Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı Video Ders
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı Video Ders Konu Anlatımı
Ders İçeriği

- GİRİŞ VE HAZIRLIK DÖNEMİ
Merhaba arkadaşlar, bugünkü konumuz OSS Türkçe Test 2’de yer alan edebiyat başlıklarından biri olan Batı etkisi altında gelişen Türk edebiyatı ve bu başlık altında incelenen Tanzimat Edebiyatıdır.
Türk edebiyatı tarihine genel olarak baktığımızda, edebiyatımızın üç ana döneme ayrıldığını görürüz:
- İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı
- İslamiyet Etkisi Altında Gelişen Türk Edebiyatı
- Batı Etkisi Altında Gelişen Türk Edebiyatı
Daha önceki derslerimizde İslamiyet öncesi Türk edebiyatını, geçiş dönemi edebiyatını ve İslamiyet’in etkisiyle gelişen halk edebiyatı ile divan edebiyatını işlemiştik. Bugün ise Batı etkisiyle gelişen Türk edebiyatının ilk aşaması olan Tanzimat Edebiyatını ele alacağız.
Tanzimat edebiyatına geçmeden önce bir hazırlık döneminden söz etmek gerekir. Bu dönem, İslamiyet etkisi altında gelişen divan ve halk edebiyatından Batı etkisindeki edebiyata geçiş sürecidir. Yani Tanzimat edebiyatı, eski ile yeni arasında bir köprü görevi görür.
Tanzimat edebiyatı kendi içinde iki döneme ayrılır:
- I. Dönem Tanzimat Edebiyatı (1860–1876)
- II. Dönem Tanzimat Edebiyatı (1876–1895)
Bu ayrımın temel sebebi, her iki dönemdeki sanatçıların Batı edebiyatına ve sanata bakış açılarının farklı olmasıdır.
Tanzimat edebiyatının ortaya çıkışı, doğrudan tarihsel gelişmelerle bağlantılıdır. Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çözülme döneminde, padişahlar Batılı devletlere elçiler göndermiştir. Bu elçiler, Batı’yı yakından tanımış; döndüklerinde Batı kültürünü, düşünce dünyasını ve edebiyatını Osmanlı topraklarına taşımışlardır. Bu durum, Tanzimat edebiyatının doğmasına zemin hazırlamıştır.
Bu dönemde yetişen sanatçıların büyük bir kısmı yalnızca edebiyatçı değil, aynı zamanda fikir ve siyaset adamıdır. Özellikle I. dönem Tanzimat sanatçıları, toplumu bilinçlendirme ve yönlendirme amacı taşır. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu çöküşten kurtulmasının yolunu, Batı’daki yenilikleri benimsemekte görürler. Bu yenilikler; siyasi, askerî ve kültürel alanlarda olduğu gibi edebiyata da yansır ve Türk kültürünü derinden etkiler.
Tanzimat Fermanı 1839 yılında ilan edilmiştir. Bu fermanın ardından, 1831 yılında ilk resmî gazete olan Takvim-i Vekayi yayımlanmıştır. Ardından 1840’ta yarı resmî nitelikte Ceride-i Havadis gazetesi çıkarılmıştır. Bu yayınlar, Batı’daki gazetecilik anlayışının edebiyatımıza girmesini sağlamıştır.
Islahat Fermanı’nın ilanıyla birlikte Batılı tarzda okullar açılmış, Batı edebiyatının türleri benimsenmeye başlanmış; Batı müziği, felsefesi ve üniversite anlayışı (Darülfünun) bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bütün bu gelişmeler, Tanzimat edebiyatının hazırlık dönemini oluşturur.
Bu hazırlık dönemi, 1860 yılında Şinasi ve Agâh Efendi’nin çıkardığı Tercüman-ı Ahvâl gazetesiyle sona erer. Bu gazetenin yayımlanmasıyla birlikte Tanzimat Edebiyatı’nın I. Dönemi resmen başlamış olur.
- TANZİMAT DÖNEMİNDE GAZETECİLİK VE YENİ TÜRLERİN ORTAYA ÇIKIŞI
Tanzimat edebiyatından söz ederken gazeteciliğe özel bir yer ayırmak gerekir. Çünkü bu dönem, Türk edebiyatında gazetenin hem bir düşünce aracı hem de yeni edebî türlerin taşıyıcısı olarak ortaya çıktığı dönemdir.
Tanzimat’ta gazeteciliğin gelişimi şu şekilde sıralanabilir:
- Takvim-i Vekayi: İlk resmî gazete
- Ceride-i Havadis: İlk yarı resmî gazete
- Tasvir-i Efkâr: İlk fikir gazetesi
- Tercüman-ı Ahvâl: İlk özel gazete
Tercüman-ı Ahvâl’in yayımlanmasıyla birlikte edebiyat, halka açılmaya başlamış; sanatçılar düşüncelerini geniş kitlelere ulaştırma imkânı bulmuştur. Gazete, özellikle I. dönem Tanzimat sanatçıları için toplumu bilinçlendirme aracı hâline gelmiştir.
Tanzimat edebiyatıyla birlikte Türk edebiyatına giren en önemli yeniliklerden biri de roman türüdür. Tanzimat’tan önce edebiyatımızda mesneviler ve halk hikâyeleri, roman ve öykünün yerini kısmen dolduruyordu. Bu yüzden ilk romanlarda bu geleneklerin izleri açıkça görülür.
İlk romanlar genellikle çeviri ya da uyarlama niteliğindedir. Bu nedenle teknik bakımdan kusurludur. Olay örgüsü, karakter yapısı ve anlatım yönünden Batılı örneklerle kıyaslandığında oldukça zayıftır. Ancak bu eserler, Türk edebiyatında roman türünün yerleşmesi açısından büyük önem taşır.
Tanzimat edebiyatı, “ilklerin dönemi” olarak anılır. Özellikle roman ve öykü alanında birçok ilk bu dönemde ortaya çıkmıştır:
- İlk çeviri roman: Telemak – Yusuf Kâmil Paşa
- İlk yerli roman: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat – Şemsettin Sami
- İlk tarihî roman: Cezmi – Namık Kemal
- İlk edebî roman: İntibah – Namık Kemal
- İlk macera romanları: Hasan Mellâh, Hüseyin Fellâh – Ahmet Mithat Efendi
- Yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk roman: Felâtun Bey ile Râkım Efendi – Ahmet Mithat Efendi
- İlk realist roman: Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem
- İlk toplumcu roman: Sergüzeşt – Sami Paşazade Sezai
- İlk köy romanı: Karabibik – Nabizade Nâzım
- İlk tezli roman: Zehra – Nabizade Nâzım
- İlk psikolojik roman: Eylül – Mehmet Rauf (Servetifünun Dönemi)
- Kurtuluş Savaşı’nı konu alan ilk roman: Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Millî Edebiyat)
Tanzimat’ta öykü alanında da ilkler görülür. Tanzimat’tan önce Batılı anlamda öykü yoktur. İlk öykü denemeleri Ahmet Mithat Efendi’nin Letâif-i Rivâyet adlı eseriyle yapılmıştır. Ancak Batılı teknikle yazılan ilk gerçek öykü, Sami Paşazade Sezai’nin Küçük Şeyler adlı eseridir.
Tanzimat’la birlikte edebiyatımıza giren bir diğer önemli tür de tiyatrodur. İstanbul’da Batılıların kurduğu tiyatrolar, bu türün yayılmasında etkili olmuştur. Tanzimat döneminde tiyatro, genellikle oynanmak için yazılmıştır.
Batılı anlamda ilk tiyatro eseri, Şinasi’nin yazdığı Şair Evlenmesidir. Ahmet Vefik Paşa çevirileriyle, Direktör Ali Bey ise uyarlamalarıyla Tanzimat tiyatrosuna önemli katkılar sağlamıştır. Namık Kemal ve Abdülhak Hamid Tarhan da bu dönemde tiyatro türünde eserler vermiştir.
Sahnelenen ilk tiyatro eseri ise Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre adlı oyunudur.
- TANZİMAT EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ
Tanzimat edebiyatının temelinde, “sanat toplum içindir” anlayışı yer alır. Bu anlayış özellikle I. dönem sanatçıları için belirleyicidir. Divan edebiyatında görülen “sanat için sanat” anlayışının aksine, Tanzimat sanatçıları edebiyatı toplumu eğitmek, bilinçlendirmek ve yönlendirmek amacıyla kullanmışlardır.
Bu dönemde sanatçılar, eserlerini yazarken bir düşünceyi, bir fikri ya da bir toplumsal sorunu aktarma kaygısı taşırlar. Bu nedenle biçimden çok içerik, söyleyişten çok verilmek istenen mesaj önem kazanır.
Tanzimat edebiyatı, Batılı anlamda birçok yeni türün edebiyatımıza girdiği bir dönemdir. Roman, öykü, gazete, tiyatro, makale, eleştiri ve deneme gibi türler bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu yüzden Tanzimat edebiyatı “ilkler dönemi” olarak anılır.
Dil alanında sadeleşme çabaları görülür. Özellikle I. dönem Tanzimat sanatçıları, halkın anlayabileceği bir dil kullanmayı amaçlamıştır. Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa bu konuda öncü isimlerdir. Ancak bu sadeleşme çabaları tam anlamıyla başarılı olamamış; Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar büyük ölçüde kullanılmaya devam etmiştir.
Şiirde ölçü olarak ağırlıklı biçimde aruz kullanılmıştır. Her ne kadar sadeleşme amaçlansa da, biçim yönünden divan edebiyatının etkisi sürmüştür. Gazel, kaside ve mesnevi gibi eski nazım şekilleri kullanılmaya devam edilmiştir. Ancak bu eski biçimlerin içinde artık yeni konular işlenmeye başlanmıştır.
Tanzimat şiirinde Batı’dan gelen kavramlar öne çıkar. Özellikle I. dönem sanatçılarında;
- Vatan
- Millet
- Hürriyet
- Adalet
- Hak
- Özgürlük
gibi temalar sıkça işlenmiştir. Bu kavramlar en yoğun biçimde Namık Kemal’in eserlerinde görülür.
Bu dönemde şiirde yer yer hece ölçüsü denemeleri yapılmış olsa da, genel olarak aruz ölçüsü hâkimdir.
Batı’dan gelen edebî akımlar da Tanzimat edebiyatını etkilemiştir. I. dönem sanatçıları üzerinde en etkili olan akım romantizmdir. Özellikle roman ve tiyatroda romantizmin izleri belirgindir. Klasisizm ise daha çok tiyatro eserlerinde etkisini göstermiştir.
Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa, tiyatro alanında daha çok klasisizmden etkilenirken; Namık Kemal, Şemsettin Sami ve Ahmet Mithat Efendi romantizm akımının etkisi altında eserler vermiştir.
Tanzimat edebiyatının kurucuları arasında;
- Şinasi
- Namık Kemal
- Ziya Paşa
öne çıkar.
Bu dönemde gazete ve tiyatro, halkı eğitmek ve bilinçlendirmek amacıyla kullanılmıştır. Batı kültürünü tanıtmak da bu araçların önemli işlevlerinden biridir. Ancak Batı etkisi, bazı sanatçılar ve halk tarafından yanlış anlaşılmış; bu durum özellikle romanlarda “yanlış Batılılaşma” temasıyla ele alınmıştır.
