Sultan Şairler: Adlî (2.Bayezid)

Sultan Şairler: Adlî (II.Bayezid)

Osmanlı Devleti’nin sekizinci padişahı olan II.Bayezid, şiirlerinde Adlî mahlasını kullanmıştır. 1447’de Dimetoka’da doğan II.Bayezid, şiirin yanı sıra hat sanatı ile de ilgilenmiştir. Günümüze ulaşan tek eseri Divân’ıdır.

II. Bayezid’in kardeşi Cem Sultan ile mücadele ettiği sırada birbirlerine söyledikleri beyitler ünlüdür. (Mengi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, s.125)

Sultan Şairler: Adlî (II.Bayezid)

Sultan Şairler: Adlî (II.Bayezid)

Araştırmacılar, Adlî’nin hikemî şiirde babasına göre daha başarılı olduğunu dile getirmişlerdir.

Ayrıca sanatçının şiirlerindeki “tenasüp” sanatının başarılı bir şekilde kullanılması öne çıkan diğer bir önemli husustur.

Tenasüp sanatının yanı sıra Adlî’nin tezatlı kullanımları da oldukça meşhurdur.

Tezatlı kullanımların özellikle Mihrî Hatun üzerindeki etkisinden bahsedilebilir.

 

 

 

 

Şiirlerinden Örnekler

Ey Kemân-ebrû N’ola Kurbân İdersen Cân Sana (gazel)

Ey kemân-ebrû n’ola kurbân idersen cân sana
Bin benüm gibi ider her lahza cân kurban sana

Mihrüni canda ezelden saklar idüm sanma kim
Dâr-ı dünyâda görüp hayran olupdur cân sana

Dilde gamzen zahmına merhem didüm dilber didi
Tîr-i müjgânum yeter her lahzada derman sana

Pertev-i hüsnün meğer eflâka düşmiş ay u gün
Gice gündüz rezm urup olmuş durur hayran sana

Hûbluk sende tamâm oldugına hacet budur
Kâtib-i kudret ki yazmış ol hat-ı reyhan sana

Hûn-ı dil yaşunla ‘Adlî gerçi seyl oldı dirîg
Kanlu yaşun göricek rahm eylemez cânân sana

Vezni: fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün
———————
Gönlümi Dîvâne Kılan Zülf-i Pür Sevdâsıdur (gazel)

Gönlümi dîvâne kılan zülf-i pür sevdâsıdur
Cânumı pervâne iden şem’-i bezm-ârâsıdur

Kabrüm üzre serv dikün şem’ yakun dostlar
Çün beni hâk eyleyen şevk-ı ruh u bâlâsıdur

Gül yüziyle zevk u şâdînün birin on eyleyen
Gülsitân-ı hüsn içinde kâmet-i ra’nâsıdur

Ziynet olmaz gülsitân içinde gül açılmasa
Rûyına revnak viren yârun ruh-ı zîbâsıdur

Taze ‘âşık taze dîvâne mesel meşhûrdur
Gitdi Ferhâd ile Mecnûn ‘aşkınun gavgâsıdur

‘Adliyâ hükmün anunçün nâfiz oldı ‘âleme
Yazılan ‘unvânda yârun kaşı tugrâsıdur

Vezni: fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün

—————————–

Kaşlaruna Bir Kadîmi Bendedür Benzer Hilâl (gazel)

Kaşlaruna bir kadîmi bendedür benzer hilâl
Kim dütâ itmiş durur kaddin mürûr-ı mâh u sâl

Ne ta’alluk leblerim yâkût hattın kılsa nush
Bu muhakkakdur ki reyhan oldı hattundan misâl

Bir zavallu âfitâb u mâh ise bir kec-dehen
Nice kılsunlar senünle da’va-yı hüsn ü cemâl

Kaşlaruna nisbet itdümse hilâli ey kamer
Eyledüm bârik fikr vü bagladum nâzik hayâl

‘Adliyâ ahvâlüne vâkıf degül sanma nigâr
Her gazel kim yazdum oldı yâra benden ‘arz-ı hâl

Vezni: fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün

———————-
Senin Zencîr-i Zülfünden Dil-i Dîvane Bend İster (gazel)

Senin zencîr-i zülfünden dil-i dîvane bend ister
Usandı hicr ile cândan asılmağa kemend ister

Mey-i la’lin içip vâiz harâb-ı çeşm-i yâr olduk
Ana de va’z ü tefsîri ki senden nush u pend ister

Lebin dârü’ş-şifâsından umar dil derdine dermân
Tabîb-i hasta dillersin devâsın derdmend ister

Gönül günc-i kanâatte otur giy hırka-i hüznü
Çün ol şeh kulların dâim fakîr ü müstemend ister

Hayâl-i sîm ü zer etmen ana benzer senin Adlî
Gedâ hâk üzre yatarken gümüşten tahtabend ister

Vezni: mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün
———————–

Tut Dilüni Eyleme La’l-i Leb-i Cânânı Medh (gazel)

Tut dilüni eyleme la’l-i leb-i cânânı medh
Bendeye lâyık degüldür eylemek sultânı medh

Mihr-i ‘âlem-tâbı medh itmek düşer mi zerreye
Kevkebe lâyık mıdur itmek meh-i tâbânı medh

Cânuma lezzet irişdügin hadeng-i yârdan
Yâremün ağzına dil olmış ider peykânı medh

Oklarunı medh ider cismümde olan her kılum
Her çemen dildür sanasın kim ider bârânı medh

Medh-i ‘âlemden çü müstağni olupdur âfitâb
‘Adliyâ nice idersin ol gözi fettanı medh

Vezni: fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün