Bir Kadın Düşmanı Romanı – Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin‘in 1927 yılında yayımlanan romanı “Bir Kadın Düşmanı”, bir sahil kasabasında geçen olayları konu alır ve mektuplardan oluşur. Roman, iki ana karakterin, Ziya (lakabı “Homongolos” -çirkinliği ve taş kalpliliği ile tanınan, kadın düşmanı bir karakter) ile güzel, zeki ama bir o kadar da şımarık olan Sara‘nın karşılaşmasını ve sonrasında gelişen olayları anlatır.
Romanın Konusu ve Temel Unsurları
- Ziya (“Homongolos”): Çevresi tarafından sevilmeyen, çirkin ve katı kalpli biri olarak tanınır. Kadınlara karşı tam bir düşmanlık besler ve onlardan uzak durur. Aşka inanmaz, onu bir tür hastalık olarak görür. Bu durumu, geçmişte yaşadığı travmalar ve ailesinden gördüğü sevgisizlik gibi köklü nedenlere dayanır.
- Sara: Paşa kızıdır. Çok genç, akıllı, hırslı ve şımarıktır. Erkekleri kendisine bağlamaktan, onlarla gönül oyunları oynamaktan ve onları adeta peşinde köle yapmaktan keyif alır.
- Çatışma: Sara, ortamdaki herkesin ilgisini çekerken, Ziya’nın kendisine “bir kedi yavrusu kadar” bile önem vermemesi onun gururunu incitir. Sara, Ziya’ya kadının gerçek gücünü göstermek ve ona aşkı tattırmak amacıyla, Ziya’yı kendine aşık etme oyunu oynamaya karar verir.
- Anlatım Tekniği: Roman, büyük ölçüde mektuplardan oluşur. Okuyucu, olayları hem Ziya’nın hem de Sara’nın bakış açılarından izleme fırsatı bulur. Sara, babasına ve arkadaşı Nermin’e yazdığı mektuplarla olayları anlatır.
- Temalar: Reşat Nuri’nin diğer eserlerinde olduğu gibi bu romanda da arka planda bir Anadolu kasabasının sosyal hayatı, kuşaklar arası farklılıklar ve değişen değer yargıları yer alır. Roman, kadın düşmanlığının sadece yüzeydeki tepkilerle değil, derin psikolojik nedenlerle ilişkili olduğunu ve bu durumun değişebilirliğini incelikli bir dille ortaya koyar.
Roman, Sara’nın bu hırs uğruna oynadığı oyunlar sonucunda ortaya çıkanları ve kendine aşık ettiği bir erkeğin hazin sonunu ele alır.
Reşat Nuri Güntekin’in bu eseri, karakter derinliği ve mektup tekniğiyle dikkat çeken önemli bir romanıdır.
Yazar Hakkında Bilgi
Reşat Nuri Güntekin, 1912 yılında İstanbul Darulfünun Edebiyat Şubesini bitirdikten sonra liselerde edebiyat, Fransızca ve felsefe okuttu. 1931 ve 1943 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi olarak Anadolu’nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu.
Bir dönem Zaman gazetesine Temaşa Haftaları başlığı ile tiyatro eleştirileri yazdı çeşitli takma isimlerle (Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci dergilerinde Hayreddin Rüşdi, Sermed Ferid, Mehmed Ferid) hikayeler yayınladı. Reşat Nuri’nin bazı mizah dergilerinde farklı takma isimler kullandığı da görülmüştür. Ayrıca “Harabelerin Çiçeği” adlı eserini yine zaman gazetesinde Cemil Nimet adıyla yayınladı.
Cumhuriyet’in yeni kurulduğu 1923-1924 yıllarında arkadaşlarıyla birlikte Kelebek isimli haftalık bir mizah dergisi çıkardılar. Reşat Nuri Güntekin, Batılı bazı yazarlarından romanlar, hikayeler çevirmiş, oyunlar uyarlamıştır. Akciğer kanserinden tedavi olmak için gittiği Londra’da ölmüş (Aralık, 1956) ve cenazesi İstanbul’a getirilerek, Karacaahmet Mezarlığında defnedilmiştir.
Reşat Nuri Güntekin’in Romanları: Harabelerin Çiçeği (1918), Gizli El (1920), Çalıkuşu (1922), Dudaktan Kalbe (1923), Damga (1924), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen, Miskinler Tekkesi (1946), Ripka İfşa Ediyor (1949), Kavak Yelleri (1950), Kan Davası (1955), Boyunduruk (1960), Son Sığınak (1961).