- TANZİMAT I. DÖNEM SANATÇILARI
Tanzimat edebiyatının I. dönemi, edebiyatımızda Batılılaşmanın temellerinin atıldığı, sanatın toplum için yapıldığı bir dönemdir. Bu dönemin sanatçıları yalnızca edebiyatçı değil; aynı zamanda düşünür, gazeteci ve toplum önderidir. Amaçları, halkı bilinçlendirmek ve Osmanlı toplumunu çağdaşlaştırmaktır.
Bu dönemin başlıca sanatçıları şunlardır:
Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami ve Ahmet Vefik Paşa
ŞİNASİ (1826–1871)
Tanzimat edebiyatının öncüsü ve Batılı anlamda ilk Türk aydınıdır. Türk edebiyatına birçok “ilk” kazandırmıştır:
- İlk tiyatro: Şair Evlenmesi
- İlk makale
- İlk modern gazete çalışmaları
- Noktalama işaretlerini bilinçli kullanan ilk yazar
Durub-ı Emsâl-i Osmaniye, atasözlerini bir araya getirdiği eseridir.
Tercüme-i Manzume, Batı’dan yapılan ilk şiir çevirilerini içerir.
Şinasi, divan edebiyatındaki kaside geleneğini değiştirerek kasidelere “methiye” yerine doğrudan konu ile başlamıştır. Böylece biçim açısından eski edebiyata ilk ciddi müdahaleyi yapmıştır.
Tasvir-i Efkâr gazetesini çıkararak düşünce yazılarını halkla buluşturmuştur.
NAMIK KEMAL (1840–1888)
“Vatan şairi” olarak tanınır. Şiirlerinde coşkulu, gür ve etkileyici bir anlatım vardır.
Eserlerinde en çok;
- Vatan
- Millet
- Hürriyet
- Adalet
kavramlarını işler.
Başlıca eserleri:
- İlk edebî roman: İntibah
- İlk tarihî roman: Cezmi
- Sahnelenen ilk tiyatro: Vatan Yahut Silistre
Ziya Paşa’nın Harabat adlı divan şiiri antolojisine karşılık olarak yazdığı Tahrib-i Harabat, edebiyatımızdaki ilk eleştiri örneklerinden biridir.
Namık Kemal, eski nazım biçimlerini (gazel, kaside) kullanmış; ancak bu biçimlerin içinde yeni, Batılı konuları işlemiştir. Roman ve tiyatrolarında romantizm akımının etkisi belirgindir. Özellikle Victor Hugo’dan etkilenmiştir.
Ziya Paşa ile birlikte Hürriyet gazetesini Londra’da çıkarmış, İstanbul’da ise İbret gazetesini yayımlamıştır.
ZİYA PAŞA (1829–1880)
Ziya Paşa, halk edebiyatı ile divan edebiyatı arasında düşünsel bir bocalama yaşamıştır.
Şiir ve İnşa adlı makalesinde halk edebiyatını överken,
Harabat adlı eserinin ön sözünde divan edebiyatını savunur.
Bu çelişkili tutumu, onun fikir dünyasındaki gelgitleri gösterir.
Nazireleriyle tanınır; özellikle Bağdatlı Ruhi’ye yazdığı nazirelerle ün kazanmıştır.
Zafernâme, hiciv türünde önemli bir eserdir ve şiirle düzyazıyı birbirine yaklaştırır.
AHMET MİTHAT EFENDİ (1844–1912)
“Yazı makinesi” lakabıyla tanınır. Şiir dışında hemen her türde eser vermiştir.
İki yüze yakın eseri vardır.
Eserlerinde temel amaç, okuyucuyu bilgilendirmektir. Bu nedenle romanlarında sık sık anlatımı keserek okura açıklamalar yapar. Romanları teknik bakımdan zayıf; ancak öğretici yönü güçlüdür.
