Toplumcu Eleştirel Gerçekçi Romanlar

Toplumcu Eleştirel Gerçekçi Romanlar

27 Mayıs askerî darbesiyle birlikte toplumcu-gerçekçi romanın ilk devrindeki bakış açısı büyük oranda değişir. Elbette bu değişimde en etkili olan unsur, darbe ve darbeci zihniyetin toplumun ve bireyin hayatında yarattığı sıkıntılardır; ama modernizmin doğal sonuçları da bu değişimin bir başka önemli etmenidir.

Özellikle 1950-1960 yılları arasında kentli olma bilinci yüceltilir. Köylerden kentlere çok sayıda insan taşınır. Kentler kalabalıklaşır. İnsanların zihniyeti ve eğilimleri değişir. Sosyal veya siyasal olarak güçlü olmak, kalabalıklar içinde kendine güçlü bir yer edinmek kentin tek gerçeği hâline dönüşür. Toplumcu-gerçekçi yazarların, eserlerinde haklarını savunduğu insan tipi giderek bu yazarların eleştirdiği insan tipine dönüşür. Sanatçı davasında kendini arkasız ve yalnız hisseder.

Bu arada Türk romanı daha yetkin, birikimli, eğitimli yazarların eserleri ve modern yaklaşımlar sayesinde kullandığı teknikler bakımından da gelişmiştir. Türk romanının imkânları genişlemiştir. Gerçekçi romanla paralel olarak yürüyen modernist roman bu yenilikleri yoğun olarak kullanır. Dönemin toplumcu-gerçekçi yazarları, içinde bulundukları şartlar doğrultusunda roman kurma teknikleri ve dil özellikleri bakımından bu yeniliklere yönelirler. Bu sebeple pek çok edebiyat tarihinde bunların eserlerine eleştirel roman denir ve bunlar modernist yazar başlığı altında değerlendirilir.

Ama eserlerindeki ana eksen yine toplumsal eleştiriye dayanır. Eserlerinde, tanık oldukları toplumsal ve siyasal yapıya ait gerçek olay ve konuları ele alırlar. Yine sosyalist bakış açısıyla var olan çarpık düzeni eleştirirler. Fakat birinci dönemdeki toplumcu-gerçekçi yazarlar gibi eleştirdikleri durumların iyileştirilmesini sağlayacak yeni önermelerde bulunmazlar. Sadece olanı gösterir ve eleştirirler.

Roman kişileri artık büyük halk kitlelerini peşinden sürükleyecek kahraman kurtarıcı vasfıyla değil de birey olma vasfıyla ön plandadır. Toplumdaki adaletsiz yapının idealist ama sindirilmiş bireyler üzerindeki yıkımını sergilemek onların eserlerinin ortak özelliğidir. Denebilir ki eleştirel romanların dili, üslubu ve tekniği modernist, içeriği realisttir.

Eleştirel gerçekçi romanın en önemli yazarları şunlardır: