Nefsini teslîm kıldı aşkınun kassâbına.
—————–
GAZEL

Kondu dil milkine aşkın ey peri cânum gibi
Oturup tahtına hükm itdi Süleymânum gibi

Bağlarum başına gamzen şöyle neşter urdu kim
Ayn-ı çeşmümden bu dem hûnâb akar kanum gibi

Aşkının derdine dil ol hadde mûnîs oldu kim
Almak içün cân virür derdini dermânum gibi

Gönlünü târâca virür bu Harîmî’nin şehâ
Dağıtan aklını ol zülf-i perîşânum gibi
———–
GAZEL

Ey gönül halin nedir kim böyle zar oldun yine
Bülbül-ü şevki gül ruya niğâr oldun yine

Buy-u vuslat mı erişmiştir dimağına bu gün
Harimi çuşe gelip bî karar oldun yine
——————-
GAZEL

Anıñçün lenger-i dil kanda eyleşse
Çeker habl-i vidâduñ anı deryâya

Yine düşdi deli dil özge sevdâya
Yine virdi bu kurı başı gavgâya

Gözümden şöyle çıhdı yine ‘âlem kim
Dil ü cân-ı cihân hep gitdi yağmâya
————-
Gazel

Perdesüz dimek içün râzını dildâre kopuz
Elin ayagın öpüp yüz süre yalvara kopuz

Geydügi köhne nemed sohbet-i uşşâka gider
Yürür elden ele bî-çâre vü âvâre kopuz

Mutrib alup dizi üstine kulagını burar
Dimesün diye meger sırrını agyâre kopuz

Damagın çatladuban la’line karşu ezilür
Dostlar gör nice âşık dirilür yâre kopuz

Delinüp bagrı anun ney gibi inledügi bu
Ey Harîmî bulamaz derdine bir çâre kopuz
——————-

Gazel

Subh-dem yil gibi yilüp azm-i yâr itsem gerek
Yüz süriyü işiginde cân nisâr itsem gerek

Dil saçı sevdâsına tolaşdı çünkim ol mehün
Cân virüp bu kâr u bârı târmâr itsem gerek

Sihr ile câdû gözi cân mülkini idüp harâb
Işkınun bünyâdını ben üstüvâr itsem gerek

Zülfinün câdûsına meyl itdügi şehbâz-ı dil
Ol hümâyı yine ben peşşe şikâr itsem gerek

Ol mehün mihrin alem gibi nişân itmek içün
Sırr-ı ışkını cihâna âşkâr itsem gerek

Bu Harîmî zühd ü takvâya kadem basmak içün
Işk yolında melâmet ihtiyâr itsem gerek
———————

Gazel

Ne fitnedür benün zülfün biri zengî biri Hindû
Ne sihr olur gözün gamzen biri ayyâr biri câdû

Kimün vardur senün gibi cihânda bir dahı dil-ber
Sanavber-kad münevver-had lebi hokka dişi incü

Boyı ar’ar semenber bir melek-manzar hatı anber
Saçı sünbül beni fülfül mu’attar-zülf ü müşkîn-bû

Sa’âdet ahteri togdı başuma dün gice cânâ
Ne tâli’dür bu tâli’ kim tulû’ itdükde sen meh-rû

Harîmî cân virem dirken işigün yasdanup cânâ
Nice gavgâ nice sevdâ getürdi başuma bu hû
—————————

Gazel

Işka düşdün ey gönül ney gibi nâlân ol yüri
Zülf-i dil-ber gibi var hâli perîşân ol yüri

Pâdişehlık budur ey dil tâ ölince dil-berün
İtleriyle her gice kûyında mihmân ol yüri

Lutf kıl ey müdde’î tek dâmen-i dildârı ko
Büsbütün dünyâ sana var Mısra sultân ol yüri

Bahr-ı ışka fülk-i ten gark olısardur âkıbet
Âlemi tûfân idüp ey eşk bârân ol yüri

Gerçi kim olmış durur mürşîde izhâr-ı kemâl
Ey Harîmî sen bugün şi’rünle Selmân ol yüri