Önemli eserleri:
- Felâtun Bey ile Râkım Efendi (Yanlış Batılılaşma)
- Hasan Mellâh, Hüseyin Fellâh (Macera romanları)
- Letâif-i Rivâyet (İlk öykü kitabı)
ŞEMSETTİN SAMİ (1850–1904)
Özellikle dil alanındaki çalışmalarıyla tanınır.
Başlıca eserleri:
- Kâmûs-ı Türkî
- Kâmûs-ı Fransevî
- Kâmûsü’l-A’lâm
Göktürk Yazıtlarını Türkçeye çeviren ilk isimdir.
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, edebiyatımızdaki ilk yerli romandır.
Ayrıca Sefiller ve Robinson Crusoe çevirileri de ona aittir.
AHMET VEFİK PAŞA (1823–1891)
Tiyatro alanındaki çalışmalarıyla öne çıkar.
Molière’den yaptığı çeviri ve uyarlamalarla tanınır.
Çevirdiği bazı eserler:
- Cimri
- Zoraki Tabip
- Zoraki Nikâh
- Kadınlar Mektebi
Tiyatro eserlerinde klasisizmin etkisi görülür.
- TANZİMAT II. DÖNEM VE GENEL ÖZELLİKLERİ (1876–1895)
Tanzimat edebiyatının II. dönemi, I. döneme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu dönemde siyasal baskıların artmasıyla birlikte sanatçılar, toplumsal konulardan uzaklaşmış; bireyselliğe yönelmiştir. Bu nedenle II. dönemde “sanat için sanat” anlayışı benimsenmiştir.
Bu dönemin sanatçıları, topluma mesaj verme kaygısı taşımaz. Sanat, estetik bir amaç hâline gelir. I. dönemin aksine, edebiyatın öğretici yönü geri planda kalır.
Roman ve öykü, I. döneme göre teknik bakımdan çok daha gelişmiştir. Olay örgüsü, karakterler ve betimlemeler daha gerçekçi ve tutarlıdır. Bu dönemde:
- İlk realist roman: Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem
Bu romandaki Çamlıca betimlemeleri, gerçekçi anlatımın en belirgin örneklerindendir.
Şiirde önemli yenilikler görülür:
- Eski nazım biçimleri terk edilmeye başlanmıştır.
- Batılı nazım biçimleri ve serbest denemeler yapılmıştır.
- Şiirde konu sınırlaması kalkmıştır.
- Ölüm, melal, metafizik ve soyut konular işlenmiştir.
Bu dönemde “kulak için kafiye” anlayışı ortaya atılmıştır. Divan edebiyatındaki “göz için kafiye” anlayışına karşı çıkılmıştır. Bu yeniliği savunan Recaizade Mahmut Ekrem ile gelenekçi çizgiyi temsil eden Muallim Naci arasında büyük tartışmalar yaşanmıştır.
Dil, I. döneme göre daha ağırdır. Arapça ve Farsça tamlamalar yoğun biçimde kullanılmıştır. Sadeleşme düşüncesi geri plana itilmiştir.
II.dönemde gazete ve tiyatro, işlevini büyük ölçüde yitirir. Gazete artık toplumu eğitme aracı değildir. Tiyatro ise oynanmak için değil, okunmak için yazılmaya başlanır.
Bu dönemde edebiyat Batı’ya teknik olarak daha çok yaklaşır. Realizm ve natüralizm etkisi özellikle roman ve öyküde belirginleşir.
Tanzimat II. döneminin başlıca sanatçıları şunlardır:
- Recaizade Mahmut Ekrem
- Sami Paşazade Sezai
- Nabizade Nâzım
- Abdülhak Hamid Tarhan
- Muallim Naci
- Direktör Ali Bey
- TANZİMAT II. DÖNEM SANATÇILARI
Tanzimat’ın II. döneminde sanatçılar, bireysel duyarlığı ve estetik kaygıyı ön plana almış; Batı edebiyatına teknik bakımdan daha çok yaklaşmışlardır. Bu dönemin önde gelen sanatçıları şunlardır:
Recaizade Mahmut Ekrem, Sami Paşazade Sezai, Nabizade Nâzım, Abdülhak Hamid Tarhan, Muallim Naci, Direktör Ali Bey
RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847–1914)
Tanzimat II. döneminin en yenilikçi sanatçısıdır. Edebiyatımızda Batılı anlayışın yerleşmesinde önemli rol oynamıştır.
