Beyan Nedir?

BEYÂN

Beyânın asıl anlamı “ortaya çıkmak, görünmek, zahir olmak, açıklamak, maksadı ortaya koymak”tır. Belâgatin ikinci bölümü olarak ise bir maksadı değişik yollarla ifade etmenin yöntem ve kurallarından bahseden bir bilim dalının adıdır.

Yazan ya da konuşanın dile getirmek istediği bir anlamı çeşitli yollarla ifade etmesi mümkündür. Bir amaç, gerçek anlamında kullanılan sözcüklerle ifade edilebileceği gibi, benzetmelerle ya da gerçek anlamlarında kullanılmayan sözcüklerle de ifade edilebilir. Bunlar “manaya delâletlerinin vuzuhu (=gösterdikleri anlamın açıklığı)” bakımından birbirlerinden farklı ifade biçimleridir. Beyan, bu farklı ifade biçimleri arasında sözü söyleyenin ve söze muhatap olanın durumu ile dile getirilen konu ve sözün bağlamının gereği gözetilerek seçim yapılmasını sağlar. Diğer bir ifade ile beyan söz ile anlam arasındaki ilginin niteliklerini ele alır ve araştırır. Söz ile anlam arasındaki bu ilgiye delâlet denir ve delâlet beyanın özüdür.

Kullanılan sözlerin anlaşılabilir olması gerektiği, beyanın tanımında özellikle vurgulanır. Bunun nedeni beyânın, lafzî-aklî delâlet(=sözel aklî delâlet)in sözle anlam arasındaki ilişkisini konu edinmesidir. Lafzî türdeki delâlet-i akliyye(=aklî delâlet)de gerçekten ayrılma söz konusu olduğu için doğal olarak kısmî bir kapalılık vardır. Amaç bu kapalılığın, kelimelerin anlamlarını belirsizleştirmemesi, anlamın bütünüyle kapalı ve anlaşılmaz olmamasını sağlamaktır. Fakat bu, belâgatin bütünüyle vuzuh(=açıklık)u hedeflediği şeklinde anlaşılmamalıdır. Beyanda birçok ifade özelliği ve söz sanatında anlaşılır mübhemiyyet (=kapalılık) bulunması, gerekli bir şart olarak görülmüştür.

Kaynak: Prof. Dr. M. A. Yekta SARAÇ, Eski Türk Edebiyatına Giriş: Söz Sanatları