Kimsiniz? İyi bir megaloman ve kasıntı mısınız?

İyi bir megaloman ve kasıntı mısınız?

Çetin Altan/ Şeytanın  Gör Dediği

Konuşurken de, susarken de, hep asık suratlı mısınız?
***
İnsanlara yeterince tepeden bakabiliyor musunuz?
***
Hayatınızda bir kez olsun kahkahalarla güldüğünüzü hiç gören yok mu?
***
Kafanız hafif arkada, omuzlarınızı ufak ufak dalgalandırarak mı yürüyorsunuz; yoksa kafanız hafif arkada, bir elinizi pantolon cebinize sokarak mı yürüyorsunuz?
***
Türkiye’nin neden bir türlü çağdaşlaşamadığından söz açanlara hemen mızraklı bir yanıt vererek, şöyle diyor musunuz:
– Fatih İstanbul’u aldığında, Amerika henüz keşfedilmemişti bile.
***
Dans ederken çekilmiş bir fotoğrafınızı hiç kimse asla görmedi mi?
***
Kaç yaşında mastürbasyona başladığınızı asla hiç kimseye söylemediniz mi?
***
Gençliğinizde de, hiç kimseyi takmayan bir havada mıydınız?
***
Bilmediğiniz konular açıldığında, sağa sola bakınarak, “saçma sapan şeylerle ilgilenmediğiniz” izlenimini veriyor musunuz?
***
Güncel yakınmalar karşısında bir laf etmeniz gerektiğinde:
– O büyük adamın kemikleri şimdi kim bilir nasıl sızlıyor, diyor musunuz?
***
Kendinizi gökler tanrısı Zeus, yahut yerler tanrıçası Hera gibi; başkalarını da küçücük bitler, pireler gibi gören pozlarda mı; durup yürüyor, kalkıp oturuyorsunuz?
***
Türkiye’de hangi yazarların nasıl geçinmiş olduğu sorusu, aklınıza hiçbir zaman asla gelmedi ve gelmiyor mu?
***
Fırsat çıktığında sağa sola emir vermeyi; dünyada martılar üstüne kaç şiir yazılmış olduğunu düşünmeye, her zaman için yeğler misiniz?
***
Gençken araba kullandıysanız; araba kullanırken, herkesten üstün olduğunuzu, gazdan ayağınızı hiç çekmeden mi kanıtlardınız?
***
Küçükken silik bir ailenin mi çocuğuydunuz?
***
Bir lokantaya girdiğiniz zaman, bir eliniz pantolon cebinizde; sanki ortalıkta hiç kimse yokmuş gibi mi bakınıyorsunuz etrafa ve öyle mi seçiyorsunuz oturacağınız yeri?
***
Şayet siyasetçiyseniz; siyasetçi olmadan önce nasıl geçindiğinizi bilenler çok mu az, yoksa hiç mi yok?
***
Varlığınızı kanıtlamak için, mesleğinizde evrensel bir kalite göstermek yerine; havalı ve kasıntılı durmak, daha mı tatmin ediyor sizi?
***
“Chopin olmayı mı yeğlerdiniz, yoksa Atatürk olmayı mı?” diye sorulduğunda; “elbet Atatürk olmayı” yanıtı, otomatik olarak fırlar mıydı ağzınızdan?
***
Doğru dürüst yazılı bir çalışmanız asla hiç olmadı ve asla hiç olmayacak mı?
***
Sandığınız kadar zeki ve akıllı olmadığınız kuşkusuna hiçbir zaman asla kapılmadınız mı?
***
Olduğunuzdan daha mı donanımlı görünmeye çalışıyorsunuz?
***
Yukarıdaki soruların tümüne “evet” diyenler; tam bir megaloman ve kasıntıdırlar. Yarısına “evet” diyenler; zaman zaman kasıntı, zaman zaman doğal sayılabilirler. Daha azına “evet” diyenler ise, çağdaş sayılabilecek düzeyde görgülü ve birikimlidirler. Hiç “evet” demeyenler ise, ya yalancıdırlar; ya da Nobel’li bir fizikçi…

Kaynak: Milliyet