Başlıca eserleri:
- Roman: Araba Sevdası (İlk realist roman)
- Öykü: Muhsin Bey, Şemsa
- Şiir: Zemzeme, Nijad, Seher
- Tiyatro: Afife Anjelik, Atala, Vuslat
Talim-i Edebiyat adlı eseriyle genç kuşağı etkilemiş, edebiyat öğretiminde yeni bir anlayış başlatmıştır.
“Kulak için kafiye” görüşünü savunmuş; bu nedenle Muallim Naci ile sert tartışmalar yaşamıştır.
SAMİ PAŞAZADE SEZAİ (1859–1936)
Toplumsal romanın ilk başarılı örneklerinden birini veren yazardır.
- Roman: Sergüzeşt (Kölelik temasını işler.)
- Öykü: Küçük Şeyler (Batılı teknikle yazılmış ilk öykü)
Eserlerinde realizmin etkisi görülür. Anlatımı sade ve gözleme dayalıdır.
NABİZADE NÂZIM (1862–1893)
Türk edebiyatında natüralizmin öncüsüdür.
- Karabibik: İlk köy romanı. Anadolu ve köy gerçeğini işler.
- Zehra: İlk tezli roman.
Karabibik’te kişiler sosyal konumlarına göre konuşturulmuş, yöresel dil (Antalya ağzı) kullanılmıştır. Bu yönüyle eser natüralist bir özellik taşır.
ABDÜLHAK HAMİD TARHAN (1852–1937)
“Şair-i Âzam” (Büyük Şair) olarak anılır.
Türk şiirinde biçim ve içerik bakımından en büyük yenilikleri yapan isimlerden biridir.
- İlk pastoral şiir: Sahra
- Çok sayıda tiyatro eseri yazmıştır; ancak oyunları sahne tekniğine uygun değildir.
Şiirlerinde ölüm, metafizik, tabiat ve bireysel acılar öne çıkar.
MUALLİM NACİ (1850–1893)
Divan şiiri geleneğini savunan sanatçıdır.
“Göz için kafiye” anlayışını sürdürmüş; Recaizade Mahmut Ekrem ile bu konuda tartışmıştır.
Şiirlerinde hem divan edebiyatı etkisi hem de yer yer halk söyleyişi görülür. Eskiye bağlılığıyla Tanzimat II. döneminde gelenekçi çizgiyi temsil eder.
DİREKTÖR ALİ BEY (1844–1899)
Tiyatro alanındaki çeviri ve uyarlamalarıyla tanınır.
Molière’den yaptığı uyarlamalarla Tanzimat tiyatrosuna katkı sağlamıştır.
Mizah türünde verdiği eserlerle dikkat çekmiştir. Dönemin tiyatro anlayışının gelişmesinde etkili olmuştur.
- TANZİMAT I. VE II. DÖNEMİN KARŞILAŞTIRILMASI
Tanzimat edebiyatı iki ayrı dönemde incelenir. Bu iki dönem arasında hem anlayış hem de eserlerin niteliği bakımından belirgin farklar vardır.
