İzzet Yasar Kimdir? Edebi Kişiliği, Eserleri

İzzet Yasar Kimdir? Edebi Kişiliği, Eserleri

İzzet YASAR (d. İstanbul, 24 Mayıs 1951 – ö. 13 Temmuz 2018, İstanbul)

1951’de İstanbu’da doğdu. Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladıktan sonra Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne devam etti.

1976 yılına kadar serbest çevirmen olarak çalıştı, o tarihten beri reklam yazarlığı yaptı.

Yeni dergi ve Birikim’de çıkan şiirleriyle tanındı.

Şiirin dışında hikâye, deneme türünde yazıları var. Ayrıca eleştirel metin ve sinema teorisi konusunda da çevirileri var.

İzzet Yasar’ın Eserleri:

Şiir

  • Kanama (1974)
  • Yeni Kuş Bakışı (1979)
  • Ölü Kitap (1983)
  • Kuvve’den Fiil’e (1993)
  • Dil Oyunları (2002)
  • Asla Yazamayacaksın O Şiiri (2006)
  • Başka Akıl Peşinde
  • Şifa ile Taburcu (2016)

Hikâye

  • Dönüşü Olmayan Hikâyeler (1981- Sabahattin Ali Öykü Ödülü)
  • Özel Sektör İmamı (2003)
  • Camdan Mezbahalar (tüm hikayeleri)
  • Esther Kyra (2013)

Deneme

  • Balta/zar (sinema yazıları)

Çeviri

  • Bakış ve Ses, Pascal Bonitzer
  • Kör Alan ve Dekadrajlar, Pascal Bonitzer
İzzet Yasar

İzzet Yasar

Şiirlerinden Örnekler:

İSTİKBAL MARŞI

Üstüne tükürülmüş bir deniz yılanı gibi
köpürüp yırtılarak kendini doğurmaya çalışan ülkem
korkma baban seni hala seviyor
dünya da artık sana benziyor zaten

korkma sen okur,  bütün çağlar boyunca
lağımları böyle kıvranarak açmadın mı
avrupanın bağırsaklarından sancılar içinde
ak salgılı kafilelerle geçmedin mi

yasadığın yasalar yasa boğulmuş ne gam
örklendiğin çayır yülünmüş ne çıkar
korkma bu erkek erk seni asla etmeyecek terk
dövüle dövüle yapılmış bakır tarihin be sana yeter

köklerden gelen bir ses sana ne diyor dinle
devletin malı meydandadır nazlı kızım
kanlı kaburga kırılmaz ettirgen çatı çökmez
korkma bitmez bu ters anavasya

baban bak seni hala nasıl seviyor
ruhuna parmak banıyor rahmini kurcalıyor
kaderine kakılmış körüklü kavançonun sonu gelmez
korkma tükenmez kutlu fücur toprağımızda

Yasakmeyve / 18
———————
KENAR SÜSLERİ

bu tarihi kim yazdı yavrum
kim çizdi ak kâğıtlara
asyanın kirli yüzünü
avrupanın sabunlu ellerini
sen bu sıralarda dirsek çürüttün de öğrendin
kanuni sultan süleyman hafta sonlarını
hangi kıtada geçirdiğini
bu çiçekleri sen boyadın yavrum
kırmızı çizginin soluna
sen yazdın bu ılık
tuzlu yazıyı
sen halis devlet sütüyle büyüdün yavrum
kavimler kapısında biten otuzbirotları
senin kanınla sulandı
annem seni yetiştirdi
bu sınıfa yolladı
gördün
kaleminin ucunda yemyeşil akan ırmakların
sınır boylarında nasıl kızardığını
senin küçük ellerin
bunları da yazdı yavrum
kırmızı çizginin soluna
olduğu gibi
ne eksik ne fazla
yolculuğun
daha sürecek yavrum
rengârenk bir damarın kopuşu gibi
alacakaranlığın içinden
uygunadım ölümlere
şehrin sütbeyaz meydanlarında
bir gün gelecek
senin küçük ellerinle
kırmızı çizginin soluna yazdıkların
hep birlikte okunacak
yüksek sesle ağlanacak

bu son olacak
artık kan akmayacak

(Tüm Eserleri’nden)
————————
KANAMA

ölüm onun tek suçudur şimdi
sevgi aranızda yarısı söylenmiş bir söz
sen tamamlayacaksın unutma
dudakların ılık bir tadı özlüyorsa
akşam serinliğinde
sesi boğazımda acı bir yudum
cömerttir gözyaşına ülkemizin dağları
uykunun kanla bölündüğü akşam
onun avcundan dökülenleri
sen paylaşacaksın dostlarınla
derin kuyularda soğurken sular
onu haklı kılacak budur biraz da
sakın unutma
sevgiyi haklı kılacak
senin dinmez öfkendir aslında

ah eğilip soğumuş anlından
son bir kere öpebilseydin
çocukluğu hatırlanır şimdi
duvarları karış karış yoklayışı
tanıyışı pencereleri kapı tokmaklarını dünyayı
onlar ne kadar yıkasalar ellerini sünger taşlarıyla ovsalar
çıkaramayacaklar bulaşan kanı
okşamayacaklar çocuklarını kar gibi beyaz
masa örtülerine dokunamayacaklar artık irkilmeden
buysa seni güldürmeli ancak

gün sessizce çekildi güvercin rengi kubbelerden
ezanlar doldurdu kuş yuvalarını
hazin ırmaklarda insan yüzleri yüzüyor
bak onun da yüzünde bir ırmak akıyor şimdi
ellerin serinlesin diye
gözlerini sil
artık nefret etmeyi öğrenmelisin

(Kanama’dan)