| Özellik | I. Dönem Tanzimat (1860–1876) | II. Dönem Tanzimat (1876–1895) |
| Sanat anlayışı | Sanat toplum içindir. | Sanat sanat içindir. |
| Amaç | Halkı bilinçlendirmek, eğitmek | Estetik değer üretmek |
| Konular | Vatan, millet, hürriyet, adalet | Ölüm, melal, bireysellik, metafizik |
| Dil | Sadeleşme amaçlanır | Ağır ve süslü |
| Gazete | Etkin ve yönlendirici | İşlevini yitirir |
| Tiyatro | Oynanmak için yazılır | Okunmak için yazılır |
| Şiir biçimi | Eski nazım şekilleri kullanılır | Eski + Batılı nazım biçimleri |
| Roman ve öykü | Teknik bakımdan zayıf | Teknik olarak gelişmiş |
| Etkilenen akımlar | Romantizm | Realizm, Natüralizm |
I. Dönem Tanzimat Edebiyatı
- Sanatçılar toplumu eğitmeyi amaçlar.
- Gazete ve tiyatro önemli bir araçtır.
- Şiirde biçim eski, konu yenidir.
- Romanda ve tiyatroda romantizm etkilidir.
- Dil sadeleşmeye yönelir.
II. Dönem Tanzimat Edebiyatı
- Sanat bireysel bir alan hâline gelir.
- Gazete geri plandadır.
- Şiirde yeni biçimler denenir.
- Roman ve öykü teknik olarak güçlenir.
- Realizm ve natüralizm etkisi görülür.
- Dil ağırlaşır.
Bu karşılaştırma, sınavlarda “hangi özellik hangi döneme aittir?” sorularında doğrudan kullanılabilecek özet bir çerçeve sunar.
- TANZİMAT EDEBİYATIYLA İLGİLİ ÖRNEK SORULAR
1- Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatı için söylenemez?
A) Batılı anlamda ilk edebî türler bu dönemde ortaya çıkmıştır.
B) Eski nazım biçimleri yeni konularla işlenmiştir.
C) Sanatçılar realizm ve sembolizmin etkisinde kalmıştır.
D) “Sanat toplum içindir.” anlayışı benimsenmiştir.
E) Dilde sadeleşme çabaları görülmüştür.
Doğru cevap: C
(Realizm ve sembolizm Servetifünun dönemine aittir.)
2- Aşağıdakilerden hangisi I. ve II. Dönem Tanzimat edebiyatının ortak özelliklerinden biridir?
A) Sanatın bireysel kabul edilmesi
B) Dilde sadeleşme çabaları
C) Gazete ve tiyatronun halkı eğitme aracı olması
D) Batılı nazım biçimleriyle eser verilmesi
E) Batı edebiyatının etkisinde gelişmesi
Doğru cevap: E
3- Aşağıdaki özellikleri verilen sanatçı kimdir?
- Tanzimat dönemi sanatçısıdır.
- Eski nazım biçimleriyle vatan, millet, hürriyet konularını işler.
- Roman ve tiyatrolarında romantizmin etkisi görülür.
- İntibah ve Cezmi adlı eserleri vardır.
A) Ahmet Mithat Efendi
B) Şinasi
C) Ziya Paşa
D) Namık Kemal
E) Şemsettin Sami
Doğru cevap: D
4- Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatının II. dönemi için söylenemez?
A) Sanatçılar bireyselliğe yönelmiştir.
B) Halkı eğitmek esas alınmıştır, dil sadeleşmiştir.
C) Şiirde eski nazım biçimleri terk edilmeye başlanmıştır.
D) Kulak için kafiye anlayışı benimsenmiştir.
E) Ölüm ve metafizik gibi konular işlenmiştir.
Doğru cevap: B
(B seçeneği I. döneme aittir.)
5- Aşağıda tanıtılan eser hangisidir?
“Batılılaşmayı yanlış anlayan kişilerin toplum içindeki durumlarını konu alan, olay ve kişilerin gerçeğe uygunluğu bakımından önceki romanlardan ayrılan, Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılmış realist bir romandır.”
A) Sergüzeşt
B) Araba Sevdası
C) İntibah
D) Felâtun Bey ile Râkım Efendi
E) Karabibik
Doğru cevap: B





